|
Güncel |
Sınav odaklı eğitim tekdüzeleştiriyor |
|
EĞİTİM-BİR-SEN Genel Sekreteri Halil Etyemez, sınav odaklı eğitim sisteminde öğrencilerin sosyal yanları zayıf bireyler olarak yetiştiğini ve bu şekilde toplumda yerini aldığını ifade ederek, “Bu, Türkiye’nin geleceği açısından büyük risk oluşturmaktadır” dedi. Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin (EBSAM) yaptığı araştırmaya göre, SBS ve LGS-LYS’ye girecek olan öğrenciler 2009-2010 öğretim dönemi içinde bir günün ortalama 9 saat 52 dakikasını eğitimde, ortalama 1 saat 8 dakikasını ise bu eğitimi almak için yolda geçirdi. Günün ortalama 8 saati uykuda geçen öğrencinin geriye sadece 5 saati kalıyor. 2009-2010 öğretim döneminde ise, öğrencilerin ortalama 2 bin 425 saati eğitimde, ortalama 281 saati ise bu eğitimi almak için yolda geçti. Öğrencilerin toplamda eğitime ayırdığı süre 2 bin 706 saat oldu. Bu dönemde uyuduğu süre ise ortalama bin 968 saat, bu sürelerden geriye kalan ve kendine ayırabileceği süre ise ortalama bin 230 saat oldu. Gün bazında bu rakamlar değerlendirilecek olursa; 2009-2010 öğretim dönemi içinde dinî ve millî bayram tatilleri hariç, toplamda 246 gün bulunmakta ve öğrenciler bu 246 günün 101 gününü okulda, dershanede, etüd derslerinde, özel derslerde ve evde ders çalışarak ya da ödev hazırlayarak geçirdi. Bu faaliyetleri yaparken, 12 günü yollarda geçti. 82 günü uykuyla geçen öğrencinin geriye 51 günü kalmakta ve bu da günde ortalama 5 saate denk gelmektedir.
ÖĞRENCİLERİ SINAV ODAKLI EĞİTİM SİSTEMİNDEN KURTARMALIYIZ
ARAŞTIRMANIN sonuçlarını değerlendiren Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Halil Etyemez, öğrencilerin, sınavlar yüzünden günlerini yoğun stres altında geçirdiğini, okul, dershane, ödev, etüd, özel ders derken kendilerine ve sosyal bir faaliyete zaman ayıramadıklarını kaydetti. Etyemez, şunları söyledi: “Öğrencilerin önlerine, ilköğretimde SBS, ortaöğretimde LGS-LYS ve yükseköğretimi bitirdikten sonra ise KPSS çıkmaktadır. Bütün gelecekleri 2-3 saatlik sınavlara sıkıştırılmış durumdadır. Bu sınavlar yüzünden sadece ders çalışmaya endekslenmiş olan öğrenciler, asosyal bireyler olarak toplumsal hayata atılmaktadır. Ne kendilerine bir zaman ayırabilmektedirler ne de sosyal, sportif, kültürel bir aktiviteye. Kitap okumayan, spor yapmayan, sinema ve tiyatroya gitmeyen, sadece sınavlara programlanmış tekdüze öğrenciler yetişmektedir. Bu, Türkiye’nin geleceği açısından büyük risk oluşturmaktadır. Öğrencileri asosyalleşmeye iten sınav odaklı eğitim sisteminden kurtulmamız gerekmektedir. İlköğretimden başlanarak, yeni müfredat yapılandırmacı anlayış çerçevesinde öğretmenler tarafından sınıfta tam anlamıyla uygulanmalıdır. |
|
RECEP GÖREN 06.06.2010 |