Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 28 Ekim 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Dünya

 

Irak: Türkiye karşı cevap vermedi

Irak Savunma Bakanlığı Sözcüsü Muhammed Askerî, Irak heyetinin, açık, şeffaf ve iyiniyetli bir biçimde çözümler önererek, Türkiye’den de önerilerini istediğini, ancak henüz herhangi bir cevap almadıklarını söyledi.

Irak heyeti, temaslarını tamamlayarak Ankara’dan ayrıldı.

Heyette, Irak Millî Güvenlik Bakanı Şirvan El Vaili, Irak Savunma Bakanı Abdülkadir Muhammed Casim, Irak Kürdistan Demokrat Partisi (IKDP) Dış İlişkiler Sorumlusu Sefin Dizai, Irak Kürdistan Yurtseeverler Birliği (IKYB) Politbüro üyesi İmad Ahmed, Irak İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Aydın Halis ve Irak istihbaratından yetkililer bulunuyordu.

Heyetin temasları çerçevesinde Dışişleri Bakanlığında Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın katılımıyla bakanlar düzeyinde bir toplantı yapılmıştı.

Görüşmeler, daha sonra heyetin bütün üyeleriyle, ABD ve Irak’ın Ankara büyükelçiliklerinden yetkililerin katılımıyla Hilton otelinde devam etmişti.

Irak Savunma Bakanı Casim, dün ayrıca Millî Savunma Bakanı Vecdi Gönül ile görüşmüştü.

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Levent Bilman, Irak heyetinin Ankara ziyaretine ilişkin olarak, “Irak heyetinin bugün bize, daha ziyade uygulanması uzun zaman alacak bazı fikirlerle geldiğini gördük” açıklamasında bulunmuştu.

Irak Savunma Bakanlığı sözcüsü Muhammed Askeri de yaptığı açıklamada, Türk tarafına sundukları önerilerden bahsetmiş ve Irak heyetinin, sınır güvenliğinin sağlanması faaliyetlerine koalisyon güçlerinin de dahil olması önerisinde bulunduğunu belirtmişti.

Bu arada Irak Millî Güvenlik Bakanı Şirvan El Vaili, sabah saatlerinde heyetin diğer üyelerinden önce Ankara’da ayrıldı. Vaili, İstanbul üzerinden Kahire’ye gitti.

/ ANKARA

28.10.2007


 

Amerikan diplomatları da Bağdat’tan kaçıyor

ABD Dışişleri Bakanlığının, Bağdat büyükelçiliğindeki personel açığını kapatmak için bazı diplomatları zorunlu olarak görevlendirebileceği, gitmek istemeyenleri bakanlıktan atabileceği bildirildi.

Bakanlığın insan kaynakları müdürü Harry Thomas, 250 kadar bakanlık personeline Bağdat büyükelçiliğindeki 50 pozisyon için “başlıca aday” olduklarının bildirileceğini; eğer çok az istekli çıkarsa bazılarının görevlendirileceği, görevi reddedenlerin bakanlıktan atılmayı göze almaları gerektiğinin kendilerine söyleneceğini bildirdi.

/ ANKARA

28.10.2007


 

PKK için talimat almadım

Irak’taki çokuluslu gücün, kuzey Irak’ı ve 25. Piyade Tümeni’ni kontrol eden Amerikalı komutanı Tümgeneral Benjamin Mixon, terör örgütü PKK’ya karşı herhangi birşey yapılması konusunda bir talimat almadığını söyledi.

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’da gazetecilerin sorularını cevaplayan Benjamin Mixon, kendi bilgisi dahilinde, bölgenin kontrolünü elinde bulunduran Iraklı Kürtler’in de PKK’ya karşı ‘’açık bir faaliyette bulunmadıklarını’’ bildirdi. Mixon, bir gazetecinin, ‘’Kuzey Irak’ta, PKK hareketlerine ve faaliyetlerine karşı herhangi bir adım atmayı planlıyor musunuz?’’ yönündeki sorusuna, ‘’Kesinlikle hayır’’ cevabını verdi. Kuzeye Türkiye’nin sınır ötesi operasyon ihtimalini engellemek için, PKK’ya karşı önlem alma sorumluluğu hissetmeleri gerektiğini ifade eden gazeteciye karşılık Mixon, ‘’Bu yönde bize hiçbir talep gelmedi ve sorumluluk verilmedi’’ dedi.

Gazetecinin, ‘’Size PKK ile ilgilenmemeniz mi söylendi? Bölgenizde bir terörist grup varsa neden üstüne gitmiyorsunuz?’’ yönündeki sorusu üzerine Mixon, ‘’Kimse bana özellikle böyle birşey söylemedi. Ancak bu konuda birşey yapılması için talimat da almadım’’ dedi.

/ WASHINGTON

28.10.2007


 

Butto ilk gezisine çıktı

Pakistan’ın eski başbakanlarından Benazir Butto, ülkesine döndüğü ilk gün düzenlenen ve kendisini hedef alan bombalı saldırının ardından, ilk kez dün, aile köklerinin uzandığı köye gitmek üzere Karaçi’den ayrıldı.

Butto’nun, Karaçi’deki şehir havaalanına giden konvoyunun 10’a yakın polis aracı tarafından korunduğu, geçtiği yolların trafiğe kapatıldığı ve yol boyunca silâhlı korumaların yerleştirildiği belirtildi.

Benazir Butto’nun, Larkana kenti yakınındaki Garni Kuda Bakşi köyüne giderek, Pakistan’ın ilk seçilmiş lideri babası Zülfikar Ali Butto’nun mezarını ziyaret etmesinin beklendiği kaydediliyor.

Butto’nun 8 yıllık sürgünden ülkesine döndüğü geçen hafta Karaçi’de kutlamalar düzenlenmiş, Butto’nun ve taraftarlarının konvoyunu hedef alan intihar saldırısında 143 kişi ölmüştü. Saldırıdan beri Butto, Karaçi’deki konutundan ayrılmamıştı.

Benazir Butto, Lahor ve İslamabad’a da gideceğini, aynı zamanda Keşmir’in Pakistan tarafını da ziyaret etmeyi planladığını açıklamıştı.

/ İSLAMABAD

28.10.2007


 

Erdoğan’dan Batı’ya sitem

Türkiye’de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, PKK’yla mücadelede Batı’dan yeterince destek almadıklarından yakınarak, ‘’PKK’yı ‘terör örgütü’ olarak niteleyen ülkelerin, üyelerini Türkiye’ye teslim etmemelerine’’ tepki gösterdi.

Türkiye, PKK’yla mücadelesinde Batı’dan gerekli desteği görmediğinden yakınıyor Erdoğan konuşması sırasında ülke adı vermedi, herhangi bir olaya da gönderme yapmadı. İstanbul’da konuşan Erdoğan, ‘’Terör örgütünü, ‘evet bu terör örgütüdür’ diye ifade eden ülkelerin, teröristleri, kalkıp da ülkemize teslim etmemeleri anlaşılır bir yaklaşım değil. Bu samimiyet testini aslında kaybetmektir. Eğer samimî olsalar yapacakları iş, bu teröristleri kendi ülkelerinde barındırmak değil bunları sahibine teslim etmektir’’ dedi. “Bugüne kadar bunu hiçbir Avrupa ülkesi maalesef yapmadı’’ görüşünü dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti: “Ve çok enteresandır, yargıya çıkarıp yargıladıktan sonra tutuksuz olarak yargılanmanın devamına ve ondan sonra da bu teröristin başka bir Avrupa ülkesine gittiğini ve buradan da, ne yazık ki, Kandil Dağlarına geçtiğini görüyoruz; tesbit ediyoruz, bunları belgelerle kendilerine veriyoruz.’’

/ İSTANBUL

28.10.2007


 

‘Litvinenko İngiliz istihbaratına çalışıyordu’

İngiliz Daily Mail gazetesi, geçen yıl 23 kasımda Londra’da polonyum 210 ile zehirlenerek ölen eski Rus ajanı Alexander Litvinenko’nun İngiliz gizli servisi MI6 için çalıştığını iddia etti.

Gazete, kimliğini açıklamadığı diplomatik ve istihbarat kaynaklarına dayanarak verdiği haberinde, Litvinenko’nun öldürüldüğünde MI6’da 2 bin sterlin (2 bin 850 avro, 4 bin 100 dolar) maaş aldığını belirtti. Daily Mail, şu an MI6’ın başında bulunan Sir John Scarlett’in Moskova’da görev yaparken, Litvinenko’nun işe alınmasına önayak olduğunu yazdı.

İngiltere’nin Moskova’dan iadesini istediği eski KGB ajanı Andrey Lugovoy da mayısta yaptığı açıklamada, Litvinenko’nun İngiliz ajanı olduğunu söylemiş ve zehirlenmesinde MI6’i suçlamıştı.

/ LONDRA

28.10.2007


 

Vladimir Putin, 1962’yi hatırlattı

Rusya lideri Vladimir Putin, Washington yönetiminin Doğu Avrupa’ya füze kalkanı yerleştirme planlarının çıkardığıı sorunu 1960’larda Sovyetler’le ABD arasında yaşanan ‘’Küba füze krizi’’ne benzetti.

Rusya ABD’nin Doğu Avrupa’ya füze savunma sistemi kurmasına karşı Rusya, ABD’nin Çek Cumhuriyeti ve Polonya’ya füze savunma sistemleri yerleştirmesine karşı çıkıyor.

ABD Başkanı George Bush geçen hafta Rusya’nın muhalefetine rağmen, Avrupa için bir füze kalkanının acil bir gereklilik olduğunu söylemişti.

Bush, ABD’nin Polonya ve Çek Cumhuriyeti’ne yerleştirmek istediği füze kalkanı projesinin Rusya’ya karşı olmadığını yineleyerek, projenin İran gibi, “haydut devletlere” yönelik olduğunu söylemiş, “Soğuk savaş bitti” demişti. Bush, İran’dan gelen tehdidin gerçek olduğunu belirterek, “Amerikan istihbarat servisleri, İran’ın, 2015’e kadar, ABD ve bütün Avrupa’ya ulaşabilecek kıt’alar arası balistik füze geliştirme kapasitesine sahip olabileceğini düşünüyor” ifadesini kullanmıştı. Moskova yönetimi ise, Amerikan yönetiminin bir zamanlar Sovyetler Birliği’nin nüfuz alanında olan ülkelere füze savunma üsleri kurmasına karşı.

Putin’in gönderme yaptığı füze krizi o dönemin Sovyetler Birliği’yle Amerikan yönetimini ‘’nükleer savaşın eşiğine’’ getirmişti.

1962’de yaşanan gerilim, ABD casus uçaklarının Küba’da, Amerika’yı vurabilecek uzaklıkta konuşlandırıldığını tesbit etmesiyle başlamıştı.

Moskova’nın o dönemde Küba’ya füze sevki kararı ise, Washington’un Avrupa’ya füze yerleştirmesine cevap olarak görülmüştü.

Gerilim, dönemin Sovyet lideri Nikita Kuruşçev’in, Washington’dan Küba’ya saldırmayacağı garantisi alması ardından füze bataryalarını sökmesiyle sona ermişti.

Putin, Portekiz’de AB liderleriyle biraraya geldikten sonra gazetecilerin füze kalkanı projesine ilişkin soruları üzerine, ‘’Ben ilişkilerin giderek 1960’ların ortalarındaki duruma nasıl benzemeye başladığını sizlere hatırlatmak istiyorum’’ dedi.

‘’Bizim için teknolojik olarak durum benzeşiyor’’ görüşünü dile getiren Putin, Sovyetler Birliği’nin benzer hareketleri Küba füze krizini ortaya çıkarmıştı’’ dedi.

Ancak Putin, ‘’Durum aynı değil. Düşman değiliz. Başkan Bush’u dostum olarak niteleyebilirim, ama biz çözüm önerdik, henüz yanıt almadık’’ dedi.

/ MOSKOVA

28.10.2007


 

ABD Dışişleri’nde taşeron istifası

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın üst düzey bir yetkilisi, özel güvenlik şirketlerinin yeterince denetlenmediği eleştirileri karşısında istifa etti.

Blackwater gibi şirketlerin çoğu mensubu eski askerler Diplomatik güvenlikten sorumlu bakan yardımcısı Richard Griffin, istifa mektubunda bu konudaki eleştirilerden söz etmedi. Ancak daha bakanlık özel güvenlik şirketlerinin faaliyetlerinin daha sıkı denetlenmesine yönelik bir dizi karar aldı. Griffin’in doğrudan görev alanına giren özel güvenlik şirketleri, genelde diplomatik temsilcileri ve personeli korumak üzere görev yapıyor. Irak’taki mensuplarının sayısı onbinlerle ifade edilen bu şirketlerin faaliyetleri, en büyüklerinden Blackwater’ın Iraklı sivilleri öldürdüğü yolundaki suçlamalarla tartışmaya açıldı.

/ WASHİNGTON

28.10.2007


 

Karadziç, anlaşmalı kaçak

Lahey’deki Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi Sırbistan’dan savaş suçu zanlısı Bosnalı Sırp lider Radovan Karadziç ile Amerikalı yetkililer arasında bir dokunulmazlık anlaşması yapıldığı iddialarını araştırmasını istedi.

Mladiç ve Karadziç yıllardır aranıyor. Bosna savaşı sırasında soykırım suçu işlediği gerekçesiyle aranan Karadziç, on yılı aşkın bir süredir bulunamıyor. Görev yaptığı dönem Karadziç’e yakın olan isimler, bir süredir eski Bosnalı Sırp lider ve Amerikalı yetkililer arasında gizli bir dokunulmazlık anlaşması yapıldığını savunuyordu.

/ LAHEY

28.10.2007


 

İran, petroldeki paylaşımdan rahatsız

İran Petrol Bakan Vekili Gulam Hüseyin Novzeri, 90 doları aşan petrol fiyatına rağmen `üretici ülkelerin eline bir şey geçmediğini’’ savundu.

İran yönetimi, rekor düzeye ulaşan petrol fiyatından ‘’memnun’’ değil. İran gazetesine konuşan Petrol Bakan Vekili Gulam Hüseyin Novzeri, 90 doları aşan petrol fiyatları konusunu değerlendirirken, `’petrol fiyatındaki artışa rağmen üretici ülkelerin eline bir şey geçmediğini’’ söyledi.

Petrolün halihazırdaki fiyatının gerçek fiyat olmadığını ifade eden Novzeri, doların değerindeki aşırı düşüşe işaret ederek, petrol fiyatlarının 5 yıl öncesiyle mukayese edildiğinde reel değerin 47 dolar olduğunu belirtti.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) üyesi ülkelerin üretimde sıkıntısı olmadığın ifade eden Novzeri, ‘’Üye ülkelerin tam kapasite üretim yaptığını, dünya piyasasında yeterince petrol bulunduğunu, dolayısıyla ekstra üretime ihtiyaç olmadığını’’ kaydetti.

/ TAHRAN

28.10.2007

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler


 Son Dakika Haberleri