Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 28 Haziran 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Haberler

 

AB yolunda tren kazası olsun istemiyoruz

AB dönem başkanlığını 1 Temmuz’da Avusturya’dan devralacak Finlandiya’nın AB Daimi Temsilcisi Eikka Kosonen, ‘’Türkiye ile müzakere treninin kaza yapmasını değil, yolunda ilerlemesini bekliyoruz’’ dedi. Kosonen, merkezi Brüksel’de olan düşünce kuruluşu Avrupa Politikaları Merkezi’nin (EPC) düzenlediği kahvaltılı toplantıda, Finlandiya dönem başkanlığının önceliklerini anlattı.

AB’nin en önemli sorununun anayasa krizi olduğunu belirten Kosonen, ‘’Görev süremizde, anayasa sorununa nihaî çözüm bulunmasını beklemiyoruz. AB Konseyi bizi düşünme sürecini devam ettirmekle görevlendirdi. Bu kapsamda çalışmalarımız olacak’’ dedi.

Genişleme konusunun da en önemli görevleri arasında olacağına dikkati çeken Kosonen, Bulgaristan ve Romanya’nın Birliğe katılış tarihinin AB Komisyonu’nun da önerisi dikkate alınarak dönem başkanlıkları sırasında kararlaştırılacağını hatırlattı. ‘’Genişleme politikamızda taahhütlerimizi çok ciddiye alıyoruz ve yeni taahhütlerde bulunmaktan kaçınıyoruz. Fakat kriterlerin de karşılanması gerekiyor’’ diyen Kosonen, dönem başkanlıkları sırasında genişleme kapsamında Türkiye ve Hırvatistan’la müzakerelerin kendilerini zorlayacak diğer bir konu olduğunu, AB Komisyonu ve diğer tüm taraflarla yakın işbirliği içinde çalışmaya özen göstereceklerini dile getirdi. AB’nin tek tek ülkelerden ayrı olarak genişlemeyle ilgili genel çalışmalar da yapacağını hatırlatan Kosonen, hazmetme kapasitesinin bu kapsamda gündeme getirildiğini ve “Genişleme kriterleri nedir?’’, ‘’AB’nin genişleme stratejisi ne?’’ türü sorulara cevap aranacağını ifade etti.

Bir soru üzerine AB Komisyonunun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn’in ‘’Türkiye ile müzakerelerde sonbaharda tren kazası yaşanabileceği’’ yönündeki sözlerini de değerlendiren Kosonen, ‘’Türkiye ile müzakere treninin kaza yapmasını değil, yolunda ilerlemesini bekliyoruz’’ şeklinde konuştu.

Kıbrıs’ta çözüm imkânlarını değerlendireceğiz

Kosonen, AB’nin KKTC’ye doğrudan ticaret tüzüğü taahhüdü üzerinde çalışıp çalışmayacakları sorusunu, şöyle cevapladı: “Çok zor bir konu. Elimizden gelenin en iyisini yapacağız. Çözüm için bütün imkânları değerlendireceğiz. Doğrudan ticaret tüzüğünü unutmuş değiliz. Fakat bu (doğrudan ticaret tüzüğünü sonuçlandırmak) bütün tarafların iradesine dayanıyor.’’

Temmuz-Aralık 2006 dönem başkanı Finlandiya’nın AB Daimi Temsilcisi Kosonen, ‘’Türkiye ile kaç başlıkta fiili müzakerelerin başlatılmasının planlandığının’’ sorulması üzerineyse tarama sürecine ve AB Komisyonunun çalışmalarına dayandığı için bu konuda tahmin yürütmenin çok zor olduğunu belirterek, hızlı olmaya ve ilerleme sağlamaya çalışacaklarını vurguladı. Dönem başkanlıkları süresince yeniliğe odaklanacaklarını, AB’ye rekabet gücü ve verimlilik kazandırmaya çalışacaklarını aktaran Kosonen, ‘’sadece enerji açısından değil, birçok alanda önem arz eden Rusya’’ ile ilişkileri geliştirmeye de önem vereceklerini ve Finlandiya’daki AB zirvesinin akşam yemeğine Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i de dâvet edeceklerini sözlerine ekledi.

/ BRÜKSEL

28.06.2006


 

Vicdanlara yasakçı

Türkiye İsrafı Önleme Vakfı tarafından yaptırılan bir araştırmada, suçun önlenmesinde güvenlik tedbirlerinin tek başına yeterli olmadığı kaydedilerek, işsizlik ve yoksulluk ile yapısal yolsuzluk, eğitimsizlik ve manevî değerler sistemindeki yozlaşma gibi sorunların giderilmesi gerektiği vurgulandı. Araştırma sonuçları, manevî değerlerdeki zayıflamanın suç işlenmesini arttıran sebepler arasında ön sıralarda olduğunu ortaya koydu..

Proje koordinatörlüğünü Hacettepe Üniversitesi ve Kara Harp Okulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Kayım ile Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İhsan Sezal’ın yaptığı “Suç ve Suçluluk Araştırması: Sorunlar ve Çözüm Önerileri” isimli araştırmada, Türkiye’de suç olgusunun sebepleri, suçluluğun arka planında bulunan ve bunu etkileyen faktörleri, bilimsel bir bakış açısıyla sosyo-ekonomik ve kültürel açılardan değerlendirerek, bunlara yönelik çözüm önerileri ortaya konuldu.

1-7 Mart 2006 tarihleri arasında, Adana, Ankara, Diyarbakır, İstanbul, İzmir ve Trabzon illerinde bulunan 10 farklı ceza infaz kurumunda bulunan bin 525 hükümlü ve bu illerde yaşayan bin 250 kişi olmak üzere, toplam 2 bin 775 kişi üzerinde farklı soru setlerinden oluşan anketler uygulandı. Türkiye’de suçun birinci sebebinin işsizlik ve yoksulluk olduğunu ortaya koyan araştırmaya göre, kırsal alandan şehre hızlı ve düzensiz göç olgusu suçluluğu artıran önemli bir faktör.

MANEVİ DEĞERLER SİSTEMİNDEKİ ZAYIFLAMA

Araştırma, manevî değerlerdeki zayıflama ve kısa yoldan ahlâka ve hukuka aykırı “köşe dönücülük” felsefesini ön plana alan yaklaşımların, kişilerin suç işlemesini artıran en önemli sebepler arasında yer aldığını ortaya koydu.

GÜVENLİK TEDBİRLERİN VE SUÇLA MÜCADELEDE TEKNOLOJİ

KULLANIMININ YETERSİZLİĞİ

Araştırmaya katılan mahkumların ve halkın büyük çoğunluğu, suçun önlenmesinde mevcut tedbirler ile güvenlik teknoloji ve güçlerinin yetersiz kaldığı düşüncesini dile getirdi.

EĞİTİM KALİTESİNİN VE

DÜZEYİNİN DÜŞÜK OLMASI

Araştırmada, eğitim düzeyi ve kalitesi düştükçe, suçluluk oranlarının arttıığı sonucuna ulaşılırken, bu durumun, suçla mücadelede eğitimin, göz önünde bulundurulması gereken bir faktör olduğu bir kez daha gözler önüne serildi.

UYUŞTURUCU VE ALKOL BAĞIMLILIĞI

Araştırma, uyuşturucu ve alkol gibi bağımlılık yapan maddelerin kullanılması bireylerin suç işleme ihtimalini büyük ölçüde artırdığı sonucunu ortaya koydu.

MEDYANIN OLUMSUZ ETKİSİ BÜYÜK

Huzursuz ve düzensiz aile yapısı ve aile içi şiddetin bireyleri suça ve suçluluğa ittiğini ortaya koyan araştırmaya göre, televizyonda gösterilen ve basında yer alan şiddet görüntüleri, mafya dizileri ve bazı filmler, özellikle çocuklar ve gençlerin suça yönelmesinde önemli bir faktör olarak ortaya çıkıyor.

Ahmet Turan SÖYLER / İSTANBUL

28.06.2006


 

Ağabey Erdoğan toprağa verildi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ağabeyi Hasan Erdoğan, Rize’nin Güneysu ilçesine bağlı Dumankaya Köyü’ne toprağa verildi.

Güneysu ilçesindeki Merkez Camii’nde düzenlenen törene, Başbakan Erdoğan’ın yanı sıra kabineden bazı bakanlar, DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar ile işadamları, milletvekilleri, partililer, bürokratlar ve kalabalık bir vatandaş topluluğu katıldı. Başbakan Erdoğan, öğle namazından önce bir süre AKP Güneysu ilçe başkanlığında dinlendi. Öğlen namazı öncesi Başbakan Erdoğan camiye gelerek vatandaşların taziyelerini kabul etti. Öğlen namazını müteakip kılınan cenaze namazı için camiden çıkışta yer yer izdiham yaşandı. Cenaze namazını Güneysu’da Zavendikli Mustafa Hoca diye tanınan Mustafa Yıldız kıldırırken, duâsını ise Rize Müftüsü Zeki Sayar yaptı. Yapılan duâların ardından Başbakan Erdoğan, abisinin tabutundan tutarak cenaze aracına kadar taşıdı. Bu esnada hoparlörden cenazeye katılanların, yer dar olduğu ve izdiham riski sebebiyle Dumankaya köyüne gitmemeleri konusunda duyuru yapıldı. Daha sonra Erdoğan cenaze aracına binerek Dumankaya köyüne gitti. Merhum ağabey Erdoğan’ın cenazesi, Dumankaya köyündeki aile kabristalığında 1985 yılında vefat eden eşi Fatma Erdoğan’ın kabrinin yanına defnedildi.

Bu arada, cenaze törenine Genelkurmay Başkanlığı, Yargıtay Başkanı Osman Arslan, eski başbakanlardan Mesut Yılmaz, Emniyet Genel Müdürü Gökhan Aydıner, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, İTO Başkanı Murat Yalçıntaş, ASO Başkanı Zafer Çağlayan ile çok sayıda kişi, kuruluş ve sivil toplum örgütleri tarafından çelenk gönderildi.

Öte yandan cenaze törenine katılım için yoğun talep olması üzerine havayolu şirketleri dün sabah Trabzon’a ek seferler koydu.

YENİ ASYA / RİZE

28.06.2006


 

Sarıkaya’nın ihracı kesinleşti

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), meslekten ihraç edilen Şemdinli olaylarıyla ilgili iddianameyi hazırlayan Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya’nın, ‘’kararın yeniden incelenmesi’’ talebini yerinde görmeyerek reddetti.

HSYK, Şemdinli olaylarıyla ilgili iddianameyi hazırlayan Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya’yı, Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun ‘’Meslekten Çıkarma Cezası’’nı düzenleyen 69. maddesinin son fıkrasına göre, meslekten ihraç etmiş ve karar kesinleşinceye kadar açığa almıştı. Savcı Ferhat Sarıkaya, HSYK’nın bu kararının yeniden incelenmesini istemişti. HSYK, Sarıkaya hakkında verdiği ihraç kararını değiştirmedi ve Sarıkaya’nın talebini yerinde görmeyerek reddetti. HSYK, bu kararı, ihraç kararında olduğu gibi 1’e karşı 6 üyenin oyuyla aldı. İhraç kararında olduğu gibi bu karara, Kurul Üyesi Adalet Bakanlığı Müsteşarı Fahri Kasırga muhalif kaldı. Kasırga, ihraç kararına da Sarıkaya’ya, ‘’kınama cezası verilmesi’’ görüşüyle katılmamıştı. Kurul toplantısına, aynı zamanda HSYK Başkanlığı da yapan Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in yerine, HSYK’nın Yargıtay kontenjanından yedek üyesi katıldı. Savcı Sarıkaya’nın bundan sonra HSYK’nın verdiği ihraç kararına itiraz hakkı bulunuyor. Bu itiraz, Kurul’un yedek üyelerinin katılımıyla oluşan ve üst kurul olan İtirazları İnceleme Kurulu tarafından karara bağlanacak. Üst kurul da itirazı reddederse Sarıkaya hakkındaki ihraç kararı kesinleşmiş olacak.

/ ANKARA

28.06.2006


 

İslâm âlimleri İstanbul’da buluşuyor

İslâm dünyasının tanınmış düşünür, yazar ve alimleri İstanbul’da bir araya geliyor.

Başkanlığını tanınmış İslam âlimlerinden Prof. Dr. Yusuf el-Kardavi’nin yaptığı ve tüm dünyadan yüzlerce alimin katılacağı uluslararası Müslüman Alimler Birliği (IUMS) 2. Genel Kurul Toplantısı, Türkiye Teşekküller Vakfı’nın (TGTV) ev sahipliğinde Kaya Ramada Hotel’de 9-11 Temmuz tarihleri arasında yapılacak. Toplantıya, İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu’nun yanı sıra, Türkiye başta olmak üzre tüm dünyadan 300 civarında İslam aliminin katılması bekleniyor. Müslüman alimler, üç gün sürecek toplantıda, İslam dünyasının yaşadığı problemleri tartışıcak. toplantıda; Filistin’e yönelik ambargo, Irak’ın işgali, İslâm topraklarında yöneticilerin halka uyguladığı baskılardan kurtuluş yolları ve başörtüsü yasağının gündeme gelmesi bekleniyor.

/ İSTANBUL

28.06.2006


 

Koray Aydın'ın duruşması bugün

Eski Bayındırlık ve İskan Bakanı Koray Aydın’ın, “İhalelerde usulsüzlük yapıldığı ve mal varlığında haksız artış olduğu” iddiasıyla Yüce Divan’da yargılandığı davaya bugün devam edilecek.

Anayasa Mahkemesi heyetinin Yüce Divan olarak görev yapacağı duruşma saat 10.00’da başla-yacak. Yüce Divan’daki son duruşmada, şahit ifadeleri tamamlanmış, Aydın’ın ortağı olduğu Yolalan Şirketince Uzakdoğu Şirketine satılan Dikmen’deki 10 taşınmazın satışıyla ilgili belgelerin, Çankaya Tapu Müdürlüğünden istenmesine karar verilmişti.

/ ANKARA

28.06.2006


 

11 Eylül süreci İslâm düşmanlığını arttırdı

Avrupa genelindeki ayrımcılık uygulamalarını araştıran İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER), ‘’Avrupa’da Ayrımcılık Raporu’’ yayımladı.

Almanya ve Fransa’da incelemelerde bulunan MAZLUMDER heyetinin raporu, dernek merkezinde düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı. MAZLUMDER heyeti tarafından hazırlanan raporda, ‘’son dönemde Avrupa’da ortaya çıkan bir dizi toplumsal ve politik gelişme sonucunda Avrupa’nın genelinde hakim olan bağnaz, hoşgörüsüz, ırkçı ve otoriter politikaların, Avrupa’yı başta Müslümanlar olmak üzere yabancılara karşı bir üs haline getirdiği’’ görüşüne yer verildi. Raporda, Avrupa ülkeleriyle ilgili olarak şu tespitlere yer aldı:

- 11 Eylül sonrasında başlayan süreçte bazı ülkelerde anti-demokratik göçmen yasaları kabul edilmiştir. Sığınmacı koruma mekanizmalarının bozulması, mülteciler ve sığınmacılar açısından ciddî sorunlar doğurmaktadır.

-Yeni terör yasaları kabul edilerek düşünme ve örgütlenme özgürlüğüne karşı bir takım kısıtlamalar getirilmiştir. Haksız gözaltılar, kötü muamele ve işkence alanlarında artışlar olmuştur.

-11 Eylül sonrasında, AB ülkelerinde yaygınlaştırılan İslâm düşmanlığı, anti-İslâmizm sürecini daha da tetiklemiştir. Yabancılar ve Müslümanlar terörist olarak görülmekte ve teröre karşı mücadele İslam’a karşı mücadele haline dönüşmektedir. Müslümanların canlarına, mallarına, camilerine ve mezarlıklarına yönelik saldırılar olmaktadır.

-Farklı milliyetlerden halkların ve özellikle Müslümanların din ve inançları üzerinde oluşturulan baskılar sonucu din ve vicdan özgürlüğü engellenmektedir.

-Entegrasyon adı altında asimilasyon politikaları uygulanmaktadır.

-Anadil eğitimine getirilen kısıtlamalarla anadilde eğitim hakkı engellenmektedir.

-Yabancılara bir çok bakımdan eşit haklar verilmemektedir. Sağlıktan spora ve eğitimden iş hayatına kadar, hayatın her alanında ırkçı ve yabancı düşmanı eğilimler güçlenmektedir.

-Vatandaşlığa almanın önüne bir takım engeller getirilerek yabancıların ve özellikle de Müslümanların vatandaşlık hakkı elde etmeleri önlenmek istenmektedir.

-Bütün bu gelişmeler sonucunda, Avrupa’da sağ radikal hareketler ve ırkçı politikalar güç kazanmakta ve Avrupa’nın demokrasi ve insan hakları açısından gerilemesine sebep olmaktadırlar.’’

YENİ ASYA / ANKARA

28.06.2006


 

Akgül, güvenlik tek çare değil

Diyarbakır Milletvekili ve Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Aziz Akgül, araştımanın sunuşunda araştırmanın en önemli bulgusunun; suç ve suçluluğun birinci sebebinin işsizlik ve yoksulluk olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Güvenlik tedbirlerinin tek başına etkin olamayacağını ortaya koyan bu araştırmada; göçün olumsuz tesirleri yanında, gayri ahlâkî ve gayri hukuki olarak köşe dönücülük kültürünün, manevi değerlerde yozlaşmaya sebebiyet verdiği de ayrı bir önemli bulgu olmuştur. Bu bakımdan; güvenlik tedbirlerinin sağlanmasında teknolojik birikimin artırılmasının gerekliliği yanında, ekonomik büyüme dışında, istihdamı artırıcı ve yoksulluğu azaltıcı başka tedbirlerin de uygulanması gerekliliği ortaya çıkmış olup, bu bağlamda işsizlik sorununun çözümüne yönelik çeşitli önerilerde bulunulmuştur.”

28.06.2006


 

Susurluk’ta sürpriz şahitler

Eski milletvekili Sedat Edip Bucak’ın “Susurluk Davası” kapsamında yargılandığı davada, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in de aralarında bulunduğu 8 kişinin şahit olarak dinlenilmesine karar verildi.

İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz sanık Sedat Edip Bucak katılmadı. Duruşmada Bucak’ı, avukatları Mahmut Şevket Küçük ile Süleyman Çınar Bacanlı temsil etti. Diyecekleri sorulan Bacanlı ve Küçük, soruşturmanın genişletilmesi konusunda daha önce mahkemeye sundukları dilekçedeki Süleyman Demirel, Mehmet Ağar, Tansu Çiller, Doğan Güreş, Hasan Kundakçı, Eşref Hatipoğlu, Seral Saral ve Fatih Bucak’ın savunma şahidi olarak dinlenmeleri yönündeki taleplerini tekrar ettiklerini bildirdiler. Sanık avukatlarının bu taleplerini kabul eden mahkeme heyeti, ikamet adresleri Ankara’da gösterilen 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Doğan Güreş, emekli Korgeneral Hasan Kundakçı ve Sedat Edip Bucak’ın amcasının oğlu olan Fatih Bucak’ın talimatla ifadelerinin alınması amacıyla Ankara Ağır Ceza Mahkemesine talimat gönderilmesini kararlaştırdı. Mahkeme heyeti, ikametleri İstanbul olarak gösterilen eski başbakanlardan Tansu Çiller ile emekli Albay Eşref Hatipoğlu’na da dâvetiye çıkarılarak duruşmada dinlenmelerini hükme bağladı. Heyet, şahit olarak dinlenmesi kararlaştırılan, ancak açık adresi belirlenemeyen emekli Albay Seral Saral’ın da Ankara’da olduğu bildirilen adresinin tesbitinin yapılarak, yine ifadesinin alınması amacıyla Ankara Ağır Ceza Mahkemesine yazı yazılmasını kararlaştırdı. Duruşma, bu işlemlerin tamamlanması amacıyla ertelendi.

/ İSTANBUL

28.06.2006


 

Kur’ân eğitimine yaş sınırı anayasaya aykırı

Din eğitiminin temel bir hak olduğunu belirten Memur-Sen Genel Eğitim ve Dış İlişkiler Sekreteri Süleyman Bahadır, Kur’ân eğitimine yaş sınırlaması getirilmesinin Anayasa’nın 24. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine açıkça aykırı olduğunu söyledi.

Konuyla ilgili bir basın açıklaması yapan Bahadır, Kur’an Kurslarının, İHL ve İlahiyat Fakülteleri gibi yok edilmeye çalışıldığına dikkat çekti. Bahadır, din eğitimine getirilen yasaklamaların toplumdaki sosyal tahribatı artırdığını vurguladı.

Okulların tatile girmesiyle beraber tekrar gündeme gelen yaz Kur’ân Kursları tartışmalarını değerlendiren Bahadır, yaz Kur’ân Kursunda 12 yaş sınırı getirilmesinin, toplumdaki sosyal çöküntüyü arttırdığını söyledi. Bahadır, “Sokaklarda her gün binlerce kapkaç, uyuşturucu, cinayet yaşanıyor. İlkokul, liselerde hemen hemen her gün bir şiddet olayı yaşanıyor. Bütün bu olaylar, toplumdaki manevî çöküntünün işaretidir. Bu eksikliğin giderilerek, sosyal tahribatın önüne geçilebilmesi için yaz Kur’an Kurslarının önünün açılması gerekmektedir” diye konuştu.

12 yaş altında Kur’ân öğreten din görevlilerinin soruşturma geçirdiğini hatırlatan Bahadır, Anayasaya göre, din eğitiminin herkes için bir temel hak olduğunu belirterek, din eğitime getirilen sınırlamaların Anayasa’nın 24. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine açıkça aykırı olduğunu ve bir an önce bu yasağın kaldırılması gerektiğini vurguladı.

12 yaş sınırı çelişki

12 yaş sınırlamasının getirilmesinin bir çelişki olduğunu vurgulayan Bahadır, “ilköğretimde 4. sınıftan itibaren Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Dersi verilmektedir. Oysa Kur’ân eğitimine 12 yaş sınırlaması getiriliyor. Okulda öğretiyorsunuz, ama Kur’ân Kursunda yasak getiriyorsunuz” dedi. Millî Eğitim Bakanlığı’nın Yaz Kur’ân Kursları’nın denetim ve gözetiminde açılmasına da tepki gösteren Bahadır, 1999 yılında çıkarılan 4415 sayılı kanunla “ilköğretimin 5. sınıfını bitirenler için tatillerde, Millî Eğitim Bakanlığı’nın gözetiminde “yaz Kur’ân Kursları açılır” denildiğini hatırlatarak, denetim ve gözetimin Diyanet müfettişleri ve murakıpları tarafından yapılmasını istedi.

Recep GÖREN / ANKARA

28.06.2006


 

Âfet gönüllüleri yemin etti

Afet anında ilk müdahaleyi yapmak amacıyla dünyanın çeşitli yerlerinde uygulanan Mahalle Âfet Gönüllüleri (MAG) projesi, İzmir’de ilk olarak Balçova ilçesinde uygulanmaya başladı.

Balçovalı 35 MAG üyesi, törenle yemin ederek sertifika aldı. Proje, İzmir Valiliği, Balçova Belediyesi ve Kızılay İzmir Şubesi’nin işbirliği ve İsviçre hükümetine bağlı İsviçre Kalkınma ve İşbirliği Dairesi’nin (SDC) desteğiyle uygulanıyor. Âfet sonrasında kritik olan ilk 72 saatte çevrede yaşayanların müdahale imkân ve kabiliyetlerini güçlendirmeyi amaçlayan projeye Balçova’da 30 MAG üyesi katıldı. İzmir’de ilk olarak Korutürk Mahallesi’nin pilot seçildiği projeye katılan gönüllüler, uzman eğitmenler tarafından verilen 32 saatlik derslere katıldı. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan MAG üyeleri, Balçova Belediyesi spor tesislerinde yapılan törenle biraraya geldi. Balçova Kaymakamı Ünal Erdoğan, Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya, İl Savunma Müdürü Faruk Üner ve Kızılay İzmir Şube Müdürü Aslı Özer’in de katıldığı törende MAG üyeleri yemin ederek sertifika aldı.

/ İZMİR

28.06.2006


 

Gurbetçi, saatlerce kuyruk bekliyor

Almanya’da Kuzey Ren Vestfelya Eyaleti’nin tatile girmesiyle Türkiye’ye karayolu ile gelen vatandaşların çilesi de başladı.

Almanya’da Türk vatandaşların en yoğun yaşadığı Eyalet olan Kuzey Ren Vestfelya’daki vatandaşlar, tatilin başlamasıyla birlikte, 3-4 gün süren zahmetli sıla yolculuğunun ardından sevdiklerine kavuşuyor. Bulgaristan’ın Türk vatandaşlarına vize ücreti uygulaması ve yollarında inşaat çalışmalarının olması sebebiyle Makedonya-Yunanistan yolunu tercih eden Türk vatandaşları, dün gece İpsala Gümrük Kapısı’nda 12 km.’ye varan kuyruklarda, yaklaşık 8-10 saat beklemek zorunda kaldı. Kapıkule’de 19 gişenin çalışmasına rağmen İpsala Gümrük Kapısı’nda 5 gişenin bulunması ve Gümrük Genel Müdürlüğü’nun uygulamaya koyduğu yeni sistem sebebiyle işlemlerin yavaş yürümesi uzun kuyrukların oluşmasına sebep oluyor. Gümrük kapılarında uzun süre bekleyen vatandaşlar arasında da sıkıntı, yorgunluk ve stresin etkisiyle yer yer tatsız olay ve tartışmalar çıkıyor. Yunanistan’da İpsala Gümrük Kapısı’na saat 15.00’te giren vatandaşlar, gece saat 01.00 ya da 02.00’de ancak çıkabiliyor.

/ EDİRNE

28.06.2006


 

Yeşilay, 1 milyon afiş kampanyası başlattı

Alkol, sigara, uyuşturucu, kumar gibi kötü alışkanlıklarla mücadele eden ve Bakanlar Kurulu’nun 2-1288 sayılı kararıyla kamuya birinci derecede yararlı dernek seçilen Yeşilay, 1 MİLYON AFİŞ kampanyası başlatıyor. İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile birlikte yürütülecek kampanyada hazırlanan binlerce afiş okullara asılıyor. Bağımlılık yapan maddelerle ilgili Yeşilay afişleri kamu ve özel sektörün desteği ile hazırlanıyor ve milyonlarca çocuğa ulaşıyor.

Yeşilay Genel Başkanı M. Necati Özfatura “Ülkemizin güzide evlâtlarını Yeşilay gençliği yapmak için elimizden gelen bütün gayreti göstereceğiz” diyor. “Güleryüzlü Yeşilay” “Bağımsız Ol Saygın Ol” “Her Hafta Yeşilay Haftasıdır” sloganıyla çalışmalarını artıran Yeşilay, “Türkiye Eczacılar Birliği” ile yeni bir anlaşma imzaladı.

Anlaşmaya göre, Yeşilay’ın hazırladığı afişler Türkiye’deki bütün eczahanelere asılacak. Ortalama 20 bin eczahanenin bulunduğu ülkemizde “Yeşilay Dostları” çığ gibi artacak.

Yeşilay Genel Başkanı M. Necati Özfatura “Yeşilay çok kısa bir süre sonra Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütü haline gelecek. Yeşilay’ın çalışmaları ülkemize nefes aldıracak. Dünyada örnek gösterilecek huzurlu bir toplumun yolu Yeşilay gibi faydalı kurumların iyi çalışmasıyla mümkündür” dedi.

/ İSTANBUL

28.06.2006


 

19 aile 2 aydır çadırda yaşıyor

Bitlis Güroymak ilçesine bağlı Yamaç köyünde yaşayan ve 2 ay önce toprak kayması korkusuyla evini boşaltan 19 aile, Kızılaya ait çadırlarda hayatlarını sürdürüyor.

Yamaç köylüleri her yıl özellikle ilkbahar yağışlarının başlamasıyla birlikte dağ yamacındaki evlerinde uyuyamadıklarını ve bu sebeple tedirgin olduklarını söylediler. Toprak kaymasının ardından ve Yamaç köyündeki evinden ayrılan ve ailesiyle Kızılay’ın verdiği çadırlarda hayatını sürdüren Biret Yobaş, çadırdaki hayatın özellikle çocuklar için sıkıntı meydana getirmeye başladığını söyledi.

/ GÜROYMAK

28.06.2006


 

Köylülerden yangın havuzu

Kumluca Orman İşletme Müdürlüğü ve Gölcük köylüleri el ele vererek yangın riski bulunan alana holikopterlerin su alabilmeleri için havuz yaptı.

Gölcük köyünde muhtemel bir yangın esnasında daha çabuk ve hızlı müdahale edebilmek en hızlı şekilde yangını söndürmek amacıyla köye yangın helikopterlerinin su alabileceği 100 tonluk bir havuz inşaa edildi.

Kumluca Orman İşletme Müdürlüğü ve Gölcük köylüleri el ele vererek yaptığı havuzda biriken su öncelikli olarak muhtemel orman yangınları için depo edilecek. Havuzdan bir helikopter kırk sortilik su alabilecek.

/ ANTALYA

28.06.2006


 

‘Kurtarma Timi’ işbaşında

Kocaeli’de geçen yıl kurulan “Hayat Kurtarma Timi” Karadeniz sahillerinde boğulmakta olan 6 kişiyi kurtardı. Kandıra'nın Kumcağız, Cebeci, Bağırganlı ve Seyrek sahillerinde 60 kişiyle görev yapan ekip, ayrıca kaybolan iki çocuğu bularak, ailesine teslim etti.

Kocaeli’nin Kandıra ilçesi sahillerinde tatil yapan vatandaşların hayatını kurtarmak amacıyla kurulan ve gönüllülerden oluşan ekip, geçen yıl 112 kişiyi hayata döndürmüştü. Geçen hafta sahillerde görev başı yapan ekip, Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığından 25 kişi, 4 bot, 7 araç ve bir kum aracı, Sağlık Müdürlüğünden bir ekip, Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Daire Başkanlığından ambulans ve sağlık ekibi, Değirmenderespor Su Altı Topluluğu, Akut ve Yarımca Su Altı Topluluğundan birer ekipten oluşuyor.

/ KOCAELİ

28.06.2006


 

Başkan Dişli’ye nezaket ziyareti

Gazetemiz Sakarya yayın grubundan İbrahim Çil ve Said Okur Adapazarı Merkez Belediye Başkanı Süleyman Dişli’ye nezaket ziyaretinde bulundu.

Yayın Grubu üyelerimiz, Başkan Dişli’ye gazetemiz ve diğer yayınlarımızla ilgili yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi. Oldukça samimî bir ortamda geçen ziyaret’te Başkan Dişli de yayınlarımızı ve faaliyetlerimizi takdir ettiğini ifade etti.

Yeni Asya’nın Adapazarı’nda yapacağı her türlü faaliyette destekleme sözü veren Dişli “cemiyette müthiş bir yozlaşma var, tahribatın önlenmesinde sizler takdire şayan işler yapıyorsunuz. Bu konuda, belediye başkanı olarak bizim üzerimize düşen hangi iş varsa birlikte yapmaktan memnun olacağım” diye konuştu.

YENİ ASYA / ADAPAZARI

28.06.2006


 

İki bina tahliye edildi

Üsküdar’da, çatlaklar oluştuğu için çökme riski taşıdığı belirtilen 2 binada oturan vatandaşlar tahliye edildi.

Marmaray kazısının yapıldığı Üsküdar Meydanı yakınında bulunan Yeniyol Sokak’taki 5’er katlı ‘’Orkide’’ ve ‘’Serdar’’ apartmanlarının zemin katları ve bazı bölümlerinde çatlaklar oluştu. 2 apartmanın yöneticileri, Üsküdar Kaymakamı Saim Saffet Karahisarlı ve Üsküdar Belediye Başkanı Mehmet Çakır’ı durumdan haberdar etti. Kaymakam Karahisarlı ve belediye başkanı Çakır, bölgede yapılan kazı çalışmaları sebebiyle çatlaklar oluştuğu sanılan binaların tahliye edilmesine karar verdiler. Bunun üzerine, 2 apartmanda oturan ailelerin çoğu evlerindeki bazı eşyayı alarak dairelerini boşalttı. Bu vatandaşlardan yaklaşık 50 kişi, Validebağ Anadolu Sağlık Meslek Lisesi yurduna yerleştirildi.

Yatalak hasta olduğu belirtilen bir kişi de Validebağ Öğretmenler Devlet Hastahanesine götürüldü. Yurda yerleştirilen vatandaşların bir süre burada kalacağı, gerek görülmesi durumunda da Üsküdar Belediyesinin geçici konutlarına nakledileceği kaydedildi.

/ İSTANBUL

28.06.2006

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004