30 Ağustos 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Dergilerimiz

PEYGAMBER KISSALARI

Kral’ın, gemiyi ve gemidekileri yakmak için gelmesi - AHMET ÖZDEMİR

Hz. Nuh'un (as), gemiye bindiği ve azığını gemiye yüklediği haberini alınca, Kral Dermesil:

“Onları, akıtıp taşıyacak su nerede?!” diyerek gemiyi yakmak üzere adamlarından bir takım süvarilerle birlikte geminin bulunduğu yere kadar gitti. Nuh'un (as) oğlu Yam da, Kralla birlikte gelenler arasında idi. Kral, Nuh'a (as) seslenip: “Gemileri, tartacak su nerede?” dedi. Nuh (as):

“O su, senin durduğun yerde, sana gelecektir!” dedi. Kral:

“Bu, çok şaşılacak, hiç olmayacak şeydir! Demek, sen, kuru toprakta şu gemiyi yüzdürecek sular, seller olacağını söylüyorsun ha?! Sen de, seninle birlikte bulunanlar da, onun içinden hemen ininiz! Yoksa, hepinizi, yakarım!” dedi. Nuh (as):

“Allâh’a karşı, gururunu çoğaltma da imana gelmekte acele et! Allâh’a eş, ortak koşmayı bırakıp Müslüman ol, doğru yolu bul! Aksi takdirde, azabı, önünde hâzır bulacaksın!” dedi. Daha sonra Allah, gemi yapımının bittiğini ve tufanın başlayacağına dair bir alâmeti ona gösterdi ki o alâmet, tandırın su ile dolup taşmasıydı. Bu tandırdan maksat; yeryüzünün şeklidir. Yani yeryüzünün diğer yerlerinden suyun kaynamasıdır. Tufanın başlamasından itibaren gemideki yolcuların dışında yeryüzünde kalanlardan hiçbiri boğulmaktan kurtulamadı.

Ne zaman ki, Allah’ın belirttiği alâmet görününce Hz. Nûh (as), ailesi ve mü'minler gemiye bindiler. Daha önceden yeryüzü halkının bilmediği ve ondan sonrada yağdırmadığı bir yağmuru, Allah, semadan yeryüzüne gönderdi. Allah yeryüzüne emrederek bütün vadi ve köşelerinden su çıkarttı. Bunun üzerine yeryüzü geniş yollara ve başka şekillere ayrılarak kaynadı. Bu olay Kur’ân-ı Kerim’de şöyle anlatılmaktadır:

“O da: ‘Ya Rabbî, ben mağlûbum, artık Sen bana yardım et!’ dedi. Biz de derhal, boşalan bir su ile göğün kapılarını açtık. Yeri pınar pınar fışkırttık. Öyle ki her iki su kütlesi, takdir edilen o işin olması için birleşti. Biz Nuh’u, levha halindeki tahtalar ve çivilerle yapılmış gemiye bindirdik. O kadri bilinmemiş değerli insana, bir mükâfat olarak gemi, Bizim inayetimiz altında akıp gidiyordu.” (Kamer Sûresi, 10-14)

Su, yeryüzünde bulunan dağın en büyüğünün doruk noktasını da aşarak metrelerce yükseldi. Tufan, yeryüzünün uzunluğu ve eninde bütün her tarafını kaplamıştı. Tufanın yeryüzünün her yerini kaplaması itibariyle, tufan ile birlikte canlılardan hiçbirisi dahi yeryüzünde kalmayıp hepsi yok olup gitmiştir. Böylece su, Nûh kavminin üzerini de aşmış ve tufan, onları alıp götürmüştü.

İşte tufan ile geminin dışında kalan bütün insanlar yok olup, insanlık tekrar Hz. Nûh (as) ile başladığından dolayı Hz. Nûh'a (as) “İkinci Ebu’l-beşer” , yani "İnsanlığın İkinci Babası” denilmiştir. Çünkü tufandan sonraki yeryüzü halkı, Hz. Nûh ve gemide bulunan mü'minlerden türemiştir.

30.08.2009

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

Başlıklar

  BİR ÂYET, BİR YORUM

  İLMİHAL

  Bir Sahabenin Günlüğü

  SOHBET İKLİMİ

  DENİZCİNİN RAMAZANI

  RAMAZANİYE

  RAMAZAN HALLERİ

  PEYGAMBER KISSALARI

  ŞEYTANIN DESİSELERİ

  MİNİKLERİN DÜNYASINDA RAMAZAN

  DÜŞÜNCE KIRINTILARI

  MİNİ HİKÂYELER

  BEHLÜL DÂNÂ VE HARUN REŞİD

  İNCİR ÇEKİRDEĞİ

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular’ın STV Haber’deki programını izlemek için tıklayın.
Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.