Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 02 Haziran 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Dünya

 

İran, şimdilik reddetti

İran nükleer programı konusunda ABD ile önşartsız görüşmeye hazır olduğunu bildirdi. İran Meclisi Dış İlişkiler Komitesi sözcüsü Kazım Celali, İran Öğrenci Haber Ajansı’na (ISNA) yaptığı açıklamada ABD ile doğrudan görüşmelerin önşartsız olması gerektiğini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice tarafından açıklanan şartlı görüşme teklifini prensipte ‘olumlu’ olarak değerlendiren Celali, uranyum zenginleştirmeyi durdurmalarının söz konusu olmadığını bildirdi.

Celali, “ABD’nin şartlı teklifi kabul edilebilir değil. İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin tartışma konusu olamayacağını defalarca açıkladı” dedi.

Rice açıklamasında, “İran tamamen ve teyit edilebilir bir şekilde uranyum zenginleştirmeyi durdurursa, nükleer krize diplomatik yollardan çözüm bulma kararlılığımızı göstermek için 3 AB ülkesi ile birlikte masaya oturmaya ve İran temsilcisiyle görüşmeye hazırız” demişti.

Bu arada üst düzey İranlı yetkililerin, ABD’nin söz konusu teklifine daha kapsamlı bir cevap vereceği öğrenildi. ABD’nin İran konusundaki politika değişikliği, BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi ve Almanya dışişleri bakanlarının İran’ın nükleer programını görüşmek için Viyana’da yapacakları toplantının öncesine denk geldi. İran ile ABD arasında 26 yıldır diplomatik ilişki bulunmuyor.

Bu arada, ABD, BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi ve Almanya’nın İran’ın nükleer dosyasını görüşmek üzere bugün Viyana’da bir araya gelmesinden önce, Rusya ve Çin’in de ABD ve AB’nin tutumuna dahil olduğu uyarısında bulundu. Amerikalı yetkili, Moskova ve Pekin’in, eğer İran uranyum zenginleştirmeyi durdurmaz, görüşme önerisini kabul etmez veya iyi niyetle görüşmezse Güvenlik Konseyi’ne gitmeyi ve bir karar tasarısı geçirmeyi kabul ettiklerini belirtti. Aynı yetkili, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın Viyana’da yapılacak toplantıda olası yaptırım listesi konusunda bir anlaşmayı sonuçlandıracağını da kaydetti.

BM Güvenlik Konseyi’nde veto yetkisi bulunan Rusya ve Çin, şimdiyekadar İran’a yaptırım kararına şiddetle karşı çıkıyordu. Rusya ve Çin, ABD’nin İran ile doğrudan görüşmede bulunma önerisinden memnuniyet duyduklarını açıklamışlardı. Öte yandan, Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek ve Suudi Arabistan Kralı Abdullah, İran ve uluslararası topluma, Tahran’ın nükleer programıyla ilgili görüşmelerde ‘’esnek’’ olma çağrısında bulundu.

Bu arada, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) Başkanı Muhammed El Baradey, İran’a nükleer programıyla ilgili ABD ile görüşme yolunu açması amacıyla uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurması çağrısında bulundu.

ABD’de bulunan Muhammed El Baradey, Viyana’daki UAEK merkezinden yayımlanan açıklamasında, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın, ‘’İran’ın nükleer programını durdurması durumunda ABD’nin görüşme masasına oturmaya hazır olacağı’’ biçimindeki açıklamasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Fransa Dışişleri Bakanı Philippe Douste-Blazy, ABD’nin bu çıkışının, ‘’İran’ın nükleer programının askıya alınmasına yönelik çabaların inanırlılığını güçlendireceğini’’ söyledi. Douste-Blazy, ayrıca Avrupalı güçlerin müzakerelerde İran’a önemli öneriler planladığını söyledi, ancak ayrıntılı bilgi vermedi.

/ TAHRAN

02.06.2006


 

Komünist lider: Kur’ân’dan çok şey öğrendim

Rusya’da faaliyet gösteren İslam Kültür Merkezi’nin kuruluşunun 15. yıldönümü, Moskova’da kutlandı. Kutlamalar çerçevesinde Presitent Otel’deki törenden sonra düzenlenen ‘’Rusya-İslâm Dünyası: Stratejik Ortaklık’’ adlı konferansa, 24 ülkeden temsilciler katıldı.

Rusya’nın Müslüman ülkelerle ilişkilerini değerlendiren Niyazov, ‘’Bugün Rusya’nın diğer Müslüman ülkelerle ilişkileri, Moldova, Gürcistan ve Ukrayna gibi Hıristiyan devletlerden daha iyi durumdadır’’ dedi.

Rusya Müftüler Konseyi Başkanı Ravil Gaynuddin ise ülkede İslâmiyetin gelişimi konusunda, şunları söyledi: ‘’Rusya’da yaşayan 38 halkın dini olan İslâm dini, Rusya’nın Hıristiyanlığı kabul etmesinden 66 yıl önce kabul edilmiştir. Bundan dolayı çok uluslu ve çok dinli Rusya’da her zaman barışçıl diyaloğun desteklenmesi gerekmektedir. Bu anlamda, Rusya’nın İslam Konferansı Örgütüne gözlemci üye seçilmesi deolumlu sonuçlarını vermektedir.’’ Rusya’nın İslam Konferansı Örgütüne üye olmasının tarihçesine değinen Prof. Nevzat Yalçıntaş, şöyle dedi: ‘’ Gül ilk defa İstanbul’da Rusya’nın İslam Konferansı Örgütüne üye olmasını teklif etti ve bu alanda ilk ciddî adımın Türkiye tarafından atılacağını söyledi. .’’

Bu arada, 20 yıl önce Kuzey Kafkasya’da çalıştığı sırada yaşlı bir Müslüman ile arasındaki diyaloğu hatırlatan komünist lider Züganov, şunları söyledi: ‘’O ihtiyar bana Kur’an-ı Kerim verdi ve bu kitabı okursam çok şeyi anlayacağımı söyledi. Ben ona çok minnettarım. Ben Kur’an-ı Kerim’i okudum ve bu kitabı okumadan Rusya’da ciddi siyasetle ilgilenmenin mümkün olmadığı kanaatine vardım.’’

/ MOSKOVA

02.06.2006


 

Unutulmayacak bir katliam

İngiltere’de yayınlanan Independent gazetesinde, Irak’ın Hadisa kasabasında 24 sivilin Amerikan askerleri tarafından öldürülmesine değinen bir yazar, “Bu, kesinlikle uzun süre hatırlanacak bir diğer katliam.

Ortada bir tahrik olmaksızın silâhsız sivillerin öldürüldüğü en feci olay” diye yazdı.

02.06.2006


 

Beyaz Saray: İktidar değişimi barışla olmalı

Beyaz Saray Sözcüsü Tony Snow, Türkiye’de demokrasiyi desteklediklerini belirterek, ‘’bunu defalarca söyledik’’ dedi.

Snow, Beyaz Saray’daki günlük basın toplantısında, New York Times gazetesinde çıkan, ‘’Washington’ın Türk askerleriyle ilişkisini kullanarak Türkiye’de demokrasinin gelişmesine yardım edebileceği’’ yönündeki bir yazının hatırlatılması üzerine, gazete haberi üzerine yorum yapmayacağını söyledi.

Snow, ‘’Biz Türkiye’de demokrasiyi destekliyoruz ve bunu defalarcasöyledik. İktidarın daima barışçı bir şekilde transferini destekliyoruz. Başbakan Erdoğan iktidara gelirken de öyle yapmıştık’’ diye konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD’yi ziyaret talebine ilişkin bir soru üzerine de Snow, söyleyecek bir şeyi olmadığını belirterek, ‘’Biz genellikle bu tip görüşmeler teyit edildiğinde basın toplantılarının başında açıklıyoruz. Eğer böyle bir ziyaret olacaksa zamanı geldiğinde resmi bir açıklama yaparız’’ dedi.

/ WASHINGTON

02.06.2006


 

ABD'de kasırga mevsimi başladı

ABD, dün başlayan kasırga sezonu sebebiyle endişeli bir bekleyişe girerken, bilim adamları, kasırgaların yoğunlaşmasının okyanus yüzeyinin ısınmasına yol açan küresel ısınmayla açıklanabileceğini belirttiler.

Atlas Okyanusu’nda 6 ay süren kasırga sezonu resmen başlarken, Amerikalı uzmanlar, bu yıl çok yoğun ve faal bir kasırga sezonu beklendiğine dikkat çekiyor. Amerikan Ulusal Kasırga Merkezi yetkilileri, Atlas Okyanusu’nda oluşması muhtemel 10 büyük kasırgadan dördünün ABD’nin güney kıyılarını vurabileceği ve geçen yaz büyük yıkıma sebep olan Katrina Kasırgası kadar zarar verebileceği uyarısında bulunuyor. 5 kademeli Saffir-Simpson ölçeğine göre 3. kategoride bulunan Katrina, 1300’den fazla insanın ölümüne sebep olmuş ve New Orleans, Louisina ve Mississippi eyaletlerinde büyük yıkım yapmıştı. Geçen kasırga sezonu 28 tropikal fırtınadan 15’inin kasırgaya dönüşmesiyle rekor yıl olmuş, bunlardan 7’si 3. kategoriyi geçmiş ve 100 milyar doları aşkın maddî hasara yol açarak, başka bir rekor kırmıştı.

/ WASHINGTON

02.06.2006


 

Kuzey Kutbu’nda tropik iklim hakimmiş

Kuzey Kutbu’nun 55 milyon yıl önce, ortalama sıcaklığın 23 derece olduğu astropik (dönence altı) bir iklime sahip olduğu ortaya çıktı.

Yapılan 3 yeni araştırma, Kuzey Buz Denizi yatağından alınan numunelerin, kutup yakınındaki bir bölgenin o dönemde tropik bir cennet olduğunu gösterdi.

Bilim adamları, serviler ve palmiye ağaçlarıyla dolu tropik bir cennet olsa da bölgede muhtemelen insan kafası büyüklüğünde sivrisineklerin de kol gezmiş olabileceğini söyledi. Bilim adamları, dünyanın milyonlarca yıl önce, uzunca bir dönem boyunca ‘’doğal küresel ısınma’’ geçirdiğini, ancak 55 milyon yıl öncesinde, sera etkisini hızlandıran ani bir karbondioksit yükselmesinin söz konusu olduğunu belirtti.

02.06.2006


 

Vietnam’da hâlâ ABD bombaları öldürüyor

Vietnam ABD savaşının üzerinden 21 yıl geçmesine rağmen ülkedeki Amerikan bombaları ölümlere yol açmaya devam ediyor.

1965’te başlayıp 1973 yılına kadar aralıksız 8 yıl devam eden Vietnam Savaşı’nda ABD 52 ağır bombardıman uçaklarıyla 3 yıl boyunca 7 milyon 800 bin ton bomba yağdırmıştı. 27 Ocak 1973’te Paris’te imzalanan Vietnam Barış Anlaşması ile 58 bin askerini kaybeden ABD 165 milyar dolar zarara girip ülkeden çekilmişti. ABD ülkeden çekilirken uçak, tank gibi silahlarının yanında milyonlarca mayın ve bombalarını da geride bırakmıştı. Savaşın üzerinden 21 yıl geçmesine rağmen ülkenin orta kesiminde yer alan Gia Lai bölgesinde savaştan kalan bir bombanın patlaması sonucu 11, 9 ve 6 yaşında olan 3 çocuğun ölümüne yol açtı. Bölgeden gelen haberlerde, oyun sırasında buldukları bombayı inceleyen çocukların, ateşleme pimini harekete geçirdiği öğrenildi. Olay sonrasında bir açıklama yayınlayan yetkililer, ailelerden çocuklarına bu konuda daha özen göstermesini talep etti. Olayın Dünya Çocuk Günü’nde meydana gelmesi yaşanan acıyı bir kat daha arttırdı.

1965’te başlayıp 1973 yılına kadar aralıksız 8 yıl devam eden Vietnam Savaşı’nda Amerikan askerlerine karşı 25 yılda kazılan Cu Chi Tünelleri kamuflaj ve gerilla saldırıları için kullanılmıştı. Tünellerin yeraltındaki uzunluğu 250 kilometreyi buluyordu. Her türlü ihtiyaca cevap verecek şekilde inşa edilen tünellerde, hastanesinden fırınına, askerî toplantı odalarından yatakhanesine kadar her türlü ince ayrıntı bulunuyordu. Savaş sırasında 10 bin Vietnamlıya barınma imkânı sağlayan tüneller, bir yeraltı şehrini andırıyor. Zamanında bu tünellerden Amerikan askerlerine saldıran ve hayatta kalan Vietnamlı direnişçiler, bugün turistlere rehberlik yaparak geçimini sağlıyor. Tüneller ufak tefek yapılı Vietnamlılara göre yapılmış, gizli girişlerinden hiçbir Amerikalının girdiği vaki olmamış. Tünellerin bir diğer ilginç özelliği de, akarsuya çıkan kaçış kapılarının bulunması.

/ HO CHİ MİNH

02.06.2006


 

Paris ikinci kez yanmaktan kurtuldu

Fransa’nın başşehri Paris’in kuzeyindeki Montfermeil isimli banliyösünde, asayiş durumun normale döndüğü bildirildi.

Polisin dün gece, banliyöde çok sıkı güvenlik önlemi aldığı ve banliyöyü kente bağlayan yollarda seyreden araçlara ve yayalara yönelik yoğun kimlik kontrolü yaptığı belirtildi. İtfaiye ve sağlık birimlerinin de dün gece, gençlerin olası taşkınlıklarına karşı sabaha kadar nöbet tuttuğu açıklandı. Alınan yoğun güvenlik önlemlerine rağmen toplam iki aracın ateşe verildiği ve iki kişinin sorgulandığı bildirildi.

Önceki gece meydana gelen olaylarda 4 polis yaralanmış, 10 kadar araç yakılmış ve 5 kişi gözaltına alınmıştı. Polis, geçen güz çıkan ve günlerce süren şiddet olaylarının merkezi Montfermeil ve Clichy-sous-Bois banliyö kentlerinde gençlerin bir karakola taşlarla saldırdıklarını, bazı polis araçlarını ateşe verdiklerini açıklamıştı. Montfermeil’da pazartesi gecesi de güvenlik güçleriyle 100 kadar genç arasında gerginlik yaşanmıştı. Sonbahardaki olayların başlangıcında iki göçmen gencin hayatını kaybetmesi üzerine, önce Clichy-Sous-Bois banliyösünde başlayan ve ülke geneline yayılan şiddet olayları sırasında binlerce araç yakılmıştı. Protestocular, yaklaşık üç hafta süren olaylar sırasında, çok sayıda kamu binası ve mağazayı da ateşe vermişti.

Hükümet, olayların büyümesi üzerine valilerin gece sokağa çıkma yasağı ilan etmesine imkân sağlayan Olağanüstü Hal Yasası’nın yürürlüğe girmesini kararlaştırmıştı. Hükümet, şiddet olaylarının yoğun yaşandığı banliyölerdeki ekonomik ve sosyal sorunlara karşı bir dizi önlem paketi açıklamıştı.

Bu arada, Fransa’nın başkenti Paris’in kuzeyindeki banliyölerde çıkan olaylarda dün gece gözaltına alınan Türk genci Muhittin Altun, dün serbest bırakıldı.

Muhittin Altun, bırakılmasının ardından avukatıyla birlikte basınayaptığı açıklamada, polise taş attığı yolundaki iddiaları reddederek suçsuz olduğunu söyledi.

/ PARİS

02.06.2006


 

Pentagon’a göre direniş azalmayacak

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon makamlarınca hazırlanan Irak raporunda, ülkedeki direnişte bu yıl azalma beklenmediği belirtildi.

Amerikan Kongresi’ne sunulan raporda, yerel direnişi yönlendiren liderlerin, terör örgütü El Kaide militanları ile işbirliği yapmaya başladığı vurgulandı. ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’un yayınladığı rapor, Irak’taki direnişin bu yılda aynı şiddetiyle devam edeceğini gösteriyor. Periyodik olarak 3 ayda bir hazırlanan Irak raporunun sonuncusunda, işgale karşı direnen güçlerin, yıl sonuna kadar aynı hızda direnişe devam edeceği belirtiliyor. Pentagon yetkilileri, gelecek yıl başından itibaren şiddet eylemlerinin azalmasının beklendiğini ifade ediyor.

/ KERKÜK

02.06.2006


 

2 milyon Iraklı kadın dul kaldı

Saldırıların ve şiddetin hüküm sürdüğü Irak’ta yapılan son araştırmalar, bu ülkede yaşayan 16 milyona yakın kadının içinde bulunduğu dramı ortaya koyuyor.

Veriler, özellikle 8 yıl süren Irak-İran savaşının yanı sıra, 1991’deki Körfez Harekatı ve son olarak Amerika’nın 2003 yılındaki rejim operasyonunda 2 buçuk milyon civarındaki Iraklı kadının dul kaldığını gösteriyor. Irak’taki çeşitli kadın ve sivil toplum örgütlerince yürütülen araştırmalar, Irak’ta kadın olmanın ürkütücü boyutlarını ortaya koyuyor.

/ KERKÜK

02.06.2006

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004