"Gerçekten" haber verir 27 Ocak 2009
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formuİletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Semra ULAŞ

Kıskanırım seni ben!



İki kişiye imrenin diyor Hz. Peygamber (asm). Birincisi; ilmiyle amel eden ve onu öğreten âlime. İkincisi de hayırda harcayan, fakirleri doyuran cömert zengine.

İlmiyle amel eden ve onu öğreten insana imrenirseniz, siz de onun gibi olmaya çalışırsınız. Diğeri de öyle.

Yani İslâm’da imrenme, gıpta vardır da, kıskançlığa yer yoktur.

Kıskançlık diğer bütün iyi amellerimizi yiyip tüketir.

Ateşin odunu yiyip tükettiği gibi kıskançlık da sevaplarımızı yer tüketir.

Bununla birlikte kıskançlığın tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir. Hz. Âdem’in (as) çocukları Habil ile Kabil’e kadar dayanır.

Kıskançlık şeytandandır. Şeytan fısıldar insana ve insan kötülüğe meyleder. Çünkü insan iyiliğe de kötülüğe de meyyal yaratılmıştır.

Felak Sûresinde “Kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden Allah’a sığınırım” şeklinde duâ ederiz.

Hakikaten de kıskanç kişilerin şerlerinden Allah’a sığınmamız istenmektedir.

Kur’ân’da bir sûreye konu olacak kadar önemli olan kıskançlığa, dinî ve insânî açıdan bakınca hiç de hoş olmadığı hem kıskananı, hem de kıskanılanı yıpratıcı bir duygu olduğu ortadadır.

Gazetelerin ikinci sayfaları kıskançlığın boyutlarını görmemize yardım edecektir.

...

Biraz da Allah’ın Gayûr isminden bahsetmek gerekecek.

Birini veya bir şeyi Allah’tan fazla seversen, Allah’ın Gayûr ismine (gayretullaha) dokunur ve seni onunla imtihan eder.

Yaratılanı Yaratan’dan ötürü seversek, daha sağlıklı sevgi beslemiş oluruz. Vedud da Allah’ın isimlerinden, ancak Şefîk’in tecellîsi olan şefkat duymak, ayakları yerden kesmeden sevmek en güzeli galiba.

Allah’tan fazla sevilmeye lâyık olacak birini veya bir şeyi tanıyor musunuz?

Ben tanımıyorum.

27.01.2009

E-Posta: semraulas@hotmail.com


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (07.01.2009) - Yazmak yaşamaktır

  (06.11.2008) - Yâ Bâkî Ente’l-Bâkî

  (06.07.2008) - Ruhunuz bu kadar ihaneti kaldırmaz

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  H. Hüseyin KEMAL

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır