29 Aralık 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Süleyman KÖSMENE

Haram, günah ve küfür


A+ | A-

Mücahit Bey: “Haramlığı kesin olan içki, zina, fal... vs. gibi fiillerle ilgili olarak birisi için ‘İnşallah içki içersin, fal baktırırsın’ dense ya da ‘İnşallah şu bahçeden elma çalarsın!’ dense; diyen kişinin imanı ve nikâhı gider mi? Ve bu söz küfrü gerektirir mi?”

Haramı, günahı ve küfrü tanımlayalım dilerseniz. Haram, Cenâb-ı Hakk’ın kesin bir biçimde yasakladığı fiil ve davranışlardır. Cenâb-ı Hakk’ın aslında hoşlanmadığı, fakat kesin bir dil ile yasaklamadığı fiil ve davranışlara ise mekruh diyoruz. Mekruhun gerisinde de mubah vardır ki, tercihi bize bırakılan, yasaklanmadığı kesin olarak bilinen fiil ve davranışlardır.

Dînimizde mü’min lehine bir rahmet eseri olarak, haram sınırı dar tutulmuş, mekruh sınırı biraz daha açıktan alınmış; mubah sınırı ise alabildiğine geniş bırakılmıştır. Başka bir ifâdeyle, yasak kılındığı hakkında Kitap ve Sünnetten delil bulunmayan her fiil ve davranış mubahtır.

Allah’ın haram kıldığı fiil ve davranışları işlemenin, yasaklarını çiğnemenin ve emirlerine aykırı davranmanın dinimizdeki karşılığı ise günahtır.

İki türlü haram vardır:

1-”Haram li-aynihî” (Bizzat haram): Haram kılınma hikmeti olan kötülük, zarar, kirlilik ve pislik kendi özünde bulunan ve kendisinden hiç ayrılmayan maddelerdir. Meselâ, içki ve domuz etinin özündeki zararlar, haram kılınmasına müreccih olmuştur. Fakat hakiki sebep yine ‘nehy-i İlâhî’dir (Allah’ın yasaklamasıdır).

2-”Haram li-gayrihî” (Dolaylı olarak haram): Haram kılınma hikmeti kendisinde bulunmayan, hâricî ve dıştan bir sebeple, elde etme ve kazanma şekline göre haram kılınmış olan maddelerdir. Meselâ elma aslında helâl kılınmışken; çalınıp yenildiğinde, kul hakkını ihlâl hikmetinden dolayı haram olur. Kazanç, içinde alın teri ve hak ediş olmadığında haramdır.

Küfür, inkâr ve şirke gelince: Birbirini tanımlayan her üç kavram da tevhid inancına zıt bir inanıştır, yargıdır, hükümdür, kabulleniştir; haramların en büyüğüdür. Şirk, inkâr ve küfür ile sâir günahların arasını net biçimde ayıran Kur’ân’dır. Cenâb-ı Hak şirki bağışlamayacağını, sâir günahları ise dilediği biçimde affedeceğini şu âyetle bildirir: “Allah Kendisine şirk (ortak) koşulmasını elbette bağışlamaz. Bundan başka dilediği kimsenin günahını bağışlar. Allah’a ortak koşan, pek büyük bir günah ile iftirâda bulunmuştur.”1

İnsanı İslâm ve îmân dâiresinden çıkaran şey şirktir, inkârdır, küfürdür. Sâir günahlar kişinin îmân dâiresi haricine çıkmasını gerektirmez, kişiyi dâhilde bırakır. Dolayısıyla, mü’min günahkâr olabilir; ama münkir olamaz. Eğer münkir olsa, mü’min kalamaz. Yani inkâr ile îmân, aynı kalpte berâber bulunmaz. Diğer yandan, mü’min günahından dolayı şirkle, küfürle veya inkârla itham da edilemez. İnanarak “Lâ ilâhe illallah, Muhammeden Resûlullah” diyen; Allah’a, Kur’ân’a ve Kur’ân Peygamberine (asm) “bütünüyle” îmân eden herkes mü’mindir.

İster haram li-aynihî olsun, ister haram li-gayrihî olsun; haram kılınan şeyleri işlemekle günahkâr olacağımız gibi, teşvik etmekle de günahkâr oluruz. Bir mü’min kardeşimize ister duâ niyetine, ister bedduâ niyetine, “İnşaallah içki içersin!”, “İnşaallah fal baktırırsın!”, “İnşaallah şu bahçeden elma çalarsın!” gibi haram bir dilekte bulunmakla ancak günahkâr oluruz; ama bu fiillerle müşrik, kâfir ya da münkir olmayız. Yani fiilimizin şirk, küfür veya inkâr unsuru taşıması gerekir ki, küfre veya şirke girmiş olalım. Yani böyle bir “yanlış, isâbetsiz ve fâhiş dilekle” îmânımız gitmez, nikâhımız gitmez, küfre girmeyiz; fakat, günahkâr oluruz.

Şirk, küfür veya inkâr içinde gördüğümüz birisini derhal yargılayarak İslâm ve îmân dâiresinden çıkarmamız doğru değildir. Bizim, kul ile Rabb’i arasına girme yetkimiz yoktur. Ancak insanların lehine duâ edebiliriz, insanlar için îmân, salâhat ve hidâyet isteyebiliriz. Kucaklayıcı olmak, dışlayıcı olmaktan efdaldir. Yüce dînimizin rahmet yönünü göstermek ve Allah’tan rahmet dilemek, gazab-ı İlâhî’yi temennî etmekten daha fazîletlidir.

Dipnot:

1- Nisâ Sûresi, 4/48

29.12.2009

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (27.12.2009) - Rahmet bağını güçlü tutmak

  (26.12.2009) - Tarihte On Muharrem

  (25.12.2009) - Sırat köprüsü nedir?-2

  (24.12.2009) - Sırat köprüsü nedir?-1

  (23.12.2009) - Hastalar Risâlesi için son gün

  (22.12.2009) - Rahmet gazaba hâkimdir

  (21.12.2009) - İman ve küfür üzerine

  (20.12.2009) - Niçin namaz kılarız?

  (19.12.2009) - Mevlânâ ve Şeb-i Arus

  (17.12.2009) - Mânevî bir reçete: Hastalar Risâlesi

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Ali Rıza AYDIN

  Atike ÖZER

  Baki ÇİMİÇ

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Ekrem KILIÇ

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Muzaffer KARAHİSAR

  Nejat EREN

  Nurullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu

Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.
Kurumsal Linkler: Risale-i Nur Kongresi - Bediüzzaman Haftası - Risale-i Nur Enstitüsü - Yeni Asya Vakfı - Demokrasi100 - Yeni Asya Gazetesi - YASEM - Bizim Radyo
Sentez Haber - Yeni Asya Neşriyat - Yeni Asya Takvim - Köprü Dergisi - Bizim Aile - Can Kardeş - Genç Yaklaşım - Yeni Asya 40. Yıl   oktay usta yemek tarifleri