Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 02 Haziran 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Görüş

Ahsen

Ahsen, güzelin en güzeli anlamına gelmekte. Güzelliğin aynasına ışık vurup da, hükümranlığını göstermekte. Güzelliğe müştak olmak her insanın fıtratında olan bir olgudur. Hep güzeli isteriz. Çevremize baktığımız da hep güzellik adına ne varsa sahipleniriz. Çirkinliği nedense kabullenmek zor gelir. Göz güzeli görmek ister. Doyasıya seyrana dalmak ister. Bu bile tam olarak doyum derecesine bile yetmez; çünkü insan daha da güzelini görmek ister. Bu güzellik duygusunun elest yurdun da Yaratıcıyı görüp o güzellikten nasip aldığımızın işaretidir. O en güzel, bize dünyadaki her güzelliği de meftun olma özelliğini de vermiştir. Bir çiçeğin güzelliğine hayran kalmamak mümkün mü? Güzel bir insanı gördüğümüzde etkilenir, bu nasıl bir güzellik deriz. Bundan dolayı ilk başta dış görünüş dikkatimizi çeker. Diğer hallerimiz ondan nasibini alır. Tabiî ki bu bazen yanıltıcı özelliğini göstermekte. İç güzelliğin şahanesinden bir nevî uzak tutmakta. Zamanla anlaşılan bu özellik, dış görünüşün endamı altında yaşamakta. Ve soluk almak için var gücüyle savaşmakta. Dış görünüşe mahkûm olmamak için.

Ahsen var olup; yokluğun işareti. Gençliğin gidişi güzelliğin gidişi demektir. Yani bir bitiş var. Kaçamadığın, sona doğru koşmak. Ne kadar güzel olursan ol; bitişi muhakkaktır. Bu malûm gerçek göz önündeyken, kim inkâr edebilir. Yaş kırkı devirdi mi al sana güzellikten kalan ne varsa. Estetiğin, makyajın yarım yamalak verdiği güzellik. Boy aynasına bak da seyret endamını. Kaldı mı yirmi yaşlardaki güzellik. Yok ve ne yaparsan yap gelmeyecek. Aksine daha kötüye gidip kırışıklıklara kalacak yüzün. Ve sonra kaçınılmaz son: ölüm. Bu ebedî hayatın başlangıcı, ebedi gençliğin yeri. Bitmeyen ve her daim olan bir gençlik ve güzellik. Ne güzel o ebedî hayatta; en güzel şeylere sahip olmak. Tabiî ki nasip olacak mı? Ümidindeyiz. Evet, güzellik sonsuz hayatın sadece bir yansıması yani gölgesidir. Gölgesi bu kadar güzelken; asıl olanı tasavvur edemiyorum. Zaten aklım diğer hayatın güzelliğini idrak etmekte noksaniyet yaşamakta. Ancak gördüğümüz zaman bir kıyaslama içine girebiliriz.

Ahsenin yansıması vurur içime. İsterim onu. Bu yerde gölgesini görmüşken; hakikatini talep etmekteyim. Gerçeği bana güzelliğin ihtişamını sunacaktır. Bu ihtişamı bu fani yerde bulmak asla mümkün değildir. Öyleyse ebedî hayata talip olmanın, bu güzelliğe icabeti netice verecektir. Yani dünya değil ahiret yurdunu tercih edenler için. Bende tercih etmek istiyorum. Bütün güzellikleri yaşamak için. Fıtratımdaki güzelliğin müştakını görmek için. Evet orada zahiri ve batın bütünüyle güzel olacağı muhakkak. Bu dünyada dış görünüş güzelken kalp o kadar güzel olmayabiliyor. Tam tersi de oluyor. İç o kadar güzelken dış görünüş güzel olmayabiliyor. Tabiî ki dünya zıtların yeri olduğu için bu mümkün; ama ahirette ise, yani Cennete tamamen güzellik olacak. Bu da oraya bir iştiyak meydana getiriyor. Nasıl getirmesin? Bu dünyadaki çirkinliklere göz nazar edince; güzelliğin olacağı ona teselli verir. Evet, bir yer var. Orada bu çirkinliklerin üzeri örtülecek. Zaten güzelliği gerçek anlamda anlamak için tam zıttı olan çirkinliğin olması gerekmiyor mu? Gerektiği içinde oldu. Ve biz ahsenin kıymetini çirkinlik olduğu için daha çok anlıyoruz. İnşallah tam olarak anlamak niyetinde oluruz.

Fadime KAYA

02.06.2007

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004