|
|
|
| |
Statüko demokratikleşmeye direniyor |
Atatürkçü Düşünce Derneğinin 14 Nisan mitingini ‘statükocuların demokratikleşme ve sivilleşmeye karşı direnişi’ olarak yorumlayanlar, söz konusu mitinge karşı imzalarıyla bir araya geldiler. İHD İstanbul Şubesinde düzenlenen basın toplantısında, grup adına Avukat. Eren Keskin, hazırlanan ortak metni okudu. Metinde, cumhurbaşkanlığı seçiminin yaklaşması üzerine statükocu kesimlerin bilinçli olarak tırmandırdığı gerginliğin farkında olunduğu belirtildi.
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nde düzenlenen basın toplantısında, grup adına Avukat Eren Keskin, hazırlanan ortak metni okudu. Cumhurbaşkanlığı seçiminin yaklaşması üzerine statükocu kesimlerin bilinçli olarak tırmandırdığı gerginliğin farkında olduklarını söyleyen Keskin, “Askerlerin dayattığı Anayasanın ön gördüğü şekilde bile sivillerin cumhurbaşkanı seçmesini hezmedemeyen kesimler, son günlerde ‘Cumhuriyete sahip çıkma’ gibi iddialarla mevcut statükonun devamını sağlayacak çeşitli eylem ve söylemlerde bulunmaktadırlar” dedi. Keskin, 14 Nisan mitingini de mevcut statükocuların demokratikleşme ve sivilleşmeye karşı bir direnişi olarak nitelendirdiklerini belirterek, “Burada imzası bulunan kişiler olarak, bu mitingi desteklemiyor, bu demokratik hakkımızı kullanıyoruz” şeklinde konuştu.
Metinde imzası bulunan insan hakları aktivistlerinden Hürriyet Şener, Negahan Bayram, Veysi Altay’ın hazır bulunduğu toplantıda bir diğer aktivist Şaban Dayanan da YÖK’ün 14 Nisan mitingine verdiği destekle 12 Eylül ürünü oluşunun hakkını verdiğini vurguladı. Aktivistler, çok sayıda gazeteci, yazar, sanatçının da katıldığı imza kampanyasına herkesi davet etti. “
|
|
Naciye KAYNAK
/ İSTANBUL
10.04.2007
|
|
| |
Devleti kurtarırken... |
Tüm Öğretim Üyeleri Derneği eski Başkanı ve Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu, üniversite öğretim üyeleri ve yardımcıları açlık sınırının altında yaşarken rektörlerin astronomik maaşlar aldıklarını, döner sermaye aracılığıyla ihya olduklarını, villalarda oturup lüks arabalara bindiklerini belirterek, “Bunlar devleti kurtarmaya çalışıyorlar şimdi. Devlet kurtulursa kendilerinin de kurtulacaklarına inanıyorlar. Tekrar atanırız diye umuyorlar” dedi.
Tüm Öğretim Üyeleri Derneği eski Başkanı ve Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu, Rektörlerin çok astronomik paralar aldığını belirterek “Rektör oldunuz mu villalarda kalıyorsunuz, lüks arabalara biniyorsunuz… Bunlar devleti kurtarmaya çalışıyorlar şimdi. Bunlar açısından devlet kurtulursa kendilerinin de kurutulacaklarına inanıyorlar. ‘Tekrar atanırız’ diye umuyorlar” dedi. Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu, Yeni Asya’nın sorularını cevaplardırdı.
*14 Nisan’daki mitinge rektörlerin destek vermesi normal mi?
Hayır. Kurumsal anlamda rektör sıfatlarıyla katılmaları uygun değildir. Düzenlenen mitinge, gösteriye bireysel erkleriyle katılabilirler. Ama rektörlerin katılması demek o üniversitenin de katılması anlamına geliyor ülkemizde. Çünkü rektörler üniversitelerin tek hakimi, egemeni. Onlar katılıyorsa bunun Türkçesi “ey öğrenciler ve öğretim üyeleri siz de katılacaksınız” demektir.
*Şahsım adına katılıyorum demesinin de inandırıcılığı yok o halde?
Geçerliliği yok. Kamuoyunda açıklayarak, üniversitede yüksek sesle söyleyerek “katılıyorum” demesi “kendim katılıyorum” anlamına gelmez. “Üniversitem adına katılıyorum” anlamına gelir. YÖK açıklamasında “Başbakanın temsil zafiyeti var” denildi. Asıl temsil zaafiyeti onu açıklayan rektörlerin kendilerinde var. Yüzde 15 oyla rektör atanmış. İşte temsil zafiyeti... Oturup kendilerine bakmaları gerekiyor öncelikle.
*Üniversitelerde mitinge katılmak için otobüs kiralandığı, derslerin iptal edildiği belirtiliyor. Bunlar suç teşkil etmiyor mu?
Tabi suç bunlar. Disiplin yönetmeliğine bakarsanız öğrencileri boykota, yürüyüşe, mitinge teşvik etmek kamu görevinden çıkarma cezası gerektirir. Bu kanıtlandığı takdirde rektörlerin resmen işten atılması gerekiyor, suç işlemiş oluyorlar. Tabi bu uygulama geçmiş dönemdeki kişilere göre ayarlandığından rektörler kendiliklerinden bu çukura düşmüş oluyor. “Ben katılacağım demek” teşviktir bu sistem içerisinde.
*Üniversitelerin başka sorunları yok mu?
Olmaz olur mu. Üniversitelerin kıyamet gibi sorun var. En başta geleni ekonomik sorun. Üniversite öğretim üyeleri ve yardımcıları açlık sınırının altında yaşıyorlar. Rektörlerin görevi bunu düzeltmektir en başta. Üniversite giriş sorunları var, kontenjan sorunları var…
*Rektörlerin geçim sorunu var mı?
Onların yok. Çünkü çok astronomik para alıyorlar. Hele üniversitede tıp fakültesi varsa korkunç bir parasal gelirleri var.
*Döner sermayeden mi?
Evet döner sermaye aracılığıyla. İhya oluyorlar rektörler, yardımcıları… Rektör oldunuz mu villalarda kalıyorsunuz, lüks arabalara biniyorsunuz…
*Nedir dertleri o zaman?
Bunlar devleti kurtarmaya çalışıyorlar şimdi. Bunlar açısından devlet kurtulursa kendilerinin de kurutulacaklarına inanıyorlar. “Tekrar atanırız” diye umuyorlar.
*Kendi şahsi menfaatleri ön planda yani?
Tabi. Tamamen kendi menfaatleri...
*Mitinge katılım olur mu?
Ben dedikleri kadar olacağını sanmıyorum. Ne kadar söylerse söylesinler üniversite içerisinden fazla katılım olacağını tahmin etmiyorum.
*Görevdeki bir öğretim üyesi mitinge katılmayacağını, karşı olduğunu açıklarsa herhangi bir soruşturmaya tabi tutulur mu?
Normalde tutulmaması gerekiyor. Ama bunun bir sürü cezalandırma yöntemleri var. O yöntemlere muhatap olabilir.
*Bu tamamen rektörün inisiyatifinde mi?
Tamamen rektörün. İstediğini atar, sürer. Düşünebiliyor musunuz? Bakanın bile sürgün yetkisi yok. Ama rektör kalkar seni Ankara’dan Kars’a gönderir.
*Bu yetkiler olunca rektörler de ona göre seçiliyor?
Tabi ki. Herkes tırsmış vaziyette maalesef. Bu tabi üniversite öğretim üyelerinin ayıbı, tırsmamalılar.
*Bu şekildeki bir sistemde nasıl bir eğitim kalitesi ortaya çıkar?
Üniversitede zaten eğitimi düşünen yok ki. Rektörler eğitimi düşünseler o kadar kolay basit yollarla alınacak önlemler var ki. En azından öğretim üyeleri dağılımı dengesiz. Öncelikle bunu çözmeliler. Bir bölümde 30 tane profesör var başka yerde bir tane bile yok. Bu arkadaşlarımızda toplumu, kamuyu düşünme diye bir şey yok. Bunlar kendilerini düşünüyorlar. Kendilerini düşünmeleri için devlet iktidarının devam etmesi lazım. Yeni Cumhurbaşkanı ile derin devlet iktidarı çöker korkusu ile bunlar “aman bu statü devam etsin” derdinde…
*Devlet iktidarı derken derin devleti mi kastediyorsunuz?
Öyle tabi o anlama geliyor.
[email protected]
|
|
Kemal BENEK
10.04.2007
|
|
| |
Mazlumder’den Coşkun’a suç duyurusu |
Mazlumder Kocaeli Şubesi, Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Bekir Coşkun’un “Ses … Ses…”başlıklı yazısında darbe çağırısında bulunduğunu belirterek, suç duyurusunda bulundu.
Bekir Coşkun’un 6 Nisan’da yayınlanan “Ses… Ses…” başlıklı yazısında darbe çağırısında bulunduğunu belirten Mazlumder Kocaeli Şubesi Başkan Yardımcısı Nigar Gümrükçüoğlu ile yönetim kurulu üyelerinden Emine Güncay, Kocaeli Adliyesi önüne gelerek önce basın açıklaması yaptı sonra suç duyurusunda bulundu. Türkiye’nin tepeden inme hukuk dışı uygulamalardan en çok nasibini alan ülkelerden birisi olduğunu belirten Gümrükçüoğlu, yer yer hak ve özgürlüklerden ilerleme kaydedildiğini gözlemlendiği zamanlarda bile halkın başında sürekli bir sunî darbe kılıcı gezdirildiğini söyledi. Son dönem yaşanan gelişmelerin kimi “bozguncuların” huzurunu bozduğunu ifade eden Gümrükçüoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Bekir Coşkun, 6 Nisan 2007 tarihli yazısında darbe için gerekli şartların oluştuğunu ve kendini Atatürk devrimlerinin ebedi bekçileri olarak görenlerin bunlar karşısında sessiz kalamayacağını belirtiyor. Devrim yasalarına hakaret, rejime karşı hareket Cumhuriyete ihanetin olmamasının ancak darbeyle engel olabileceğini belirten Coşkun büyük olaylarının gelişeceğine de işaret ediyor. Darbe çağırısı düdüğünü kendinde gören köşe yazarı darbenin asıl muhatabı olan sivillerinde gaflete düştüğünü ifade ediyor. Şüphesiz çok darbe geçirdi. Çok darbe atlattı, bu ülke. Birini öbürüne kırdırma senaryolarında rol oynayan bu halk acı ve adaletsizliğe doydu artık. Bu halkın hikmeti kendinden görerek Cumhuriyet bekçiliğine soyunanlara prim verecek kredisi yoktur.”
|
|
/ KOCAELİ
10.04.2007
|
|
| |
Darbe günlüklerine suç duyurusu artıyor |
Güçlü Türkiye Partisi (GTP) Başkanı Tuna Bekleviç, darbe günlükleriyle ilgili Türkiye’nin her tarafında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.
Emekli Oramiral Özden Örnek’e ait olduğu savunulan günlükler ile ilgili Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı’na bulundukları suç duyurusunun yetkisizlik kararı ile Genelkurmay Başkanlığı’na sunulmak üzere Adalet Bakanlığı’na gönderilmesini eleştiren Bekleviç, “Adalet Bakanlığı’nın Adalet dağıtmak hususunda pek adil olduğuna inanmadığımız için doğrudan Genelkurmay Askeri Savcılığı’na suç duyurusunda bulunduk” dedi.
Türkiye’nin bir çok yerinde aynı konuda suç duyurusunda bulunacaklarını ifade eden Bekleviç, “Savcılara sesleniyoruz. Bu günlükler gerçek mi, yoksa düzmece mi bunu ortaya çıkartın” diye konuştu.
Son günlerde ideolojik grupların Cumhurbaşkanlığı seçimini bahane ederek gençleri sokağa çağırdığına işaret eden Bekleviç, gençlere “bu oyuna gelmeyin sağduyulu olun. Demokrasiyi sokaklarda aramayın, sivil toplum örgütlerine, siyasî partilere katılın” çağrısında bulundu.
|
|
Yeni Asya
/ İSTANBUL
10.04.2007
|
|
| |
Çankaya için son hafta |
Türkiye’nin 11. Cumhurbaşkanının seçilmesine ilişkin sürecin başlamasına 1 hafta kaldı. 11. Cumhurbaşkanı seçimi için süreç, halen görev yapan Ahmet Necdet Sezer’in görev süresinin sona ereceği 16 Mayıstan bir ay önce, yani 16 Nisan Pazartesi günü başlayacak.
16 Nisandan 25 Nisan Çarşamba günü saat 24.00’e kadar cumhurbaşkanlığına aday olunabilecek veya aday gösterilebilecek. Kalan 20 gün içinde ise seçimler yapılacak.
TBMM Danışma Kurulu, Meclis Başkanı Bülent Arınç’ın başkanlığında toplanarak, seçim turlarının hangi günlerde yapılacağını belirleyecek. En az 3’er gün arayla yapılacak oylamaların ilk iki turunda, üye tam sayısının üçte iki çoğunluğunun (367) oyu sağlanamazsa 3. tur oylamaya geçilecek ve 3. turda üye tam sayısının salt çoğunluğunu (276) sağlayan aday, cumhurbaşkanı seçilmiş olacak. Bu turda üye tam sayısının salt çoğunluğu sağlanamadığı takdirde, 3. turda en çok oyu alan iki aday arasında 4. tur yapılacak. Bu oylamada da cumhurbaşkanının seçilebilmesi için gerekli olan 276 oy sağlanamazsa TBMM seçimleri yenilenecek.
|
|
/ ANKARA
10.04.2007
|
|
| |
Erdoğan: Halkımızın hizmetkârı olarak bu yoldayız |
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, devletin bu ülkenin çocuklarının hizmetkarı olduğunu belirterek, ‘’Bizler, halkımıza efendi olmak için yola çıkmadık, halkımızın kölesi, hizmetkarı olarak bu yoldayız’’ dedi.
Başbakan Erdoğan, Millî Eğitim Bakanlığı Şura Salonu’nda düzenlenen 84 okul ve eğitim kurumunun ortak açılışı törenine katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, yeni nesillerin eğitimi açısından anlamlı bir törende bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ülkenin geleceği adına umutları yeşerten okul açılışlarının, kendisini son derece sevindirdiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, cumhuriyetin 84. yıl dönümünde 84 eğitim tesisinin açıldığını söyledi. ‘’Çok şükür, bu hızı, bu mesafeyi yakaladık. ‘İşini zevk edinmek’ diyor ya, işte biz işimizi gerçekten zevk edindik’’ diyen Erdoğan, şöyle konuştu: ‘’Bazı dostlarımız soruyor, ‘tamam da kendinize biraz zaman ayırın’ diyor. Biz halkımıza, yavrularımıza ayırdığımız zamanı, kendimize ayrılmış en kutlu, en bereketli zaman olarak görüyoruz. 4.5 yılda 110 bine yakın derslik inşa ettik, bu bir rekordur. Zira, şunu gördük: öyle derslikler vardı ki, içinde 100-110 öğrenci vardı, 70-80 öğrenci vardı, günde çift tedrisat veriliyordu. Sabahın köründe yavrularımız servis bekliyor, anneler bunun telaşı içinde gece uykularını yarıda kesiyorlardı. Ama bu, yavaş yavaş eksiliyor. Hedef, inşallah günde tek tedrisata geçebilmek, hedef sınıfları 30 kişilik öğrencilerden oluşan okullarla donanmış bir Türkiye’yi inşa edebilmek.’’
Başbakan Erdoğan, atılan adımlarda emeği geçen herkese teşekkür etmek istediğini ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:
‘’Bizimle beraber devlet-millet kaynaşmasına yüreğini koyan, kesesini koyan tüm hayırseverlerimizden Allah razı olsun. Yavrularımıza da şunu hatırlatıyorum: Bu devlet, sizin hizmetkarınızdır. Bizler, halkımıza efendi olmak için yola çıkmadık, halkımızın kölesi, hizmetkarı olarak bu yoldayız. Sizin de hizmetkarınızız. “
|
|
/ ANKARA
10.04.2007
|
|
| |
Ağar: 367, hukuku zorlamaktır |
DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, cumhurbaşkanı seçimi sırasında, TBMM Genel Kurulunda toplantı yeter sayısıyla ilgili tartışmaları değerlendirirken, “367 tartışmalarını hukuku zorlama olarak görüyoruz. 184'ün yeterli olduğunu düşünüyoruz'' dedi.
TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ağar, Mecliste cumhurbaşkanı seçimi oylamalarına katılıp katılmama konusunda bir şey söylemenin erken olduğunu söyledi. Bu konuyu, günü geldiğinde arkadaşlarıyla değerlendireceklerini dile getiren Ağar, şunları kaydetti:
‘’Bugün itibariyle bizim söylediğimiz; 367’yi, hukuku zorlama olarak görüyoruz. 184’ün yeterli olduğunu düşünüyoruz. Başka görüşleri ortaya koyanlara da saygı duyuyoruz. Bunlar tartışılacaktır. Bu anlamda tartışmalar olacaktır. Ortada aday yoktur. Sadece mesele, bir oyalama çerçevesine oturtulmuştur. Biz bu konunun dışındayız.’’ Ağar, Anavatan Partisi ile bir ittifak olup olmadığına ilişkin soru üzerine, bugün dış politikayla ilgili basın toplantısı düzenlediğini, bu konuda 1-2 gün sonra görüş açıklayabileceğini ifade etti. Bu konuda bir olumsuzluğun söz konusu olmadığını ve siyaseti olumlu yönde yaptıklarını kaydeden Ağar, gazetecilerin, ‘’Ülkenin geleceği açısından ittifak yapar mısınız?’’ sorusu üzerine, ‘’İttifak olmaz, başka bir şey olur. Detaylarını başka zaman konuşuruz’’ dedi.
|
|
/ ANKARA
10.04.2007
|
|
| |
Ağar’la birlikte demokrat misyon özüne dönüyor |
Demokrat Parti” kitabının yazarı Serhan Yücel, DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar’la birlikte, 61 yıl sonra demokrat misyonun tekrar özüne dönmeye başladığını ifade etti.
İletişim Yayınları’nın “Türkiye’de Siyasi Partilerin Siyaset Arayışları” başlıklı toplantılar dizisi kapsamında düzenlenen “Süleyman Demirel’den Mehmet Ağar’a DYP’de Siyaset Arayışı” başlıklı DYP konuşuldu. İki oturumlu toplantının ilk bölümünde akademisyenler, Süleyman Demirel ekseninde DYP’yi değerlendirdi. Yazar Ahmet İnsel’in oturum başkanlığında gerçekleşen ilk oturum konuşmacılarından Çankaya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Tanel Demirel, Süleyman Demirel’in kendine, devlet-millet kopukluğunu ortadan kaldırma misyonu biçtiğini ifade etti. Demirel’in başından beri kuvvetli bir devletçi damarı bulunduğuna da dikkat çeken Tanel Demirel, bu sebeple Demirel hakkında 80 sonrasının önceki yıllarıyla ‘tutarsızlık’ taşıdığı düşüncesinin çok doğru olmadığını söyledi.
Demirel’in 1980 müdahalesini ve siyasi yasaklılığını kendi lehine çok güzel kullandığını ifade eden Zeyneb Çağlıyan da Demirel’in cumhurbaşkanlığı öncesi ve sonrası izlediği politikaları anlattı. Dr. Bekir Berat Özipek ise, Demirel’in hem elit kesimin temel endişeleri konusunda ikna ettiğini hem de çevreye, topulam yönelik güçlü bir imaj oluşturarak somut ve cesur vaatlerde bulunarak onların desteğini almayı başardığını anlattı. Bunun, muğlak siyasi söylemle mümkün olabildiğini anlatan Özipek, halkın da CHP’nin karşısında oluşu sebebiyle ve darbelere tepki olarak onu desteklediğini söyledi. Toplantının ikinci oturumu konuşmacılarından Murat Yılmaz, Tansu Çiller, Mehmet Ağar dönemlerinde DYP’nin siyasi arayışlarını anlatırken, DTP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Miroğlu ise, ‘düzovada siyaset’ söylemini savunanların Kürt siyasetçilerin içinde bulunduğu durumu gözetmesi gerektiğine dikkat çekti. Miroğlu, Ağar’ın da geçmişiyle yüzleşmesi gerektiğini savundu.
Demokrat Parti’nin (DP) milletin arzularını iktidara getirmeyi amacını güderken, Adalet Partisi’nin 61’de DP’lilere yönelik bir affı gündeme getirdiğini, 87’de ise sadece Demirel’in yasağının kalkması için çalışma noktasına geldiğini anlatan Serhan Yücel ise, Ağar’la birlikte, 61 yıl sonra demokrat misyonun tekrar özüne dönmeye başladığını ifade etti. Yücel, Mehmet Ağar’ın DP’nin demokrat misyonunun boşaltılan alanını doldurmaya başladığını ifade etti. Kürt meselesinde de Ağar’ın başarılı olabileceğini savunan Yücel, “Tarih, barış yapma hakkını savaş yapanlara vermiştir. Ağar savaşı yapmış, barışı da o yapacaktır” dedi.
|
|
Naciye KAYNAK
/ İSTANBUL
10.04.2007
|
|
| |
Sezer’li son MGK bugün |
Millî Güvenlik Kurulu (MGK), bugün, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in başkanlığında Çankaya Köşkü’nde toplanacak.
MGK’nın iki ayda bir yapılan olağan toplantısı saat 13.30’da başlayacak.Toplantıda iç ve dış gelişmeler değerlendirilecek. Öte yandan, görev süresi 16 Mayıs’ta dolacak olan Cumhurbaşkanı Sezer, toplantıya son kez başkanlık edecek.
|
|
/ ANKARA
10.04.2007
|
|
| |
TESUD: Etkin seçmen örgütüyüz |
Türkiye Emekli Subaylar Derneğinden (TESUD) yapılan açıklamada, TESUD’un aynı zamanda “bilinçli, Atatürkçü, ulusalcı, laik, vatansever emekli subaylardan ve ailelerinden oluşan etkin bir seçmen örgütü” olduğu belirtildi.
TESUD Genel Merkezi Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik yoğun karalama eylemlerinin, milli askeri değerlere zarar vermek üzere ‘’medyanın servis sunması’’ biçimine dönüştüğü öne sürüldü. Bu servisten siyasal çıkar umulmasının, ülkenin anayasal üniter yapısına zarar vermeyi düşleyen dış odaklara ve bölücü örgütlere hizmet dışında hiçbir yarar getirmeyeceği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: ‘’TESUD, son günlerde Türk silahlı Kuvvetlerine ve emekli subaylara yönelik yoğun karalama eylemlerini büyük bir endişeyle ve tepkiyle karşılamaktadır. TESUD adını ve amblemini kullanarak son günlerde yayınlanan sahte bir mektup, TESUD’u darbeci ve anayasal kurumları göz ardı eden bir örgüt kimliğinde göstermek isteyen yeni bir psikolojik savaş eylemidir. Mektupta adı geçen E. Tuğgeneral Celal Gürkan 1 Mayıs 2006 tarihinde TESUD Genel Merkez Yönetim Kurulundan ayrılmıştır ve kendisinin bu mektupla hiçbir ilgisi yoktur. Bu durum da mektubun sahte olduğunu göstermektedir.’’
TESUD’un demokratik parlamenter sistem ve anayasal devlet düzeni ile belirlenen demokratik sınırlar içerisinde kalmaya özen gösteren bir sivil toplum kuruluşu olduğu ifade edilen açıklamada, TESUD’un aynı zamanda bilinçli, Atatürkçü, ulusalcı, laik, vatansever emekli subaylardan ve ailelerinden oluşan etkin bir seçmen örgütü olduğu belirtildi. Öte yandan açıklamada, ‘’14 Nisan 2007 Cumhuriyet Buluşması’’nın da bir siyasi parti güdümünde gösterilmesinin ‘’çok acemice belirlenmiş, başarısız ve saptırıcı bir girişim’’ olduğu kaydedildi.
|
|
/ ANKARA
10.04.2007
|
|
| |
Yabancı diplomatlara eğitim |
Dışişleri Bakanlığının davetlisi olarak Türkiye’ye gelen 42 farklı ülkeden yabancı genç diplomatlara yönelik, “XII. Uluslararası Genç Diplomatlar Eğitim Programı” başlatıldı.
Programın açılışı, diplomatların Ankara’da kaldıkları Midas Otelde, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Ertuğrul Apakan tarafından yapıldı. Apakan, yaptığı konuşmada, Türkiye’nin jeostratejik öneminin altını çizerek, Türkiye’nin bölgede istikrar ve barış için her türlü projenin arkasında olduğunu ve bunun için çaba gösterdiğini kaydetti. Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu, Orta Asya, Uzak Doğu, Güney Asya, Afrika ve Güney Amerika’dan gelen diplomatların katılacağı program kapsamında, çeşitli üniversitelerde görevli öğretim üyeleri ve Dışişleri Bakanlığının üst düzey yetkilileri tarafından diplomasi ve uluslar arası ilişkiler konularında İngilizce konferanslar verilecek.
9 Nisan-18 Mayıs tarihlerindeki program çerçevesinde ayrıca, Türkiye’nin ekonomik, tarihi, kültürel ve turistik zenginliklerinin tanıtılması amacıyla Ankara içinde ve dışında geziler düzenlenecek. 1992 yılında başlanan Uluslararası Genç Diplomatlar Eğitim Programlarında bugüne kadar toplam 463 yabancı diplomat eğitim gördü.
|
|
10.04.2007
|
|
| |
Şırnak’ta 8 kg A-4 patlayıcı ele geçirildi |
Şırnak Emniyet Müdürlüğü’nce PKK terör örgütüne yönelik olarak düzenlenen operasyonda, bomba imalinde kullanılan 8 kilogram A-4 plastik patlayıcı ele geçirildi.
Şırnak Valisi Selahattin Aparı, polisin, gümrük muhafaza memurlarıyla koordineli yaptığı çalışma sonucunda 3 kişinin Cizre İlçesi’nde yakalandığını ifade etti. Aparı, şunları söyledi:
“Yakalanan kişilerin gösterdikleri yerlerde 2 kilo 100 gram ağırlığında A-4 patlayıcı kullanılarak 5 adet meşrubat kutusu içinde hazırlanmış bombalar, 5 kilo 900 gram A-4 patlayıcı kullanılarak su termosu içine yerleştirilmiş ateşleyici düzeneği takılı olmayan bomba ve 5 adet elektrikli fünye ele geçirilmiştir.” Şırnak Emniyet Müdürü Salih Gökalp ise terör örgütünün kaçakçılık yapan kişileri kullandığını belirtti. Gökalp, Şırnak merkez ve Cizre’de gözaltına alınan kişiler olduğunu belirterek, “Çalışmamız devam edecek. Bu kişilerin batı illerindeki bağlantılarına da ulaşabiliriz” dedi.
|
|
/ ŞIRNAK
10.04.2007
|
|
| |
Madalyalı polise tazminat şoku |
Görev başındayken, alkollü sürücünün ekip otosuna çarpması sonucu ağır yaralanan ve sol gözünü kaybeden trafik polisi memuru, Emniyet Genel müdürlüğünden aldığı tazminatı Danıştay kararı ile 13 bin YTL olarak geri ödedi.
Emekli Sandığı da ‘’vazife malulü’’ kapsamından çıkartılan memurun hem maaşını düşürdü hem de 6 yıllık fazla ödeme için maaşına haciz koydu. Trafik polisi memuru Mehmet Emelce’nin (44), hayatındaki talihsizlikler, 2000 yılının mayıs ayında, Adapazarı’nın Adnan Menderes Caddesi’nde, sabaha karşı meydana gelen trafik kazası sonrasında başladı.
Emelce, alkollü olduğu belirlenen R.Y’nin (27) kullandığı 34 RGR 93 plakalı otomobilin, 54 A 5452 plakalı devriye görevi yaptığı polis otomobiline çarptığını ve kendisiyle birlikte iki polis memurunun yaralandığını hatırlattı.
Ağır yaralandığı kazada sol gözünü kaybettiğini ifade eden Emelce, bin 40 YTL olarak aldığı aylığının bu sürecin ardından 800 YTL’ye düşürüldüğünü belirterek, Ankara Bölge İdare Mahkemesine dâvâ açacağını belirtti. Emelce, ‘’Mağdur edildiğime inanıyorum. Ancak, böylesine bir durumla karşılaşmak zoruma gidiyor. İstemeden de olsa iç hukuk yolları tükenirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuruda bulunacağım’’ şeklinde konuştu. Emelce, 2005 yılında kendisine ‘’Devlet Övünç Madalyası Beratı’’ verildiğini ve bununla gurur duyduğunu, ancak, artık yaşadığı talihsizliklerin son bulmasını ümit ettiğini sözlerine ekledi.
|
|
/ OSMANİYE
10.04.2007
|
|
| |
Hafız kardeşlerden Kur’ân ziyafeti |
Türkiye’nin ender yetiştirdiği hafızlardan Bilir kardeşler Hatay’ın İskenderun ilçesinde halka Kur’ân ziyafeti sundu.
İskenderun’da faaliyet gösteren Gül Derneği tarafından Kutlu Doğum Haftası dolayısıyla Meydan Mahallesi’nde gerçekleştirilen Kur’ân ziyafetinde, dünya dördüncüsü hafız Mehmet Bilir, kardeşleri olan Türkiye birincisi ve İstanbul Avcılar Kur’ân kursu hocası Adem Bilir ile yine Türkiye birincisi Fatih Bilir halka Kur’ân ziyafeti sundu.
İskenderun İmam Hatip Lisesi’ni bitiren hafızların Kur’ân ziyafeti halka coşku dolu anlar yaşattı.
Hz.Muhammed’in (asm) hayatından kesitlerin sunulduğu sinevizyon gösteriminin yapıldığı Kur’ân ziyafetinde İskenderun halkı Bilir kardeşlere yoğun ilgi gösterdi.
|
|
/ HATAY
10.04.2007
|
|
| |
Dalgın yolcular trenlerdeyüzlerce eşyayı unutuyor |
Her gün binlerce insanın seyahat ettiği trenlerde unutulan kredi kartı, cüzdan, nüfus cüzdanı, pantolon, baston, gözlük, tarak gibi eşyaların çeşitliliği ve miktarının fazlalığı şaşırtıyor.
Devlet Demir Yolları Konya Gar Müdürü Hasan Doğan, yaptığı açıklamada, akaryakıt fiyatları ve şehirler arası otobüslerde yolcu bilet ücretlerindeki artışlar ile trenlere getirdikleri konfor ve yenilikler sayesinde, vatandaşların artık trenlere daha fazla talep gösterdiğini belirtti. Artan taleple bağlantılı olarak her gün yüzlerce insanın seyahat ettiği trenlerde birçok vatandaşın kişisel eşyasını unuttuğunu ifade eden Doğan, unutulan eşyaların vatandaşlar tarafından veya trendeki görevlilerce kendilerine ulaştırıldığını bildirdi.
Doğan, unutulanlar arasında kredi kartı, para cüzdanı, nüfus cüzdanı, pantolon, baston, gözlük, tarak, şemsiye, yastık, hatıra defteri gibi eşyaların, çeşitliliği ve miktarının fazlalığının görenleri şaşırttığını vurguladı. Trenlerde bunların dışında yumurta, domates, sucuk, elma, patates gibi yiyecekler ile çanta ve çuvalların unutulduğunu anlatan Doğan, şunları kaydetti: ‘’Bu tür gülümseten maddelerle de karşılaşıyoruz. Yiyecekleri, fazla bekletmeden elimizden çıkarmaya çalışıyoruz. Bize ulaştırılan diğer unutulan eşyaları ise ‘Kayıp Eşya’ deposunda 20 gün süreyle bekletiyoruz. Burada sahipleri çıkarsa, teslim ediyoruz. Çoğu zaman sahiplerine ulaşabilmek için cüzdan ve çantalardaki kimlik bilgilerine başvuruyoruz.’’
Kimlik bilgilerinden ulaşamadıkları ve sahipleri gelmeyen eşyaları 20 gün beklettikten sonra tutanak tutarak İstasyon Müdürlüğü zimmetine geçirdiklerini dile getiren Doğan, bu eşyaları daha sonra açık artırma ile satarak, elde edilen parayı müdürlüğün ihtiyaçları için harcadıklarını bildirdi. Doğan, satışa çıkardıkları kayıp eşyalardan büyük gelirler sağlanmadığını bildirdi.
Her yıl yüzlerce eşyanın dalgın yolcular tarafından trenlerde unutulduğunu belirten Doğan, vatandaşlardan benzer durumlarla karşılaşmamak için yolculuk sırasında kaybolması muhtemel küçük eşyalarını yanlarından ayırmamalarını istedi.
|
|
/ KONYA
10.04.2007
|
|
| |
Hızlı Tren tünel inşaatında yangın |
Konya - Ankara Hızlı Tren inşaat çalışmalarının sürdüğü tünelde yangın çıktı.
Edinilen bilgiye göre, merkez Selçuklu İlçesi Pınarbaşı mevkisinde yapımı devam eden Konya-Ankara Hızlı Tren tünel inşaatında yangın çıktı. Şantiyeden gelen ihbar üzerine itfaiye ekipleri yangına müdahale etti.
Elektrik hattını koruyan malzemenin tutuşması sonucu büyüyen yangın, söndürme tüpleri de kullanılarak yapılan müdahale sonucu kontrol altına alındı. Tünelin 350 metre içerisinde elektrik kontağından çıktığı sanılan yangını söndürmeye çalışan itfaiye erlerinin, gaz maskeleri kullanmalarına rağmen yoğun dumandan etkilendiği görüldü. Söndürme çalışmalarına katılan itfaiye erlerine zehirlenmeye karşı ayran içirildi.
|
|
/ KONYA
10.04.2007
|
|
| |
Su kavgasında 22 gözaltı |
Mersin’in Mut ilçesinde cumartesi günü 3 köy arasında sulama suyunun paylaşılamaması sebebiyle çıkan kavgayla ilgili 22 kişi gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi.
Mut Kaymakamı Osman Yenidoğan yaşanan olayların üzücü olduğunu belirterek, haber aldıktan sonra Kırkpınar gittiklerini ve olayların yatışmasından sonra İlçe Tarım Müdürü ve 5 köy muhtarı arasında bir protokol imzalandığını söyledi.
Kaymakam Osman Yenidoğan, “Protokol gereği taraflar Kırkpınar su kaynağı üzerinde yapılan ilk kaptajda 25 gün süre ile geçici olarak suyun çelik boruya alınarak Hacı Nuhlu ve Kelce köylerinde kullanılmasına, daha sonra yapılan 25 günlük süre bitiminde yapılan kaptaja çelik boru bağlanarak suyun alınmasına karar verildi” dedi. Hacı Nuhlu köyü sınırları içerisinde bulunan Kırkpınarda Cumartesi günü suyu paylaşamayan köylüler kavga etmişti. Köylüler arasında yaşanan taşlı-sopalı kavgada bir gazeteci ile karakol komutanının da aralarında bulunduğu 14 kişi yaralanmıştı.
|
|
/ MERSİN
10.04.2007
|
|
| |
Kulaklar telsizde |
Taksici cinayetlerinin artmasının ardından şehirlerde meslek odaları tarafından güvenlik amaçlı oluşturulan telsiz sistemi, çok amaçlı kullanılır hale geldi.
Bilinmeyen adreslerden, kentteki bütün taksi şoförlerini kan anonslarıyla harekete geçirerek, hayat kurtarma işlevi de kazanan telsiz sistemine, ‘’köpeğini arayan, iyi bir müzik sistemi olan araçlarla seyahat etmek isteyen’’ vatandaşların da başvurduğu öğrenildi.
İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Yönetim Kurulu Başkanı Celil Anık, yaptığı açıklamada, oda bünyesinde bulunan 2 bin 650 takside 1992 yılından bu yana kullanılan telsiz sistemine, 2000’li yıllarla birlikte araç takip teknolojisinin eklendiğini bildirdi.
Gasp olayları ve öldürülen taksi şoförü sayısının artmasının ardından ‘’can güvenliğini sağlamak’’ amacıyla kurulan sistemin, güvenlik dışında başka amaçlara da hizmet eder hale geldiğini ifade eden Anık, taksicinin aracındaki ‘’acil durum’’ butonuna bastığı anda, oda merkezince sinyalin geldiği aracın plakası, sahibi ve bağlı olduğu durak gibi bilgilerin anında bilgisayar ekranına geldiğini vurguladı. Anık, sistemle şoförlere ‘’göz kulak olunduğunu’’ belirterek, ‘’kötü niyetli kişiler için de psikolojik olarak caydırıcı oluyor’’ dedi.
Güvenlik amacı dışında da kullanılan sistemin, adres bulmada şoförlere önemli bir destek sağladığını vurgulayan Anık, ‘’bilinmeyen adres servisi’’ olarak nitelediği uygulama konusunda, ‘’Ekranda, sorulan bölgeye giden telsizci, anında şoförün nereden sapıp, nereye döneceğini söylüyor. Eğer haritada yer almayacak kadar önemsiz bir yerse, telsizden, yeri bilebilecek taksicilere ulaşılıyor’’ dedi.
Acil durumlarda yapılan kan anonslarıyla bütün taksi şoförlerine aynı anda ulaştıklarını bildiren Anık, çok fazla sayıda kişiye ulaşan anonslarla sistemin hayat kurtarır bir yanının olduğunu ifade etti. Anık, kan anonsunu duyan 2 bin 650 şoförden kan verebileceklerin gerekli yerlere yönlendirildiğini belirtti.
Anık, telsiz merkezinden yapılan anonslardan bir çoğunun da taksilerde unutulan eşyalarla ilgili olduğunu, plaka bilgisi bulunmasa bile saat ve yere göre yapılan duyurularla eşyaların sahiplerine ulaştırıldığını kaydetti.
Anık, trafiğin yoğun olduğu saatlerde araçlara yönlendirmelerin de yapıldığı sistemde, çalınan otomobil, nöbetçi eczane, korsan taksi anonslarının da yapıldığını bildirdi.
|
|
/ İZMİR
10.04.2007
|
|
| |
Balıkçılar buzların çözülmesi için duâ ediyor |
Bitlis’in Ahlat ilçesi bağlı Ovakışla beldesinde Aralık ayında donan Nazik Gölü’nün buzları, ilkbaharın gelmesine rağmen hâlâ çözülmedi. Onlarca balıkçı, günlük nafakalarını çıkarmak için buzların çözülmesini bekliyor.
Kışın donan Nazik Gölü’nde buzun üzerinde yürüyüp kalındığı yarım metreye yaklaşan buzları kırarak sazan balığı avlayan balıkçılar, havaların ısınmasıyla birlikte incelen buz tabakasının tehlike oluşturması sebebiyle balık avlayamıyor. Kıyılarda buzların çözülmesine rağmen, balıkçılar göldeki buzların Nisan ayı ortalarına kadar ancak çözülebileceğini söyledi. Ovakışla’da 16 yıldır balıkçılık yapan Cemil Demir (42), “Avlanma yasağıyla birlikte yaklaşık 9 ay balık avlayamıyoruz. Kışın buzu kırarak ancak çay kahve parasını çıkarıyoruz. Şimdi ise halen buzların çözülmesini bekliyoruz. Tüm yurtta bahar mevsiminin güzellikleri yaşanırken, biz Nazik Gölünde buzlarının çözülmesi için duâ ediyoruz” dedi.
|
|
/ BİTLİS
10.04.2007
|
|
| |
Tıbbî atıklar tehlike saçıyor |
Batı Karadeniz Bölgesi’nin vazgeçilmez turizm mekanlarından olan Bartın’ın İnkumu beldesinde denizden sahile vuran tıbbî atıklar, belde sakinlerini tedirgin etti.
Bartın’ın turistik beldelerinden olan ve yaz aylarında yerli, yabancı çok sayıda turisti ağırlayan İnkumu beldesi sahili, denizin sürüklediği tıbbî atıklarla doldu. Şırınga, serum hortumları, kan tüpleri, iğne, pamuk, kan torbaları ve kullanılmamış kan gibi çeşitli tıbbî atıkları gören turizmciler ve vatandaşlar, yetkililerin konuyla ilgili çalışma yapmasını istedi.
|
|
/ BARTIN
10.04.2007
|
|
| |
Isınmayı durdurmak elimizde |
TEMA Ordu Temsilcisi Nilgün Gözükan, bütün dünyanın bir numaralı gündemi olan küresel ısınmanın durdurulmasının hâlâ insanlığın elinde olduğunu söyledi. Nilgün Gözükan, yaptığı açıklamada, tüm dünyanın tartışma konusu haline küresel ısınmanın insan eliyle oluştuğunu, yok edilmesinin veya azaltılmasının da yine insan eliyle olabileceğini belirtti.
Bunun için çevre bilinci taşıyan herkesin üzerine düşen sorumluluklar bulunduğunu kaydeden Gözükan, kişisel bazda başlayan tedbirler dizisinin insanlığa yaygınlaşması halinde küresel ısınmanın azaltılacağını söyledi.
Gözükan, her insanın yapması gereken sorumlulukları şöyle sıraladı: “Enerji tasarruflu ampulleri kullanın. Enerji tasarruflu lamba akkor lambaya göre yüzde 80 kadar enerji tasarrufu sağlar. Buzdolabınızın kapağının iyi kapanıp kapanmadığını kontrol ederek enerji tasarruf edin. Televizyon, bilgisayar, yazıcı, VCD, CD gösterici, gibi elektronik aletleri ‘bekleme durumunda’ (stand-by) bırakmayın. Bu tip enerji tüketimine sızıntı adı verilmektedir ve aletin açık iken harcadığı enerjinin yaklaşık yüzde 5’i kadardır.”“Fosil yakıt tüketiminizi azaltın. Aracınızı gerekmediği zamanlarda kullanmayın. Toplu ulaşım araçlarını kullanın” diyen Gözükan, “Lastiklerinizin hava basınçları düşük ise yakıt tüketimi artar. Gereksiz yere ani fren ve gaza basmak benzin tüketimini yüzde 5 arttırır.” dedi.
GERİ DÖNÜŞÜME KATKI YAPABİLİRSİNİZ
Nilgün Gözükan, şöyle devam etti: “Geri dönüşümü mümkün olan şişe ve kutulardaki yiyecek ve içecekleri tüketin. Kâğıtları geri dönüşüm çöp kutusuna atın. Çöplerin yüzde 50’si geri dönüşüme uğrasa, daha az karbondioksit gazı açığa çıkar. Damlayan bir musluk ayda 2 bin 250 litre, günde 75 litre su kaybına sebep olur. Bu suyla yılda 900 kere duş yapılabilir. 5 dakikalık duşla yetinin. Daha az su tüketirsiniz. Pencereler ve kapılar, ısının dörtte birinin kaybına sebep olmaktadır. Çift cam veya ısıcam ısı kaybını yarı yarıya azalmaktadır. Oda sıcaklığını 1 C arttırmak için yaklaşık yüzde 6 oranında daha fazla yakıt gerekmektedir. Fazla sıcakta pencereleri açmak yerine radyatör musluğunu kısınız.”
|
|
/ ORDU
10.04.2007
|
|
| |
Prof. Şen: Küresel ısınmanın şakası yok |
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Şen, küresel ısınmanın şakası olmadığını belirterek, ısınmaya bağlı olarak dünya genelinde artan su seviyesinin deniz kenarlarındaki şehirleri ve tatlı su kaynaklarını tehdit ettiğini söyledi.
Dünyayı tehdit eden küresel ısınma konusunda halkı bilinçlendirmeyi hedefleyen Çiftlikköy Belediyesi, “Küresel Isınma” konulu bir konferans düzenledi. Belediye düğün salonunda düzenlenen konferansa, vatandaşların yanı sıra siyasiler ve bazı protokol mensupları da ilgi gösterdi. Konferansta konuşan Prof. Dr. Orhan Şen, küresel ısınmanın dünya üzerindeki olumsuz etkileri üzerinde durdu. Konuşmasına “Arık küresel ısınmanın şakası yok” diyerek başlayan Şen, ısınmaya bağlı olarak dünya genelinde artan su seviyesinin özellikle deniz kenarlarındaki şehirleri ve tatlı su kaynaklarını tehdit ettiğini söyledi. Şen, “Bunu durdurmamız lâzım. Birden bire hayatı sıfırlayamayacağımıza göre bundan böyle devletlere baskı yapılacak. Türkiye, küresel ısınmaya yüzde bir oranında sebep oluyor. Yüzde 25 oranında sebep olan ABD henüz Kyoto Protokolü’nü imzalamamışken, Türkiye’nin imzalamasına karşıyım. Öncelikle ABD’nin imzalaması gerekiyor” dedi.
|
|
/ YALOVA
10.04.2007
|
|
| |
Öğrencilere giysi ve kitap yardımı |
Van’ın Muradiye ilçesinde öğretmenlerin girişimi sonucu öğrencilere giysi ve kırtasiye yardımı yapıldı.
Muradiye Yavuzselim İlköğretim Okulunda görev yapan öğretmenlerin, Ankara ve İstanbul’daki bazı okullar ile kuruluşlara zor şartlar altında eğitimlerini sürdüren öğrencilerine yardım yapılmasına yönelik internet aracılığıyla gönderdiği mailler kısa zamanda meyvesini vermeye başladı.
Maillerin ulaştığı Vakıfbank Güneş Sigorta, Hisar Eğitim Vakfı, Türk Eğitim Vakfı Türkan Sedefoğlu İlköğretim Okulu ile Dışişleri Mansupları Eşleri Derneği (DİMED) tarafından gönderilen giysi ve kırtasiye malzemeleri ilçeye ulaştı.Yardım malzemeleri, Kaymakam Ömer Sağlam, Millî Eğitim Müdürü Reşit Kütükçüoğlu ve öğretmenler tarafından dar gelirli öğrencilere dağıtıldı.
|
|
/ MURADİYE
10.04.2007
|
|
| |
İstimlâk protestosu |
Samsun’da, bulvar açılması dolayısıyla İlyasköy Mahallesi’ndeki evleri istimlak edilecek vatandaşlar, belediyeyi protesto etti.
Büyükşehir Belediyesi binasına gelen bir grup İlyasköy Mahallesi sakini, Başkan Yusuf Ziya Yılmaz’la görüşmek istedi. Yeni açılacak bulvar kapsamında evleri istimlak edilecek yaklaşık 1000 tapu sahibi bulunduğunu belirten mahalle sakinleri, Başkan Yılmaz’la görüşemeyince alkışlı protestoda bulundu.
Kendilerine ödenecek bedelin yeni bir ev satın almaya yetmediğini, bu nedenle de istimlak bedeli ödenmesi yerine daire karşılığı istimlak yapılmasını isteyen grup, Başkan Yılmaz’ın bulunduğu binaya geçmek istedi. Aradaki girişin kapalı olması nedeniyle söz konusu binaya geçemeyen grup, alkışlı protestosunu bir süre daha sürdürdükten sonra dağıldı.
|
|
/ SAMSUN
10.04.2007
|
|
| |
Suda yürüyorlar |
Çinliler, son yıllarda ülkedeki herkesin büyük ilgi gösterdiği dev balonlarla su üstünde yürümenin heyecanını yaşıyor.
Bu aktivitenin yapıldığı yerlerden birisi de Pekin’in en büyük parklarından Chaoyang (Çaoyan)’daki yapay göl. Burası Pekinlilerin ailece hafta sonlarını geçirdiği yerlerden birisi konumunda bulunuyor. Burada özellikle çocukların son yıllarda vazgeçemediği eğlence ise, 5 dakikalığına 20 yuan (2,6 dolar) vererek su üstünde yürümek. Zira su üstünde ıslanmadan dev balonun içinde zıplamak, yuvarlanmak ve takla atmak Çinli çocukların unutamadığı anlar.
|
|
/ PEKİN
10.04.2007
|
|
| |
NASA, 2019’a kadar Ay yolcusu |
BD Uzay ve Havacılık Dairesi NASA, Amerika’nın 2019 yılına kadar Ay’a yeniden astronot göndereceğini açıkladı.
NASA Başkanı Michael Griffin bir televizyon söyleşisinde, kurumun daha önce tamamlaması gereken yükümlülükleri olduğu için planın yakın gelecekte hayata geçirilemeyeceğini söyledi. Griffin, öncelikle bitirilmesi gereken işler arasında uzay dolmuşu programının 2010 yılına kadar tamamlanmasının da yer aldığını bildirdi.
|
|
/ WASHINGTON
10.04.2007
|
|
| |
Pasif içiciler de risk altında |
Uzmanlar, sigara içmese de içilen ortamda bulunanlarda akciğer kanseri riskinin 1.5 kat arttığını belirterek, günde bir paket ve fazlası sigara içenlerin akciğer kanserine yakalanma ihtimalinin yüzde 80 olduğunu söyledi.
Gürsu Belediyesi’nde vatandaşları kanser ve sebepleri konusunda bilgilendiren Özel Hayat Hastahanesi Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Yusuf Özkoyuncu, kansere sebep olan alışkanlıkların başında sigara kullanımının geldiğini kaydederek, “Sigara içilmese bile sigara içilen ortamda bulunulması da (pasif içicilik) akciğer kanseri riskini yaklaşık 1.5 kat arttırmaktadır” dedi.
|
|
/ BURSA
10.04.2007
|
|
| |
Uzungöl’ün yaban hayvanları sayılıyor |
Türkiye'nin ve Trabzon'un en önemli turizm merkezlerinden biri olan Uzungöl'e yerli ve yabancı turistlerin daha fazla ilgisini çekmek amacıyla, bölgedeki yaban hayvanlarının tesbiti yapılıyor.
Çevre ve Orman Bakanlığınca Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilen, Türkiye’nin ve Trabzon’un en önemli turizm merkezlerinden olan Uzungöl’e tabiat ve hayvanseverlerin daha çok ilgisini çekmek amacıyla yaban hayvanlarının tespiti yapılıyor.
Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı Uzungöl Belde Belediye Başkanı Mehmet Nuri Alibeyoğlu, 17 hektar göl ile 130 kilometrekare olan çevresini korumak için gerekenleri yaptıklarını, geleceğe dönük çalışmalara büyük önem verdiklerini belirtti.
Gölü koruyabilmek için çevresinin de korunmasının gerektiğini ifade eden Alibeyoğlu, ‘’Bu doğrultuda beldenin imar planı hazırlandı. Mecliste görüşülecek imar planı, bu ay ilana çıkacak. Planın kabul edilmesinden sonra ise daha önce başlattığımız alt ve üstyapı çalışmalarını tamamlayacağız’’ dedi.
Alibeyoğlu, yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgi gösterdiği beldede kanalizasyon, su, yol, elektrik gibi altyapı çalışmalarını yıl sonunda bitirmeyi hedeflediklerini vurgulayarak, ‘’Uzungöl, devam eden projelerin tamamlanmasıyla doğal bir turizm cenneti olacak. Bunun için tüm kurum ve kuruluşlarla koordineli şekilde çalışıyoruz. Yaptığımız bütün yatırımların ve değişikliklerin beldenin doğasına uygun olmasına dikkat ediyoruz’’ diye konuştu.
“HAYVANLARA NASIL
ULAŞILACAĞI BELİRLENECEK”
Uzungöl’deki yaban hayatını korumaya büyük önem verdiklerini vurgulayan Alibeyoğlu, şunları söyledi: ‘’Turizm beldeleri için yaban hayatı önem arz etmektedir. Beldede bulunan yaban hayvanlarını ve yerlerini tespit ederek, ilgi duyanların görmelerini sağlayacağız. Trabzon İl Çevre ve Orman Müdürlüğü Milli Parklar Av Yaban Hayatı Koruma Şubesi ile yürüttüğümüz çalışma, beldemize gelenlere yaban hayvanlarını görme fırsatı sağlayacak. Görmek istedikleri yaban hayvanlarını bize ileten ziyaretçilere, istedikleri hayvanı nerede görebileceklerini göstereceğiz.’’
Alibeyoğlu, beldede memelilerden kurt, ayı, vaşak, dağ keçisi, yaban domuzu, karaca, tavşan, porsuk, çakal, tilki, sansar, gelincik, sincap, kirpi, cüce yarasa kuşlardan boz kaz, yeşilbaş ördek, kaya kartalı, şahin, uludoğan, delice doğan, kızıl akbaba, sakallı akbaba, turna, su karatavuğu yaban ördekleri ile yırtıcılar, balıklardan göl ve dere alabalıkları, çeşitli amfibi ve sürüngenler bulunduğunu belirtti.
Yapılan çalışmayla beldeyi çevreleyen ormanlarda şimdiye kadar 150’ye yakın kuş türü ile 20 memelinin tespit edildiğini ifade eden Alibeyoğlu, beldede uzun yıllardır avlanan 30 kişinin, yapılan çalışmalara duyarlılık göstererek, avı kendi istekleriyle bıraktıklarını söyledi.
|
|
/ TRABZON
10.04.2007
|
|
|
|