Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 26 Haziran 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Haberler

 

Önen: İşkence sistematik şekilde sürüyor

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı Yavuz Önen, ‘’işkencenin, uluslararası alanda mahkum edilmiş bir uygulama olmasına karşın, birçok ülkede sistematik olarak gerçekleştirilmeye devam edildiğini’’ öne sürdü.

Önen, TİHV Genel Merkezinde, ‘’İşkenceye Karşı Mücadele ve İşkence Görenlerle Dayanışma Günü’’ nedeniyle düzenlediği basın toplantısında, işkencenin, önlenmesi için sürdürülen yoğun uğraşlar ile oluşturulan belgeler, sözleşme ve örgütlenmeye karşın birçok ülkede bilgi almak ve otoriteyi tesis etmek amacıyla sistematik olarak uygulandığını savundu. Uluslararası insan örgütlerinin verilerine göre, 150’den fazla ülkede işkence ve kötü muamele uygulamalarının sürdüğünü öne süren Önen, verilerin, işkencenin sadece askeri diktatörlüklerde ve otoriter rejimlerde değil, demokratik ülkelerde de uygulandığını ortaya koyduğunu söyledi. Özellikle 11 Eylül 2001 sonrasında teröre karşı güvenlik gerekçesiyle başta ABD ve İngiltere olmak üzere ‘’belli başlı ülkelerin’’, insan hakları ihlallerinin yanı sıra işkenceyi yaygınlaştıran, meşrulaştıran, işkencecileri koruyan politikalar geliştirdiklerini kaydeden Önen, bu durumun ABD’nin de imzası bulunan Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin 2. maddesine aykırı olduğunu belirtti.

Önen, ‘’işkencenin Türkiye’de de sistematik bir olgu olarak gerçekliğini koruduğunu’’ iddia ederek, ‘’BM tarafından da kabul gören İstanbul Protokolü prosedürü uygulanmalıdır. Ayrıca işkencenin önlenmesinde çok önemli bir rolü olan etkin denetim mekanizmalarının geliştirilmesine olanak veren BM İşkenceyi Önleme Sözleşmesi’ne ek protokol, Türkiye tarafından onaylanmalı ve uygulanmalıdır’’ diye konuştu.

/ ANKARA

26.06.2006


 

‘Tatilden önce çıksın’ baskısı

Türkiye Büyük Millet Meclisini bu hafta yoğun bir gündem bekliyor. TBMM’de alt komisyonlarda kabul edilen Terörle Mücadele Kanun Tasarısının; 1 Temmuz’da tatile girmesi beklenen Meclisten bir an önce çıkması için milletvekillerine ‘manevî baskı’ yapıldığı ileri sürülüyor. Gündemindeki önemli düzenlemeleri yasalaştıramaması halinde, Meclisin çalışmaya devam edeceği hatırlatılıyor.

Toplumun değişik kesimlerinin yanı sıra BM ve AB’den de içerdiği antidemokratik maddeleri sebebiyle tepki alan Terörle Mücadele Kanunu (TMK) Tasarısı’nın bu hafta Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmesi bekleniyor.

Anayasa uyarınca 1 Temmuzda tatile girmesi gereken Meclisi, bu hafta yoğun bir gündem bekliyor. Ancak gündemindeki önemli düzenlemeleri yasalaştıramaması halinde, Meclis çalışmaya devam edecek. TBMM Genel Kurulu, yarın, Kongo’da yapılacak ilk demokratik seçimlerde güvenliği sağlamak üzere görev alacak uluslararası güce asker gönderilmesine ilişkin Başbakanlık Tezkeresini görüşecek. Tezkerenin TBMM Genel Kurulunda kabul edilmesi durumunda, Türkiye, Kongo seçimlerinde görev alacak uluslararası askeri güce, bir C-130 tipi askeri nakliye uçağıyla katılacak. Geçen hafta görüşülmeye başlanan ve 11 maddesi kabul edilen Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun Hükmünde Kararnamelere (KHK) Eklenmesi ve Bazı Kanun ve KHK’larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısına devam edilecek. Finansal araçların vergilemesiyle ilgili mali sistemde yapılması planlanan değişiklikleri içeren yasa teklifi, Terörle Mücadele Kanunu’nda değişiklik öngören yasa tasarısı, hakim ve savcıların maaşlarını yeniden düzenleyen yasa tasarısı ile sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmasını sınırlayan yasa tasarısının da bu hafta görüşülmesi bekleniyor. Genel Kurul, bu hafta Salı, Çarşamba ve Perşembenin yanı sıra Cuma günü de çalışacak. Salı günü hariç saat 11.00’de çalışmaya başlayacak olan Genel Kurul, günlük programını tamamlamak için gece geç saatlere kadar mesai yapacak.

TBMM’deki ihtisas komisyonları da çalışmalarını sürdürecek. AB Uyum Komisyonu, 29 Haziran Perşembe günü, komisyon kuruluş yasasında yapılması öngörülen değişikliği görüşecek.

TASARIYA HERKES KARŞI

Sivil toplum kuruluşları, hukuçular, yazarlar, TMK Tasarısı’na ilişkin rapor, bildiri ve yazılarıyla taslağın içerdiği antidemokratik maddelerin, son yıllarda ülkemiz lehine elde edilen demokratik kazanımları yok edeceği uyarısında bulunuyor. Mazlumder İstanbul Şubesi, geçtiğimiz günlerde TMK Tasarısı ile ilgili olarak sivil toplum kuruluşlarının konuya ilişkin rapor ve bildirileri ile, basında yer alan yazıları, “Yeniden İstiklal Makameleri’ne, Takrir-i Sükuna OHAL’in ülke geneline yayılmasına, 141.142.163.312’nin ihyasına, DGM’lerin geri döndürülme gayretlerine HAYIR!” başlığını taşıyan kitapçıkta bir araya getirmişti. Kitapçıkta, Mazlumder, Hukukçular Derneği, İnsan Hakları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, İstanbul ve İzmir Baroları, Türkiye Gönüllü Teşeküller Vakfı, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği, Basın Konseyi’nin tasarıyı eleştiren rapor ve bildirileri ile çeşitli gazetelerde yayınlanan röportaj ve makalelere yer verilmişti. Kitapçığın sunuş yazısında, adalet barış ve özgürlük insan haklarına saygı ve hukuk devletinin gereklerinin yerine getirilmesi ve bu süreçten geri dönülmemesi talebi yer almıştı. Yazıda, devletin, anayasa ve yasaların varlık ve meşruiyet sebebi belli olduğu hatırlatılarak, bu temele sadakatla bağlı kalınması gerektiği vurgulanmıştı. Yazıda, aksi davranışların meşruiyet tartışmasına sebeb olacağı uyarısında bulunularak, tasarının terörü önlemeyeceği aksine destekleyeceği, basın ve ifade özgürlüğünün önemli ölçüde yara alacağı belirtilip, Meclis’ten buna izin verilmemesi istenmişti.

/ ANKARA

26.06.2006


 

Tasarı ile vatandaşın özgürlüğü kısıtlanacak

Saadet Partisi Erzurum İl Başkanı Teoman Kümbet, hazırlanan Terörle Mücadele Kanunu (TMK) Tasarısı ile teröristlerin değil halkın özgürlüklerinin kısıtlanacağını söyledi.

Parti binasında basın toplantısı düzenleyen Kümbet, TMK Tasarısı’nın yasallaşması ile vatandaşların düşünce ve davranışlarının kolayca terör kavramı içerisinde yorumlanacağına dikkat çekerek, yasa ile 163 ve 312’inci kanunların ağırlaştırılarak geri getirileceğini kaydetti. Kümbet, “Bu tasarının yasalaşması halinde çok sayıdaki muğlak madde, keyfi uygulamalara imkan vermekte, masum insanların terörist muamelesi görmesine zemin hazırlamaktadır” dedi.

Tasarının yasalaşması halinde teröristlerin değil vatandaşların ifade özgürlüğünün kısıtlanacağını belirten Kümbet, “Yasanın kabul edilmesi halinde vatandaşların gösteri ve protesto hakkı kısıtlanacaktır. Sivil toplum kuruluşları ‘Silahsız terör örgütü’ muamelesi görecektir. Başörtüsü yasağını protesto etmek terör suçu sayılacaktır” diye konuştu.

/ ERZURUM

26.06.2006


 

Erdoğan, AKPM'de ‘inanca saygı’yı anlatacak

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) genel kurul toplantıları bugün Strasbourg’da başlıyor. Toplantılarda Türkiye’yi TBMM’den Murt Mercan başkanlığında bir heyet temsil edecek. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da, 28 Hazirandaki oturumda, ‘’ifade özgürlüğü ve dini inanışlara saygı’’ konulu bir konuşma yapacak.

AKPM Başkanı Hollandalı Rene van der Linden, Medeniyetler İttifakı projesinin eş başkanı olması dolayısıyla, Erdoğan’ı konuşma yapması için geçen ay Strasbourg’a davet etmişti. Genel kurulda aynı gün, ‘’ifade özgürlüğü ve dini inanışlara saygı’’ konulu bir rapor ve buna bağlı tavsiye karar tasarısı tartışılarak oylanacak.

CIA FAALİYETLERİ TOPLANTININ GÜNDEMİNDE

AKPM genel kurulu toplantıları sırasında İsviçreli Senatör Dick Marty’nin, Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatının (CIA) Avrupa’daki yasadışı faaliyetlerine ilişkin hazırladığı rapor ve buna bağlı tavsiye karar tasarısı, yarın tartışılarak oylanacak. Marty, iki hafta önce Paris’te açıkladığı raporda, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 14 Avrupa Konseyi ülkesinin, ‘’CIA’nın terör zanlılarını yasa dışı bir biçimde gözaltına alması ve nakletmesinden dolaylı veya dolaysız olarak sorumlu olduğunu’’ ileri sürmüştü.

Dick Marty, Avrupa Konseyi ülkelerin parlamentolarına yaptığı çağrıda, raporundaki bulguların değerlendirilmesi için soruşturma başlatılmasını talep etmişti. AKPM toplantılarında, ‘’Azerbaycanlı milletvekillerinin yetki belgelerinin askıya alınmasını’’ talep eden bir tavsiye karar tasarısı da oylamaya sunulacak.

/ STRASBOURG

26.06.2006


 

Hükümet işsizliğe kilitlenmeli

Hizmet-İş Sendikası Genel Başkanı ve Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Arslan, ‘’Hükümet, bütün kadrolarıyla tek ve ana sorun olarak acilen işsizlik ve istihdama kilitlenmelidir’’ dedi.

Arslan, Hizmet-İş Sendikası Bursa Şubesi’nin 6. olağan genel kurulunda, Türkiye’nin son yıllarda yüksek oranlarda büyümesi ve ulusal gelirini artırmasına rağmen, bu büyümenin istihdama yansımadığını söyledi. ‘’Bütün sosyo-ekonomik sorunların besleyicisi ve tetikçisi’’ olan işsizliğin, çözüme kavuşturulmadıkça hiçbir sorunun ortadan kaldırılamayacağını dile getiren Arslan, şöyle konuştu:

‘’İşsizlik, gelir dağılımı adaletsizliği, yoksulluk ve bunlara bağlı olarak kayıt dışı ekonomi, özelleştirme, belediyelerin borçları, örgütlenmenin önündeki engeller, sosyal güvenlik, terör gibi kronik sorunlar her ne kadar üzerine gidilse de varlıklarını sürdürmektedir. Siyasi istikrarın tek başına bir hükümetle sağlandığı ülkemizde, üçüncü yılını yaşayan hükümet, bütün kadrolarıyla tek ve ana sorun olarak acilen işsizlik ve istihdama kilitlenmelidir.’’

/ BURSA

26.06.2006


 

AKP'nin bürokrasiden şikâyete hakkı yok

Gazeteci-yazar Mehmet Barlas, “Eğer AK Parti iktidara hazır bir şekilde seçime girmiş, elinde program ve projesi bulunsaydı, AK Parti bürokrasiden şikâyet etmezdi. Çünkü bürokrası gücün peşinde koşar. Hele tek başına iktidar olmuş bir hükümete bürokrasinin direnmesi mümkün değildir” dedi.

Batılı demokratik siyasetin hakim vasfı; dil, ırk, din, coğrafyayı önplana çıkarmadan birleştirci olmasıdır" diyen Barlas, "Siz ayrıcalıkları ön plana çıkarırsanız bu geri kalmış bir politikacılık olur. Eğer birleştiren öğeleri önplana çıkartırsanız gelişmiş politikacılık oluyor" şeklinde konuştu.

Röportaj bölümünü tıklayın

Hasan Hüseyin KEMAL

26.06.2006


 

Geçen ve Koçak’a af talebi

AKP Bursa Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır, partiden ihraç edilen Hatay Milletvekili Fuat Geçen ve Disiplin Kurulu’na sevk edilen Afyonkarahisar Milletvekili Mahmut Koçak için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan af istedi.

AKP’nin Antalya kampında muhalif milletvekillerinin durumu da gündeme geldi. Parti politikalarına yönelik eleştirileriyle dikkatleri çeken Yalçınbayır, bir süre önce partiden ihraç edilen Hatay Milletvekili Fuat Geçen ve Disiplin Kurulu’na sevk edilen Afyonkarahisar Milletvekili Mahmut Koçak için Başbakan Erdoğan’dan af istedi. Meclis Genel Kurulu’nda sicil affını çıkararak Antalya kampına geldiklerini hatırlatan Yalçınbayır, “Sayın Başbakanım, milletvekilleri için de bir af çıkarmalıyız. İhraç edilen ve disipline sevk edilen arkadaşlarımızı affedip, aile içindeki barışı sağlamalısınız. ‘Yurtta barış dünyada barış’ sloganını bu şekilde hayata geçirmeliyiz” dedi.

/ ANTALYA

26.06.2006


 

Merkez sağın lideri Ağar

DYP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Keçeli, merkez sağda lider arayışlarını eleştirerek, ‘’Merkez sağın lideri, Mehmet Ağar’dır’’ dedi

DYP İstanbul İl Gençlik Kolları Kongresi ve şöleni, Fatih Ormanı’nda gerçekleştirildi. DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar’ın bir televizyon programındaki çekiminin uzaması nedeniyle katılamadığı kongrede konuşan Keçeli, merkez sağdaki lider arayışlarına da değinerek, ‘’Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşu TOBB’un Genel Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Ağar’ın elini havaya kaldırarak herkese gösteriyor. Bu ne demek? ‘Merkez sağda adam aranıyor’ deniyor. Ne arıyorsun? Bu, merkez sağda Ağar var demektir. Merkez sağın lideri, Mehmet Ağar’dır’’ diye konuştu.

/ İSTANBUL

26.06.2006


 

Ermeniler hukuktan kaçıyor

Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi(ASAM) Başkanı ve emekli Büyükelçi Gündüz Aktan, Ermenilerin yıllarca dile getirdiği iddialar konusunda hukuka başvurmaktan kaçtıklarını söyledi.

Büyükelçi Gündüz Aktan, Berlin-Brandenburg Türk-Alman İşadamları Birliği ve TD1 televizyonu tarafından organize edilen “Berlin Sohbetleri” kapsamında Türkevi’ndeki “Ermeni Soykırımı İddialarına Hukuki Bakış” konulu konferansta olayın hukuki boyutunu değerlendirdi. Aktan, “Soykırımın bir insanlık suçu olduğu 1948 yılında Almanya’daki Nazilerin yaptığı soykırım sonrası uluslararası anlaşmalara girdi. Bir suçun tanımlanmasından sonra herhangi bir olayın suç olup-olmadığına ancak mahkemeler karar verebilir. Almanya’daki Yahudi soykırımı ile ilgili Nürnberg Mahkemelerinin ve Eyalet mahkemelerinin kararları var. Ancak Ermeni İddiaları konusunda herhangi bir mahkeme kararı yok. Mahkeme kararı yoksa soykırım da yok demektir” dedi.

Aktan, bu açıdan bazı ülkelerde parlamentolar tarafından alınan veya kabul edilen kararların hiçbir hukuki geçerliliğinin olmadığına vurgu yaparak, “Eğer herhangi bir ülke bu konuda karar alır ve özellikle de bu iddiaları reddedenlere para veya hapis cezası öngörürse hiç korkmadan gidin ve bu iddiaları reddederek mahkumiyet alın. Mesele Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) intikal ettiğinde tazminat kazanarak mali durumunuzu düzeltirsiniz” diye konuştu.Aktan, Ermenilerin hukuki olarak bu meselede iddialarının kabul görmeyeceğini çok iyi bildikleri için uzun süredir birçok zeminde lobi faaliyetleri yaparak sorunu gündemde tuttuklarını ve uluslararası bir mahkeme yolunu seçmediklerine dikkat çekti. ASAM Başkanı Aktan, tartışmalarda konunun mahkemelere taşınmasını gündeme getirdiğinde Ermeni diasporasının hiçbir zaman buna yanaşmadığına vurguladı. Ermeni meselesinin Türkiye’nin AB'ye üyelik sürecinde bir dayatma olarak karşısına çıkacağına işaret ederek, olayın farklı boyutlarıyla birlikte kullanıldığını söyledi.

/ BERLİN

26.06.2006


 

Kütahya’da trafik kazası: 4 ölü 1 yaralı

Kütahya’da meydana gelen trafik kazasında, 4 kişi öldü, 1 kişi yaralandı. Alınan bilgiye göre, İsmail Dilsizoğlu yönetimindeki 43 RE 949 plakalı otomobil, Kütahya-Eskişehir karayolunun 24. kilometresinde şarampole devrildi.

Kazada sürücü İsmail Dilsizoğlu (23), Gökhan Aytun (19) ve Cenan Çelik (21) hayatını kaybetti. Ağır yaralanan Mehmet Ekmen Temizerler (20) ve Bahadır Öztan (19) ise kaldırıldıkları Kütahya Devlet Hastanesinde yapılan ilk müdahalelerinin ardından, Eskişehir Osman Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildi. Temizerler, burada yapılan müdahaleye rağmen kurtarıaladı. Bu arada, takla atan otomobilde bulunan İsmail Dilsizoğlu, Gökhan Aytun ve Cenan Çelik’in, yakındaki ekin tarlasına yaralı olarak 50 metre sürünerek gittikleri ve burada hayatlarını kaybettikleri anlaşıldı. Temizerler ve Öztan da jandarma tarafından aynı ekin tarlasında baygın halde bulundu.

/ KÜTAHYA

26.06.2006


 

Arazi yangınlarında artış

Son 400 yılın en sıcak günlerinin yaşandığı bu günlerde arazi yangınlarındaki artış karşısında vatandaşların biraz daha dikkatli davranmaları istendi.

Haziran ayının başından beri Nevşehir’de çeşitli saat dilimlerinde meydana gelen arazi yangınlarının özellikle piknik yapılan alanlarda sönmeden bırakılan bir ateş kıvılcımının yanı sıra, arazilerde içildikten sonra rastgele atılan sigara izmaritinin de arazi yangınlarının meydana gelmesinde etkili olduğunu belirten Nevşehir Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri, insanlardan yangın ihtimallerine karşı daha duyarlı olmalarını istediler.

Cemil YÜZER / NEVŞEHİR

26.06.2006


 

Gurbetçi akını

Yaz tatilini geçirmek üzere Türkiye’ye gelen gurbetçiler, Kapıkule Sınır Kapısında yoğunluğa neden oluyor. Sınır kapısından günde 2 binin üzerinde gurbetçi yurda giriş yapıyor.

Edinilen bilgiye göre, Avusturya, Hollanda ve Almanya başta olmak üzere Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden yola çıkan gurbetçiler, uzun yolculuğun ardından ulaştıkları Kapıkule’de, müzik eşliğinde karşılanıyor. Sınır kapısından yurda giriş yapan gurbetçiler, Türk pop ve sanat müziği şarkılarını dinleyerek, gümrük işlemlerini yaptırmak için kuyrukta bekliyorlar. Sınır kapısından günde ortalama olarak 500-600 araçla 2 binin üzerinde gurbetçi yurda giriş yapıyor. Bu arada, artan yoğunluk nedeniyle, işlemlerin daha hızlı yapılabilmesi amacıyla Kapıkule Sınır Kapısındaki polis peronlarının da yerleri değiştirildi. Gümrük muhafaza görevlilerinin araç plakası, sürücü adı ve araçta bulunanların sayısını bilgisayara kaydetmesinden sonra, gurbetçilerin polis işlemleri yapılıyor. Gurbetçiler, free-shop mağazalarındaki alış verişin ardından, gümrük işlemlerini de hızlı şekilde yaptırabiliyor. Bulgaristan Kapitan Andreova Sınır Kapısında da, yoğunluk nedeniyle, 2 olan polis peron sayısı 5’e çıkarıldı. Bulgaristan gümrüğünde 30-40 dakikada işlemlerini tamamlayan gurbetçiler, Kapıkule’de aynı sürede işlemlerini yaptırıyorlar.

/ EDİRNE

26.06.2006


 

Hisar’da Kur’ân ziyafeti

Anadolu Gençlik Dergisi tarafından Rumeli Hisarı’nda düzenlenen “Kur’ân Ziyafeti” programı izleyenler mest etti.

İki yıldır binlerce insanın ilgiyle takip ettiği “Kur’ân Ziyafeti” programı bu defa Türk hafızların katılımıyla, İstanbul un fethinin 553. yıl dönümünde Rumeli Hisarı’nda yapıldı. Sarıyer Müftülüğü'nün de katkıda bulunduğu programda, Yrd. Doç. Dr. Fatih Çollak, İsmail Tavman, İshak Danış, Erhan Mete, verdikleri Kur’ân-ı Kerim tilâvetiyle izleyenleri coşturdu. Boğaz’ın eşsiz güzelliğiyle birlikte yükselen Kur’ân tilaveti ve küçük bir kız çocuğunun okuduğu Peygamberimize naatı izleyenlere duygulu anlar yaşattı. Program topluca yapılan duâ ile son buldu

Sedat SERDAR / İSTANBUL

26.06.2006


 

Aman güneş çarpmasın

Uzmanlar, sıcak havaların ülke genelinde iyice hissedildiği bugünlerde vatandaşları güneş çarpmalarına karşı uyardı.

Aşırı sıcaklara karşı koruyucu tedbir alınmadığı takdirde önemli sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini ifade eden Kızılay Erzincan Tıp Merkezi Başhekimi Dr. Yavuz Selim Güler, özellikle güneş çarpmasının, gerekli müdahale yapılmadığı ve tedâvi edilmediği durumlarda ölümle sonuçlanabileceğini söyledi. Hayat ve enerji kaynağı olan güneşin, bazı durumlarda insan hayatını tehdit edebileceğine dikkat çeken Dr. Yavuz Selim Güler, “Sıcağa maruz kalan insanlarda, ‘sıcak krampları’, ‘sıcak bitkinliği’ ve ‘sıcak çarpması’ gibi hayatı tehdit eden durumlar gözlenebiliyor. Sıcak kramplarının sebebi tam olarak saptanamamışsa da, vücudun su-tuz dağılım dengesi bozukluğu sonucu, egzersiz sonrası duyarlı kasların etkilenmesinden kaynaklandığı düşünülmektedir” dedi.

Sıcaktan etkilenenlere nasıl müdahale edilir

Sıcak krampları olan bir hastanın önce bulunduğu ortamdan uzaklaştırılması gerektiğini kaydeden Dr. Güler, şunları söyledi: “Rahatsızlanan kişi mümkünse serin bir ortama alınmalıdır. Hasta, yatırılarak veya oturtularak dinlendirilmelidir. Hastanın bilinci açıksa ağızdan sıvı verilmelidir. Sıcak bitkinliği ve baygınlığı ise, aşırı sıcağa maruz kalma sonucu en sık karşılaşılan rahatsızlıklardandır. Aşırı terleme sonucu su-tuz kaybı ve sonuçta kan hacminin azalmasıyla şok gelişir. Genellikle, güneş altında kat kat elbiselerle maç seyreden kişilerde görülür. Bu durumda terleme fazladır, ancak ısı kaybı azdır. Kan hacminin azlığıyla seyreden şok tipi gelişir. Cilt soğuk-nemli ve yüz gri-soluk bir hal alır. Baş dönmesi, göz kararması, çarpıntı ve bayılma hissi görülebilir. Bazen de bu belirtilere baş ağrısı ve bulantı eşlik edebilir.”

Sıcak çarpması ölümle sonuçlanabilir

Sıcak bitkinliği veya baygınlığı belirtileri olan hastanın serin bir ortama götürülmesi ve üzerindeki sıkı giysilerin çıkartılması gerektiğini anlatan Dr. Güler, “Hasta sırtüstü yatırılmalı ve ayakları vücut seviyesinden 30 santimetre yükseltilmelidir. Şuuru açıksa ağızdan sıvı verilmelidir. Bilinci kapalı hastaya ağızdan sıvı veya katı herhangi bir şey verilmemeli. Hemen en yakındaki sağlık kuruluşuna götürülmelidir” ifadelerini kullandı.

/ ERZİNCAN

26.06.2006


 

Karaköy’e yeni cami

1958 yılında yol genişletme çalışması sebebiyle yıkılan ve parçaları teknelerle cami yapımında kullanılmak üzere götürüldüğü Kınalıada’da denize gömülen Karaköy Camii yeniden inşa ediliyor. Cami, Galagenova projesiyle Türk ve İtalyan mimarlar tarafından Karaköy Meydanı’ndaki boş kalan arazisinde yeniden hayat bulacak.

PARÇALARI KINALIADA’YA GÖTÜRÜLDÜ

Karaköy Camisi’nin yok olma hikayesinin en canlı şahidi ise 6 ay önce 92 yaşında hayatını kaybeden Nazif İlter’di. İlter, 25 yıl muhtarlığını yaptığı Kınalıada’ya modern bir cami kazandırmak istemişti. Karaköy Meydanı’nda bulunan caminin yerinden söküldüğünü öğrenen İlter, Vakıflar Müdürlüğü’ne başvurarak, cami parçalarını alıp, Kınalıada’da kurma talebinde bulundu. Vakıflar Müdürlüğü Nazif İlter’den gelen bu teklifi kabul etti.

İlter, sökülen cami parçalarını kiraladığı tekneyle Kınalıada’da rıhtıma indirdi. Ancak, ertesi gün rıhtıma inen Nazif İlter cami taşlarının, Marmara Denizi’nin dibini boyladığını gördü. Geriye elinde kalan 4-5 parçayı yapılan camide kullandı. Karaköy Camisi’nden geriye kalan iki parça, şimdi Kınalıada’daki cami avlusunun bahçesinde bulunuyor.

26.06.2006


 

70 yaşında bisikletle dünya turu

Hollanda’dan bisikletle dünya turuna çıkan 70 yaşındaki Pieter Bergsuma, Konya’nın Karapınar ilçesine geldi.

Hollandalı turist, 20 Nisanda yola çıktığını, bugüne kadar Almanya, Çekoslovakya, Bulgaristan ve Romanya’yı geçerek

Türkiye’ye ulaştığını söyledi. Türkiye’ye yaklaşık 2 hafta önce giriş yaptığını, birçok bölgeyi gezerek Karapınar’a ulaştığını belirten Bergsuma, ‘’Karapınar’ı özellikle Meke Gölü’nü dergilerden tanıdım. Gerçekten ayrı bir güzelliğe sahip Meke Gölü, yurt dışında oldukça iyi tanınıyor. Ancak kurumaya yüz tuttuğunu görmek beni çok üzdü. Sanırım bazı tedbirlerin alınması gerekiyor’’ dedi. Bergsuma, 3 kez bisikletle dünya turuna çıktığını belirterek, ‘’Türkiye’ye ilk kez geldim. 15 Temmuza kadar Hatay, Adana, Mersin, İzmir, Çanakkale’yi gezmeyi planlıyorum’’ dedi.

/ KARAPINAR

26.06.2006


 

Tatilcilere ‘yaz hırsızı’ uyarısı

Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Hasan Çavuşculu, okulların kapanması ve tatil döneminin başlamasıyla tatile çıkan vatandaşları ‘’yaz hırsızlarına’’ karşı uyardı.

Yaptığı açıklamada, tatil dönemlerini hırsızların kendileri için ‘’bereketli bir iş mevsimi’’ olarak gördüğünü belirten Çavuşculu, daha önceki yıllarda meydana gelen bu tür olaylara dikkat çekti. Hırsızların açamayacakları kapı olmadığını anlatan Çavuşculu, tatile çıkacakların değerli eşyalarını korumada daha özenli davranmaları gerektiğini söyledi. Yazılı ve görsel basında sıkça görülen soygun olaylarından büyük üzüntü duyduğunu belirten Çavuşculu, şöyle konuştu: ‘’Tatile çıkarken altın ve değerli ziynet eşyalarınızın güvenliğini ihmal etmeyin. Yoksa tatil dönüşü değerli eşyalarınızı yerinde göremeyebilirsiniz. Hiç kimse (benim kapım nasıl olsa çelik, pencerelerim de demir parmaklıklı, balkonumdan da girmeleri mümkün değil) diyerek, altın, bilezik, kolye, yüzük gibi değerli ziynet eşyalarını evde bırakıp tatile gitmesin. Hırsızlar zaten böyle dönemleri kolluyorlar ve bu dönemlerde ev hırsızlığı olayları da artıyor. Böyle hadiselerin yaşanmaması için vatandaşlarımız tatile çıkmadan önce ziynet eşyalarının güvenliğini sağlasınlar.’’

/ ANKARA

26.06.2006


 

40 bin kişi böbrek bekliyor

Türkiye’de 40 bin hastanın böbrek nakli beklediği, bu hastaların yüzde 10’unun diyaliz sırasında hayatını kaybettikleri bildirildi.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Organ Nakli Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü (ÇORMER) Prof. Dr. Uğur Erken, yaptığı açıklamada, Türkiye’de organ verme bilincinin yerleştirilmesi gerektiğini belirterek, merkez olarak bu yönde çeşitli kampanyalar düzenleyerek, çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Erken, organ nakli bekleyen hastalarda, nakil harici başka hiçbir tıbbi çözüm bulunmadığının altını çizerek, vatandaşların organ bağışı konusunda duyarlı bulunmasını, özellikle ölen kişilerin organlarının bağışlanması gerektiğine dikkati çekti. Canlıdan organ nakli yapılacak kişinin 18 yaşından küçük ve 65-70 yaşından büyük, bilinen bir hastalığının olmaması gerektiğini vurgulayan Erken, şöyle konuştu:

‘’Tedavisi sadece organ ve doku nakli ile mümkün olan hastalıklar, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’nin de en önemli sağlık sorunu.

Türkiye’de böbrek yetmezliği olan 40 bin kişi var. Nakil bekleyenlere yılda 5-6 bin kişi katılıyor. Bu sayı artmıyor, çünkü nakil yapılmayan ve böbrek bekleyen hastaların yüzde 10’u diyaliz sırasında hayatını kaybediyor. Diyalizde olan yaşam, eksik yaşamdır. Bu kişiler yaşamlarını makineye bağlı olarak sürdürüyorlar. Bu insanlar böbrek naklinin iki katından fazla parayı diyalize veriyor. Ölülerimizin organlarını bağışlamayarak 40 bin kişiyi ölüme mahkum ediyor ve ölünceye kadar kötülük yapmış oluyoruz. Bir insan olarak buna (dur) dememiz lazım.’’ KADAVRADA SIKINTI AŞILMALI Erken, Türkiye’de, canlıdan böbrek naklinin fazla olmadığını, kadavradan alınan organ ve dokularda ise sıkıntılar yaşandığını belirterek, ölen kişinin organlarını bağışlasa dahi bazı durumlarda ailesinin izni alınamadığı için naklin yapılamadığını söyledi. Kadavradan yapılan nakiller için yasal düzenleme gerektiğine işaret eden Erken, şunları kaydetti:’’Kişi sağlığında organlarını bağışlamış olsa bile öldüğünde cesedi ailesine kalan miras olarak kabul edildiği için aile istemediğinde organları alamıyoruz. Bununla ilgili yasalar düzenlemelere ihtiyaç olduğunu yıllardır söylememize rağmen herhangi değişiklik olmadı. Yani, kişi sağlığında bağışlamışsa organları alınmalı, bu konuda engel çıkarılmamalı.’’

/ ADANA

26.06.2006


 

Kara sineklere ‘elektrikli raket’

Adana’da bir firmanın Çin’den ithal ettiği ve kalem pille çalıştırılan ürün sayesinde, karasinekler bayıltılarak etkisiz hale getiriliyor.

Biyolog Nedim Büyüknacar, yaptığı açıklamada, “Elektrikli Raket’’ adını verdikleri ürünün, elektrik akımıyla kara sinekleri etkisiz hale getirdiğini söyledi. Raketi ithal etmekteki amaçlarının karasinekle mücadele sırasında ilaç kullanımından rahatsız olanlara, alternatif çözüm sunmak olduğunu belirten Büyüknacar, ‘’Küçük çocuğu bulunan çoğu aile, sinek ilacına sıcak bakmıyor. Bu ürünle ilaç kullanmaya gerek kalmıyor. Evlerdeki kara sinekler, raket sayesinde verilen elektrik şoku ile öldürülmeden bayıltılıyor ve etkisiz hale getirildikten sonra atılıyor’’ diye konuştu.

/ ADANA

26.06.2006


 

Fakirin ekmeği barkotla

Konya Büyükşehir Belediyesinin ileri düzeyde ihtiyaç sahibi aileler için başlattığı uygulama ile vatandaşlar, kendilerine verilen barkotlarla anlaşmalı bakkallardan ihtiyaçları oranında ekmek alabilecek.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, yaptığı açıklamada, sosyal belediyecilik anlayışıyla ihtiyaç sahibi aileler için çeşitli projeler geliştirdiklerini söyledi. Bu projelerden birinin ekmek alamayacak kadar zor durumdaki ailelere ve vatandaşlara yönelik olduğunu belirten Akyürek, bunun için öncelikle Sosyal Hizmetler Dairesi tetkikçilerinin Konya’da mahalle mahalle inceleme yaparak, zor durumdaki vatandaşları tespit ettiğini ifade etti.

Akyürek, ardından Konya’nın çeşitli mahallelerinde 500’ün üzerinde bakkalla anlaşma yapıldığını belirterek, ‘’Yerinde inceleme ile günlük ekmek ihtiyacı belirlenen bu ailelere taklit edilemeyen barkotlar dağıttık. Vatandaşlar bu barkotlarla gittikleri anlaşmalı bakkallardan günlük ekmeklerini ücretsiz almaya başladı’’ dedi.

/ KONYA

26.06.2006


 

Keçi sütü anne sütüne benziyor

Malatya Tarım İl Müdürlüğü, keçi sütünün mucize bir gıda olduğunu açıklayarak, birçok hastalığın tedavisinde kullanılabileceğini bildirdi.

Malatya Tarım İl Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, keçi sütünün diğer sütlere göre üstün özellikleri olduğu bildirilerek, keçi sütünün yeni doğan bebekler için iyi bir besin kaynağı olacağı kaydedildi. Açıklamada, bebeklere keçi sütü verilmesi tavsiye edilerek, “Sütün içerisinde bulunan protein, süt yağı, vitaminler ve mineral maddeler gibi temel besin öğeleri bebeğin büyümesini sağlarken, doğada sadece sütte bulunan ‘laktoz’ denilen süt şekeri de bebeğin beyin ve sinir hücrelerinin gelişmesine, tam ve mükemmel oluşmasına katkıda bulunur” denildi. Keçi sütünün etkili olarak soğutulduğunda 3-4 gün tazeliğini koruduğu belirtilen açıklamada, keçi sütündeki bakteri miktarının diğer hayvanlardan daha az olduğu aktarılarak, “Keçilerden hijyenik şartlarda elde edilen sütlerde tüberküloz ve brusellos gibi patojenlerin görülmemesi nedeniyle birçok batı ülkesinde sağılan keçi sütleri, üreticilerince doğrudan içilerek tüketilmekte, hatta bebeklere ısıtılmadan doğrudan içirilmektedir” şeklinde bilgi verildi.

Malatya Tarım İl Müdürlüğü’nün açıklamasında, keçi sütünün bazı hastalıklara iyi geldiği de aktarılarak, “Batılı doktorların raporlarına göre; astım, alerji, sindirim sistemi rahatsızlıkları, hazım sorunları, bazı cilt hastalıkları, bebek egzamaları, varisle ilgili rahatsızlıklar, tanımlanamamış virütik apseler, iştahsızlıkla beraber geceleri gelen öksürük nöbetleri gibi çok çeşitli şikâyetlerle gelen birçok hastalığın tedavisi, ilaçlarla başarılamamış fakat keçi sütü ve ürün kürleri uygulandığında başarılı olunmuştur. Özellikle kalsiyum açısından mükemmel bir besin kaynağı olan keçi sütünün yağı, organizmada iltihaplanmayı önleyici olduğu saptanan yağ asitlerini içermektedir. Diğer süt hayvanları içinde anne sütüne en yakın olan süt keçi sütüdür” ifadelerine yer verildi.

/ MALATYA

26.06.2006

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004