Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 19 Mayıs 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Ekonomi

 

Gençler kayıtdışı

Türkiye’de gençlerin, çalışma hayatında ‘kayıt dışılığın pençesinde olduğu’ ve 15-19 yaş aralığındaki her 100 gençten 82’sinin, 20-24 yaş aralığındaki her 100 gençten ise 54’ünün kayıt dışı çalıştığı bildirildi.

Ankara Ticaret Odasının (ATO), Gençlik ve Spor haftası nedeniyle Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) İş gücü İstatistikleri Veri Tabanını kullanarak hazırladığı ‘’Kayıtsız Gençler’’ raporu açıklandı.

Raporda yer alan TÜİK’in 2006 yılı iş gücü anketi sonuçlarına göre, Türkiye’de 15-19 yaş aralığında 6,3 milyon genç bulunuyor ve bunların 1,4 milyonu çalışıyor.

Eğitim süresinin gelişmiş ülkelerdeki gibi 11 yıl olması gerekliliği dikkate alındığında; lise çağında olan 15-19 yaş grubundaki gençlerin yüzde 22’si eğitim hayatı yerine çalışma hayatı içinde yer alıyor bu da çalışan gençlerin yüzde 38’ini oluşturuyor. Türkiye’de 15-24 yaş aralığında ise 12,1 milyon genç bulunuyor. Bu yaş aralığında çalışanlar 3,7 milyon kişiyi geçiyor ve toplam istihdamın yüzde 17’sini oluşturuyor.

15-24 yaş grubundaki gençlerin üçte ikisini lise altı eğitimliler oluşturuyor. Avrupa Birliği’ne üye 27 ülkede okulu erken terkedenlerin ortalaması yüzde 15 iken, Türkiye’de bu oran yüzde 50’ye ulaşıyor.

LİSE MEZUNU GENÇLERİN YARISI KAYIT DIŞI

Tüm eğitim seviyelerinde gençlerin kayıt dışı çalışma oranları ise toplam kayıt dışı oranlarının üzerinde seyrediyor. Türkiye genelinde lise altı eğitime sahip olanların kayıt dışı çalışma oranı yüzde 62, lise ve dengi okul mezunlarının kayıt dışı çalışma oranı yüzde 28. Gençlerde ise lise altı eğitime sahip olanların kayıt dışı çalışma oranı yüzde 78’e, lise ve dengi okul mezunlarının kayıt dışı çalışma oranı yüzde 49’a fırlıyor. Aynı durum yüksek okul mezunlarında da görülüyor.. Türkiye genelinde yüksek okul mezunlarının yüzde 9’u kayıt dışı çalışırken, genç yüksek okul mezunlarının yüzde 20’si kayıt dışı çalışıyor.

TARLADA ÇALIŞAN GENÇLERİN TÜMÜ KAYITSIZ

Rapora göre tarım sektöründe kayıt dışı çalışma, adeta kural haline gelmiş durumda. Çalışan her 100 gencin 24’ü tarım sektöründe yer alıyor ve neredeyse tamamı bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıt olmadan çalışıyor.

Genç çalışanların toplam çalışanlar içinde en yüksek payı aldığı sektör, sanayi sektörü. Bu sektörde çalışanların yüzde 23’ünü gençler oluşturuyor. Sanayi sektöründe çalışanlar içinde toplam kayıt dışı çalışma oranı yüzde 31 iken, gençlerin yarısı sektörde kayıt dışı çalışmaya mahkûm oluyor.

HAFTADA 60 SAAT ÇALIŞMA

Yasal çalışma süresinin haftada 40 saat olduğu ülkemizde, kayıtsız çalışanların en büyük sorunlarından biri de uzun çalışma saatleri... Kayıt dışı çalışan, bir başka deyişle hiçbir sosyal güvencesi bulunmayan gençlerin yüzde 75’i, haftada 40 saatten fazla çalışıyor, yüzde 43’ünün ise çalışma süresi 60 saatin üzerine çıkıyor.

/ ANKARA

19.05.2007


 

Memura enflasyon farkı

Tüketici fiyat artışlarının daha yılın 4 ayında yüzde 3,6’ya ulaşmasının ardından, memur, sözleşmeli ve memur emekli maaşlarına, Temmuz’da enflasyon zammı yapılması ihtimali ortaya çıktı.

2007 Bütçesi ile devlet memuru, sözleşmeli ve memur emekli maaşlarına yılın ilk yarısında ‘Düşük maaşlılara yüksek, yüksek maaşlılara da düşük zam’ ilkesiyle, yüzde 3 ile 4 arasında zam verildi. Yılın ikinci yarısında da maaşlara, aynı ilkeyle aynı oranda zam yapılması kararı alındı.

Son yıllarda maaş zamlarının enflasyonun altında kalması halinde bunu ‘’Enflasyon farkı’’ olarak ücretlere yansıtan Hükümet, Bütçe hazırlıkları sırasında 2007 yılında da bu politikayı devam ettireceğini açıkladı. Bu arada enflasyon farkında dikkate alınan tüketici fiyat endeksi, Ocak-Nisan döneminde yüzde 3,6 oranında artış gösterdi. Mayıs ve Haziran enflasyonu ile bu rakamın daha da yukarılara çıkacağı ortaya çıktı. Maliye Bakanlığı da, mevcut gelişmeler ışığında memur, sözleşmeli ve memur emeklilerine Temmuz başında yılın ikinci yarısındaki maaş artışlarına ilave olarak ilk 6 aylık enflasyona göre, ek zam verilmesi gerekeceğini bildirdi. Maliye Bakanlığının bu görüşünün benimsenmesi halinde, Ocak ayında yüzde 4 zam alan memur, sözleşmeli ve emekliler, ilk 6 ayda enflasyona ezdirilmemiş olacak. Ancak maaş zammı yüzde 4’ün altında kalan kamu görevlileri ile memur emeklilerin maaş artışı ise enflasyonun gerisinde kalacak.

/ ANKARA

19.05.2007


 

Toplu görüşmeler Eylül'de yapılsın

Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Aksu, ‘’toplu görüşmelerde yeni hükümetin masaya oturması faydalı olacağından, 2007 yılı toplu görüşmelerinin 15 Eylül’de yapılması gerektiğini’’ söyledi.

Aksu, düzenlediği basın toplantısında Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin ile 16 Mayıs’ta yapılan görüşmede, 2006 yılı toplu görüşmelerinde konfederasyonu ile Kamu İşveren Kurulu (KİK) arasında imzalanan mutabakat metninde yer alan hususların hayata geçirilmesinin ele alındığını kaydetti.

22 Temmuz’da genel seçimlere gidileceğini hatırlatan Aksu, ilgili kanuna göre 15 Ağustos’ta 2.5 milyon memurun hayatını etkileyen toplu görüşme için memur sendikaları ve KİK’nin masaya oturması gerektiğini belirtti. Aksu, ‘’Memur-Sen olarak görüşümüz, yeni hükümetin masaya oturması faydalı olacağından, 2006 yılı toplu görüşmelerinde KİK ile Memur-Sen arasında imzalanan mutabakat metninde yer aldığı gibi, 2007 yılı toplu görüşmelerinin bütçe tartışmalarının başladığı 15 Eylül’de yapılmasıdır’’ diye konuştu.

/ ANKARA

19.05.2007


 

Ar-Ge’ye yeterli kaynak ayrılmıyor

Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Makine Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, uluslararası rekabette bilim ve teknoloji üretiminin belirleyici olduğunu, ancak Türkiye’de bu faaliyetlere yeterli kaynağın ayrılmadığını söyledi.

Teknoloji üretebilme yeteneğinin ise ülkelerin tasarım, inovasyon, AR-GE ve teknoloji çalışmalarına, eğitim alt yapısına, patent ve markalaşma faaliyetlerine ulusal gelirlerinden ayırdıkları paylarla ölçüldüğünü söyleyen Koramaz, Türkiye’de bu konuda bütünlüklü çalışmaların yürütülmediğini ve bu alana yeterli kaynak ayrılmadığını belirtti.

Türkiye’de AR-GE harcamalarının ulusal gelir içiresindeki payının binde 7 iken AB ortalamasının yüzde 2, ABD’de 2,72 ve Japonya’da yüzde 3,12 olduğunu belirten Koramaz, “AB 2010’da AR-GE payının yüzde 3’e, Türkiye’de ise yüzde 2’ye çıkarılması hedefleniyor. Ancak yukarıda dile getirdiğim gerekçeler ve yürütülen çalışmalarla birlikte düşünüldüğünde Türkiye’nin şu an ki verileriyle bu pekte mümkün görünmemektedir” dedi.

/ GAZİANTEP

19.05.2007


 

Seçim ekonomiyi unutturmasın

Ülkenin en büyük sorunu olarak işsizliğin ve buna bağlı olarak da piyasalardaki nakit darlığının geldiğini belirten KOBİDER Genel Başkanı Nurettin Özgenç, yaptığı yazılı açıklamada KOBİ’lerin sermayelerinin azaldığını ve erozyona uğradıklarını belirtti.

Özgenç, “Her gün iş aramak için bir sürü insan kapımıza geliyor. Piyasalar durma noktasında. Kavga, gürültü, kargaşa... Bu gibi durumlar ekonomiyi derinden etkiliyor” diyerek sıkıntılarını ifade etti.

“Hükümetimiz seçim ekonomisi uygulamayacağını, mali politikadan taviz vermeyeceğini defalarca açıkladı. Bu istikamet doğrultusunda devam edildiğinde ekonomi yara almadan seçimi atlatır.” diyen Özgenç, iç piyasanın yılbaşından itibaren gittikçe daralan nakit sıkıntısı çektiğini ve işletmelerin seçim döneminde önünü görmekte bazen zorlandığını ifade etti.

/ ANKARA

19.05.2007


 

Ekonomik tedbirler ihmâl edilmesin

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (ATSO) Kemal Özgen, seçimin ekonomik maliyetinin yüksek olmaması için ekonomik tedbirlerin ihmâl edilmemesi gerektiğini belirtti.

ATSO Başkanı Özgen yaptığı yazılı açıklamada, yurt dışı piyasalardaki likidite bolluğu ve Türkiye’de reel faizin yüksek olmasından dolayı döviz kurlarının düşmesi ve Türk Lirasının aşırı değerlenmesinin, turizm başta olmak üzere ihracatçı ve reel sektörü ciddi bir sıkıntıyla bıraktığını kaydetti.Halen döviz cinsinden mevduat hacminin 80 milyar dolara çıktığını, seçim belirsizliği ve yüksek faizler nedeniyle iç piyasada tüketim eğiliminin düştüğünü ifade eden Özgen, açıklamasında şunları kaydetti: “Dalgalı kur sistemine rağmen döviz kurunda yukarı ve aşağı doğru sert hareketler ekonomik istikrarı bozmaktadır. Seçimler sebebiyle ekonomide belirsizliğin artması ekonomik yapıyı zayıflatmakta, yatırımcıda tedirginlik oluşturmaktadır.’’

Özgen, “Seçimin ekonomik maliyetinin yüksek olmaması için ekonomik önlemler ihmâl edilmemelidir. Ayrıca tüm siyasî partilerin ekonomik istikrarın sürdürülmesi konusunda net bir tutum almaları, yatırımcıdaki tedirginliği azaltacaktır. Seçimler sebebiyle ekonominin geri planda kalmayacağını temenni ediyoruz.’’ diyerek sözlerine son verdi.

/ ANTALYA

19.05.2007


 

Afrika Zirvesi meyve vermeye başladı

Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) tarafından organize edilen Afrika Dış Ticaret Köprüsü programının ikincisinde, Afrika’nın önde gelen işadamları da yer aldı.

Ekvator Gine’nin en gruplarından Agencia De Viajes’in Yönetim Kurulu Başkanı Marcelino Oyono Ntutumu özel uçağıyla İstanbul’a geldi. Marcelino Oyono Ntutumu, inşaat, inşaat malzemeleri, tarım makineleri ve deniz nakliyatı konusunda Türk işadamları ile ortak yatırım yapmak istiyor. Ntutumu, ülkesinin Türk yatırımcılara kapıları sonuna kadar açtığını söyleyerek, “1990’dan sonra ülkemizde petrol bulundu, şu anda Afrika’nın en büyük üçüncü üreticisiyiz. Türk şirketleri ile birlikte hareket etmek istiyoruz” diye konuştu.

İstanbul’da düzenlenen Afrika Zirvesi’nden sonra o bölgeye Türk işadamları tarafından da yatırımlar yapıldı. Türk işadamlarından Erdoğan Akbaş, Malawi’ye mobilya atölyesi kurdu. 400 bin dolarlık bir yatırım yapan Akbaş 10 bin metrekare alan üzerine 2 bin metrekare atölye kurdu.

Yeni Asya / İSTANBUL

19.05.2007

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004