Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 07 Eylül 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Haberler

Suçlamalar kutuplaşma getiriyor

Yargıtay Başkanı Osman Arslan, dinin vicdanlar üzerinde saygın bir yeri bulunduğunu belirterek şöyle dedi: “İnsandan başka hiçbir varlığın dini yoktur. Ne insanlar tarafından oluşturulan kurum ve kuruluşların, ne de tüzel kişiliği olan devletin dini olamaz. Devletin laik olması ilkesini benimseyenleri dinsiz olarak suçlamak ne kadar yanlışsa, Cumhuriyete bağlı olan ve dinin gereklerini de yerine getiren kişileri çeşitli sıfatlarla suçlamak da bir o kadar yanlıştır. Bu tür yaklaşımlar ülke bütünlüğüne, birlik ve beraberliğine zarar veriyor, kutuplaşmaya neden oluyor.”

Yargıtay Başkanı Osman Arslan, devletin laik olması ilkesini benimseyenleri dinsiz olarak suçlamak ne kadar yanlışsa, Cumhuriyete bağlı olan ve dinin gereklerini de yerine getiren kişileri çeşitli sıfatlarla suçlamanın da bir o kadar yanlış olduğunu belirtti.

2006-2007 Adli Yılı’nın başlaması dolayısıyla Yargıtayda tören düzenlendi. Törende konuşan Yargıtay Başkanı Osman Arslan, Danıştaya yönelik saldırıyı kınadı ve saldırının tarihe kara bir sayfa olarak geçtiğini söyledi. Bu tür terörist saldırıların yargıyı etkilemeyeceğini ifade eden Arslan, ‘’Hiçbir terörist eylem, yargıyı inandığı doğrultuda karar vermekten alıkoyamaz’’ diye konuştu.

Bölgede ve dünyada savaşların ve savaş tehditlerinin sürdüğüne işaret eden Arslan, insanlığın savaşları ve terörü ortadan kaldırmak için ortak ve samimi çaba göstermesinin zorunlu olduğunu söyledi. Arslan, savaşan ve terörle yaşayan bir dünyanın çağdaş uygarlığın utancı olarak tarihteki yerini alacağını ifade ederek, insanlığın her zamankinden daha fazla barış ve huzura muhtaç olduğunu vurguladı. Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısına sahip çıkmanın, bu topraklar üzerinde yaşayan herkesin yararına olduğunu belirten Arslan, ‘’Bu topraklar üzerinde yaşayan hiç kimse ikinci sınıf yurttaş değildir. Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı gözetilmeksizin kanun önünde eşittir’’ dedi.

AYRILIKÇI DÜŞÜNCELER

Arslan, bu hak ve fırsat eşitliğine karşın, insan hakları ve demokrasi adı altında bazı ayrıcalıkların talep edilmesinin, ulusal birliği bölmeye yönelik ayrılıkçı düşünceler olduğunu ifade ederek, bölücü ve gerici akımların iç ve dış kaynaklardan güç ve destek aldıklarını dile getirdi. Demokratik hak ve özgürlüklerin, halkın huzur ve mutluluğu için kullanılması gerektiğine işaret eden Arslan, ‘’Hak ve özgürlükleri kötüye kullanmak hoşgörüyle karşılanamaz. Demokrasilerde özgürlükleri yok etme özgürlüğü kimseye tanınamaz. Özgürlükler devleti yıkma aracı olarak kullanılamaz’’ dedi.

Arslan, Cumhuriyetin temel niteliklerinden laikliğe de değindiği konuşmasında, laikliğin dinin devlet işlerine, devletin ise din işlerine karışmaması olduğunu söyledi. Osman Arslan, şöyle konuştu:

‘’Laik devlette yöneticiler dini, din adamları da devleti yönetemezler. Her ikisinin görevi, işlevi, amaç ve alanı farklıdır. Laik devlet, bütün dinlere ve mezheplere aynı uzaklıktadır. Laik devlette kişiler vicdanlarıyla baş başa bırakılmıştır. Laikliğin ikinci öğesi, kişilerin iç dünyasıyla ilgili olup, kişilerin din ve vicdan özgürlüğünün teminat altına alınmasıdır. Bu kuralın doğal sonucu olarak, hiç kimse ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz, dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz. Ayrıca hiç kimse devlet düzenini kısmen de olsa din kurallarına dayandırma amacı güdemez ve din duygularını kötüye kullanamaz.’’

Dinin, kişilerin vicdanlarında saygın bir yeri bulunduğunu ifade eden Arslan, şöyle devam etti:

‘’İnsandan başka hiçbir varlığın dini yoktur. Ne insanlar tarafından oluşturulan kurum ve kuruluşların ne de tüzel kişiliği olan devletin dini olamaz. Devletin laik olması ilkesini benimseyenleri dinsiz olarak suçlamak ne kadar yanlışsa, Cumhuriyete bağlı olan ve dinin gereklerini de yerine getiren kişileri çeşitli sıfatlarla suçlamak da bir o kadar yanlıştır. Bu tür yaklaşım ve değerlendirmelerin, ülke bütünlüğüne, birlik ve beraberliğine zarar verdiği ve kutuplaşmaya neden olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.’’

“YARGIYI ETKİLEME GİRİŞİMLERİ SÜRÜYOR”

Arslan, hakimlerin görevlerinde bağımsız olduklarını, her türlü etkiden uzak hüküm vermelerinin Anayasa ve çeşitli yasalarla güvence altına alındığını söyledi. Osman Arslan, bu hükümlere karşın yargıyı etkileme girişimlerinin doğrudan ve dolaylı biçimde sürdüğünün görüldüğünü ifade etti.

/ ANKARA

07.09.2006

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

Başlıklar

  AB süreci durmamalı

  Suçlamalar kutuplaşma getiriyor

  Babacan: Raporların hataları yeri gelince düzeltilir

  İşkenceyle mücadeleye iyi not

  Uluslararası Af Örgütü'nden adlî sisteme eleştiri

  9 ayda 36 terörist teslim oldu

  Erdoğan: Hukukçular en iyi şartlarda çalışmalı

  SHP’li Bulut partisinden istifa etti

  Öğrenciler, kitaplarını sıralarında bulacak

  Hüseyin Çelik: Geçmişimizi kötülemek zorunda değiliz

  Arınç: Yargı, kararlarıyla itibarını arttıracak

  Kazandıklarını Filistin’e bağışladılar

  Alman ilkokullarında İslâm dersi

  Makineleri değiştirmek işe yaramadı

  Konya havzası kuruyor mu?

  Tuzluca’nın örnek köyü

  Güneydoğulu çocuklar park istiyor

  Dünya yaşlanıyor

  Esma-ül Hüsna’yı ezberden okuyanlar ödüllendirildi

 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004