Mektubat - page 587

Sani yen
: sebeb-i münakaşa, eğer hadis ise, hadisin
meratibini ve vahy-i zımnînin derecatını ve tekellümat-ı
nebeviyenin aksamını bilmek lâzım. Avam içinde müş-
külât-ı hadisiyeyi münakaşa etmek, izhar-ı fazl suretinde,
avukat gibi kendi sözünü doğru göstermek ve enaniyeti-
ni hakka ve insafa tercih etmek suretinde deliller aramak
caiz değildir.
Madem şu mesele açılmış, medar-ı münakaşa edilmiş,
bîçare avam-ı nâsın zihninde suitesir ediyor. Çünkü, şu
gibi müteşabih hadisleri aklına sığıştıramadığı için, eğer
inkâr etse, dehşetli bir kapı açar; yani küçücük aklına
sığışmayan kat’î hadisleri dahi inkâra yol açar. eğer za-
hir-i hadisin manasını tutarak öyle kabul edip neşretse,
ehl-i dalâletin itirazatına ve “Hurafattır” demelerine yol
açar. Madem bu müteşabih hadise, lüzumsuz ve zararlı
bir tarzda nazar-ı dikkat celp edilmiş ve bu çeşit hadisler
çok varit olmuş; elbette şüpheleri izale edecek bir haki-
kati beyan etmek lâzım gelir. Şu hadis kat’î olsun veya
olmasın, o hakikati zikretmek gerekir.
‹şte, yazdığımız risalelerde, ezcümle Yirmi dördüncü
sözün üçüncü dalında on ‹ki Asıl ile ve dördüncü da-
lında ve on dokuzuncu Mektubun vahyin taksimatına
dair mukaddemesindeki bir esasında tafsilâta iktifaen,
burada icmalen o hakikate bir işaret ederiz. Şöyle ki:
Melâike, insan gibi bir surete inhisar etmez; müşahhas
iken, bir küllî hükmündedir. Hazret-i Azrail Aleyhisse-
lâm, kabz-ı ervaha müekkel olan melâikelerin nazırıdır.
kabul edebilme vasfı.
işaret:
bildirme.
itirazat:
itirazlar.
izale:
giderme, ortadan kaldırma.
izhar-ı fazl:
faziletini, değerini or-
taya koyma, üstünlüğünü bildir-
me.
kabz-ı ervah:
ruhların alınması,
ölme.
kat’î:
kesin, şüphesiz.
küllî:
çok, çok miktarda.
lâzım:
gerek, gerekli.
lüzumsuz:
gereksiz, yersiz.
mana:
anlam; iç yüz.
medar-ı münakaşa:
münakaşa-
ya, tartışmaya sebep olan.
melâike:
melekler.
meratip:
mertebeler, dereceler.
mukaddeme:
ön söz, başlangıç,
giriş.
müekkel:
vazifeli, görevli.
münakaşa:
tartışma, karşılıklı
sözle çekişme.
müşahhas:
şahıslaşmış, belirli bir
şahsiyete sahip.
müşkülât-ı hadisiye:
manasının
incelik ve derinliği sebebiyle
uzun tetkik ve tefekkür netice-
sinde ancak anlaşılabilen hadis-
ler.
müteşabih hadis:
manası açık ol-
mayan, yoruma açık hadis.
nazar-ı dikkat:
dikkatli bakma,
dikkatli bakış.
nazır:
bakan, gözeten.
neşretme:
dağıtma, yayma, her-
kese duyurma.
risale:
belli bir konuda yazılmış
küçük kitap.
saniyen:
ikinci olarak.
sebeb-i münakaşa:
münakaşa,
tartışma, çekişme sebebi.
suitesir:
kötü tesir, etki.
suret:
biçim, görünüş, şekil.
tafsilât:
etraflı bilgiler, ayrıntılar.
taksimat:
bölmeler, kısımlara
ayırmalar.
tekellümat-ı Nebeviye:
Hz. Pey-
gamberin konuşması, mübarek
sözleri.
vahiy:
Allah tarafından Cebrail
(a.s.) vasıtasıyla peygamberlere
bildirilen emir ve yasaklar.
vahy-i zımnî:
vahye dayalı, vahiy
kaynaklı, vahiy etkisi ile olan.
varit:
gelen, ulaşan, erişen.
zahir-i hadis:
hadisin açık mana-
sı, görünen manası.
zikretmek:
bildirmek, söylemek.
aksam:
bölümler, kısımlar.
aleyhisselâm:
selâm ona ol-
sun.
avam:
halk tabakası, sıradan
insanlar.
avam-ı nâs:
insanların ilmi, ir-
fan kıt, okuma yazması az,
fikren zayıf olanları.
beyan:
açıklama, bildirme,
izah.
bîçare:
çaresiz, zavallı
caiz:
mümkün, olur, olabilir,
sakıncasız.
celp etmek:
kendine çek-
mek.
dair:
ait, ilgili.
delil:
bir davayı, meseleyi is-
pata yarayan şey.
derecat:
dereceler, mertebe-
ler.
ehl-i dalâlet:
dalâlet ehli; yol-
dan çıkanlar, azgın ve sapkın
kimseler.
elbette:
kesinlikle, mutlaka.
enaniyet:
kendini beğenme,
benlik, gurur.
ezcümle:
başlıca, özellikle.
hadis:
Hz. Muhammed’e ait
söz, emir, fiil veya onayladığı
başkasına ait söz, iş veya
davranış.
hak:
gerçek, doğru.
hakikat:
gerçek, bir şeyin aslı
ve esası.
hurafat:
hurafeler, batıl ina-
nışlar.
hükmünde:
değerinde, yerin-
de.
icmalen:
kısaca, özetle.
iktifaen:
yeterli görerek.
inhisar:
yalnız bir şeye ait kıl-
ma.
inkâr:
kabul etmeme, inan-
mama.
insaf:
doğruları ve gerçekleri
Mektubat | 587 |
Y
irmi
S
ekizinci
m
ekTup
1...,577,578,579,580,581,582,583,584,585,586 588,589,590,591,592,593,594,595,596,597,...1086
Powered by FlippingBook