"Gerçekten" haber verir 20 Eylül 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Haberler

 

Genç subaylar sorguda

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü Ergenekon Operasyonu kapsamında 5 ilde gerçekleştirilen baskınlarda gözaltına alınan şüphelilerin İstanbul Emniyetindeki sorguları devam ediyor. 5’i teğmen, biri askerîi öğrenci 6 kişinin ifadesi ise askerî savcılık tarafından alınıyo

İSTANBUL Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü “Ergenekon” soruşturması kapsamında gözaltına alınan 5 teğmen ve bir askeri öğrencinin sorgusu İstanbul Merkez Komutanlığı’nda, diğer 13 kişinin sorgusu ise Terörle Mücadele Şubesi’nde yapılıyor. Sorgu için ek gözaltı süresi verildi.

Alınan bilgiye göre, soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcılığının talimatıyla, önceki gün, Ankara, İstanbul, İzmir, Hakkâri ve Mersin’de gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alınan 19 kişinin İstanbul’daki sorgu ve işlemlerine devam ediliyor.

Bu şüpheliler arasında yer alan 5 teğmen ve bir askeri öğrencinin işlemlerinin İstanbul Merkez Komutanlığında, avukat Levent Temiz, oyuncu Nurseli İdiz ve ‘’Sisi’’ olarak bilinen menajer Seyhan Soylu’nun da bulunduğu diğer 13’ünün işlemlerinin ise İstanbul Emniyet Müdürlüğünde yapıldığı öğrenildi. Savcılık zanlıların sorgularının tamamlanabilmesi için ek gözaltı süresi verdi.

Emniyet kaynakları, muvazzaf personel için askeri savcılığın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan şüphelilere sorulmak üzere soru isteyebileceği ya da şüphelilerin doğrudan İstanbul Cumhuriyet savcılığı’na gönderilebileceğini belirtti. Sorgu ve işlemleri için ek gözaltı süresi alındığı belirtilen şüphelilerden bazılarının avukatları, emniyet müdürlüğünün Vatan Caddesi’ndeki yerleşkesine gelerek müvekkilleriyle görüştü. Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde tutulan müvekkili avukat Levent Temiz ile görüşen avukat Mehmet Işık, çıkışta basın mensuplarının sorularını cevapladı. Işık, ‘’terör örgütü üyesi olmak’’ suçundan Bakırköy’deki evinden gözaltına alınan Temiz’in sağlık durumunun iyi olduğunu belirterek, müvekkilinin evindeki aramada bir dizüstü bilgisayar ile çeşitli dergi ve kitaplara el konulduğunu söyledi. Temiz’in gözaltına alınmasında, ‘’öldürülen gazeteci Hrant Dink’e ilişkin daha önce yaptığı açıklamalarının bir etkisi olup olmadığı’’ da sorulan avukat Işık, ‘’Müvekkilim bu konuda Şişli Adliyesinde yargılandı ve beraat etti. Gözaltına alınmasının bununla ilgisi olduğunu düşünmüyorum’’ dedi. Temiz için ek gözaltı süresi alındığını da bildiren avukat Işık, müvekkilinin avukat olması nedeniyle ifadesinin Cumhuriyet Savcısı tarafından alınacağını düşündüğünü ifade etti.

‘’Ergenekon’’ davası çerçevesinde şu anda aralarında emekli Tuğgeneral Veli Küçük ile İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek’in de olduğu 46 kişi tutuklu bulunuyor. Devam eden soruşturma kapsamında ise Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkanı emekli Orgeneral Şener Eruygur ve emekli Orgeneral Hurşit Tolon’un aralarında yer aldığı 10 kişinin tutukluluğu da sürüyor.

20.09.2008


 

YÜZ YILDA BİR ARPA BOYU YOL

İzmir Ekonomi Üniversitesi ile Tarih Vakfının ortaklaşa düzenlediği ''2008'den 1908'e Bakışlar'' konulu sempozyumda 100. yılında 2. Meşrutiyet değerlendirildi. İZTO Başkanı ve Ekonomi Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Ekrem Demirtaş, "1908'in hedeflerine baktığımızda, bunlara bugün dahi ulaşılamamış olması üzerinde durulması gereken bir konu" dedi.

TOPLUM HAYATINA YÖN VERECEKTİ

Ekonomi Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Cemali Dinçer de, sadece hürriyetin ilânı ya da anayasanın yeniden şekillenmesi olarak algılanan 2. Meşrutiyetin aslında ekonomiden edebiyata, aile hayatından askerliğe, sivil alandan siyasete her sahayı etkilediğini söyledi. Bediüzzaman da meşrutiyeti şeriat namına alkışladığını söylemiş ve savunmuştu.

100. yılında Meşrûtiyetin hedeflerine ulaşamadık

İZMİR Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Ekonomi Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Ekrem Demirtaş, ‘’1908’in hedeflerine baktığımızda, bunlara bugün dahi ulaşılamamış olması üzerinde durulması gereken bir konu’’ dedi. İzmir Ekonomi Üniversitesi ile Tarih Vakfı’nın ortaklaşa düzenlediği ‘’2008’den 1908’e Bakışlar’’ konulu sempozyumda 100. yılında 2. Meşrutiyet değerlendirildi.

Sempozyumun açılışında konuşan Ekonomi Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Cemali Dinçer, bugüne ışık tutması bakımından 2. Meşrutiyet döneminin iyi anlaşılması gerektiğine işaret etti. 2. Meşrutiyet’in hürriyetin ilanı ya da anayasanın yeniden şekillenmesi gibi algılandığını dile getiren Prof. Dr. Dinçer, ‘’Aslında bunun çok ötesinde ekonomiden edebiyata, aile hayatından askerliğe, kadından siyasete dokunmadığı alan kalmamıştır’’ dedi. Ekonomi Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Cemali Dinçer, Cumhuriyeti kuran kadroların bu dönemde yetiştiğini söyledi.

İZTO Yönetim Kurulu Başkanı ve Ekonomi Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Ekrem Demirtaş ise İZTO olarak geçmişe bakmayı, geçmişten dersler alarak geleceğe bakmayı çok sevdiklerini anlattı. ‘’1908’in hedeflerine baktığımızda, bunlara bugün dahi ulaşılamamış olması üzerinde durulması gereken bir konu’’ diyen Demirtaş, Türkiye’nin kurulduğu yıllardaki çağdaşlaşma hareketinin günümüzde hala hayata geçirilmemiş olmasının üzüntü verici olduğunu ifade etti.

19. yüzyılda İzmir ile İskenderiye arasındaki ticaret düzeyine bugün ulaşılamadığını belirten Demirtaş, ‘’Aslında bakıldığında İskenderiye İzmir’e neredeyse İstanbul uzaklığında. Yani ticaretin artırılması çok mümkün’’ dedi.

Tarih Vakfı Başkanı Murat Güvenç de 1908’in bir ‘’simge tarih’’ olduğunu kaydederek, ‘’2008 önemli, ama simge tarih değil, tabii Amerikan bankaları yerlerinde duruyorlarsa’’ dedi. Aynı nesneye farklı bakış açılarından bakıldığında ya da farklı kişiler baktığında başka başka şeyler gördüğünü ifade eden Güvenç, 1908’e farklı bakışların bu açıdan önem kazandığını söyledi.

Tarih Vakfı Sempozyum Düzenleme Kurulu adına bir konuşma yapan Prof. Dr. Zafer Toprak ise 1908 anılacaksa 3 önemli şehirden birinin İzmir olduğunu belirterek, ‘’İzmir, 1908 devrimi sonrası yankıların en bariz olduğu coğrafya’’ dedi. Dünyada yaygın görüşün 20. yüzyılın 1914’te başlayıp 1991’de sona erdiği şeklinde olduğunu anlatan Prof. Dr. Toprak, Türkiye’nin 20. yüzyılından söz edildiğinde bu tarihin 1908’de başlayıp 2001 yılında bitirilebileceğini dile getirdi.

Prof. Dr. Toprak, 1908’den 1924’e ulaşıldığında Türkiye coğrafyasının en köklü değişimleri geçirdiği coğrafyanın Ege Bölgesi olduğunu belirterek, ‘’İzmir kenti büyük bir metamorfoz geçiriyor, oluşmakta olan Türkiye’nin işaretini veriyor. 1919 ile birlikte Türkiye bir tarih yazıyor, ancak bunun gerişindeki birikim göz ardı edilemez’’ diye konuştu.

Açılış konuşmalarının ardından üç gün sürecek oturumlara geçildi. Yerli ve yabancı 23 bilim insanının sunum yapacağı oturumlarda 2. Meşrutiyet döneminde toplumsal ve etnik yapı, yerel yapı ve nüfus bilim, kültür ve sanat, siyaset ve hukuk konularının irdeleneceği bildirildi.

YADİGÂR-I HÜRRİYET SERGİSİ

3 gün sürecek sempozyum süresince Orlando Carla Calumeno Koleksiyonundan Meşrutiyet kartpostalları ve madalyalarının yer aldığı ‘’Yadigâr-ı Hürriyet’’ sergisi gezilebilecek. Ayrıca, üniversitede bulunan Türkiye Odalar ve Borsalar (TOBB) kütüphanesinde ‘’Yunanistan Köşesi’’nin açılışı da sempozyum katılımcıları tarafından gerçekleştirildi.

20.09.2008


 

Filika kazasına 5 tutuklama

Tuzla Tersaneler Bölgesindeki bir tersanede filika denenirken meydana gelen ve 3 kişinin ölümü, bazı işçilerin de yaralanmasıyla sonuçlanan kazaya ilişkin tersane yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 5 kişi tutuklandı.

TUZLA Tersaneler Bölgesindeki bir tersanede filika denenirken meydana gelen ve 3 kişinin ölümü, bazı işçilerin de yaralanmasıyla sonuçlanan kazaya ilişkin tersane yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 5 kişi tutuklandı. Alınan bilgiye göre, 11 Ağustos 2008 tarihinde GİSAN Tersanesi’nde ‘’serbest düşmeli can filikası’’ olarak tanımlanan tam donanımlı teknenin denize atılma testi sırasında düşmesiyle meydana gelen kazayla ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerince hazırlanan raporlar Tuzla Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi. Raporların incelenmesi sonrası olayda kusuru bulunabilecek 10 kişi, gözaltına alınarak savcılığa getirildi. Savcılıkta ifadeleri alınan bu kişilerin tamamı, ‘’bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak’’ suçundan tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edildi. Tuzla Sulh Ceza Mahkemesince yeniden sorgulanan bu kişilerden Ender Keskin, Metin Ayyıldız, Murat Bozdemir, Hayati Aşan ve İskender Altın tutuklandı. Diğer 5 kişi ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Tutuklanan kişilerden bazılarının olayın yaşandığı tersanenin yöneticileri olduğu öğrenildi.

20.09.2008


 

Camiler sosyal mekân olacak

DİYANET İşleri Başkanlığı, ‘’2009-2013 Stratejik Plan Taslağı’’ hazırladı. Bu taslağa göre Diyanet, 2010 yılında 200 camide kütüphane, çay ocağı, derslik ve çok amaçlı salon açacak.

Diyanet İşleri Başkanlığı internet sitesindeyer alan taslaktan derlenen bilgiye göre, Başkanlık performans hedeflerine ulaşabilmek için gerçekleştirilecek eylemleri 2010 yılında uygulamaya koyacak. Buna göre, Diyanet İşleri Başkanlığı, uygun olan camilerde bilgisayar gibi teknolojilerden yararlanılmasını sağlayacak. Tarihî ve turistik camilerde ibadet ve ziyaretler yoğunlaştırılırken, ziyaretçilere yönelik hediyeler hazırlanacak.

Camilerde cemaatin namaz dışında da vakit geçirebileceği ortamlar oluşturulacak. Sosyal aktivitelerin artması amacıyla sosyal ve kültürel muhtevalı programların düzenleneceği camilerde, ayrıca personele halkla ilişkiler ve hitabet konularında hizmet içi eğitimler verilecek. Kadın ve engellilerin de camilere gidebilmeleri için gerekli fiziksel şartlar oluşturulacak, vaaz ve hutbeler engel gruplarına uygun yöntemlerle yapılacak.

CAMİLER SOSYAL MEKÂNLAR OLACAK

Din hizmetlerinin toplumun her kesimine ulaştırılması amacıyla camiler sosyal ve kültürel mekânlar haline getirilecek. Buna göre, pilot uygulamayla 200 camide kütüphane, çay ocağı, derslik ve çok amaçlı salon açılacak. Her ilde ve metropol ilçelerde 10, nüfusu 20 binden fazla ilçelerde 5, diğer ilçelerde ise 2’şer camide kütüphane veya kitaplık yapılacak. Yeni uygulama kapsamında, camilerin yapımı için de proje yarışmaları düzenlenmesi, seçilen projeler yeni yapılacak camilerde uygulanması planlanıyor. Kadın din görevlileri için yurt dışı görevinin cazip hale getirilmesini sağlayacak tedbirler almayı planlayan Diyanet İşleri, yurt dışında görevlendirilecek personel için de hazırlık kursları verecek.

DİYANET PERSONELİNİN

EĞİTİM DÜZEYİ ARTACAK

Planda, 2011 yılında işe alınacak personelin yüzde 50’sinin dini yüksek öğrenimli olması, yüzde 2,4’ünün de lisansüstü eğitim alması hedefleniyor. İlahiyat Lisans Tamamlama programına katılan personelin kontenjanının da arttırılmasını öngören Diyanet İşleri, lisansüstü eğitimleri için Türkiye Diyanet Vakfından burs ve kredi imkânı sunulmasını planlıyor.

Din İşleri Yüksek Kurulu bünyesinde bir araştırma merkezi kurulması öngörülen plan taslağında yer alan diğer hedefler şöyle:

‘’Cemaatin memnuniyeti anketlerle ölçülecek.

Personelin niteliklerine göre atanacağı camileri belirlemek için çalışmalar yapılacak.

Güncel dinî meselelerle ilgili istişare toplantısı kitabı hazırlanacak.

Beyin ölümü, ötenazi ve sakat ceninin alınması konusunda araştırma yapılacak.

Diyanet personeline yabancı dil kursları düzenlenecek.

Arapça öğrenimi için de 100 personel 1 yıl süreyle Arap ülkelerine gönderilecek.

Gurbetçilerin çocuklarına ‘Kültür Turizmi’ ile Türkiye’deki İslâmî kültür ve medeniyet eserleri tanıtılacak.

Gurbetçi vatandaşların ve hacıların ihtiyaçlarını tesbit için anket ve araştırma yapılacak.

Cuma namazı kılma vakti mesailere göre düzenlenecek.’’

20.09.2008


 

Önümüzdeki 3-4 yılın reform gündemi belli

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, son hazırladıkları Ulusal Program’la AB’ye uyum kapsamında önümüzdeki 3-4 yılın reform gündemini belirlediklerini söyledi.

Avrupa Türk Demokratlar Birliği’nin iftarına katılan Çiçek, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’de cezaevlerinde mensubu bulunan 38 terör örgütü olduğuna işaret ederek, ‘’Bu, ne büyük bir belayla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Terör konusunda Belçika dahil Avrupa ülkeleriyle sıkıntılarımız var. Bunları sürekli anlatıyoruz. Bazı mesafeler aldık ama yeterli değil’’ ifadesini kulandı. Terörün uluslararası bir sorun olduğuna dikkati çeken Çiçek, dünyada en fazla dış destek gören terör örgütünün PKK olduğunu belirtti. Çiçek, ‘’Sadece terörle değil, arkasındaki destekle de mücadele ediyoruz’’ dedi. Devlet Bakanı Çiçek, konuşmasında AB ile ilişkiler konusuna da değindi. Hükümet olarak AB üyelik sürecini Türkiye’nin modernleşme projesi olarak gördüklerini ve AB müktesebatına uyum reformlarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Çiçek, ‘’Bazen Türkiye-AB ilişkilerinde duraklamalar, hepimizi üzen açıklamalar oluyor. Bu tereddüt bizden kaynaklanmıyor. Verdikleri sözleri zaman zaman unutup kamuoyunda tereddüt uyandırıyorlar’’ dedi.

SAYISAL ÇOĞUNLUK HER ZAMAN YETMİYOR

AB’den gelen bazı olumsuz açıklamalar sebebiyle halkın AB üyeliğine verdiği desteğin son yıllarda yüzde 80’lerden yüzde 50’lere gerilediğini hatırlatan Cemil Çiçek, ‘’Bunlar konjektürel. Hükümet olarak bizim kararlılığımızı etkilemez’’ diye konuştu. Bakan Çiçek, son hazırladıkları Ulusal Program’la AB’ye uyum kapsamında önümüzdeki 3-4 yılın reform gündemini belirlediklerini anlattı. Çiçek, şunları kaydetti: ‘’Ulusal Program’da 131 yasa ve 473 ikincil düzenleme değişikliği öngörülüyor. Bunların bir kısmı anayasa değişikliği gerektiriyor. Bugün gördüm ki, anayasa değişikliği konusu burada da ilgi çekiyor. Ama üzülerek belirteyim ki, AB yolunda en büyük engel ana muhalefet partisi. Bu düzenlemeler yapılacaksa anayasadan başlamak gerekiyor. Fakat sayısal çoğunluk her zaman yetmiyor. Anayasa değişikliğinde muhalefetin, dolayısıyla en başta ana muhalefet partisinin katkısı önemli.’’ Cemil Çiçek, Ulusal Program’da taahhüt edilen kamu yönetimi yasası, temel hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi, personel reformu ve yargı reformu gibi konularda köklü değişiklikler yapılabilmesi için anayasa değişikliğine ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

20.09.2008


 

Terör mağdurları iftarda buluştu

GÜNGÖREN Belediyesi ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Güngören’deki terör saldırısının mağdurlarına iftar yemeği verdi.

Merter’deki Green Park Otel’de düzenlenen iftar yemeğinde konuşan İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, kendilerinin de Güngören’de 17 kişinin öldüğü 181 kişinin yaralandığı terör saldırısının mağduru olduklarını söyledi. Terörün çirkin yüzünün ilk kez bu kadar cüretli bir çıkış yaptığını ifade eden Yılmazer, saldırının kendilerini derinden etkilediğini kaydetti. Yılmazer, terör saldırısından sonra soruşturmayı yürüten ekiplerin yaklaşık 6 gece hiç uyumadan çalıştığını söylemenin abartı olmayacağını belirterek, ‘’Olayın faili ve iki bombayı oraya koyan kişi yakalanmış ve cezaevindedir. Bombayı hazırlayan ve teslim eden kişi tespit edildi, ancak firarda. Yakalanması yönünde çalışmalarımız devam ediyor. Bu olaya karışan ve bombayı koyan teröriste yardımcı olan 7 kişi de tutuklanmış ve cezaevindedir’’ dedi. Güngören Belediye Başkanı Şakir Yücel Karaman da saldırının mağdurlarının acısını paylaştıklarını ifade ederek, Güngören’in bu acıyı hafızasından sileceğini dile getirdi. Saldırıda ölenlerin yakınlarına ve yaralananlara her türlü yardımı yaptıklarını anlatan Karaman, böyle bir acının bir daha yaşanmamasını dilediğini sözlerine ekledi. İftar yemeğine, AKP İstanbul Milletvekili Güldal Akşit, Güngören Kaymakamı Seyfettin Azizoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi 1. Başkan Vekili Ahmet Selamet ve terör saldırısında ölenlerin yakınları ile saldırıda yaralananlar ve aileleri katıldı.

20.09.2008


 

Türk Hava Yolları, 17 yıl sonra Bağdat’a uçacak

TÜRK Hava Yolları (THY), 17 yıl ara verdiği Bağdat seferlerine 26 Ekimden itibaren yeniden başlayacak.

THY Basın Müşavirliği’nden yapılan açıklamada, THY’nin 1991 Körfez Savaşı sırasında durdurduğu Bağdat seferlerine, 26 Ekim 2008 tarihinden itibaren yeniden başlayacağı bildirildi. İstanbul-Bağdat arasında pazartesi, perşembe ve cumartesi günleri olmak üzere haftada karşılıklı 3 seferin düzenleneceği belirtilen açıklamada, böylece Bağdat’ın İstanbul aktarmalı olarak Avrupa’ya ve dünyaya bağlanacağı ifade edildi. Açıklamada, THY’nin İstanbul-Bağdat seferlerine ve ücretlerine ilişkin ayrıntılı bilgilerin THY’nin satış ofislerinden, ‘’444 0 849’’numaralı telefondan ve ‘’www.thy.com’’ internet adresinden öğrenilebileceği belirtildi. THY’nin ‘’Avrupa ortalamasının üzerinde büyüme gösterdiği ve AEA üyesi havayolları arasında 7. sıraya yerleştiği’’ ifade edilen açıklamada, şirketin filosundaki uçak sayısını ve uçtuğu hat sayısını arttırmaya devam ettiği de kaydedildi.

20.09.2008


 

Isparta'daki uçak kazasının raporu ay sonunda açıklanacak

SİVİL Havacılık Genel Müdürü Ali Arıduru, Isparta’da düşen uçakla ilgili raporunun ay sonunda açıklanacağını bildirdi.

Ahlatlıbel Telekom Evi’nde basın mensuplarıyla bir araya gelen Arıduru, Isparta’daki uçak kazasına ilişkin bir soru üzerine, çalışmaların en ince ayrıntısına kadar yürütüldüğünü belirterek, ‘’Raporun açıklanmasını Eylül’ün ortaları diye düşünüyorduk. İmalatçı firmalar da işin içinde olduğu için rapor süreci biraz uzadı. Kaza raporu bu ay sonunda açıklanacak’’ diye konuştu. Arıduru, geçen yıl Türkiye’den kalkan Aeriantur Havayolları’na ait Antonow tipi uçağın, Irak’ta düşmesi sonucu vefat eden yolcu yakınlarının bilgi kirliliği sebebiyle davalarını Türkiye Ulaştırma Bakanlığı ve SHGM aleyhine açtıklarını belirtti. Arıduru, ‘’Kazanın yaşandığı yer Irak, Moldova tescilli, imalatçı firma ise Ukrayna-Rusya karışımı. Yolcu yakınlarının avukatlarına doğru yolu bildirdik. Bu konuda ana muhataplar Moldova Hükümeti, Moldova Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, taşıyıcı şirket ve sigorta şirketi. ‘Davalarınızı müteselsilen bunlara açın’ önerisinde bulunduk” dedi.

20.09.2008


 

KKTC'de “sivil itaatsizlik” eylemi

KKTC'DE Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KIBSO), sekiz örgütün desteğiyle hükümete karşı “sivil itaatsizlik” eylemi başlattı.

Eylem çerçevesinde, elektrik faturaları ödenmeyecek, çalışanların Sosyal Sigorta ve İhtiyat Sandığı primleri yatırılmayacak, araç seyrüsefer ruhsatları çıkarılmayacak, KDV’ler yatırılmayacak, çalışanlarının maaş vergileri yatırılmayacak, tapu devir işlemleri yapılmayacak. Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Salih Tunar, “ülkede bir süredir ekonomik sıkıntı yaşandığını” belirterek, hükümetin aldığı tedbirleri, “günlük, geçici tedbirler” olarak niteledi. “Büyüyen kamu açığının yapılan zamlarla kapatılamayacağını” ifade eden Tunar, “Hükümetlerin yanlış icraatlarıyla büyütülen kamu açıklarını elektriğe, akaryakıta, seyrüsefer ve her türlü harca fahiş zamlar yaparak kapatmak mümkün değildir” dedi. Tunar, “yapılan zamların tüm halkın belini büktüğünü, yerel üretimin girdi maliyetlerini yükselttiğini ve ülkede pahalılığın artmasına neden olduğunu” söyledi. Tunar, şöyle konuştu: “Yerel üretimi temsil eden Kıbrıs Türk Sanayi Odası ve üretici birlikleri olarak bizler bu gidişe ‘artık yeter’ diyoruz. Kamu açıkları zamlarla kapatılamaz. Hükümetlerin yanlış icraatlarının bedelini, işyerlerimizi kapatarak ödemek istemiyoruz. Kamuya istihdam ve gizli işsiz ordusu yaratmak, işsizlik sorununu çözmez. Kamu çalışanı ile özel sektör çalışanı arasındaki uçurum kapanmalıdır. Yapısal değişiklikler yapma zamanıdır. Olası çözüm sonrası çok geç olacak.”

20.09.2008


 

Orhan Pamuk dâvâsına 2. red

YAZAR Orhan Pamuk aleyhine İsviçre’de yayımlanan bir dergideki sözleri sebebiyle açılan tazminat davası yeniden reddedildi.

Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesindeki duruşmaya dâvâlı Orhan Pamuk ile dâvâcılar katılmadı. Tarafları avukatlarının temsil ettiği duruşmada hakim, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 11 Aralık 2007 tarihli bozma ilâmını okudu. Dâvânın ‘’kişilik haklarına saldırı’’ sebebine dayandığına yer verilen ilâmda, mahkemece daha önce ‘’dâvâcıların Türk milletinin bir ferdi olmaları sebebiyle yansıma yoluyla kişilik haklarına saldırı olduğunun kabulüne imkân olmadığı’’ ve ‘’dâvâcıların dâvâ ehliyetinin bulunmadığı’’ gerekçeleriyle reddedildiği hatırlatıldı. İlamda, ‘’Pamuk söylendiği iddia edilen sözlerin, dâvâcıların vatandaşlık bağıyla bağlı bulundukları Türk milletine yönelik olması durumunda davacıların dava ehliyetinin bulunduğunun kabul edilmesi gerektiğine’’ işaret edi-lerek, mahkemece verilen kararın davacılar lehine esastan bozduğu kaydedildi. Hakimin Yargıtay ilamına karşı görüşlerini sorduğu davacıların avukatı Necip Yenişan, bozma ilamına uyulmasını, davalı Orhan Pamuk’un avukatı Fikret İlkiz ise mahkemenin önceki kararında direnmesini istedi. Davayı yeniden karara bağlayan hakim, önceki kararında direnerek davanın reddine hükmetti.

20.09.2008


 

AKP önündeki eyleme 9 gözaltı

AKP Ankara il binası önünde eylem yapmak isteyen 9 kişi gözaltına alındı.

Emniyet yetkililerinden alınan bilgiye göre, kendilerini ‘’öğrenci kolektifi’’ olarak adlandıran bir grup, dün sabah saatlerinde AKP Ankara İl Başkanlığı yakınlarına gelerek, eylem yapmak istedi. Üzerinde ‘’Üniversiteleri AKP’ye bırakmayacağız’’ yazılı pankart açan 9 kişi, yasal eylem yapmadıkları gerekçesiyle önce polis tarafından uyarıldı. Uyarıları dikkate almayan gruptakilerin eylemi sürdürmek istemesi üzerine Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri 9 kişiyi gözaltına aldı.

20.09.2008


 

İzmir’de 4 ay su faturası ödenmeyecek

İZMİR'DE suyun metreküp fiyatını 10 YKr’ye düşüren Büyükşehir belediyesi, su faturalarını 4 ay sonra tahsil etmeye başlayacak.

Belediyeden yapılan yazılı açıklamaya göre, şebeke suyundaki arsenik oranını düşürmek için kuyulara yapılacak arıtmalar tamamlanıncaya kadar İzmirlilerin bütçesini rahatlatmak amacıyla suyun metreküpünü 10 YKr’ye düşüren İzmir Büyükşehir Belediyesi, su faturaları için son ödeme günü belirledi. Buna göre 13 ton ve altında su tüketen 850 bin konut abonesi, tüketim bedellerini, su faturaları için belirlenen son ödeme günü olan 26 Ocak 2009 tarihinde, yani 4 ay sonra ödeyecek. Yasal zorunluluk olarak su faturalarının her ay gönderileceği ifade edilen açıklamada, son ödeme tarihinin 26 Ocak 2009 olarak belirlendiğini, bu nedenle ödemelerin 4 ay öteleneceği kaydedildi.

20.09.2008


 

Meclis, 1 Ekim'de açılacak

TBMM'NİN 23. Dönem 3. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yapacağı açış konuşmasıyla 1 Ekim Çarşamba günü başlayacak.

Yeni yasama yılının başlaması dolayısıyla TBMM Başkanı Köksal Toptan ve beraberindeki heyet, 1 Ekim Çarşamba günü saat 14.00’te Meclis Atatürk Anıtına çelenk koyacak, saygı duruşunda bulunacak ve ardından İstiklâl Marşı’nı okuyacak. TBMM Genel Kurulu da aynı gün Köksal Toptan başkanlığında saat 15.00’te özel gündemle toplanacak. Genel Kurulda İstiklâl Marşı’nın okunmasının ardından, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yeni yasama yılının açış konuşmasını yapacak. Meclis Başkanı Toptan, saat 18.00’de de yasama yılının açılışı dolayısıyla TBMM Havuzlu Bahçede kokteyl verecek. Yeni yasama yılının açılışı Ramazan Bayramı tatiline denk gelmesi sebebiyle TBMM, çalışmalarına 7 Ekim Salı gününden itibaren başlayacak.

20.09.2008


 

Eruygur’un tomografisi çekildi

KOCAELİ F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde düşmesi sonucu beyin kanaması geçiren ve boyun kemiği kırılan emekli Orgeneral Şener Eruygur'un tedavi gördüğü Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinde tomografisi çekildi.

Hastanenin birinci katındaki Yoğun Bakım Ünitesi'nden jandarma ekipleri ve hasta bakıcıların kontrolünde sedyeyle çıkarılanlan Eruygur, asansörle giriş katındaki tomografi ünitesine getirildi. Jandarma ekipleri bu sırada çevrede güvenlik önlemi aldı. Eruygur'un sedyesinin kenarlarına paravan yerleştirildiği belirtildi. Yaklaşık 20 dakika süren tomografi çekiminin ardından Eruygur, aynı şekilde yoğun bakım ünitesine götürüldü. Tomografi çekimi sırasında hastanenin acil servisi giriş çıkışlara kapatıldı. Eruygur’un başka bir hastaneye sevki konusuna da değinen Mutlu, bu konuda herhangi bir değişiklik olmadığını belirterek, ‘’Hastanın başka bir hastaneye sevkine gerek yok. Zaten sevki de tehlikeli’’ diye konuştu.

20.09.2008


 

Köydeki okullar açılsın

YAKLAŞIK 16 bin öğrencinin taşımalı sistemi kullandığı İzmir’de daha güvenli alternatif aranıyor.

İl Millî Eğitim Müdürlüğü, taşınan öğrenci sayısını azaltmak için yatılı ilköğretim bölge okullarının sayısını arttırmayı hedefliyor, sendika temsilcileri ise köydeki okulların açılmasını istiyor.

İzmir İl Millî Eğitim Müdürü Kamil Aydoğan, yaptığı açıklamada, İzmir’de taşımalı sistemi kullanan öğrenci sayısının fazlalığına dikkati çekerek, sistemin zorunluluk sebebiyle tercih edildiğini ifade etti. Şehirde 708 okuldan yaklaşık 16 bin öğrencinin 162 merkez okula taşındığını belirten Aydoğan, köylerdeki öğrenci sayısının bir okul için yetersiz olması sebebiyle bu sistemin uygulandığını kaydetti. Taşımalı sistemin dünyanın her yerinde kullanıldığını belirten Aydoğan, şunları söyledi: ’’En gelişmiş ülkelerde bile kullanılıyor bu sistem. Köylerdeki öğrencilerin de okuması gerek. İzmir’de biraz dağınık bir yapı var, ilçelerin dağ köylerindeki çocuk sayısı az. Bu sistem zorunluluktan kaynaklanıyor. Biz de taşımanın azalmasını, olmamasını istiyoruz. Bunu için yatılı ilköğretim bölge okulları (YİBO) var. Taşımalı sistemin alternatifi YİBO’lar. YİBO sayısını arttıracağız başka çaresi yok. Şu anda 5 YİBO var, sayıyı arttıracağız.’’

‘’DEVLET KÖYDEKİ OKULLARI

İŞLER HALE GETİRMELİ’’

Eğitim Sen İzmir Şubeler Sözcüsü ve 5 Nolu Şube Başkanı Özcan Çetin ile Eğitim Bir Sen İzmir Şube Başkanı Abdürrahim Şenocak ise çocukların eğitimlerini köylerinde almaları için köy okullarının işler hale getirilmesini önerdi.

Taşımalı sistemin faydalı bir yöntem olmadığını savunan Çetin, sistemin hem eğitim, hem de köylerin sosyal yapısını olumsuz etkilediğini ileri sürdü.

Köylere giden öğretmenlerin yüksek kültür düzeyi ile köyün sosyal yaşantısına olumlu katkılar koyduğunu ifade eden Çetin, okulu kapanan köylere bu kişilerin ulaşamadığını savundu.

Çetin, sistemin öğrenci güvenliğini tehlikeye attığını, taşınmanın öğrencinin motivasyonunu bozduğunu iddia etti. Köylerdeki okulların öğrenci sayısına bakılmaksızın açılmasını isteyen Çetin ‘’Devlet kendi yerelinde, köylerde okulları işler hale getirmeli’’ dedi.

Eğitim Bir Sen İzmir Şube Başkanı Şenocak da özellikle fiziksel gelişimini tam tamamlamamış, ailesine bağlılığı fazla olan ilköğretim 1, 2 ve 3. sınıf öğrencilerinin köylerinde eğitim alması gerektiğini söyledi. Köylerdeki okulların eğitime başlamasını öneren Şenocak, öğretmenlerin köye giren ‘’ışık’’ olduğunun altını çizdi. Şenocak, ‘’Çocuklar 4. sınıfa kadar kendi yerinde eğitim almalı. Köylerdeki okullar eğitime başlamalı. Her köye bir öğretmen girmeli, öğretmen yalnızca öğrenciye değil, ailelere de liderlik edecektir’’ dedi.

Şenocak, 4. sınıf ve sonrasındaki öğrencilerin ise en fazla 15 kilometre uzaktaki okullara taşınabileceğini, öğrencilerin 30-40 kilometre uzaktaki okullara taşınmasının güvenli olmadığı gibi başarıyı da olumsuz etkilediğini kaydetti.

20.09.2008


 

Hobi için başladı, çiftlik kurdu

SAMSUN'UN Bafra ilçesi’nde deve kuşu çiftliği bulunan girişimci, 3 yıl önce Bursa’dan getirttiği bir yumurta ile başladığı deve kuşu işinde şimdi binlerce YTL gelir elde ediyor.

Edinilen bilgiye göre, Sarıçevre Köyünde Recep Uyanık (47), 3 yıl önce hobi olarak deve kuşu üretimine başladı. Evinin bulunduğu arazi içinde yetiştirdiği hayvanlara olan ilgisi sebebiyle bir de deve kuşu bulundurmak isteyen Uyanık, Bursa’dan bir yumurta getirterek ilk deve kuşunu üretti.

Zaman içinde deve kuşlarını ekonomik anlamda üretmeye karar veren Uyanık, daha sonra edindiği yumurtalarla ürettiği deve kuşlarından bir çiftlik oluşturdu.

Kısa sürede 3 dönümden fazla bir alanı deve kuşu üretim çiftliği haline getiren Uyanık, halen onlarca deve kuşunu ticarî amaçlı yetiştiriyor.

Deve kuşu üretimini tamamen kendi imkânları ve kimseden destek almadan yürüttüğünü belirten Uyanık, ‘’Hobi olarak başladığım deve kuşu üretimi, şimdi mesleğim haline geldi. Her geçen gün deve kuşu sayısı artıyor. Anaç deve kuşlarının yanında yavru da yetiştiriyorum’’ dedi. Deve kuşu üretiminin her anlamda ekonomik ve kârlı bir yatırım olduğunu belirten Uyanık, çiftliği daha da geliştireceğini söyledi. Uyanık, Türkiye’de deve kuşunun yeni yeni tanınmaya başladığını, oysa deve kuşunun eti, yumurtası ve derisinin ticarî amaçlı üretildiğini anlattı. Canlı deve kuşu satışı yaptığını da anlatan Uyanık, genellikle canlı deve kuşu taleplerinin hayvanat bahçeleri ile turistik tesis gibi işletmelerden geldiğini söyledi. Uyanık, canlı deve kuşlarının tanesinin 2 bin 500, derisinin ise 150 avro dolayında alıcı bulduğunu da bildirdi.

20.09.2008


 

İhale sonuçlanmadı, eğitime başlayamadılar

ŞANLIURFA'NIN, Harran ilçesinde, taşımalı eğitim ihalesinin iptal edilmesi ve tarım işçisi ailelerin çocuklarının tarlalarda bulunması sebebiyle yaklaşık 2 bin 800 öğrenci henüz ders başı yapamadı.

Alınan bilgiye göre, yaklaşık 14 bin öğrencinin eğitim gördüğü Harran’da biri şehir merkezi, 11’i de köylerde olmak üzere 12 okulda taşımalı eğitim yapılıyor. Bulundukları köy veya mezrada eğitim imkânlarından yoksun olan 2 bin 400 civarında öğrenci, geçen yıl taşımalı sistem sayesinde eğitim öğretim dönemini tamamladı. Bu yıl yeni kayıtlarla yaklaşık 2 bin 800 öğrencinin yararlanacağı sistem için bir süre önce İlçe Özel İdare Müdürlüğü ihale yaptı. Ancak katılan firmaların şartnameye uygun olmaması sebebiyle, ihale iptal edildi. Bu sebeple taşımalı sistemden yararlanan ve çoğu tarım işçiliği yaptığı için köylerinde bulunmayan öğrenciler, ders başı yapamadı.

20.09.2008


 

Erdek’te facia endişesi

ERDEK Belediye Başkanı Hüseyin Sarı, Balıkesir’in Bandırma ilçesindeki RoRo faciasını hatırlatarak, ‘’denetim eksikliği yüzünden yeni bir deniz faciasının, ilçemiz sınırları içinde yaşanmasından endişe ediyorum’’ dedi.

Sarı, yaptığı açıklamada, Erdek-Marmara-Avşa adaları arasında çalışan gemilerde, yolcu ve araç kapasitesini arttırmak için kimseden izin almadan değişiklikler yapıldığını belirterek, bunun ‘’faciaya dâvetiye çıkarmak’’ anlamına geldiğini söyledi. Sarı, şunları kaydetti: ’’Bu motor ve gemilerin yanı sıra Erdek’e gelip giden RoRo gemileri de farklı durumda değil. Bu taşıtlar, Erdek Belediyesine tahsisli limana yanaşmalarına karşın, belediyenin bu araçlarla ilgili en küçük bir denetim yapma yetkisi bulunmuyor. Denetim eksikliği yüzünden yeni bir deniz faciasının, ilçemiz sınırları içinde yaşanmasından endişe ediyorum.’’

20.09.2008


 

Su satış istasyonları gece yarısına kadar açık kalsın

İZMİR'DE şebeke suyunda arsenik oranının yüksek çıkması sebebiyle evlerindeki içme suyunu kullanamayan ve içemeyen İzmirliler, yaklaşık 3 aydır belediyenin su satış noktalarında su almak için kuyruk bekliyor.

Bornova’daki su satış istasyonunda kuyrukta bekleyen vatandaşlar, yaptıkları açıklamada, arsenik oranının yüksek çıkmasından itibaren yaklaşık 3 aydan bu yana devam eden su sorununun çözülmesini beklediklerini belirterek, ‘’kuyruk çilesi’’nin bitmesini istediler. Yaklaşık 1.52 saat kuyrukta bekledikten sonra sıranın kendilerine geldiğini belirten vatandaşlar, özellikle Ramazan ayında, ellerinde su bidonlarıyla saatlerce kuyrukta beklemenin kendilerini çok zorladığını ifade ederek, zaman zaman iftarı bile kuyrukta açmak zorunda kaldıklarını ifade ettiler. Satış noktalarında alınan karar gereği, kişi başı 40 litre su verildiğini, bunun ancak iki gün yettiğini kaydeden vatandaşlar, ‘’İki günde bir geliyoruz. 5 litrelik 78 tane pet şişe, ya da 19’ar litrelik iki pet damacana ile geliyoruz. El arabalarıyla götürmeye çalışıyoruz. Çoğumuz yaşlı ve emekliyiz. Bazı kalabalık aileler gün aşırı geliyor. 3 aydan bu yana bu devam ediyor. Artık çektiğimiz çilenin bitmesini bekliyoruz’’ diye konuştular. Bazı vatandaşlar, çalıştıkları için işten çıktıktan sonra su kuyruğuna girdiklerini kaydederek, satış istasyonlarının 20.00’da kapandığını, bu açıdan sıkıntı yaşadıklarını ifade ettiler. İstasyonların kapanma saati geldiğinde bile kuyruğun azalmadığını belirten İzmirliler, su satış istasyonlarının gece 24.00’a kadar açık kalması talebinde bulundu.

20.09.2008


 

Aliağa'daki okul servisi kazası

İZMİR Millî Eğitim Müdürü Kamil Aydoğan, Aliağa’daki 4 öğrencinin öldüğü, 26 kişinin yaralandığı okul servisi kazasıyla ilgili incelemenin tamamlandığını, bir müdür yardımcısı ve müfettişin soruşturma için görevlendirildiğini bildirdi. Aydoğan, ilk incelemede şoför ve ihale heyetinin kusurları olduğunun tesbit edildiğini belirterek, ‘’Gereği yapılacak’’ dedi.

20.09.2008


 

Kuruyan göl “Taşıma su” ile kurtarılıyor

SİVAS'IN Ulaş ilçesinde bir süre önce tamamen kuruyan Tecer Gölü’nün kurtarılması için başlatılan çalışma kapsamında Tecer Dağı’ndan boşa akan kaynak suları borularla göle taşınıyor.

İlçeye yaklaşık 4 kilometre uzaklıktaki Tecer Dağı’nın dibinde bulunan Tecer Gölü bir süre önce tamamen kurudu. Piknikçilerin uğrak yeri olan ve çeşitli kuş türlerinin barındığı gölün bulunduğu alan kuraklığın ardından beyaz bir örtüye büründü. Kuraklıkla birlikte kuşların başka yörelere göç ettiği, sessizliğin hakim olduğu gölün bulunduğu bölgeyi kurtarmak için Çevre ve Orman Müdürlüğü, Ulaş Belediyesi ve İl Özel İdaresi birlikte çalışma başlattı. Çalışma kapsamında Tecer Dağı’ndan boşa akan kaynak suları borularla bölgeye taşınmaya başladı. Dağdan gölün bulunduğu alana kadar yaklaşık 4 kilometrelik bölüme toprak altından boru döşendi. Yer altı, yağmur ve kar suları ile beslenen ancak son dönemlerdeki iklim şartlarından etkilenerek tamamen kuruyan gölün bulunduğu alana toprak altından döşenen borularla Tecer Dağı’ndan boşa akan kaynak suyu taşınmaya başladı. Yavaş yavaş su tutmaya başlayan göldeki su miktarının yağışlarla birlikte artacağını belirten yetkililer, şu an az akan suyun miktarını arttırmak için çalışma yapılacağını, önümüzdeki dönem Tecer Dağı’ndaki kar sularının da bu bölgeye taşınacağını belirtti.

20.09.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 
GAZETE 1.SAYFA

Bütün haberler

Site yöneticisi | Editör
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır