Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 12 Mart 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Lahika

ÂYET-İ KERİME MEÂLİ

Üzerlerine, onlar helâk oluncaya kadar uğursuzluğu devam eden günlerde gürültülü ve dondurucu bir rüzgâr gönderdik.

Kamer Sûresi: 19

12.03.2007


HADİS-İ ŞERİF MEÂLİ

Yetimlerin malını kendileri namına çalıştırın. Tâ ki zekât onu yemesin.

Câmiü's Sağîr, c: 1, no: 55

12.03.2007


Medeniyet, kadınla, beşeri baştan çıkardı

Sanemperestliği şiddetle, Kur’ân, men ettiği gibi; sanemperestliğin bir nev'î taklidi olan sûretperestliği de men eder. Medeniyet ise, sûretleri kendi mehâsininden sayıp, Kur’ân’a muâraza etmek istemiş. Halbuki gölgeli, gölgesiz sûretler, ya bir zulm-ü mütehaccir veya bir riyâ-i mütecessid veya bir heves-i mütecessimdir ki; beşeri zulme ve riyâya ve hevâya, hevesi kamçılayıp teşvik eder. Hem Kur’ân, merhameten, kadınların hürmetini muhâfaza için, hayâ perdesini takmasını emreder; tâ hevesât-ı rezîlenin ayağı altında o şefkat mâdenleri zillet çekmesinler, âlet-i hevesât, ehemmiyetsiz bir metâ hükmüne geçmesinler.(HÂŞİYE)

Medeniyet ise, kadınları yuvalarından çıkarıp, perdelerini yırtıp, beşeri de baştan çıkarmıştır. Halbuki, âile hayatı, kadın-erkek mâbeyninde mütekàbil hürmet ve muhabbetle devam eder. Halbuki, açık saçıklık, samimi hürmet ve muhabbeti izâle edip, âilevî hayatı zehirlemiştir. Hususan, sûretperestlik, ahlâkı fena halde sarstığı ve sukùt-u ruha sebebiyet verdiği, şununla anlaşılır:

Nasıl ki, merhûme ve rahmete muhtaç bir güzel kadın cenazesine nazar-ı şehvet ve hevesle bakmak, ne kadar ahlâkı tahrip eder; öyle de, ölmüş kadınların sûretlerine veyahut sağ kadınların küçük cenazeleri hükmünde olan sûretlerine hevesperverâne bakmak, derinden derine, hissiyât-ı ulviye-i insaniyeyi sarsar, tahrip eder.

Hâşiye: Tesettür-ü nisvan hakkında Otuz Birinci Mektubun Yirmi Dördüncü Lem’ası gayet kat'î bir sûrette ispat etmiştir ki, “Tesettür, kadınlar için fıtrîdir; ref-i tesettür, fıtrata münâfidir.”

Sözler, 25. Söz, 3. Şuâ,

2. Cilve, 4. Esas, s. 374

Lügatçe:

sanemperestlik: Puta tapıcılık.

men etmek: Yasaklamak.

sûretperestlik: Sûrete tapıcılık, dış görünüşe aşırı ehemmiyet vermek.

sûret: Görüntü, resim, dış görünüş.

mehâsin: Güzellikler, iyilikler.

muâraza: Söz mücadelesi, kavga, çekişme.

zulm-ü mütehaccir: Taşlaşmış, katılaşmış zulüm.

riyâ-i mütecessid: Cesed hâline girmiş gösterişlilik.

heves-i mütecessim: Cisimleşmiş heves.

riyâ: Gösteriş.

hevâ: Nefsin arzusu.

hevesât-ı rezîle: Rezilce hevesler, günah ve çirkin olan arzular.

mâden: Kaynak.

âlet-i hevesât: Hevesât âleti.

metâ: Fayda, mal, geçici dünya zevki.

mâbeyn: Ara, arası.

mütekàbil: Karşılıklı.

izâle: Kaldırma, yok etme.

sukùt-u ruh: Ruhun alçalışı.

merhûme: Vefat edip rahmete kavuşmuş kadın.

nazar-ı şehvet ve heves: Heves ve şehvet gözü.

hevesperverâne: Günah olan şeylere istekli olarak.

hissiyât-ı ulviye-i insaniye: İnsanın yüce duyguları.

tesettür-ü nisvan: Kadınların örtünmesi.

ref-i tesettür: Tesettürün kaldırılması.

münâfi: Ters.

12.03.2007

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004