Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 25 Kasım 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Dizi Yazı

Mustafa ÖZCAN

2 milyon Müslüman içtimada

Dünden devam

Kaldığımız yerden gezimizi sürdürecek olursak, Nilphamari’de başlayan kuzey yolculuğumuz civar bölgelerde devam etti. Said Pur’da eğlendik. Ardından Rangqur’a vasıl olduk ve oradan da Boderganj’da tulumba dağıttık. Falbari ve Sadullapurla yolculuğumuz devam etti. Programımız bu minval üzerine sürecekti. Ancak programımızı genel grev aksatmıştı bunun için tadilat yapmak zorundaydık. Kaybettiğimiz iki güne mukabil iki gün kazanmalıydık. Bundan dolayı güzergâhımızdan tasarrufta bulunduk. Bazı programlarımızı kısalttık ve yerimize Mustafa Sarker’in tayin ettiği kişileri gönderdik. Programlarda bir aksama olmadı sadece biz gidemedik. Cuma günü öğleden sonra Chittagong’a uçak vardı ve bunu değerlendirmek istiyorduk. Öncelikli hedefimiz, Cumayı Cumartesiye bağlayan geceyi Cox’s Bazar’da geçirmek ve buradan da Naf Nehri kıyısındaki Teknaf’e gitmek ve burada Burmalı veya Arakan mültecileriyle görüşmekti. Planımız buydu. Bilhassa arkadaşımız Murad bunu çok istiyordu. Chittagong’da bizi Türkiye’de 3 yıl kalmış ve Türkçe’yi iyi bilen ve bize rehberlik yapacak olan Ahmet Samir karşılayacaktı. Oradaki turumuzu ayarlamak için epey bir telefon trafiği yaşamıştık. Ahmet Samir IHH’nin buradaki partnerlerindendi. Murat Yılmaz ilk günden beri onunla temas halindeydi. Velhasıl kuzeydeki programımızın kalan kısmını tasarruf ederek bunu Arakan mültecilerine ayırdık.

DAKKA’LI NUSRET’LE BİRLİKTEYİZ

Perşembe günü dönüş yolundayız. Geç saatlerde Bandarban Oteli’ne döndük. Bandarban Oteli Dakka’nın merkezinde ve bir orman ismi ve gideceğimiz bölgede yer alıyor. Geç saatte ulaştığımız otele yerleşiyoruz. Sabahleyin programımız başlıyor. sözünü ettiğim gibi ertesi günü Cemaat-ı İslâmî’ye gittik ve dönüşte vaktimiz olmayacağı için Cemaat-ı İslâmî ziyaretinden sonra ateş alır gibi bazı hediyelik eşyalar almak üzere çarşıyı turluyoruz. Ufak tefek hediyelik eşya ve Bangladeş’in tanıtımı için bazı belgeler alıyoruz. Birkaç kitap ve birkaç elişi... Second hand dedikleri kitapların bulunduğu çarşıya varıyoruz. Cuma olması hasebiyle dükkânların ancak bir kısmı açık. Çarşıda sadece karı koca bir yabancıya rastlıyoruz. Havasından aksettiğine göre Amerikalı olmalı. Yerli mihmandarları aracılığıyla kitap dükkânlarını geziyorlar. Ve ben orada Dakka’nın Nusret’ini görüyorum. Yeni Şafak’ta tanıştığımız dostumuz Nusret Özcan. Ve ilginç bir tevafuk Türkiye’ye dönüşümün akabinde bu diziyi hazırlarken Nusret Özcan bölümünü, yani bu bölümü yazdığımın akşamı kendisiyle Atik Ali Paşa Camii’nde buluşacağız. Bu da gezinin kerametlerinden birisi olmalı. Ve Dakkalı Nusret ile fotoğraf çektirmek istiyorum. Hiç imtina eder bir hali yok. Önce uzaktan süzüyorum ve uzaktan kareler alıyorum. Ardından yanına gidiyor ve birlikte fotoğraf çektiriyoruz.

Çarşının girişinde meyve satan tezgâhlar var. Ve aracımızı park ettiğimiz yer de tezgâhların arkasında. Park ettiğimiz aracı alırken ufak bir arbede yaşıyoruz. Dakka’nın değnekçisi bizim fakir bir adama kendisine verdiğimiz miktar kadar sadaka vermemize itiraz ediyormuş. Doğrusu böylesine hayatımda ilk kez şahid oluyorum. Değnekçi verdiğimiz parayı bozamıyor. Bunun üzerine parayı bozduruyor ve dilenci ile değnekçi arasında pay ediyoruz. Değnekçi bu paylaşımı hakça bulmuyor. Bu arada, bu münasebetle, bu, ‘adilce’ deyimi yerine ‘hakça’ deyimini icad eden Ecevit’i hatırlıyoruz.. Tagore’un bendesi veya hayranı Ecevit. Tagore ve Ecevit bu paylaşımı hakça bulur muydu, bulmaz mıydı bilmiyorum, ama değnekçinin itirazı vardı. Değnekçi araçtakileri özellikle de Patanlara benzeyen ve Tebliğ cemaatinin mensuplarından olan şoförümüzü fena kızdırıyor. Belki müdahale etmesek bu hak savaşında onun hakkından gelecek. Değnekçi tipik bir şark refleksi gösteriyor.

Dakka’da görmek istediğim mekânlardan birisi Tebliğ Cemaatinin merkezi. Allah’tan tam önünden geçiyoruz. Burası ‘Kaknail Mescid’ olarak da anılıyor. Arı yuvası veya karınca ocağı gibi. Tebliğ Cemaati genelde Ocak ayında ‘Biswa ictima’ dedikleri genel bir toplantı yapıyor. Dakka yakınlarında yapılan bu ‘Biswa ictima’ya genelde 2 milyona yakın insan katılıyor ve hacdan sonra en büyük İslâmî faaliyet olarak biliniyor. Bu toplantı sırasında büyük bir dinî coşku yaşanıyor. Burasını görmesem, gözüm arkamda kalacaktı. Bereket orayı da görüyoruz.

Burada Hindistan’da Diyobend Medresesi’nde okumuş Faruk ez Zaman’ı görüyor ve tanışıyoruz. Kısa görüşmemizde kendisine ısınıyoruz. Halim selim ve çok sevimli bir genç. O bana iki merhumu hatırlatıyor. Birincisi Ahmet Saruhan adlı hac arkadaşım. İkincisi de İsmail Ağa cemaatinden merhum İhsan Efendi. Onunla da gezilerimiz olmuştu. Bangladeş’te iyi bir şekilde Arapça konuşan, tanıştığım ilk ve son insan o. Yine tanıştığımız ilk orjinal Diyobendî. Diyobendîlik bir ekol. Bu ekole tâbî olan ve tarzında okuyanlara Diyobendî deniliyor. Bu bölgenin Mevlevîlerinin (hocaları) ekserisi Diyobendî meşrepli. Tebliğ Cemaatinin ileri gelenlerinden birisiyle görüşmek istiyoruz. İçtimaları varmış. Mümkün olmuyor. Bizim de vaktimiz yok, görüşme nasip olmuyor. Ama gelmişken şöyle bir dolaşıyor ve havasını teneffüs ediyor ve kokluyoruz. Burada dediğim gibi, Mekke’de Tebliğ Cemaatinin merkezine yakın bir yerde kaldığımız, Cemaatin Türkiye temsilcilerinden Ahmet Saruhan’ı anmakta fayda var. Ruhu şad olsun. İlk haccımı bu Cemaat ortamında yapmıştım.

– Devam Edecek –

Mustafa ÖZCAN

25.11.2006

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Dizi Yazı

  (24.11.2006) - Yoksulluk nasıl aşılacak?

  (23.11.2006) - Bangladeş tarihinde Türk izleri

  (22.11.2006) - Asya'nın İhvan'ı: Cemaat-ı İslâmî

  (21.11.2006) - Aracı milletler

  (20.11.2006) - Bangladeş’in kültürü melez

  (19.11.2006) - İlim yoksa arazi de çorak

  (18.11.2006) - Filistin meselesi ortak derdimiz

  (17.11.2006) - Yetimhaneyi ziyaret

  (16.11.2006) - Tarihî bir şehir: DAKKA

  (15.11.2006) - Türk kimliği itibar vesilesi

 

 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004