Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 06 Mart 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Röportaj

Aytekin Akay

İsminde vakıf geçen, ama vakfı olmayan ilçe: Vakfıkebir

Avukat Yahya Yeşiloğlu, gelecek yıllardaki hedeflerini, derneğe modern bir yer satın almak, Vakfıkebir Vakfı’nı kurmak ve ilçedeki gelişmelere duyarsız kalmamak olarak açıklıyor. Trabzon dışındaki Vakfıkebirliler için 2004 yılı, değişim anlamına geliyordu. İstanbul’da Vakfıkebirlileri temsil eden en büyük sivil toplum kuruluşu Vakfıkebir Kültür ve Yardımlaşma Derneği, yeni başkan ve yönetim kuruluyla öne çıkmaya başladı. Yüzlerce Trabzon derneği içinde faaliyetleri ve etkinlikleriyle adlarından söz ettirmeyi başardılar. Bir derneğin en aslî vazifesi neyse onu yerine getiren derneğin başkanlığını 2004 yılından bu yana genç bir avukat Yahya Yeşiloğlu yürütüyor. Avukat Yeşiloğlu, efektif çalışma için ekip çalışmasının öne-mine dikkati çekiyor.

*Sayın başkan, 2004’den bu yana Vakfıkebir Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nde bir hareketlilik göze çarpıyor? Trabzon dernekleri içinde ismi önde olan bir dernek başkanı olarak, bu atılımın amacı nedir?

Öncelikle şunu belirtmek isterim. Türkiye’nin en büyük ve en eski üniversitesinin, yine en eski fakültesi olan İstanbul Hukuk Fakültesi’nden mezun oldum. Bu fakültede ikinci olarak kurulan Anadolu Hukuk Kulübü’nün kurucu başkanlığını yaptım. İstanbul Hukuk Fakültesi’nde öyle herkes kulüp kuramaz. Biz, bunu başardık ve kulüp halen faaliyetini sürdürmektedir. İyi bir hukukçu, aynı zamanda toplumbilimci (sosyoloji) ve insan bilimcidir (psikoloji). Zaten insan hayatı da sosyal aktiveden ibarettir. Pek çok dernek ve vakıfta çalıştım. Dernekçilik ve sosyal faaliyetler bizim uğraş alanımızdır. Bu aktivitemizi Vakfıkebir Derneği’ne taşıdık. Amacımız Vakfıkebir’i lâyık olduğu şekilde temsil etmek ve İstanbul’da kendi kabuğuna çekilmiş Vakfıkebirli potansiyelini harekete geçirmek. Vakfıkebir, çok eski bir yerleşim yeri, aynı zamanda liman kenti. Her zaman adı büyük olmuş, Büyükliman ve Vakfıkebir olmuş.

Vakfıkebirlileri toparlıyoruz. Yeni gelen yönetimde ilk olarak bu bilinci yaymanın amacını güttük. Bu fikri önce yönetim kurulu olarak paylaştık. Sonra da çevremize anlattık. Ardından, ilçenin potansiyelini ortaya çıkardık. Nerede hangi Vakfıkebirli varsa, herkesi toparladık. İstanbul’da, Ankara’da ve başka kentlerdeki değerlerimizi aradık, bulduk. Dernekçilik yaparken, ister nicelik, isterseniz nitelik yönünden bakın, benim için daha önemlisi olan entelektüel olmaktır. Bizim bütün gayretimiz bu yönde oldu. Sıradan insanlar değilsek, sıradan dernek de olmamalıyız. Oturup kalktığımız insanlardan mekânlara kadar, her yerde bu entelektüellik olmalı. Bugün belli seviyeyi yakaladık, derneğimizin çıtasını yükselttik. Şunu da vurgulamak isterim ki; biz, 1987 yılında kurulmuş bir derneğin yönetimini devraldık. Mevcut derneği geliştirdik ve daha da aktif hale getirdik.

* Entelektüel dernek olma amacınızı anlattınız, yalnız bu amaca yönelik somut adımlar attınız mı?

Oldu elbette. Dernek ve ilçe tarihimizde ilk yayınımız olan Akçaabat Vakfıkebir Öşür Defterleri 1850 kaynak eserini yayımladık. Bu eser, TBMM’de ve uluslararası pek çok kütüphanede vardır. Aynı zamanda, bunu üzülerek ifade ediyorum, Vakfıkebir’le ilgili yazılmış müstakil ilk eserdir. Bu eser, Holamana’dan Yobal’a kadar olan toprak parçası üzerinde yaşayan aileler, ödedikleri vergi, bölgenin sosyal ve ekonomik durumuyla özellikle İktisat Tarihi açısından çok önemli kaynak eserdir. Vakfıkebir tarihinde ilk defa, 4 Ağustos 2006’da “Geçmişten Geleceğe Vakfıkebir” adlı bir sempozyum düzenledik. Sempozyumun başkanlığını Yargıtay Birinci Başkan Vekili ve Yargıtay Ceza Daireleri Genel Kurulu Başkanı sayın Osman Şirin Bey yapmıştır. Sempozyumda 9 tebliğ sunulmuştur. Bu tebliğlerin 5’i Vakfıkebir tarihi, 4’ü Vakfıkebir ekonomisi ve kalkınması üzerinedir. Bu sempozyum, 9 aylık çalışmanın ürünüdür. İstanbul’da Eminönü ve Üsküdar belediyelerinin ilçeleri ile ilgili şimdiye kadar 4 veya 5 kez sempozyum düzenlediklerini dikkate alırsak, bir dernek olarak yaptığımız etkinlik, bir ilçe belediyesinin de üstündedir. Ayrıca bu sempozyumda Vakfıkebir Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin toplantıları her zaman geniş katılımlarla yapılıyor.

Ukrayna Üniversitesi’nden Dr. Nejmettin Aygün tarafından sunulan “19. yy Vakfıkebir ve Çevresi” adlı tebliğ, Marmara Üniversitesi Tarih Bölümü’nün ‘Tarih’ mecmuasında yayımlanmıştır. Entelektüel çalışmanın yanında, bilimsel çalışmalar da yapıyoruz.

*Siz, 2004’den bu yana yönetimdesiniz... Bilmeyenler için, o yıldan bu yana neler yaptınız, başlıklar halinde faaliyetlerinizden bahseder misiniz?

Yönetime gelir gelmez, Florya’da hınca hınç dolu bir salonda, bir gece gerçekleştirdik. Bu bütün hemşehrilerimizin kaynaşması bakımından çok önemliydi. 14 Şubat Vakfıkebir’in Kurtuluşu gecesine yönelik bir kokteylimiz ve Vakfıkebir’in işgal yıllarını anlatan panel gerçekleştirdik. Ardından, ilk kitabımızı, futbol turnuvasını, iftar buluşmalarıyla etkinliklerimiz devam etti. Bunun yanında, Ramazan aylarında 800 kolilik sosyal destek gıda paketlerini Vakfıkebir’e gönderdik ve dağıttırdık. En önemlisi bu faaliyetleri sürekli hale getirdik ve her yıl tekrarlattık.

*Faaliyetleriniz arttıkça nasıl tepkiler aldınız? İnsanlar neler söyledi?

Benim bir sözüm var: Vakfıkebir toparlanıyor ve toparlandıkça da Vakfıkebir, gelişmelere duyarsız kalmayacak. İsteyince ve çalışınca çok şeylerin değil, her şeyin olabileceği görüyoruz ve insanlar da bunu görüyor. Çok pozitif tepkiler aldık; hiç derneğine gelmemiş insanlar, dernekteki bu hareketlilikten dolayı dernek yönetiminde görev aldılar. İnsanlar için önemli olan güven duyabilmektir. Biz yönetim ve dernek olarak bu güveni verdiğimizi düşünüyoruz.

*Bundan sonrası için dernek olarak hedefleriniz, yapmak istedikleriniz hakkında neler söyleyeceksiniz?

Üç hedefimiz var: Derneğin merkezini, herkesin kolayca ulaşabildiği, sosyal ve kültürel açıdan iyi bir yere taşımak istiyoruz. Bununla ilgili yönetim kurulu olarak karar da aldık ve Bayrampaşa Mega Center’da 450 metrekare bir yer sahibi olmak istiyoruz. İkinci olarak, Vakfıkebir’in vakfı yok. Belki dünyada isminde vakıf geçen tek idarî merkez, ama resmî olarak vakfı yok. Vakfıkebir Vakfı’nı kuracağız. Bunu şahsen çok önemsiyorum. Çünkü ilçemiz vakıf toprakları üzerine kurulmuştur. Trabzon, Türk tarihinde hakkında eser yazılan ilk şehirdir. Akçaabatlı olan Şakir Şevket, “Trabzon Tarihi” adlı eserinde Vakfıkebir’den bahsederken, “ürün gelirlerinin Tanzimat’a (1839) kadar İstanbul’dan gelen vakıf memurları tarafından toplandığını, bu tarihten sonra toplanmadığını” belirtmektedir. Bu nedenle, Vakfıkebir adıyla bütünleşecek bu vakfı kurmanın bizim görevimiz olduğunu düşünüyoruz. Vakfı, dernek merkezini aldıktan sonra kurmayı planlıyoruz. Üçüncüsü yukarıda ifade ettiğim gibi Vakfıkebir’deki gelişmelere de duyarsız kalmayacağız. Bu ifade soyut gibi gelse de aslında somut bir ifadedir. Derneğin eğitim ve kültür merkezi haline gelmesini sağlamaya çalışıyoruz. Vakfıkebir Sempozyumu ile ilgili tebliğleri en kısa sürede kitaplaştıracağız. Yine “1800-1850 Vakfıkebir-Akçaabat Ahkâm Defteri” iki arkadaşımız tarafından günümüz Türkçe’sine çevrilerek son tashih aşamasına gelmiş bulunmaktadır. Bu eseri de yine dernek olarak yayımlayacağız. Bu tarihler arasında bu bölge hakkında verilmiş hükümleri hem insanımızın, hem de araştırmacıların bilgisine sunmuş olacağız. Amacımız, kuracağımız vakıftan, Vakfıkebirli olan bütün üniversite öğrencilerine burs vermek, Derneği de; kültür, tarih, araştırma, edebiyat eserlerinin yayınlandığı bir kültür ve san’at merkezi haline getirmektir. Biz, faaliyetlerimizi sadece Vakfıkebir’le sınırlandırmıyoruz. Vakfıkebir; Büyükliman havzasında, Yoroz-Yobal arasındaki Çarşıbaşı, Beşikdüzü, Şalpazarı ve Tonya’yı da kapsamaktadır. Ancak kültürel faaliyetlerimiz Trabzon’un batısının tamamına hitap etmektedir.

*Bizim unuttuğumuz, sizin eklemek istediğiniz neler var?

Trabzon’a merhum Mahmut Goloğlu kadar sevgim ve bağlılığım var. İlkokulda Ahmet Haşim’in “Beş Şehir” adlı deneme eserini okuduğumda, “bu eserde Trabzon niye yok” diye üzülmüştüm. Sonradan Ahmet Haşim’in öğretmenlik yaptığı yerleri yazdığını anladığımda, üzüntüm biraz olsun geçmişti. Doksanlı yıllarda Ahmet Turan Algan, “Altıncı Şehir” adlı eseriyle Sivas’ı kaleme aldı. Özlemim, bunlara karşılık Trabzon’un “Tek Şehir” adlı bir eserde kaleme alınması ve bu eseri yayımlamaktır. Güzel bir yönetimimiz var. Vakfıkebir’den gelerek İstanbul’da ticarette, san’atta ve kendi iş kolunda başarılı olmuş, marka olmuş arkadaşlar, ağabeylerim-çünkü yönetim kurulu üyelerinin tamamı yaş olarak benden büyükler-dernek yönetiminde yer alarak derneği ve Vakfıkebir’i sahiplendikleri için, kendilerine şahsım ve Vakfıkebir adına teşekkür ediyorum. Birlik-beraberlik içinde ilçemize, bölgemize hizmet ediyoruz. Etmeye de devam edeceğiz.

Vakfıkebir Kültür ve Yardımlaşma

Derneği Yönetim Kurulu:

Ahmet Koç, Ahmet Paşa Sağlam, Ali Çalış, Ali Kemal Aksoy, Aydın Çilingir, Erol Şeref, Eyüp Sultan Civil, Fatih Ceng, Halit Ziya Erenay, Hasan Yıldız, Hilmi Bıyıklı, İbrahim Küçükarslan, Kadir Turutoğlu, Mehmet Karadeniz, Muhammet Şirin, Osman Erken, Osman Kaan, Dr. Osman Yılmaz, Av. Yahya Yeşiloğlu, Yusuf Tüneri Yener, Yüksel Yılmaz.

Denetleme Kurulu:

Hasan Yılmaz, Ali Yayla, Enver Kaya, Tayyar Ceng, Av. Bedrettin İskender, Hasan Uzun, Kemal Tosun.

* Yahya Yeşiloğlu kimdir?

Avukat. 1972’de Vakfıkebir’de doğdu. Vakfıkebir Merkez Kemaliye İlkokulu ve Vakfıkebir Lisesini bitirdi. 1992’de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girdi, 1996’da mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Ana Bilim Dalında Yüksek Lisans çalışması yaptı (Ceza Hukuku). 1994-95’de aynı üniversitede Anadolu Hukuk Kulübü’nün kurucu başkanlığını yaptı. Avukat Yeşiloğlu, 2004-2006 arasında da Kızılay Şişli Şube Başkanlığı görevlerinde bulundu. Halen, 2004’de seçildiği Vakfıkebir Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanlığını sürdürmekte ve 1998 yılından itibaren de serbest avukat olarak çalışmaktadır. Yahya Yeşiloğlu’nun Millî Güvenlik Kurulu ve Demokrasi, Toplumsal Yapı ve İktidar, Yeni Gerçekler (Devlet ve Politika Alanında), Antonio Gramsci (Yaşamı ve Düşünce Yapısı) konularında da makaleleri bulunmaktadır.

Aytekin Akay

06.03.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Röportaj

  (05.03.2008) - Darbecilerin son çırpınışları

  (04.03.2008) - Resmî ideoloji ülkeyi artık yönetemiyor

  (03.03.2008) - Emekli komutanların rantiye bağlantılarını göremedik

  (02.03.2008) - Başörtülü kanser hastası memuriyetten çıkarıldı

  (01.03.2008) - Kemalist proje kaybediyor

  (29.02.2008) - Ülkeyi 28 Şubat ruhu parçalıyor

  (28.02.2008) - Askerden talimat almak, gönüllü kulluktur

  (27.02.2008) - “Bir maniniz yoksa, son kez desteğinizi istiyoruz”

  (25.02.2008) - İstanbul Fırıncılar Odası Başkanı Fahri Özer: Ekmeğe standart gelmeli

  (21.02.2008) - Sivas, Türkiye’nin mozaiği

 

Bütün haberler


 Son Dakika Haberleri