"Gerçekten" haber verir 14 Temmuz 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Ekonomi

 

Pazarda vurgun var

TÜRKİYE Ziraatçılar Derneği Başkanı İbrahim Yetkin, Türkiye’de üretilen 40 milyon ton sebze ve meyvenin sadece 9 milyon tonunun hallere girdiğini ve kayıt altına alındığını belirterek, ‘’31 milyon ton sebze ve meyve illegal yollarla tüketicinin önüne geliyorsa pes... bu bir faciadır’’ dedi.

Yetkin, İçkale Oteli’nde düzenlediği basın toplantısında, TZD tarafından hazırlanan ‘’Sebze Meyve Raporu’’nu açıkladı. Türkiye’nin 2005 yılında 43 milyon ton olan sebze meyve üretiminin 2007 yılı itibariyle 40 milyon tona gerilediğini anlatan Yetkin, üretim azalırken ihracatın arttığını, bunun; yeni tesis edilen meyve bahçeleri dünya standartlarını yakalayıp üretimlerini dış piyasalara yönlendirirken, geleneksel meyve sebze üreticilerinin kuraklık, artan girdi fiyatları gibi rekabeti zorlaştıran şartlara ayak uyduramayarak üretimden ve piyasadan çekildikleri anlamına geldiğini söyledi. Yetkin, ‘’Yani sebze meyve üretiminde de bir tekelleşme olmuş, bir üst yapı oluşmuştur’’ dedi.

Sebze ve meyve üretiminde kimyasal ilaç ve gübre kalıntısı sorununa da değinen Yetkin, domates, biber ve patlıcanın hasat sürelerinin çok kısa olduğuna işaret etti ve bu ürünlere etkisi uzun süreli olan ilaçlar kullanılmaması gerektiğini belirtti. Türkiye’de birim alanda kullanılan ilâç oranının Yunanistan’ın 10’da biri kadar olduğunu vurgulayan Yetkin, asıl sorunun etki süresi kısa ve uzun ilâçların karıştırılarak kullanılması olduğunu kaydetti. Yetkin, sorunun çözümü için 2009 yılından itibaren tarım ilâçlarının reçeteyle verilmesine yönelik bir çalışma yapıldığını hatırlattı. Kuraklık ve yüksek maliyetin üretimde en önemli sorunlar olduğunu ifade eden Yetkin, ülkede son yıllarda artan kuraklığın yanı sıra girdi maliyetlerinde görülen ve genel enflasyonun 4-5 kat üstüne çıkan artışların bu sektörün güçlüklerini daha da arttırdığını ve üretim düzeyini aşağı çektiğini söyledi.

HAZİNENİN KAYBI 5 MİLYAR DOLAR

TOPTANCI hallerinin işlevlerini yerine getiremediğini, bu hallerin kuruluşunda yetki karmaşası yaşandığını belirten Yetkin, şunları kaydetti: ‘’Hallerin denetlenmesi konusunda da en büyük engellerden birisi yetki karmaşasıdır. Haller Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ve belediyeler arasında bir yetki karmaşasının içine çekilmiş bulunmaktadır. Türkiye’de üretilen toplam 40 milyon ton sebze meyvenin yalnızca 9 milyon tonu hallere girmekte ve kayıt altına alınmaktadır. 31 milyon ton sebze ve meyve illegal yollarla tüketicinin önüne geliyorsa pes...bu bir faciadır.’’

Yetkin, sebze ve meyvenin genel ortalama satış fiyatı 1 YTL kabul edildiğinde, kayıt dışı işlem gören 31 milyon ton sebze meyvenin satış değerinin 31 milyar YTL ettiğini ve bu rakamın 25 milyar dolara denk geldiğini söyledi. Yetkin, bu rakam üzerinden tahsil edilemeyen KDV, stopaj, gelir ve kurumlar vergisi hesaplandığında Hazinenin yıllık kaybının 5 milyar dolar civarında olduğuna dikkat çekti.

TARLADAN PAZARA FİYAT 4 KAT ARTIYOR

ÜRÜN fiyatının tarladan pazara gelinceye kadar yaklaşık 4 kat arttığına işaret eden Yetkin, ‘’Türkiye’de haksız bir düzen var. Ülkede üreten insan hep zarar eder, tüketen insan ise hep kazıklanır, pahalıya yer’’ dedi. Bu ayın ilk haftasında Antalya halinde bir gözlem yaptıklarını belirten Yetkin, ürününü 25 YKr’den satan bir üreticinin aynı ürünü yine Antalya’daki bir süpermarketten ancak 100 YKr’ye alabildiğini söyledi.

/ ANKARA

14.07.2008


 

Belirsizlik ekonomiyi tıkıyor

TÜRKİYE Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu Başkanı Bendevi Palandöken, siyasî belirsizliğin ekonominin önünü tıkadığını savunarak, ‘’Rakip ülkelerin, turizmdeki başarı ve gelişmemizi engelleyici girişimlerine karşı önlem almalıyız’’ dedi.

TESK Başkanı Palandöken, yaptığı açıklamada, Avrupa ülkelerinin, turist olarak Türkiye’ye gelecek vatandaşlarına olumsuz uyarılar yapmaya başladıklarını öne sürerek, tatil yörelerindeki esnafların umudunu bağladığı turizmin zarar görmemesi için tedbirlerin arttırılmasını istedi.

Palandöken, Türkiye’nin esas gündeminin ekonomi olması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti: "Ama görüyoruz ki siyasî belirsizlik ve son olmasını dilediğim terör olayları ekonominin önünü tıkıyor. Çünkü, ekonomik istikrar için gerekli olan, güven ortamının sağlanmasıdır. Esnaf ve Sanatkârımız bu ülkenin birlik ve beraberliğinin çimentosudur. Tatil yöresindeki esnafımızın, umudunu bağladığı turizmin zarar görmemesi için ülkemizin medya ve lobi faaliyetleri arttırılmalıdır. Bazı Avrupa ülkeleri turist olarak ülkemize gelecek olan vatandaşlarına olumsuz uyarılar yapmaya başladılar bile. Ama Mayıs ayına kadar ülkemizi ziyaret eden yabancı sayısının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 20,2 artarak 2 milyon 748 bin 564 düzeyinde gerçekleşmesi, döviz gelirlerinin 5 milyar 332 milyon dolara ulaşması, turizmin ülkemiz için geliştirilip, çeşitlendirilmesi gerekli sektör olduğunu açıkça ortaya koyuyor.’’

/ ANKARA

14.07.2008


 

“Ekonomik olağan hal” ilân edimeli

Samsun Genç İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Sever, AKP’nin kapatılma kararının çıkma ihtimaline karşı mevcut hükümetin bir an önce “ekonomik olağan hal” ilân edip ekonomiye odaklanması ve tekrar büyüme hızının arttırılması için çaba sarf etmesi gerektiğini söyledi.

SAMGİAD Başkanı Sever yaptığı açıklamada, Türkiye’nin içinde bulunduğu karamsar tablodan dolayı en büyük sıkıntıyı iş adamlarının yaşadığını ifade etti. Sever, geçtiğimiz yıl yapılan cumhurbaşkanlığı seçimi, genel seçimler ve referandum ile birlikte 2007 yılının kaybedilmiş bir yıl olduğunu kaydederek, 2008 yılında ise tam bir kaosun hakim olduğunu söyledi. Sever, şunları kaydetti:

“Türkiye şu anda el freni çekilmiş otomobil gibi. Bir an önce yoluna devam etmesi için iş adamlarının geleceği görmeleri ve güven içinde yatırım yapmaları gerekiyor. AK Parti’nin kapatılması halinde önümüzdeki yıl içinde de 2 seçimi birden yaşacağız. Kapatılma kararının çıkma ihtimaline karşı mevcut hükümet, bir an önce ‘ekonomik olağan hal’ ilân edip ekonomiye odaklanmalı, tekrar büyüme hızımızın arttırılması için çaba sarf etmelidir.”

Yabancı yatırımcıların, yatırımlarını beklemeye başladıklarını veya askıya aldıklarını dile getiren Sever, “Mevcut belirsizlik süreci bir an önce ortadan kalkmalı. Bu süreç uzun sürerse işsizliğin ve kepenk kapatan esnaf sayısının artacağından korkuyoruz” diye konuştu.

İstikrarın ve güven ortamının tekrar yakalanması halinde yabancı yatırımcının 40-50 yıllık, uzun vadeli yatırımları düşüneceğini belirten Sever, “Şu an yaşanan ve en tehlikelisi ise kısa vadeli sıcak para ile Türkiye’ye geliyorlar. Bu para ülkemize bir şey kazandırmaz, kaybettirir. Acil eylem planları geliştirmeliyiz. Tekrar yüzde 7, yüzde 9 büyüme hızına kavuşmalıyız” ifadelerini kullandı.

Nurullah Özen / Samsun

14.07.2008


 

ABD’li şirket, Karadeniz’de petrol aramak istiyor

ENERJİ ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Karadeniz’de petrol aramak için Amerikalı bir şirketin başvuruda bulunduğunu belirterek, başvurunun incelenerek değerlendirileceğini söyledi.

Güler, artan petrol fiyatlarının kendilerini çok rahatsız ettiğini söyleyen Bakan Güler, 2009 yılında Karadeniz’de sondaj çalışmalarının başlayacağını ifade etti. Güler, Karadeniz’de arama yapmak üzere yeni bir şirket başvurusunun olup olmadığı ile ilgili bir soru üzerine, ABD’li bir şirketin Karadeniz’de petrol aramak için başvuruda bulunduğunun haberini aldıklarını, şirketin söz konusu talebinin incelenerek değerlendirileceğini kaydetti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile gittikleri Irak gezisinde neler konuşulduğunun sorulması üzerine Güler, ’’Körfez ülkelerinin bir birlik halinde fazla elektriğinin Türkiye üzerinden geçebileceğini Irak’ta görüştük. Bu tabii fikir aşamasında. Nasıl ki biz petrol hattıyla, doğal gaz hattıyla bir koridor köprü ülkeysek, elektrikte de olacağız” dedi. Irak’ta daha çok petrol ve doğal gaz bağlamında görüşmelerde bulunduklarını anlatan Bakan Güler, “Zaten Kerkük-Yumurtalık çalışıyor, Irak’ta çıkacak doğal gazı da görüştük. Orada iki ayrı görüş var. Kerkük Yumurtalık’a paralel boru hattıyla Türkiye’ye gelecek veya Akkas bölgesindeki gazın Suriye üzerinden gelecek bir boru hattı var. Oraya bağlanma durumu var. Humus-Kilis arası daha yapılmadı. Bunun değerlendirmesini yaptık’’ diye konuştu.

/ İzmir

14.07.2008


 

Bu yıl, 296 milyon YTL enerji desteği verilecek

KALKINMADA öncelik kapsamında bulunan 49 il ile Türkiye genelindeki turizm ya da turizm işletme belgesi olan işletmelere 2008 yılı için 296 milyon YTL enerji desteği verilecek.

Edinilen bilgiye göre, kalkınmada öncelikli illerde hayvancılık, imalat sanayi, madencilik, turizm, eğitim, sağlık gibi alanlarda faaliyet gösteren işletmelerin yararlanabileceği desteğin miktarı bu yıl, geçen yıla oranla yüzde 21 oranında artış gösterdi. Söz konusu teşvik, 2007 yılı için 244 milyon YTL düzeyindeydi. Enerji desteğinden yararlanabilmesi için işletmelerin; hayvancılık (su ürünleri yetiştiriciliği ve tavukçuluk dahil), organik ve biyoteknolojik tarım, kültür mantarı yetiştiriciliği ve kompostu, seracılık, sertifikalı tohumculuk ve soğuk hava deposu ile imalat sanayi, madencilik, turizm konaklama tesisi, eğitim veya sağlık alanlarında faaliyet göstermeleri, fiilen ve sürekli olarak asgarî 10 işçi çalıştırmaları gerekiyor. Enerji desteği uygulamasının yürütülebilmesini teminen Vali veya Vali tarafından tayin edilen Vali yardımcılarından birisinin başkanlığında il düzeyinde bir “Enerji Desteği Komisyonu” kurulacak. 5084 Sayılı Kanun Kapsamında bulunan toplam 49 il teşvik kapsamında bulunuyor. Ayrıca Çanakkale’nin Gökçeada ve Bozcaada ilçeleri de bu kapsamda yer alıyor. Bunun yanı sıra toplam 296 mil-yon YTL tutarında olan enerji teşviğinden Türkiye genelindeki turizm ya da turizm işletme belgesi olan işletmeler de yararlanacak.

/ Ankara

14.07.2008


 

Dünya madencileri Türkiye’de buluşacak

22. DÜNYA Madencilik Kongresi ve Fuarı’nın, 2011 yılında İstanbul’da yapılması kararlaştırıldı.

Dünya Madencilik Kongresi Türk Millî Komitesi Başkanı Rıfat Kont, yaptığı açıklamada geçen hafta içinde İstanbul’da yapılan toplantıda, söz konusu kongrenin 2011 yılında İstanbul’da yapılmasına yönelik bir süre önce alınan kararı kesinleştirdiklerini açıkladı. Kongreyi, Türk madenciliğinin dünya madenciliğiyle entegrasyonu konusunda çok önemli bir organizasyon olarak nitelendiren Kont, organizasyonun Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının öncülüğünde, gerçekleştirileceğini söyledi.

/ Ankara

14.07.2008


 

Doğuya termik santral müjdesi

TÜRKİYE'NİN enerji ihtiyacının yer altı kaynaklarından karşılanması amacıyla programa alınan yeni bir termik santral projesi için daha düğmeye basıldı.

TKİ Genel Müdürlüğünün yapımını planladığı termik santral proje paketi içinde yer alan Bingöl-Karlıova termik santralının yapımında ilk adım atıldı. Saha ve işletme hukuku TKİ’nin uhdesinde bulunan Bingöl-Karlıova kömür sahasının ‘’termik santral kurma şartıyla’’ rödovans sistemiyle işletilmek üzere uluslararası düzeyde ihaleye çıkarıldı. Yerli firmaların yanı sıra yabancı firmaların da teklifine açık olan Bingöl-Karlıova termik santralının yapımına yönelik ihale 7 Ekim 2008 tarihinde yapılacak. Bingöl-Karlıova santralından yılda yaklaşık 650 milyon kilovat saat (kWh) enerji üretimi elde edilmesi planlanıyor.

/ Ankara

14.07.2008


 

Sayısız faydası olan maden suyuna rağbet artıyor

SAĞLIK açısından sayısız faydası olan ve doktorlarca da kullanımı sık sık önerilen maden suyuna Türkiye’de ilgi artıyor. Yöntem Araştırmanın hazırladığı ‘’Maden Suyu Tüketici Araştırması’’na göre, Türkiye’de her 100 kişiden 82’si maden suyu içiyor. Her on kişiden sekizi maden suyu tüketicisi.

Maden suyunu her gün içenlerin oranı yüzde 18’i bulurken, Türk insanı maden suyunu gün aşırı içiyor. Yani haftada 3-4 kez maden suyu içiliyor. Her dört kişiden üçü maden suyunu rahatlamak ve hazmı kolaylaştırdığı için içerken, her dört kişiden biri ise mineral içerdiği için tercih ediyor. Her on kişiden biri maden suyunu cilt güzelliği için içiyor. Maden suyunun doğal, sodanın ise yapay olduğunu bilenler nüfusun ancak yarısını oluşturuyor. Maden suyunun faydaları sık sık gündeme getirilirken, halk tarafından daha az bilinen faydaları; kemikleri ve dişleri güçlendirmesi, kadınlardaki kalsiyum eksikliğini gidermesi ve spor sonrası yaşanan mineral ve su kaybını telâfi etmesi. Diyet yaparken maden suyu tüketenlerin oranı ise yüzde 50. Maden suyu yüzde 60 oranında sade, yüzde 30 oranında aromalı olarak tüketiliyor, her ikisini de içenlerin oranı ise yüzde 10. Türk insanı maden suyuna ev içeceği olarak bakıyor. Her 100 kişiden 86’sı maden suyunu evde içiyor. Maden suyu en çok akşam saatlerinde tüketilirken, genellikle öğle ve akşam yemeklerinden sonra tercih ediliyor.

/ Ankara

14.07.2008


 

Yargıtay: Bankalar kredi kartı ücreti alamaz

ARGITAY 13. Hukuk Dairesi, bankaların müşterilerinden aldıkları ‘kart ücreti’ne ilişkin emsal bir karara imza attı.

Karara göre, bankalar, müşterilerinden kredi kartı ücreti talep edemeyecek. Tüketici Hakem heyetinin verdiği, ‘kredi kart ücreti’nin alınmamasına ilişkin kararın iptalini görüşen Yargıtay, dâvâcı bankayı haksız buldu.

/ Ankara

14.07.2008


 

İslam Expo fuarına büyük ilgi gösteriliyor

AVRUPA’DA bu yıl ikincisi İngiltere’nin başşehri Londra’da düzenlenen İslam Expo fuarı, binlerce kişi tarafından ziyaret edildi.

Çeşitli yardım kuruluşlarından, tesettür giyim firmalarına kadar pek çok standın bulunduğu İslam Expo fuarında, BBC yayın kuruluşu, Londra’nın güvenliğinden sorumlu Metropolitan Polis teşkilatı ve İngiltere’nin önde gelen bazı üniversiteleri de birer stant açarak faaliyetlerini ülkede yaşayan Müslümanlara tanıtmak için çaba harcadı. 14 Temmuz gününe kadar açık kalacak fuarda, Filistinlilere yardım amacıyla kurulan çok sayıda dernek ve vakıf da stant açtı. Hint kınasıyla ellere motiflerin yapıldığı, Filistin’de üretilmiş zeytinyağının tanıtıldığı ve çeşitli İslâm ülkelerinde üretilmiş takıların sergilendiği fuar çerçevesinde çok sayıda konferans ve seminer de düzenlendi. Londra’nın eski Belediye Başkanı Ken Livingston, önceki adı Cat Stevens olan şarkıcı Yusuf İslâm’ın da birer konuşma yaptığı fuarda, eski milletvekili Merve Kavakçı da Müslüman kadının özgürleştirilmesiyle ilgili seminerde konuştu.

/ Londra

14.07.2008


 

Avro yükselince İngiliz tatilciler Türkiye’ye yöneldi

İNGİLİZLER, Avro’nun yükselmesi sebebiyle ‘’en popüler tatil destinasyonu’’ İspanya’dan vazgeçip Türkiye’ye yöneldi. İngilizler için Türkiye ‘’en popüler ülke’’, Dalaman da ‘’en popüler destinasyon’’ oldu

İngiltere’deki Daily Telegraph gazetesi, The Co-operative Travel Company’’ adlı bağımsız şirketin, 200 binin üzerindeki İngiliz tatilci üzerinde yaptığı araştırmanın sonuçlarına göre, İngilizler, tatil için en fazla gittikleri ve paket turların geleneksel favorisi İspanya yerine Türkiye gibi daha ucuz tatil seçenekleri sunan ülkelere yönelmeye başladı. Bu yönelimin en büyük sebebinin de Paund’un Avro karşısındaki değişim oranının düşmesi olduğu belirtildi. İspanya’da, 465 Paund’a mal olan ortalama bir tatilin, Türkiye’de 357 Paund’a denk geldiği kaydedildi. Böylece, Türkiye, İngiltere’de en popüler tatil destinasyonu haline geldi.

/ Ankara

14.07.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 
GAZETE 1.SAYFA

Bütün haberler

© Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır | Site yöneticisi | Editör