"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kıyameti geciktirme operasyonu

Ahmet Tahir UÇKUN
22 Mayıs 2012, Salı
-I- Sahte süper kahramanlar

Şu aralar süper kahraman filmleri çok popüler. Bir sürü süper kahraman filmi çekiliyor. Başarılı olunca, daha doğrusu yapımcılarına çok para kazandırınca da devamı geliyor. Konu hemen hepsinde aynıdır. Olağanüstü güçleri olan insanlar (burada insanın aklına ister istemez Yunan mitolojisindeki yarı tanrı-yarı insan varlıklar geliyor) bir takım mücadelenin ardından güç belâ-son anda dünyayı kurtarırlar... Kısacası muhtemel bir kıyameti önlerler. Ah bu Batı’nın materyalist medeniyeti! Kendi kurduğu dünyada bir şeylerin ters gittiğinin farkında... İnsanlar galiba, şuur altında bir yerlerde bu “dünya”nın kurtarılması gerektiğinin farkında. Bu tür fiilmler biraz da bu kurtarılma hissiyatını sömürüyor olsa gerek. Ama Batı dünyası, mimsiz medeniyet yada modernite, adını ne koyarsanız koyun, yine yanlış yerde arıyor kurtarılmayı...
Evet, kesinlikle kurtarılması gereken bir dünya var. Evet, ahirzamanda kesinlikle bir şeyler ters, bir şeyler ters gidiyor. Ama bu “dünya,” maddî olan dünya değil. Kurtarılması gereken dünya “manevî” olan dünya. İnsanlığın manevî yönünün süper kahramanlara çok ama çok ihtiyacı var!

-II- “Kıyamet koparsa...”
Risale-i Nur’ların satırları arasında kıyamete dair ilginç ifadeler göze çarpar. Meselâ; Hutbe-i Şamiye’de “..başına çabuk bir kıyamet kopmazsa...” gibi bir ifade vardır. Bu ifadelerin izinde ilk bakışta iki dünya harbinin yapıldığı, atom bombalarının atıldığı dünyamızın biyolojik saatinin kast edildiğini varsayabiliriz. (ki doğrudur) Ancak daha derinlerde bir mânâ aramakta, Risalelerin asıl maksadına uygun bir anlam aramakta bir sakınca yoktur herhalde.
Bu arayış içinde zihnim bir de 8. Lem’a’ya uğruyor. Oradaki bir hadis hakkında yazılmış bir ifade bu arayışın zeminine ne de güzel oturuyor: “Halbuki hadiste vârid olmuş ki, âhirzamanda Allah Allah (c.c.) denilmeyecek; sonra kıyamet kopacak”. Evet, hakikaten Kâinatın Efendisi (asm) kıyamet hakkında bu minvalde bir çok söz söylemiş. (İsteyenler kısa bir araştırmayla bile bir çok hadis bulabilirler... Sahih-i Müslim’de, Tirmizî’de bolca kaynak var.)
Öyleyse diyorum kendime, kıyametin saati elbette belli ve insan bu saati bilemez. Ama bu takdir Allah’ın takdiri. İnsanın önünde kıyameti geciktirmenin bir yolu var! Ama ne çevreyi kurtarmak, ne de süper kahramanların göktaşından-uzaylılardan dünyayı kurtarması değil. Kıyameti geciktirmenin yolu insanların bozulan ve daha da bozulmakta olan inancını, manevî yönünü, ahlâkını düzeltmekten geçiyor. Kıyameti geciktirmenin yolu “Allah Allah” diyenlerin azalmasını önlemekten geçiyor. Yeryüzünde tevhid inancının temsilcilerini ve onların imanlarını arttırmaktan geçiyor!

-III- Nurculuk nedir?
Risale-i Nur talebeleri tam da bu işle vazifeliler, değil mi? Nurculuk insanların Kur’ân ve iman nuruna yakınlaşmalarını, yani yeryüzünde “Allah Allah” diyenlerin hiç bitmemesini hedeflemiyor mu? “Nurculuk nedir?” diye soranlara verecek bir cevabım daha var artık:
Nurculuk kıyameti geciktirme operasyonudur!
Ya Risale-i Nur talebeleri, ya nurcular? Onlar da, herbiri, aslında ahirzamanın “süper kahramanları.” Sahte kahramanlara inat onlar gerçek kahramanlar. Kendilerini imanın nuruyla aydınlatıp, hemen ardından dünyayı kurtarmaya, manevî temelleri sarsılmış insanlık âleminde maneviyatı diriltmeye koşanlar...
Lâkin, sahte süper kahraman filmlerinde bile anlatıldığı üzere, öyle çok da kolay birşey değildir süper kahraman olmak. Kıyameti geciktirmek öyle kolay bir yük değildir elbet, “gayet ağır ve büyük ve umumî ve kudsî bir vazife-i imaniye ve hizmet-i Kur’âniye omuzumuza ihsan-ı İlâhî tarafından konulmuş” yani...
Mesuliyet büyüktür. Dünyayı kurtarmak, ahireti kurtarmak... Hem kendini, hem dünyayı kurtarmak öyle üç beş günlük bir mücadeleyle halledilecek cinsten bir sorun değildir. Her gün, her an bu büyük manevî mücadelede Nur talebeleri çalışmak, çabalamak, bu mübarek yükün hakkını vermek zorundadırlar... Dünyayı belki de her gün tekrar kurtarmak zorundadırlar...
Nurcular yani ahirzamanın süper kahramanları yerinde durmamak, yerinde saymamak zorundadırlar. “Bu kadarı bize yeter” demeye hakları yoktur. Çünkü  Nur talebeleri yerinde sayarsa “dünya” yerinde duramayacaktır!
“Evet, evet, evet! Eğer kâinattan risalet-i Muhammediyenin (asm) nuru çıksa, gitse, kâinat vefat edecek. Eğer Kur’ân gitse, kâinat divane olacak ve küre-i arz kafasını, aklını kaybedecek, belki şuursuz kalmış olan başını bir seyyareye çarpacak, bir kıyameti koparacak.”
Vazifeye devam... Aşk ile şevk ile devam...
Ahirzamanın süper kahramanlarına binler selâm olsun...

Okunma Sayısı: 1692
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı