Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 10 Ağustos 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Şaban DÖĞEN

“Kurtuluş parolasını öğret!”



“Men talebe ve cedde vecede.” Kim aşk ve şevkle, ciddiyet ve samimiyetle birşeyi isterse ona ulaşır, onu elde eder.

Demek samimi niyet, nice arzu ve emelin gerçekleşmesi için yeterli. İnsan birşeyi içtenlikle, cân ü gönülden ister ve bu yolda gayret gösterirse, Allah ona nice kapılar açar ve ona kavuşmasını sağlar.

Gerçeği arama arzusunu taşımak kadar önemli birşey yoktur dünyada. Nice hak ve hakikat aşığı, dünyanın en ücra köşelerinde de olsa ona kavuşmuşlardır. Meselâ günümüzde Rusya’da, Çin’de, dünyanın en uzak köşelerinde hakikatler hakikati İslâma kavuşanların sayısı az değildir.

Asr-ı Saadette de Cahiliyeden kurtulan nice insan vardır İslâmın güzelliklerine koşan. İşte onlardan biri Haccac bin İlad, kavmiyle birlikte Mekke’ye doğru yola çıkıyor. Issız bir yerde gece bastırıyor. Korkunç mu korkunç bir yer. Issız mı ıssız. Korkmayan kimse yok. Öncü olan Haccac’dan sığınak bulmasını istiyorlar. O da cinlerin cirit attığı bu yerde onların şerrinden kendini ve kafilesini korumak için her türlü tedbiri alacağını söyler söylemez, kendi görünmediği halde bir ses duyuyor. Bir cinden geldiği anlaşılan ifadeler meâlen şöyle: “Ey cinler ve insanlar topluluğu! Eğer göklerin ve yerin sınırlarından çıkmaya gücünüz yeterse, haydi çıkın. Fakat Allah’ın verdiği bir kudret olmaksızın çıkamazsınız.”

Bu ifadeler, Rahman Sûresinin 33. âyeti idi.

Haccac bin İlad, arkadaşlarıyla birlikte duydukları bu ifadeleri Mekke’ye vardıklarında Kureyşlilere anlatıyor. Onlar da, “Ey Ebu Kilâb (Haccac’ın lâkabı). Sen dininden döndün” diyorlar. “Bunlar, Muhammed’in kendisine indirildiğini iddia ettiği sözlerden.” Az sonra gelen As bin Vail durumu öğrenince diyor ki: “Ne var bunda şaşılacak? Haccac’ın söylediği sözler Muhammed’in söylediklerinin aynı”

Mekkeliler bu sözler üzerine kindar bakışlarla bakmaktan başka birşey yapamıyorlar. Efendimizin (asm) Medine’ye hicret ettiğini öğrenen Haccac, Medine’ye gidiyor. Duyduklarını anlattığında Allah’ın hak kelâmı olduğunu öğreniyor ve Efendimize (asm) şöyle diyor: “Öyleyse bana İslâmı anlat, kurtuluş parolasını öğret.”

10.08.2006

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (09.08.2006) - Şikâyet değil, şükür

  (08.08.2006) - Sevdiğimiz dünya

  (07.08.2006) - Zorluklara göğüs germek

  (06.08.2006) - İş ve yarış

  (05.08.2006) - Hayat dediğin

  (04.08.2006) - Ecel cellâdı peşimizde

  (03.08.2006) - Ölümün tatlı kolları

  (02.08.2006) - İşleri düzeltmek

  (01.08.2006) - Hesaba çekilmeden önce

  (31.07.2006) - İnsanı, kendisi kurtarır

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Metin KARABAŞOĞLU

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahaddin YAŞAR

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit ŞİMŞEK

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN

 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004