29 Ekim 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Osman ZENGİN

O, en büyük cumhuriyetçiydi…


A+ | A-

Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinden bahsediyoruz. Onu “cumhuriyet düşmanı” göstermek isteyen müfteri ve muârızlarını utandırırcasına, o tam bir cumhuriyetçiydi. Ama tabiî, tam ve gerçek manada bir cumhuriyetçi, başkaları gibi isim ve resimden ibaret değil. Takipçisi olduğu ve yollarından gittiği Hulefa-i Raşidinin tatbik ettiği mânâda bir cumhuriyetçi…

Eğer o, cumhuriyet düşmanı veya (onların ifadesiyle karşıtı) yani muarızı olsaydı, cumhuriyet ismini o kadar çok zikreder miydi?

“Meyvenin Üçüncü Meselesi”ndeki ifadesi zaten bunun delillerinden biridir. Orada bahsettiği “… Bir zaman Eskişehir hapishanesinin penceresinde, bir Cumhuriyet Bayramında oturmuştum…” ifadesine dikkat lâzım. Eğer o, cumhuriyet düşmanı olsaydı, “Bana ne sizin cumhuriyetinizden, bayramınızdan“ derdi. Halbuki orada, Cumhuriyetin Bayramından da bahsediyor. Ve o Eskişehir Mahkemesinde yaptığı müdafaada, cumhuriyetçilikleri kendinden menkul olanlar, cumhuriyet hakkındaki fikrini soruyorlar ve onlara şöyle cevap veriyor:

“…Orada benden sordular ki: ‘Cumhuriyet hakkında fikrin nedir?’ Ben de dedim: Yaşlı mahkeme reisinden başka (Eskişehir Mahkeme Başkanı), daha sizler dünyaya gelmeden, ben dindar bir cumhuriyetçi olduğumu elinizdeki tarihçe-i hayâtım isbat eder. Hülâsası şudur ki: O zaman şimdiki gibi, hâli (boş) bir türbe kubbesinde inzivada idim. Bana çorba geliyordu, ben de tanelerini karıncalara veriyordum. Ekmeğimi onun suyu ile yerdim. Benden sordular, ben dedim: ‘Bu karınca ve arı milletleri, cumhuriyetçidirler, o cumhuriyet perverliklerine hürmeten taneleri karıncalara veriyorum.’ Sonra dediler: ‘Sen, selef-i sâlihîne (sahabe ve tabiin) muhalefet ediyorsun?’ Cevaben diyordum: ‘Hulefâ-i Râşidîn (ilk dört büyük halife); hem halife, hem reis-i cumhur idiler. Sıddîk-ı Ekber (Hz. Ebu Bekir) (ra), Aşere-i Mübeşşere ve Sahâbe-i kirâma (hayatlarında iken Peygamber [asm] tarafından cennetle müjdelenen on sahabenin de içinde olduğu bütün sahabilere) elbette reis-i cumhur (Cumhurbaşkanı) hükmünde idi. Fakat mânasız isim ve resim değil, belki hakikat-ı adâleti (gerçek adalet) ve hürriyet-i şer’iyyeyi (İslâmiyetin tarif ettiği hürriyet) taşıyan mânâ-yı dindar cumhuriyetin (dindar cumhuriyetin) reisleri idiler.”

Yine bir Cumhuriyet Bayramı hatırası da şudur: Üstad, Afyon’da hapishanedeyken, cezaevi müdürü bir Cumhuriyet Bayramında tahrik için koğuşuna bayrak astırır. Bediüzzaman’ın buna tepkisi ise müdürün hiç ummadığı şekilde olur: “Müdür Bey, size teşekkür ederim ki, Kurtuluş Bayramı’nın bayrağını benim koğuşuma astırdınız. Hareket-i Milliye’de, İstanbul’da İngiliz ve Yunan aleyhindeki Hutuvat-ı Sitte eserimi tab ve neşri ile belki bir fırka kadar hizmet ettiğimi Ankara bildi ki, Mustafa Kemal şifre ile iki defa Ankara’ya taltif için istedi. Hatta demişti: ‘Bu Kahraman Hoca bize lâzımdır.’ Demek benim bu bayramda bu bayrağı takmak hakkımdır.”

İşte, tokat gibi bir cevap. Güya Üstad, bayrağa da, cumhuriyete de karşı çıkacak zannetti, ama o, onlar gibi sahte değil, gerçekten tam bir cumhuriyetçiydi.

Said Nursî’ye göre, onların kurdukları rejim, isimden ve resimden ibaret olan bir cumhuriyetti. Gerçek mânâda tatbik ettikleri uygulama ise, “istibdad-ı mutlaka cumhuriyet nâmını vermek” olarak ifade edilen baskıcı bir rejimdi ve buna da cumhuriyet denilemeyeceğini ifade ediyordu.

Bunca zaman geçmiş, ama millete karşı yapılan her hareketin altında da bu anlayış yatmıyor mu?

Bediüzzaman Said Nursî’nin tarif ettiği cumhuriyete doğru gideriz İnşâallah!

29.10.2010

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (27.10.2010) - Otobanda namaz molası

  (19.10.2010) - “Bayezid Camiindeki hafızlar” onu dinlemeye geldi

  (06.10.2010) - Bu, bizim Bediüzzaman’ımız!

  (25.09.2010) - Hakk’a yürüyen bir İsmail...

  (24.09.2010) - Selâm, İslâmın işaretlerinden biri

  (22.09.2010) - Bediüzzaman Bursa’ya geldi…

  (20.09.2010) - Keşke okullar açılmasa!

  (17.09.2010) - Trafik kazalarındaki hatalar…

  (16.09.2010) - Ramazan bitti diye, nefis ve şeytana aldanmayalım

  (13.09.2010) - 30. yılında 12 Eylül fitnesi!


Son Dakika Haberleri

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Abdullah ŞAHİN

  Ahmet ARICAN

  Ahmet BATTAL

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Ali Rıza AYDIN

  Atike ÖZER

  Baki ÇİMİÇ

  Banu YAŞAR

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H.İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Hakan YILMAZ

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehmet YAŞAR

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Muzaffer KARAHİSAR

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Saliha FERŞADOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  YENİ ASYA NEŞRİYAT

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.