09 Nisan 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR Mobil İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Aile-Sağlık

Miniklerin dileklerini gerçekleştirin

DENİZ Feneri Derneği, 1001 çocuğun dileğini gerçekleştirmek üzere sekizinci defa harekete geçti. İhtiyaç sahibi çocukların yoksullukları sebebiyle gerçekleştiremedikleri dileklerini yerine getirmeyi amaçlayan projenin çıkış noktası çocukların hayalleri ve beklentileri.

1001 minik yürek, kalplerindeki coşku ve isteği mektuplara yazıyor ve Deniz Feneri’ne ulaştırıyor. Okunan mektuplardaki bilgiler mektubun orijinal görüntüsü ile birlikte www.1001dilek.com adresinde yayınlanıyor. Bugüne kadar F35 pilotu olmak isteyen çocuk da mektup yazdı, çikolata isteyen de. Hiç görmediği babasının resmini isteyen de, annesinin gözlerinin açılıp tekrar kendisini görmesini isteyen de. Her gün okula beslenme götürmek isteyen çocuklar da vardı onların arasında, zenginliği poğaça yiyebilmek olarak tarif eden de…

8 YILDA 23 BİN 300 ÇOCUĞUN DİLEĞİ

GERÇEKLEŞTİ

Proje kapsamında bu yıl da Elazığlı depremzede çocuklar başta olmak üzere 7 bölgemizden 1001 çocuğa çeşitli sorular sorularak dilekleri alındı. Bu dilekler, her dileğin maddî değeri de yazılarak, www.1001dilek.com adresinde yayınlandı. Siteye girenler bu isteklerden birini gerçekleştirmek isterse ‘Dileğini gerçekleştir’ butonunu tıklamaları yeterli. Konu ile ilgili bilgi veren Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Av. Mehmet Cengiz, Türkiye’nin her bölgesinden yüzlerce dilek topladıklarını söyledi. İlk dileğin sekiz yıl önce gerçekleştirildiğini vurgulayan Av. Mehmet Cengiz, “Yüzlerde oluşan küçük bir gülümseme bizim en büyük mutluluğumuz. Projemize destek veren ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.

09.04.2010


Sınav kaygısı, ameliyat kaygısını geçti

ESKİŞEHİR Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Selahattin Turan, SBS, YGS gibi sınavlara giren öğrencilerin çoğunun sınav kaygısı yaşadığını belirterek, sınava girecek öğrencinin ameliyata girecek hastadan daha kaygılı olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Turan, hangi ekonomik statüde olursa olsun bütün ailelerin eğitime çok önem verdiğini belirterek, Türkiye’de başarının sınavlarda alınan sonuçlara göre değerlendirildiğini kaydetti. Türkiye’de sınavların sayısının her geçen yıl arttığını ifade eden Prof. Dr. Turan, şöyle konuştu: ‘’Sınavların çocuklara, ailelere ve topluma maliyeti tartışılmıyor. Türkiye’de sınavlar ciddî bir sorun. Öğrencilerin performansına bakıldığında sınav sistemini sorgulamamızı gerekiyor. SBS ve YGS gibi sınavlar çocukları sıralayan, yaftalayan, hizaya sokan sınavlara dönüşmüştür ve çok tehlikelidir. Bugün ülkedeki dershane sayısı lise sayısını geçti. İki süreç aynı anda işlemez; ya okulları ya dershaneleri kaldırmalıyız. Bu durum sınav endeksli yapının ortaya çıkardığı çelişkili bir durumdur.’’

AİLELERİN YARIŞINA DÖNÜŞTÜ

Prof. Dr. Turan, her yerin testlerin çözüldüğü mekânlara dönüştüğünü belirterek, özel eğitim kurumlarının eğitime farklı anlamlar yüklediğini anlatan Prof. Dr. Turan, şunları kaydetti: ‘’Her çocuk öğrenme heyecanıyla doğar. Bunların öğrenme motivasyonunu önce anne ve babalar, sonra okul ve sınav sistemi bozar. Sınava endeksli eğitim sistemi çocuğun dengesini bozuyor. Çocuklar ‘Ailem neden benden bu kadar şey bekliyor? Ben neden saz çalmayı öğrenemiyorum, şiir dinletisine katılmıyorum, insanî yönümü güçlendirecek aktivitelere katılamıyorum, neden at yarışına dahil ediliyorum. Haftada 400 soru çözen bir kişi oldum’ diyor. Öğrenci bu baskıyı zihinsel olarak üzerinden atamıyor. Sınava endeksli eğitim sistemi ailelerin ve çocukların umutlarını suya düşürüyor. Sınavlar ailelerin yarışına dönüştü.’’

ÇOCUKLARIMIZI HARCIYORUZ

Prof. Dr. Turan, gelecek kaygısının öğrencilerde psikolojik bozukluk ve bunalımlara yol açtığını belirterek okul, dershane ve özel ders arasına sıkışan çocukların en güzel günlerini zamanla yarışarak geçirdiğini vurguladı. Bütün vaktini sınavlara hazırlanarak geçiren çocukların eğlenmediğini, gezmediğini, san'atla ilgilenmediğini ifade eden Prof. Dr. Turan, şöyle konuştu: ‘’Türkiye’de aileler çok baskıcı. Anne ve babalar evde sürekli sınavı konuşuyorlar. Eğitimin yıllanmış sorunlarını çözmek yerine çocuklarımızı harcıyoruz. Çocukların sabah akşam evde, okulda, otobüste çözdüğü standart testler, çocukların farklılıklarını ve güzel yönlerini törpülüyor. Aşırı motivasyon ve aşırı baskı çocuğun kendinden şüphe duymasına yol açıyor. Öğrencilerin çoğu sınav kaygısı yaşıyor. Öğrenciler, ‘Ailemin emeklerini boşa çıkaracağım, bu sene de kazanamazsam herkese rezil olacağım’ gibi nedenlerle kaygı yaşıyor. Sınavlarda başarılı olma kaygısı çocuğu insanlıktan çıkarıyor. Kimin kazandığı önemli değil, sınavlarda çocuklarımızı ve geleceğimizi kaybediyoruz.’’

09.04.2010


Sebze-meyve, kansere karşı sanıldığından daha mı az koruyor?

FAZLA sebze ve meyve tüketmenin, kansere karşı sanıldığından daha az koruma sağladığı bildirildi. Yaklaşık 500 bin kişiye ait 8 yılı aşkın verilerinin değerlendirilmesi sonucu bilim adamları, kanser riski ile sebze-meyve yemek arasındaki ilişkinin “belirgin”, ancak sanıldığından az olduğunu belirtti.

Günlük sebze-meyve tüketiminin 200 gram arttırılmasının kanser riskini yaklaşık yüzde 3 azalttığını belirten araştırmacılar, fazla meyve-sebze tüketiminin koruyucu etkisinin bulunduğunu, ancak bunun sanıldığından az olduğunu vurguladı. Ancak araştırmacılar, sebze ve meyve yemenin sağlığa faydalı olduğunu, araştırma sonuçlarının, tavsiye edilen miktardan az tüketilmemesi gerektiği anlamına gelmediğini belirtti. Dünya Sağlık Örgütü, 1990’dan bu yana kanser riskini azaltmak için günde en az 5 porsiyon meyve-sebze tüketilmesi teklifinde bulunuyor.

09.04.2010


Obez annelerin çocuklarında kalp riski yüksek!

OBEZ annelerin çocuklarında doğuştan kalp kusuru görülme riskinin daha fazla olduğu bildirildi.

ABD’de yapılan araştırmada, aşırı obez annenin kalp kusuru olan bebek dünyaya getirme riskinin yüzde 33 olduğunun belirlendiği, daha az obez annelerde bu riskin yüzde 11 olduğunu vurgulandı. “American Journal of Clinical Nutrition” dergisinde yayımlanan araştırmada, kalp kusuru olan bebek dünyaya getiren 7 bin 392 anne ve kalp kusuru olmayan bebek dünyaya getiren 56 bin annenin verileri karşılaştırıldı. Bilim adamları, obez annelerin hamile kalmadan önce kilo vermeye çalışmasının önemli olduğunu vurguladı.

09.04.2010

 
Sayfa Başı  Geri

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu

Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.
Kurumsal Linkler: Risale-i Nur Kongresi - Bediüzzaman Haftası - Risale-i Nur Enstitüsü - Yeni Asya Vakfı - Demokrasi100 - Yeni Asya Gazetesi - YASEM - Bizim Radyo
Sentez Haber - Yeni Asya Neşriyat - Yeni Asya Takvim oktay usta yemek tarifleri Köprü Dergisi - Bizim Aile - Can Kardeş - Genç Yaklaşım - Yeni Asya 40. Yıl