24 Eylül 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Kültür-Sanat

 

Profesör, hastabakıcı ve öğretmeni buluşturan hobi

EDİRNE’DE bir profesör, bir öğretmen ve bir hasta bakıcı, mesai saatleri dışında, marangoz atölyesinde hayallerini gerçekleştiriyor.

Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi eski başhekimi ve Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kenan Sarıdoğan, aynı hastanede hasta bakıcı olarak çalışan Talika araba yapım ustası Özcan Abacı ile Edirne Yüksel Yetiş İlköğretim Okulu öğretmenlerinden Sabri Demiral boş zamanlarını Edirne Küçük Sanayi Sitesi’ndeki açtıkları bir marangoz atölyesinde, çocukluk hayallerini gerçekleştiriyor.

Talika Ustası Özcan Abacı, üniversite hastanesinde hasta bakıcı olarak çalışmasına rağmen, 18 yıldır boş zamanlarını minyatür fayton, talika, tınar makinesi yaparak geçiriyor. Abacı’nın yaptığı talikalar ve faytonlar, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Edirne Valiliği aracılığıyla üst düzey kişilere hediye olarak sunuluyor. Abacı’nın yaptığı talikalardan biri ise TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu tarafından Edirne ziyaretinde eski Dünya Bankası Başkanı Paul Wolfowitzn’e hediye edildi.

Abacı, maket işine merakı sonucu başladığını, amatörce ağaçlarla uğraşmaya başladığını, zaman içerisinde kendini geliştirdiğini söyledi. Bir talikanın yaklaşık bir ayda tamamlandığını anlatan Abacı, bu işi para kazanmak için yapmadığını kaydetti.

Prof. Dr. Kenan Sarıdoğan ile hastaneden tanıştığını, Sabri Demiral’ın da hem kendisinin hem de çocuğunun öğretmeni olduğunu anlatan Abacı, ‘’Biz burada çocukluğumuzu yaşıyoruz. Birlik, beraberlik, dayanışma, dostluk, güven var aramızda. Azimle çalışarak bir şeyler üretmeye çalışıyoruz. Ürettiklerimizde üst düzeyde yöneticilerin evlerini ya da makamlarını süslüyor‘’ dedi. 36 yıllık öğretmen 56 yaşındaki Sabri Demiral da, küçükken gerçekleştiremediği hobilerini marangoz atölyesinde geliştirdiğini belirterek, şunları söyledi:

‘’Bu yaşta ev sahibi oldum. Ancak evimin ahşap bütün eşyalarını burada kendim yaptım. Kendi yaptığınız bir ürün size çok büyük bir haz veriyor. Bunu ben yaptım, benim eserim diyorsunuz. Torunumun beşiğini bile ben yaptım. Bir şeye sahip olabilmek için azim, şevk, çaba gerekiyor. Bu çaba bizde fazlasıyla var. Bunu öğrencilerimize, çocuklarımıza, çevremizdeki insanlara aşılamaya çalışıyoruz.’’

EMEKLİLİKTE SALLANACAĞI

SANDALYEYİ YAPACAK

Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi eski başhekimlerinden ve Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kenan Sarıdoğan ise yaklaşık bir yıldır Özcan Abacı ve Sabri Demiral ile birlikte olduğunu söyledi. Talika Ustası Özcan Abacı’dan, marangozluk konusunda çok şeyler öğrendiğini anlatan Prof. Dr. Sarıdoğan, ‘’Çocukken oyuncaklarımı dedem yapardı. Babam da, ben de oyuncak yapmaya meraklıydık. Ancak ben eğitimimi tamamladıktan sonra ortopedist oldum. Ortopedist ile marangozluk birbirine çok benziyor’’ dedi. 32 yıllık mesleği boyunca binlerce ameliyat yaptığını vurgulayan Sarıdoğan, şöyle devam etti:

‘’Artık hastanede kemik görmekten bıktım, yoruldum. Ağaçla uğraşmak hoşuma gidiyor. Ayrıca, burada size gürültü yaptınız diye karışan da yok. Bu gürültüyü, tozu evde çıkarmanız mümkün mü? Burada Özcan’dan çok şey öğrendim. Kendimi stajyer ya da eğitilen kişi olarak görüyorum. Hastaların mutsuz yüzünü görmek, onları mutlu etmek güzel, ama burası çok daha farklı. El becerilerimi geliştirmek istiyorum. Burada her türlü fikir alış verişinde bulunabiliyorsunuz. Şu anda kendime bir sehpa yapıyorum. Ama hayalim emekli olduktan sonra kullanacağım sallanan sandalye ve talika, fayton yapmak. Bunları yaptığımda dünyanın en mutlu insanı olacağım.’’

24.09.2010


 

Sahabenin Günlüğü

Yazarlarımızdan Saliha Ferşadoğlu’nun “Sahabenin Günlüğü” isimli kitabının kısa sürede ikinci baskısını yaptık. 94 sayfalık bu kitap, muhteva olarak sahabelerin ve Peygamberimizin (asm) yaşadıkları olaylara yer veriyor, ama anlatım tarzı olarak kurgusal bir çalışma. Bir çırpıda büyük bir keyifle okunuyor. Henüz kitabı okuma fırsatı bulamayanlara en kısa zamanda okumalarını salık veririz.

Saliha Ferşadoğlu, bu kitabı bir günlük üslûbu ile hazırladı. Asr-ı Saadet’te yaşayan bir Sahabenin bakış açısıyla o günlerde yaşanan olaylar, mu'cizeler, sahabelerin soruları, Peygamberimizin (asm) cevapları, sonraki asırlara hitap edecek bir kurgu ile aktarılıyor. Yaşananlar bizzat olaya şahit olan sahabenin dilinden aktarıldığı için, okuyucu da âdeta olayı yaşamış gibi oluyor. Bu güzel üslûp aslında oldukça farklı ve orijinal bir tarz.

Mekke ve Medine sokakları, Bedir Savaşı, Peygamberimizin (asm) oğullarının vefatı ânında yaşananlar, mu'cizelerin sahabelerde bıraktığı tesirler ve daha bir çok yaşanmış örnek kitapta günlük biçiminde yer alıyor. Hazret-i Peygamberin (asm) sahabelere tarifler yaparken, izahlar getirirken başvurduğu metodlar dikkate alınırsa, bu kitaptaki günlük üslûbunun önemi de anlaşılmış olur. Günlükler bizzat yaşayan kişinin kendisi tarafından kaleme alındığı için, akılda kalıcı oluyor ve okuyanı yormuyor. Eserde anlatılan olayların aslını ilgili hadis kitaplarında bulmak mümkün. Sahabenin Günlüğü isimli kitaptan takip edelim:

“Ehl-i Suffa’dan bir arkadaşımla beraber Peygamberimizin (asm) evine gidiyorduk. Birkaç misafiri daha olduğunu öğrenmiştik. Efendimizin (asm) yanına vardığımızda onu tane tane konuşur bulmuştuk. Misafirler ona sorular soruyor, o da çeşitli izahlarda bulunuyordu. Sessizce selâm verip bize açılan yere oturduk. Altı kişi olmuştuk. Her birimiz dikkatle Peygamberimizi (asm) dinliyorduk. Misafirlerden biri sordu:

‘Tedavi için kullandığımız ilâçlar, şifa isteğiyle okunan duâlar ve düşmanlardan korunmak için kullandığımız koruyucu şeyler hakkında ne dersiniz? Bunlar Allah’ın kaderinden bir şeyi geri çevirip değiştirir mi?’ 1

‘Bu saydıklarınız Allah’ın kaderindendir,’ diyen Peygamberimiz (asm), az ve öz biçimde konuya açıklık getirdi. Daha sonra yemeğe oturmak üzere hepimizi sofraya buyur etti. Tam o sırada içeri bir bedevi geldi. Peygamberimiz (asm) onu da yemeğe çağırdı. Bedevi geldiği gibi yemeği iki lokmada yedi bitirdi. Her zaman bereketle artan yemeğin kalmadığını görünce arkadaşım çok şaşırdı:

‘Bugün yemekte bir şey var. Nedense kimseye yetmedi, farkında mısın?’ diye fısıldadı.

Neden böyle olduğunu anlamamıştım, omuzlarımı silktim bir şey anlamadığımı gösterircesine. Efendimizin (asm) dikkatini çekmişti fısır fısır konuşmamız. Bize doğru dönerek dedi ki:

‘Eğer bu misafir besmele çekerek yemeğe başlasaydı, yemek hepimize yeterdi. Öyleyse biriniz yemek yediği zaman Bismillâh desin. Eğer yemeğin başında besmele çekmeyi unutursanız, hatırladığınız vakit Bismillâhi fi evvelihi ve ahirihi, desin.” 2

Bize ulaşan eleştiri, görüş ve düşüncelerinize teşekkür ediyoruz. Bu kitap ve diğer kitaplarımız hakkında da eleştiri, teklif ve görüşlerinizi bizimle paylaşmanızı rica ediyor, kitaplarla dolu yepyeni gündemlerde buluşalım diyoruz.

Dipnotlar:

1. Kütüb-ü Sitte, c. 17, s. 1031.

2. Age, s. 973.

YENİ ASYA NEŞRİYAT

[email protected]

24.09.2010


 

Gözyaşı Dinmeyen Şehir: Kerbelâ

TARİH Dergisi programının yeni bölümü 25 Eylül Cumartesi günü TRT Haber’de…

Yurt içinde ve yurt dışında yaptığı belgesellerle dikkat çeken Yedirenk Film Yapım tarafından gerçekleştirilen Tarih Dergisi programı, Prof. Dr. Zekeriya Kurşun, Prof. Dr. Ahmet Kavas ve Yrd. Doç. Dr. Ali Satan tarafından hazırlanmakta. Her bölümünde birbirinden çarpıcı dosyaları ekrana getiren bu programın yarın 15:20’de yayınlanacak bölümünde, ana dosya olarak Gözyaşı Dinmeyen Şehir: Kerbelâ konusu ele alınıyor. Bu bölümde işlenen diğer konular ise şunlar: -Osmanlı Su Mühendisliğinin Şaheseri: Su Terazileri -Sessiz Nutuk: Abide-i Hürriyet.

24.09.2010


 

Odunpazarı'nda anlamlı sergi

17 yıldır Atina’da yaşayan fotoğraf sanatçısı Kamil Ercüment Atak’ın, Dolunay Yetişkin Engelliler Derneği’nin işbirliği ve Odunpazarı Belediyesi’nin katkılarıyla hazırladığı “Sabır Çiçekleri” adlı fotoğraf sergisi, Odunpazarı Belediyesi Kurşunlu Kültür Merkezinde gerçekleşen açılışla Eskişehirlilerle buluştu.

Dolunay Yetişkin Engelliler Derneği ile Margarita Özel Eğitim ve İş Merkezi’nin ortak projelerinden biri olan sergide, Eskişehir Uluönder İş Eğitim Merkezi ile Atina/Yunanistan da bulunan Margarita Özel Eğitim ve İş Merkezi bünyesindeki zihinsel engelli çocukların okul hayatlarından çok özel siyah beyaz kareler yer alıyor. Sergide, Eskişehir Uluönder İş Eğitim Merkezi bünyesinde eğitim gören çocukların değişik dönemlerdeki okul hayatları ve 23 Nisan kutlama faaliyetinden toplam 35 adet özel fotoğraf ile Atina, Margarita Özel Eğitim Merkezinden toplam 5 adet fotoğraf yer alıyor. Sergi, 1 Ekim 2010 tarihine kadar açık kalacak.

24.09.2010

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Son Dakika Haberleri

Bütün haberler

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.