Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 11 Mayıs 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Dizi Yazı

Kemal BENEK

Emekli müftü Salih Ocak: Bin senedir beraber yaşadık

DİYARBAKIR Din âlimisiniz ve insanların içindesiniz. İçinde bulunduğumuz problemin temel sebebi nedir?

Ben bu memlekette doğmuşum, büyümüşüm. Bu memleketin suyuyla, ekmeğiyle yetiştik. Halkımız da dinine bağlı bir halktır. Yasakların olduğu zamanlarda onların çorbalarıyla okuduk. Devlet tarafından da bazı eksiklikler oldu. Zamanında devlet elini fazla uzatmadı bu memlekete. Fakat bunların hiçbir tanesi de bahane değildir. Bizim dinimiz her şeyden üstündür. Halkımız da yine bunun peşindedir.

Halk bunun farkında mı gerçekten? Bu konuda bilinçli mi?

Bazıları halkı kandırıyor. Bazı şeyleri de istismar ediyorlar. “Devlet size bakmıyor, yatırım yapmıyor” deyip sebebini “siz Kürt olduğunuz için” diyorlar. Ve böylelikle onları kandıranlar oluyor. Bir zamanlar memleketimizin büyük âlimleri vardı. Her yörede, vilayette, semtte insanların yöneticisi idiler. Giderler sorarlardı o ne söylerse onu yaparlardı. Fakat ne zaman ki dinin aleyhinde çok yayın yapıldı, millet az da olsa dininden soğudu.

Yani meselenin kökeninde dinden soğuma mı var?

Tabiî bunun büyük payı vardır.

İnsanlar dinden bilinçli bir şekilde mi soğutuldu?

Tabiî ki. Cumhuriyetin ilk yıllarında memleketimize gelen insanlar bizim dini duygularımızı ön plana çıkarmadı ikinci plana attılar. Bilhassa eğitim ve öğretimde insanlarımızı başka şeylere yönelttiler. Hatta “İnsanlar maymundandır” diyecek kadar çeşitli yanlışlıkları insanların arasına koydular. Ondan sonra bunların içerisinde dinsiz, dinin aleyhinde olan insanlar belki o sırada ırkçılığı da ortaya koymuş olabilirler, koymuşlardır. Nerede olursa olsun eğer ırka dayalı bir şey yapılırsa o zaman din düşüncesi ortadan kalkar. O zaman kardeşlik bozulur. Biz din ile kardeş oluyoruz. Memleketimizde din ön planda olduğu zamanlarda birlik, beraberlik, tesanüd, kardeşlik vardı. Birbirini sevme-sayma vardı. “Varsın benim bir eksikliğim varsa da dinimde serbestim” diyerek bu hususta biraz toleranslıdır.

Din duygusu bu bölge için özellikle mi geçerli?

Hakikaten bu doğrudur. Kendimi gördüm göreli, babalarımızdan, dedelerimizden işittiğimiz Kürtlerin iki özelliği vardır. Birisi namus birisi de din. Birçoklarını biliyoruz, başı gider ama namazı gitmez. Devamlı namazını kılar. İkincisi namusuna yan bakanı kabul etmez. Ve o da kimsenin namusuna yan bakmaz. Siz yetişmediniz biz de görmedik. Askerde emir erlik vardı. Emir erleri Kürtlerden seçiliyordu. Biliyorlardı ki bu insan namusludur, namusunu teslim edecek kadar ona güveniyordu. Namus duygusu da dinden kaynaklanıyor.

Din duygusunun zayıflaması mı birlik ve beraberliğe zarar veren?

Evet.

Peki devlet bunun farkında değil mi?

Devlet değil de bazı insanlar ki bu devletin başında bulunan çok oldu böyle cumhuriyet dönemimizde. Malûm bu demokrasidir, oyla başa geliyor ama oyla başa geldiği halde oyun çoğunu aldığı halde dini ön plana çıkarmıyor. Din her şeyin üstündedir diyemiyor. Hele bilhassa medya, hele dinden soğuk olan insanlar laiklik gibi şeylerin arkasına sığınarak çok yanlışlıklar yaptılar, halen de yapılıyor. Evet ‘demokrasi’ diyoruz ama Avrupa ülkelerinin hepsinde demokrasi var. Hiçbir yerde Müslümanların Türkiye’de eziyet çektiği kadar çekmemişlerdir. Düşünebiliyor musunuz? Memleketimizde birkaç kişi bir araya gelip kitap okusa “irtica hortladı” diyecekler. Halbuki Allah’ı anmak, zikretmek hiç kimse buna mani olmamalı. Adam geliyor Türkiye’de Amerikan koleji kurabiliyor, çeşitli faaliyetlerde bulunabiliyor fakat buradaki Müslümana tarikatçıdır, nurcudur diyor.

Sanki suçmuş gibi…

Evet suçlu gösteriyorlar. Fikir, düşünce hiçbir yerde suç olmaz, olmamalıdır. Hele hele bilhassa demokraside. Memleketimizde cehalet de çok olduğu için kaynaklanan problemler var. Bugün gidip Diyarbakır’ın imamlarına, öğretmenlerine sorsan çoğu dağ kesimindendir. Ekini olmayan kesimdendir. Adam mecburdur okumaya. Bu bütün her tarafa yayılmalıydı. Daha önce olmalıydı ama zararın neresinden dönülürse kârdır. Eğitime ve dine ağırlık verilmeli. İnsanlar ancak şuur ile akıl ile kötülüklerden kendini alıkoyar.

İçinde bulunduğumuz durumu nasıl görüyorsunuz? Çatışma endişesi taşıyor musunuz?

Biz bin senedir beraber yaşamışız. Bugün oylama dahi yapılsa veya bugün bir sınır dahi konulsa birçok insan bu sınırı kabul etmez. Onun için aramızda sınır, ayrılık yok. Fakat karşılıklı sevgi, saygı ve en önemlisi din duygusu öne çıkmazsa bizi birbirimizden ayıracaklar. Zaten bunu yapanlar da din düşmanlarıdır.

Dinin iki kavmi bir arada tuttuğunu söylüyorsunuz…

Evet. Bir arada tutuyor, kardeş yapıyor. Çanakkale’de de Hasankale’de de Ruslara karşı bir zamanlar beraber savaşmışız. Ege veya Marmara bölgesinden Hasankale’de şehit olanlar var. Doğudan da Çanakkale’de şehit olanlar var. Ve hiç kimse birbirini farklı görmemiş. Ancak birisi öbürüne “kuyruklu Kürt” derse, “sen hangi mağaradan çıktın” derse, elbette ki o da “ben Kürdüm” diyecek.

Tahrikler de mi yapılmış?

Tabiî sebepler var. Bu sebeplerden bazıları çıkar sağlamak istemişler. Bugün de halkımız dindar olduğu için olaylarda ön planda olan insanları benimsemiyor. Çünkü dinle alâkaları yok. Ama birçok baskı, korku oluyor. Mesel⠓Kepenkler insin, her taraf kapansın” denildiğinde başına geleceklerden korkuyor. Arkadaşlarımız vardı, “Onlar kimdir ki ben onları sayayım” diyerek dükkânını açmış, fakat ertesi gün dükkânı yanmıştır.

Son zamanlarda kepenk kapatma istekleri nasıl karşılık buluyor?

Elbette ki azalmıştır. Birkaç çocuğu bir araya toplayıp bir şeyler yapanlar olmuştur fakat bu çocuklar bizim çocuklarımızdır. Onlara sahip çıkmalıyız.

Siz o gruplarla görüşüyor musunuz?

Bizi değişik gözle görüyorlar. Çünkü onlar gibi konuşmadığımız için bizi kendilerinden saymazlar.

Neler yapılmalı sizce?

Bazı iş adamlarının memleketimize de iş yerleri açmaları lâzım. “Kayseri’de iş var, işçi yok” diyorlar. Her bir fabrika için 5 tane doğulu veya güneydoğulu insanı alabilirler. Her iş adamı doğuya veya güneydoğuya bir tane fabrika yapmak mecburiyetinde kalırsa faydası olur. Tabiî hükümetin de teşviki olmalı. Vergiden muaf olmalı, ona arsa temin edilmeli. İşsizlik de büyük bir sorun. Memleketimizde iş yeri yok. Çocuklarımız da büyüyor.

Medyanın tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bütün sorumluluk bana göre medyadadır. Medya rant peşinde. Diyor ki “Ben kâr edeyim bu işten kim ne olursa olsun.” Ve dolayısıyla olmayan bir kavgayı çıkarıyor. Bu kavgayı çıkaran bazı çıkarcılardır. Çıkarları için bunları yaptıklarından dolayı maalesef Müslümanların kardeş kalmasına müsaade etmiyorlar. Geçmişe bakınca bugünlerimize şükrediyoruz. 1990’larda gördüğümüz o manzaraları bir daha görmeyiz Allahın izniyle. Ümid ediyoruz ki devlet de ne yapması gerektiğini anlamıştır.

Anlamış mıdır gerçekten?

Anlamaları lâzım. Eğer anlamazlarsa kendileri, memleket, devlet zarar eder. PKK’nın çıkmasından bugüne kadar o kadar insan gitti. Aynı evin içerisinde iki tarafı savunanlar var. Birbirine düşman. Çok işitiyoruz biri askerde şehit olmuş diğeri de PKK’lı olarak öldürülmüştür. Aynı evden vaki olmuştur. Devlet eğer daha büyük yatırım ve daha büyük müşfik eliyle uzanmazsa bunlardan istifade etmek isteyenler olur. Tabiî ki dış güçleri de inkâr etmemek lâzım. Dış güçler de burada çok etkili oldu.

Buraya gelen yöneticilerde ne gibi özellikler olmalı?

Rahmetli Gaffar Okan burada emniyet müdürlüğü yaptı. Bütün millet sevdi. Milletin içine giriyordu. Sporunda, toplantılarında vardı. Kimseyi karşısına almadı, herkesin yanındaydı. Böyle insanlar ne zaman nerede olursa olsun herkes sever. Böyle insanlar Doğuya Güneydoğuya gelirse o insanlar okşayıcı olurlar. Meselâ giden valimiz Efgan Ala da aynı şekilde. Olaylar sırasında polislere “Vurun, öldürün” demedi. “Birbirimizin kardeşiyiz, mal gider yerine gelir ama can giderse yerine gelmez” dedi ve en asgarî zararla durdurdu. Böyle dirayetli amirlerin, idarecilerin memleketimizde olmasında fayda vardır.

Kemal BENEK

11.05.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Dizi Yazı

  (11.05.2008) - Emekli müftü Salih Ocak: Bin senedir beraber yaşadık

  (10.05.2008) - Irk öne çıkarıldı, din engellendi

  (07.05.2008) - Sudan, Afrika'nın 'Dubai'si olmaya aday

  (06.05.2008) - Camiler hayatın merkezinde

  (05.05.2008) - Çöl doktorları ‘Kara Kıt'a’ya ışık oldu

  (18.04.2008) - Üreticiye verilecek en iyi teşvik, bakım teşvikidir

  (17.04.2008) - Popülizm, birliklere zarar verdi

  (16.04.2008) - Zeytinde ağaç başına elde ettiğimiz verim çok düşük

  (11.04.2008) - Alt yapı sorunları çözülürse KİT’lere gerek kalmayacak

  (10.04.2008) - Tarımda AB ile rekabet için, iyileştirme şart

 
GAZETE 1.SAYFA
Download

Kutlu Doğum Haftası Pdf