Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 31 Ağustos 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Dünya

 

Aleksi’den, 16’ıncı Benediktüs’e soğuk evet

Rusya Ortodoks Kilisesi Patriarkı Aleksi II Vatikan’ın Rusya’da sürdürdüğü misyoner faaliyetleri durdurması karşılığında Papa 16. Benediktüs’le görüşebileceğini söyledi. İtalyan Il Giornale gazetesine verdiği demecinde Aleksi II Vatikan’ın Rusya’da Katolik mezhebinin yaygınlaşması için Ortodokslar arasında sürdürdüğü misyoner faaliyetlerini durdurmasını istedi.

Rusya Patriarkı bunun gerçekleşmesi durumunda da Hristiyanlık dünyasının 1054 yılında ayrılan iki ayrı kolunun ilk görüşmelerinin gerçekleşebileceğini belirtti. Rusya Ortodoks Kiliselerinin birleşmesinde büyük katkısı olan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Vatikan’la da iyi ilişkiler kurulmasını istiyor. Putin, Mayıs 2007’de Moskova’da gerçekleşen törende Patriark Aleksi II ve 1917 Bolşevik devriminden sonra sürgüne gönderilen Yurtdışı Rus Ortodoks Kilisesi Başkanı Metropolit Laurus’u tebrik etmişti. Putin törende yaptığı konuşmasında, “Rusya’nın ulusal kalkınması ve gelişimi, tarihi ve dini destek olmadan mümkün olamaz” demişti. Vatikan’ı ziyaret eden tek Rus lider olarak tarihe geçen Putin, Hristiyanlık dünyasından büyük takdir toplayacağını düşündüğü buluşma için de çaba sarfediyor. Vatikan’la görüşmeye mesafeli duran Rusya Ortodoks Kilisesi konunun sadece birlikte bir kaç fotograf çektirerek tüm dünya kamuoyunda gündeme gelmek olmadığını savunuyor. Papa ile görüşmenin çok iyi hazırlanması gerektiğini belirten Patriark II, “Gerçekten bu görüşme iki kilise ilişkilerinin gelişmesine yardımcı olacak bir adım olmalı. Günümüzde hala bir kısım Katolik din adamları Rusya’yı misyoner çalışmaların yapılacağı bir bölge olarak görüyor.” dedi.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra dini açıdan büyük bir boşluğun olduğu düşünülen Rusya Federasyonu’nda Rusya Ortodoks Kilisesi ile Vatikan arasında rekabet her geçen gün artıyor. Aleksi II yüzyıllardır devam eden mücadelenin kolaylıkla unutulamayacağını belirterek, “Rusya yüzyıllar boyunca Ortodoks inancının merkezi olmuş. Katolik kilisesinin buralarda misyoner çalışmalarda bulunmaması gerekir. Bu bizim için birinci öncelikli sorun. Vatikan daha önce hiç Katolik olmayan Sovyet ülkeleri Ukrayna, Kazakistan ve Belarus’ta da misyoner çalışmalar yapıyor. Bu sorun çözülmeden Vatikan’la görüşmeyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

/ MOSKOVA

31.08.2007


 

Pentagon: Silâhlar bizim

Türkiye’nin PKK’lı teröristlerin üzerinde ele geçirildiğini belirttiği ABD çıkışlı silahlarla Amerikan ordusunun Irak güvenlik güçlerine verdiği bazı silahların aynı olduğu, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) yetkililerince doğrulandı.

Öte yandan Pentagon sözcüsü Geoff Morrell, terör örgütü PKK’ya silah sağlamanın, ABD’nin politikası olmadığını vurguladı.

The New York Times gazetesi, Türkiye’de ele geçirilen silahlarla ABD’nin Irak polis güçlerine 2004 ve 2005 yıllarında sağladığı bazı silahların seri numaralarının çakıştığını yazı. Bu gelişmenin, Savunma Bakanı Robert Gates’in Irak’ta akıbeti belirsiz Amerikan çıkışlı silâhlara ilişkin kaygısını artırdığı ve bu çerçevede açılan soruşturmanın derinleştirileceği bildirildi.

Seri numaraları çakışan silahlar arasında, ABD’nin Irak güvenlik güçlerine dağıtmak üzere satın aldığı Avusturya yapımı Glock marka tabancaların da yer aldığı belirtildi. Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Nabi Şensoy, Temmuzdaki bir konuşmasında, terör örgütü PKK’nın elindeki ABD çıkışlı silahlarla ilgili olarak Iraklı Kürt gruplarını suçlamıştı.

The New York Times’a göre Pentagon yetkilileri, silâhların terör örgütü PKK’ya Iraklı Kürtler tarafından verildiği veya satıldığı yönünde ellerinde delil olmadığını söyledi. Bu yetkililer, bu silahların, çalındıktan veya çatışmalarda kaybolduktan sonra karaborsada satılarak Türkiye’ye sokulmuş olabileceğini savundu. Amerikalı yetkililer, Türkiye’de ele geçen ABD çıkışlı silâh sayısının, onlarca veya yüzlerce olabileceğini kaydetti.

Bu silâhlar konusundaki haberler ve iddialar, Pentagon sözcüsü Morrell’in basın toplantısında geniş şekilde tartışıldı. Morrell, “Bu devletin ve bakanlığın politikası, PKK’nın bir terör örgütü olduğu yönünde. Biz teröristlerle iş yapmayız, dolayısıyla PKK ile de iş yapmayız ve kesinlikle PKK’yı silâhlandırmayız. Dolayısıyla, Amerikan çıkışlı bazı silâhlar Türkiye’de teröristlerin veya başka suçluların eline geçmişse, böyle bir durum bu devletin veya bu bakanlığın politikası değil” dedi.

/ WASHINGTON

31.08.2007


 

Foxman’ın yeni mesajı, eski mesaj mı?

Amerikan Yahudi kuruluşu Anti-Defamation League’ın (ADL-İftira ve İnkara Karşı Mücadele Birliği) ulusal direktörü Abraham Foxman’ın bir Yahudi dergisinin internet sitesinde önceki gün çıkan ve 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddiasını yineleyen makalesinin, Foxman’ın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a gönderdiği özür mektubundan önce yazıldığı bildirildi.

Konuya ilişkin bilgi veren diplomatik kaynaklar, Abraham Foxman’ın Boston kenti bölgesinde yayımlanan The Jewish Advocate adlı Yahudi dergisinin internet sitesinde yayımlanan, Kongrede bekleyen soykırım tasarılarının geçmesine bir kez daha karşı çıkmakla birlikte 1915 olaylarının “soykırım” olduğunu yineleyen makalesinin, Foxman’ın Erdoğan’a yolladığı mektuptan önce yazıldığının ve derginin bu yazıyı sonradan yayımladığının ortaya çıktığını belirttiler. Kaynaklar, ADL’nin, makalenin yayımlanmasının ardından dergiden söz konusu makalenin yayından kaldırılmasını istediğini kaydettiler.

İsrail’in Ankara Büyükelçisi Pinhas Avivi de, İsrail’in Ankara Büyükelçiliği konutunda düzenlenen veda resepsiyonunda gazetecilerin soruları üzerine, derginin yayımladığı makalenin, ADL’nin geçen haftaki açıklamasının yeniden kullanılmasından ibaret olduğunu söyledi. İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü arayarak cumhurbaşkanı olmasından dolayı tebrik ettiğini ifade eden Büyükelçi Avivi, görüşmede ADL’nin açıklamasının da gündeme geldiğini, Peres’in, Türkiye ile ilişkilere verdikleri önemin altını çizdiğini ve her zaman Türkiye’nin yanında olduklarını söylediğini bildirdi.

/ ANKARA

31.08.2007


 

‘Ermeni tasarısı ilişkilerimizi geriletir’

Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Nabi Şensoy, ABD Kongresinin alt kanadı Temsilciler Meclisinde bekleyen 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarına ilişkin tasarının kabul edilmesi durumunda “bazı ilişkilerin etkileneceğini reddedemeyeceğini” söyledi.

Jewish Telegraphiç Agency (JTA-Yahudi Telgraf Ajansı) adlı haber kuruluşuna açıklama yapan Şensoy, “Bu tasarı geçerse, bunun bazı ilişkilere bazı etkisinin olacağını reddedemem. Bunda kuşku yok” dedi. JTA, Şensoy’un bu sözlerini, tasarının geçmesi durumunda Türkiye’nin, ABD’nin yanı sıra İsrail ile de ilişkilerinin olumsuz etkileneceği şeklinde yorumladı. ABD’deki Yahudi kuruluşu Anti-Defamation League (ADL-İftira ve İnkara Karşı Mücadele Birliği), geçen hafta yaptığı açıklamada, 1915 olaylarının “soykırıma eşdeğer” olduğunu ileri sürmüş, ancak Kongredeki Ermeni tasarılarına karşı çıkmayı sürdüreceğini duyurmuştu. JTA’ya göre Şensoy, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a bir mesaj göndererek “Türkiye’ye verdiği acıdan dolayı derin üzüntü duyduğunu” bildiren ADL’nin şimdiki tutumunun daha dengeli olduğunu söyledi. Nabi Şensoy, “Amerikan Yahudi kuruluşlarının bu konuda tarafsız olmasını bekliyoruz” dedi. Büyükelçi Şensoy, tasarının geçmesi durumunda Türkiye’deki Yahudi toplumunun zarar görebileceği yönündeki iddialardan çok rahatsız olduğunu da belirterek, “Bunu ileri sürenler, 500 yıl geçmişe dayanan Türk-Yahudi tarihini unutuyor. Türkler ile Yahudiler arasında daima çok iyi ilişkiler oldu ve Türk Yahudi toplumu, Türk toplumunun temel bir parçasıdır” dedi.

/ WASHINGTON

31.08.2007


 

İsrail, Suriye üzerinden Rusya’yı suçladı

İsrail Savunma Bakanlığının Diplomatik-Güvenlik Bürosu Başkanı Amos Gilad, yaz başlarında İsrail ile Suriye arasında artan gerilimden kısmen Rusya’nın sorumlu olduğunu söyledi.

Gilad, ordu radyosuna yaptığı açıklamada, Rusların etkisiyle, Suriye’nin İsrail’in savaşa hazırlandığına inandığını, ancak İsrail’in Moskova’ya gönderdiği mesajlardan sonra Rusların bu tür etkinliklerini azalttığını ve bunun da bölgedeki gerilimi düşürdüğünü söyledi. Amos Gilad, “Sanırım, artık (Ruslar) buna son verdiler. Suriye İsrail’e bir saldırı planlamıyor ve İsrail de kesinlikle bir saldırı planlamıyor” diye konuştu. İsrail’in İbranice yayımlanan gazetelerinden Ma’ariv gazetesi de, Kremlin’deki diplomatik ve güvenlik yetkililerinin askeri satışlarını artırmak amacıyla Suriyelileri kasten yanıltma yoluna gittiklerini iddia etmişti.

/ KUDÜS

31.08.2007


 

‘Irak’ta durum kontrolümüz altında’

ABD’de yapılan bir araştırmada, Amerikalıların yarısından fazlasının, Irak’taki savaşın kaybedildiğini düşünmediği ortaya çıktı.

UPI/Zogby araştırma kuruluşlarının 17-20 Ağustosta 6 bin 711 kişi üzerinde yaptığı araştırmaya göre, Amerikalıların yüzde 54’ü, Irak’taki savaşın kaybedildiğini düşünmüyor. Araştırma, Amerikalıların, ABD Başkanı George Bush’un yeni Irak stratejisinin sonuçları hakkında da farklı fikirlerde olduğunu gösteriyor. Amerikalıların yüzde 49’u Irak’a bu yıl 30 bin takviye asker gönderilmesinin sonuç vermediğini düşünürken, yüzde 45’i bu takviyenin işe yaradığı görüşünde.

/ WASHINGTON

31.08.2007


 

Müşerref: Baskıları kabul etmem!

Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref, Genelkurmay Başkanlığını bırakma konusunda hiçbir “baskı veya ültimatomu” kabul etmeyeceğini söyledi.

Devlet Başkanlığı sözcüsü Raşid Kureyşi, yaptığı yazılı açıklamada, Devlet Başkanının bütün önemli milli meselelerde diyaloğa inandığını, ancak “asla baskı veya ültimatom altında çalışmadığını” belirtti.

Kureyşi, Müşerref’in “tüm kararları sadece uygun zamanda ulusal çıkarlara ve anayasa ile yasalara uygun olarak alacağını” kaydetti.Pakistan’ın yurt dışında yaşayan eski Başbakanı Benazir Butto, yaptığı açıklamada, “General Müşerref’in üniformasını çıkarmaya karar vererek halkın sesine kulak verme kararını memnuniyetle karşıladığını” söylemişti. Butto ile Müşerref, devlet başkanlığı seçimleri öncesinde ittifak arayışları içinde bulunuyor. İttifakın, yeniden seçilmesi için Müşerref’e destek karşılığında Butto’nun sürgünden dönmesine izin verilmesi ve Müşerref’in üniformasından vazgeçmesini öngördüğü belirtiliyor.

/ İSLAMABAD

31.08.2007


 

Rice’dan tebrik

ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü telefonla arayarak tebrik ettiği ve Gül’ün yeni görevi sırasında da ülkeler arasındaki iyi ilişkilerin sürmesini dilediği bildirildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tom Casey, gazetecilere yaptığı açıklamada, Rice’ın, Cumhurbaşkanı Gül’ü telefonla aradığını kaydederek, ‘’Bakanımız, Gül’ün dışişleri bakanlığı sırasında kendisi ile sürdürdüğü iyi ve olumlu ilişkinin, Gül’ün yeni görevi sırasında da sürdürüleceği umudunu iletti’’ dedi. Sözcü, Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesinin Türk demokrasisi ve anayasasının gücünü gösterdiği yönündeki daha önceki ABD açıklamasını da yineledi.

/ WASHİNGTON

31.08.2007


 

AB ile Türkiye yakınlaşır

İsveç gazeteleri, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesiyle Türkiye’nin AB’ye daha çok yakınlaşacağını yazdı.

Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesi İsveç gazetelerinde geniş yer aldı. Gazetelerde, “Bu sadece onun ve partisinin başarı değil, Türkiye’nin AB’ye bir adım daha yakın olması demek. Bu aynı zamanda İslam ile demokrasinin bir arada olabileceğini gösteriyor” yorumu yapılırken, Avrupalılar olarak “bizler de AB’ye girmelerine müsaade edersek, Türkiye o zaman Avrupa ile İslâm dünyası arasında köprü vazifesi görecektir” ifadeleri yer aldı.

Seçilme sürecine de geniş yer veren İsveç gazeteleri, askerin bu zamana kadar müdahaleci tavrına da geniş yer vererek eleştirdi.

DN Gazetesi’nden Michael Winiarski, “Askerin büyük problem yaptığı Gül’ün eşinin başörtüsü. Birçok Türk ise bunu tehdit olarak görmüyor. Ordu ise artık söylediğini yutmak zorunda. Ordunun AB’den korkması ise doğal, çünkü AB’ye üye olmak demek, Türkiye’de artık derin devletin olmaması demektir” yorumunda bulundu.

/ STOCKHOLM

31.08.2007


 

Barroso, Sarkozy’nin açıklamasından memnun

AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin, Türkiye’nin AB üyeliği ile ilgili açıklamalarını memnuniyetle karşıladığını söyledi.

Barroso, Fransız Le Figaro gazetesinin internet sitesinde yayımlanan açıklamasında, ‘’Fransa Cumhurbaşkanı’nın yaklaşımının, seçim kampanyasındaki taahhütleriyle tutarlı olmasına rağmen, Sarkozy’nin Türkiye’ye kapıyı tamamen kapatmamasından memnuniyet duyduğunu’’ ifade etti. Barroso, açıklamasında Türkiye ile AB arasında müzakerelerin sürmesini istediğini belirtti.

Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy, 3 gün önceki konuşmasında, Türkiye’nin AB üyeliği müzakerelerinin yeniden başlamasına karşı olmadığını belirtmiş, ancak tercihinin AB ve Ankara arasında ‘’ortaklık’’ olduğunu yinelemişti.

/ PARİS

31.08.2007


 

Avivi veda etti: Babacan’ı tanıyoruz

İsrail’in Ankara Büyükelçisi Pinhas Avivi, Ankara’daki görev süresinin sona ermesi dolayısıyla resepsiyon verdi.

Resepsiyonda gazetecilerle sohbet eden ve sorularını cevaplyan ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, Ali Babacan’ın Dışişleri Bakanlığına getirilmesine ilişkin yorumunun sorulması üzerine, Babacan’ı kutladığını, kendisinin, ABD’nin de yakından tanıdığı, uluslararası alanda tecrübeli bir isim olduğunu ifade etti.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, Dışişleri Bakanlığına getirilen Ali Babacan’ı kutladığını, kendisinin, ABD’nin de yakından tanıdığı, uluslar arası alanda tecrübeli bir isim olduğunu ifade etti.

ABD Büyükelçisi Wilson, bir soru üzerine, Babacan’ın, Eylül ayında New York’ta düzenlenecek BM Genel Kurulu toplantılarında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a eşlik edeceğini tahmin ettiğini belirterek, New York’a gitmesi durumunda Babacan ile ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice arasında bir görüşme yapılması için fırsat oluşacağını söyledi.

/ ANKARA

31.08.2007


 

İnsan Hakları İzleme Örgütü tek yanlı

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Lübnan Hizbullahı’nı geçen yıl savaş sırasında İsrailli siviller üzerine hedef gözetmeksizin füze atmakla suçlarken, İsrail ile ilgili bir yorumda bulunmadı.

Merkezi New York’da bulunan örgüt tarafından yayımlanan raporda, yaptıkları incelemeler sonucunda Hizbullah’ın geçen yıl İsrail’in Lübnan saldırısı sırasında açık bir meşru askeri hedef olmaksızın sayısız füze fırlattığını tespit ettikleri, bunun da sivillerin bilerek hedef alındığını gösterdiği ifade edildi. Raporda ayrıca, Hizbullah’ın, füze saldırılarının İsrail’in ateşine karşılık olarak yapıldığı ve İsrail’i kara savaşına çekmeyi amaçladığı şeklindeki savunmalarının, savaş kuralları bakımından yasal bir dayanağı olmadığı savunuldu. Örgüt, İsrail ile ilgili ise bir yorumda bulunmadı. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın siyasî danışmanı, raporu ‘’siyasi ahlaksızlık’’ olarak nitelerken, Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora da raporu eleştirdi ve örgütün önce İsrail hakkında rapor yayınlaması gerektiğini belirtti.

/ BEYRUT

31.08.2007


 

AB’lilerin tercihi Türkiye

AB’nin kamuoyu yoklamaları kurumu Eurobarometre tarafından yapılan kapsamlı bir araştırmanın sonuçlarına göre, AB’liler, ‘’yakın gelecekte AB’ye üye olacak ülkeler’’ sıralamasında Türkiye’yi başa çıkardı.

Eurobarometre’nin 27 bin kişinin görüşüne dayanan ‘’AB’nin komşularıyla ilişkileri’’ konulu kamuoyu yoklamasında, AB’ye yakın gelecekte üye olabilecek 5 ülkenin hangileri olacağı da soruldu. Bu sıralamada Türkiye (yüzde 34), Hırvatistan (yüzde 12), Romanya ve Bulgaristan (yüzde 11) ve Ukrayna (yüzde 10) ön plana çıktı.

Romanya ve Bulgaristan’ın AB üyesi olduğunu bilmeyenlerin varlığı dikkati çekerken, Polonya ve Kıbrıs Rum kesimi gibi AB üyelerinin de ‘’yakın gelecekte katılabilecekler’’ arasında yer aldığı gözlemlendi.

Türkiye’nin AB’ye yakın vadede katılacağını düşünenlerin başında Hollandalılar (yüzde 66), İsveçliler (yüzde 59), Danimarkalılar (yüzde 55), Lüksemburglular (yüzde 52) Finler ve Yunanlar (yüzde 51) ve Almanlar (yüzde 50) geliyor.

Aynı kamuoyu yoklamasının sonuçlarına göre, AB vatandaşlarının yüzde 80’i, AB’nin komşularıyla ilişki politikasından habersiz gözüküyor.

Kamuoyu yoklamasına katılan AB’lilerin yüzde 89’u, komşularla yapılacak işbirliğinde terörizm ve suç örgütlerine karşı mücadele unsuruna öncelik verilmesini istiyor. İşbirliğinde çevre ve enerji, ekonomik gelişme, demokrasi, eğitim ve göç dosyalarının ön plana çıkarılması da öneriliyor.

/ BRÜKSEL

31.08.2007


 

Flaş disklerde geri sayım

Flaş tabanlı diskler (SSD) yakında bilgisayarlarımızda sabit disk olarak da hizmet verecek.

Windows Vista’nın daha hızlı açılıp kapanmasını sağlayan ReadyBoost, ReadyDrive gibi uygulamalarla da giderek işlev kazanan flaş diskler böylece aynen sabit diskler gibi bilgisayarlarda hizmet verecek. Disk üreticisi Seagate de yaptığı bir açıklamayla daha az enerji harcamaları, daha hızlı veriye erişmeleri ve sarsıntıya dayanıklı olma özelliğine sahip 160GB’a kadar ulaşan kapasiteli SSD satışına 2008 yılında başlayacağını açıkladı.

31.08.2007


 

Çin Seddi kısalıyor

Dünyanın yeni harikaları arasına seçilen Çin Seddi’nin bir bölümünün giderek “eridiği” belirtildi.

Şinhua haber ajansının bildirdiğine göre, M.Ö 206 - M.S 220 yıllarında hüküm süren Han hanedanlığı döneminde yapılan seddin Gansu eyaletine bağlı Minqin’deki 60 kilometrelik bölümü, “hızla yok oluyor”.

Yetkililer, Çin Seddi’nin bu bölümü taş ve tuğla yerine topraktan inşa edilmiş olduğu için erozyona karşı daha zayıf olduğunu söylediler. Yetkililer, hava şartları yüzünden toprak duvarın zaman içinde akarak ortadan kalktığını belirttiler.

/ PEKİN

31.08.2007


 

Hahamdan ‘dinî özgürlük ihlâli’ dâvâsı

ABD’nin New Jersey eyaletinin Freehold kasabasında yaşayan Yahudi bir din adamı, evinde topluca duâ etmesini gizlice izleyen kasaba yönetimi aleyhine insan hakları dâvâsı açtı.

Eyalet başşehri Trenton’da federal mahkemede dâvâ açan Rabbi Avraham Bernstein, evini kontrol altında tuttuklarını iddia ettiği kasaba yöneticilerinin, ibadetlerini ve dini özgürlüklerini ihlâl ettiğini savundu. “Lubavitch Chabad” diye anılan Ortodoks Hasidik Yahudi cemaatine mensup Bernstein, inançlarına göre, Cuma akşamından Cumartesi akşamına kadar süren “şabat” boyunca en az 10 erkeğin beraber duâ etmesi gerektiğini söyledi. Kasaba yöneticileri ise, Bernstein’in, kurallara aykırı olarak evini ibadet yeri gibi kullanarak mahallenin düzenini etkilediğini savunuyor. Bernstein, kasaba güvenlik görevlilerinin, evini bir “şabat” günü kamerayla görüntülediğini de ileri sürüyor.

/ NEWJERSEY

31.08.2007

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler


 Son Dakika Haberleri