Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 24 Haziran 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Dünya

 

AB zirvesinde uzlaşma

Fransa ve Hollanda’daki referandumlarda anayasanın reddedilmesiyle baş gösteren kurumsal krizi sona erdirecek yeni AB anlaşmasının temel unsurları ve yol haritasını belirleme gündemiyle toplanan AB zirvesi, iki buçuk gün süren çetin pazarlıkların ardından sabaha yakın saatlerde sağlanan uzlaşmayla sona erdi.

Dönem başkanı olarak imkânsız taleplere ve tarih tartışmalarına rağmen gösterdiği sabırla AB’yi tarihi bir zirve felaketinin kenarından döndüren Almanya Başbakanı Angela Merkel, 2009 yılında yürürlüğe girmesi planlanan yeni AB anlaşmasının şekillendirileceği hükümetler arası konferans için üye ülkelerden detaylı yetki aldıklarını söyledi. Merkel, zirve sonunda düzenlenen ortak basın toplantısında, ‘’Kolay olmadı. Avrupa’nın en sonunda bir araya gelebildiğini gösterdik’’ dese de sağlanan uzlaşmanın bazı beklentileri karşılamadığı için eleştirilebileceğini kabul etti.

Her şeye rağmen AB’nin anayasal krizde bekleme ve dinleme sürecini geride bırakmış olmasının dikkate alınmasını isteyen Merkel, zirvenin uzlaşmayla sonuçlanmasının 2009 yılındaki Avrupa Parlamentosu seçimlerine AB’nin yeni anlaşmayla girmesinin ve yeni genişlemelerin önünü açtığını dile getirdi.

Zirvede kendilerini çok zorlayan Polonya’yı üstü kapalı sözlerle eleştiren Merkel, uzlaşma sağlayamamış olmaları durumunda birçoklarının tasarladığı ve ısrarcı olduğu ‘’felaket durumunun’’ yaşanacağının bilinciyle hareket ederek, ‘’kimsenin eve dönerek köşelerine bırakıldıklarını hissetmemeleri için işleri yoluna koymayı başardıklarını’’ ifade etti.

POLONYA KRİZİ

Müzakerelerde zaman zaman kopma noktasına oldukça yaklaşıldığını fakat pes etmediklerini anlatan Sarkozy, Polonya’yı kastederek ‘’Doğu Avrupa’nın en büyük devletini kenarda bırakamazdık’’ şeklinde konuştu. Bu arada sonuçtan çok memnun olduğunu söyleyen Polonya Cumhurbaşkanı Lech Kaczynski, ‘’daha acı hapları sindirmek zorunda kalmadıklarını’’ ve ‘’yeni sistemde Polonya’nın daha güçlü pozisyon elde ettiğini’’ ifade etti. AB zirvesinde üzerinde uzlaşma sağlanan yeni AB anlaşmasının temel unsurları ve yol haritasında, Hollanda’nın ısrarıyla genişlemeyle ilgili daha önceki AB zirvesi kararlarına yapılan atıfla Kopenhag kriterleri, dolaylı olarak metne girdi. Bunun gerçekte ‘’hemen hiçbir şeyi değiştirmediğini’’ vurgulayan AB kaynakları, böyle bir adımın Kopenhag kriterlerinin AB hukuku açısından yasal dayanağını güçlendirmiş olacağını ifade ediyor.

OYLAMA SİSTEMİ DEĞİŞTİ

Yeni AB reform anlaşmasıyla getirilen “ikili çoğunluk sistemi” olarak adlandırılan nitelikli oylama yöntemi, üye ülkelerin, karar alabilmeleri için ülke sayısı dikkate alındığında yüzde 55 ve ülke nüfusları dikkate alındığında yüzde 65 destek sağlamalarını gerekli kılıyor. Polonya’nın ısrarıyla yeni anlaşmanın yürürlüğe gireceği 2009 yerine 2014 yılına ertelenen ikili çoğunluk sisteminin uygulanması, herhangi bir üye ülkenin talebiyle 31 Mart 2017 tarihine dek ertelenebilecek. Yeni AB reform anlaşması ayrıca ulusal meclislere, AB Komisyonunun hazırladığı yasa tasarılarını yeniden incelenmek üzere geri gönderme yetkisi veriyor.

BLAİR’İN SON ZİRVESİ

Ülkesini ilk kez AB zirvesinde temsil eden ve Polonya ile oylama sistemi konusunda yapılan zorlu müzakerelerin sonuçlandırılmasında son zirvesine katılan İngiltere Başbakanı Tony Blair ile birlikte aktif rol oynayan Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ise AB anlaşmasının temel unsurları ve yol haritası üzerinde uzlaşma sağlanmasının ‘’Avrupa’ya ve Fransa’ya iyi mesaj’’ olduğunu söyledi. Sarkozy, saatlerce beklemekten yorgun düşen ve zirveye ev sahipliği yapan AB Konseyi binasında bir kısmı yerlerde ya da sandalyelerinde uyuduğu gözlenen basın mensuplarına ‘’Size bir parça iyi haberim var. Hükümetler arası konferans için açık bir yetki verilmesi konusunda anlaştık’’ dedi. ZİRVEDEN NOTLAR Dış politikada tek seslilik dönemi Fransa ve Hollanda’daki referandumlarda anayasanın reddedilmesiyle başgösteren kurumsal krizi sona erdirecek yeni AB reform anlaşmasının temel unsurları ve yol haritasını belirleme gündemiyle toplanan AB zirvesi kararlarında, dış politikada tek seslilik için “AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi” atanması öngörülüyor. Üye ülkelerin dışişleri bakanlarının üstünde görüleceği gerekçesiyle “AB Dışişleri Bakanı” atanmasına karşı çıkan İngiltere’nin endişelerini gidermek için “Yüksek Temsilci” sıfatıyla atanacak AB ortak dış politika sorumlusunun, neredeyse bütünüyle çakışan, çift başlı yapıda süren AB dış politikasının tek elden yürütülmesini sağlaması arzulanıyor. Merkel Polonya’yı tehdit etti Sakin müzakereciliğiyle tanınan Almanya Başbakanı Angela Merkel, AB zirvesinde uzlaşmaya yanaşmayan Polonya’yı “AB’nin yoluna Polonya’sız devam edebileceği” şeklinde tehdit ederek, “dayanışmanın” birçok örneğini sunan AB tarihinde bir ilki gerçekleştirdi. Merkel, tarihsel olarak Almanya’ya kuşkuyla bakan Polonya’nın, ikili çoğunluk sisteminin büyük devletlere yarayacağı gerekçesine itiraz ederek, her türlü tavizi reddetmesi üzerine, radikal bir adım atarak sözcüsüne, yeni AB anlaşmasını müzakere etmek üzere toplanacak hükümetler arası konferansın 26 üyeyle toplanabileceğini ve Polonya’nın isterse burada sağlanan uzlaşmaya katılabileceğini açıklattı. Bazıları Merkel’in blöf yaptığını ileri sürse de bu girişim Polonya’nın inadını kırdı.

/ BRÜKSEL

24.06.2007


 

Haniye’den Fetih’e şartsız görüşme teklifi

Filistin’de görevden alınan Hamaslı Başbakan İsmail Haniye, yeni ulusal birlik hükümeti kurmak için El Fetih’e müzakere teklif etti.

Gazze’de yapılan açıklamaya göre, Haniye Yemen lideri Ali Abdullah Salih’le telefon görüşmesinde, “bugünkü krizden çıkış yolunun, ulusal birlik hükümeti için Filistinliler arasında ‘yenen, yenilen’ olmaksızın ve hiçbir şart öne sürmeden yapılacak müzakerelerden geçtiğini” söyledi. Haniye’yi azleden Filistin lideri Mahmut Abbas ise, Hamas’la tekrar hükümet kurma fikrini daha önce peşinen reddetmişti. Hamas militanları, Gazze Şeridi’ni 15 Haziranda tamamen ele geçirince El Fetih’in de lideri olan Abbas, Haniye’yi görevden alarak Selam Feyyaz’ı başbakan atamıştı. Feyyaz hükümetini uluslararası topluluk da hemen tanımıştı. Abbas, Hamas militanlarını “katil” ve “terörist” olarak nitelendirip Hamas’la diyalog içine girmeyeceğini söylemişti.

/ GAZZE

24.06.2007


 

Musa: Lübnan’da diyalog şart

Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, Lübnan’daki siyasi liderleri yeniden diyalog kurmaları ve ülkedeki derinleşen siyasi krize çözüm bulmaları konusunda uyardı.

Lübnan’daki siyasi liderlerle dört gün boyunca görüşmelerde bulunan Amr Musa, iki taraf arasında kurulacak diyalogun ana gündemini, “ulusal birlik hükümeti kurulması, Emile Lahud’tan sonra göreve gelecek yeni devlet başkanının seçimi, ülkede güvenlik ve istikrarının sağlanması konularının” oluşturması gerektiğini söyledi. Lübnan’da, hükümet ve Hizbullah önderliğindeki muhalefet arasındaki uzlaşmazlık, ülkeyi son yılların en ciddi politik krizine sürükledi. İki tarafın destekçileri arasında son aylarda çıkan çatışmalarda, bugüne dek 11 kişi öldü.

/ BEYRUT

24.06.2007


 

Darfur’a çözüm aranacak

Başta ABD, Fransa ve Çin olmak üzere birçok büyük devlet, Afrika ülkeleri ve uluslararası örgütler, Darfur krizini ele almak amacıyla yarın Paris’te bir araya geliyor.

İlk kez yapılacak olan böylesine büyük bir toplantının, kanlı Darfur savaşına son verme çabalarına ivme kazandırması bekleniyor. Sudan’ın bu batı bölgesinde olup bitenleri “soykırım” olarak nitelendiren Amerikan yönetimini temsilen, Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice da Paris toplantısına katılıyor. Sudan hükümetiyse Paris toplantısını “yersiz” buldu.

/ PARİS

24.06.2007


 

CIA esrar perdesini aralıyor

Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı CIA, 30 yıl önce düzenlenen gizli operasyonlara dair yüzlerce sayfalık belge üzerindeki gizlilik şerhini kaldıracağını açıkladı.

İstihbarat çevrelerinde “aile yadigarları” olarak adlandırılan sözkonusu belgelerin, gelecek hafta kamuoyuna açıklanacağı belirtildi. Belgelerin 50’li yıllardan başlayarak 70’lere dek uzanan yıllar arasında ülke dışında yürütülmüş olan suikast girişimleri, casusluk faaliyetleri ve bazı solcu örgütlere sızma girişimleri hakkında ayrıntılar içerdiği tahmin ediliyor.

/ WASHINGTON

24.06.2007

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004