Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 09 Haziran 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Kariyer

Bu kadar da olmaz

Bazı gazeteler, nerdeyse manşetten “Lisede namaz” ya da “Okulda namaz” başlıkları altında duyurmuşlardı korkularını.

Korkularını diyorum; çünkü birilerinin hele öğrenci yaştaki kız ve erkek çocuklarının masumca yalnız kendi kişiliklerini ilgilendiren tutumlarını, yani ibadetlerini büyük bir telâşla konu edip duyurmaları bir korkunun sonucu değil de ne olabilir? Neden korkuluyor? Kem küm yapmaya gerek yok; bu genç yaştakilerin gösterdikleri davranışların özgürlüğü muştulayan ortamın yaygınlaşmasından.

İbadet özgürlüğünün anayasaca korunmuş olmasına da değinmeyi fazla görüyorum. Herkes tarafından açık olarak bilinen konularda kanunları konuşturmanın bir anlamı yok. Bu düpedüz korku ile korkusuzluğun savaşıdır. Ama korkunun ecele faydası yok.

Bu gençlerin hasbî bir şekilde, gösterişten son derece uzak, başka yer gösterilmediği için bodrum katlarında o rutubetli bir ortamda namaz kılmaları, tutsaklığın zincirlerini kırmanın bir ifadesidir. Elbette özgürlük, iç özgürlüktür bu. İç özgürlük dış özgürlüğü de getirecektir er geç. Özgür ortamda öyle baskı ve dayatmalara yer olmayacağı kesin. Kaba kuvvet, özgürlüğün sıcak nefesinde erimeye mahkûmdur. Anlamlarını da bildiklerini sandığım tekbirlerin ifade ettiği tek gücün ruhlara verdiği korkusuzluk, bütün tabuları yıkacak o meltemimsi rüzgârın habercisidir.

Belki de yönetime rağmen derslerinin yoğunluğu içinde namaz kılma fırsatını bulabilen bir öğrenci, tam özgürdür. Anne ve babası istemese de teneffüs ettiği bu manevî havayı kolay kolay bırakamaz. Çünkü korkusuzluk onun damarlarına işlemiştir. Özgürlüğün olduğu yerde korku olamaz. Sayıları sınırlı da olsa sonucu değiştirmez; özgürlükte kemiyetten çok keyfiyetin önemi var. Herkesin söylemek istediğini istediği şekilde haykıracağı, ama kimsenin özgürlük sınırına tecavüz edilmeyeceği bir gelecek çok yakındır. Özgürlük çağında insanlarımıza yakışan da budur. Korkular yok olacak, yetenekler alabildiğine gelişecek, çiçekler çeşitlenip iç dünyalara nüfuz edecek kokular etrafa salacak, kuvvet yerine hak hükmedecek, dayatmalar ortadan kalkacak…

Masum birkaç gencin namazını gündeme getirerek bir fırtına mı kopartılmak isteniyor? Birileri telâşa düşmüş, bilerinin de kaba kuvvet ellerinde olmasına rağmen ne denli korktukları ortaya çıkmıştır. Güçlü olmasına rağmen korkan mı yoksa çaresizliğine rağmen korkmayan mı daha özgür? Hangisi gelecek vaat ediyor? Zaman kimin aleyhinde işliyor? Tarih bunun örnekleriyle dolu. Namaz kılan gençlerin gelecek kaygıları yok; anı yaşamaktalar çünkü. Ama yaygara koparanların anlarını zehir ettikleri gibi geleceklerine de iyi bakamıyorlar, büyük korku ve panik içindeler. Kaba kuvvetten medet umar hale geldiler. Olacakları görmemeleri için nerdeyse bir karışıklığı da istemektedirler.

Kaygılarında haksız da değil. Özgürlüğün temelinde genç varsa, özgürlük mevsiminin ilk belirtileri başlamış demektir. Özgürlük mevsiminde artık kaba kuvvet etkili olamaz, bütün çiçekler istediği gibi açacak, hep hakkın dediği olacak, keyfilikler silinecek, ikide bir öyle her isteyen sırası gelmeden konuşamayacak, eşitlik ilkelerince her hak sahibi hakkını alacak…

Aslında böylesi kişisel olayları yanı başımızda büyük bir tehlike varmış gibi göstermek, kafalarını böylesi şeylerle meşgul edenlerin sona yaklaştıklarının muştusunu veriyor. Ellerindeki kozlar bitince korkuya düşenlerin yelkenleri de inecek. Tefessüh etmemiş vicdanların “bu kadar da olmaz” deme ve haykırma noktasına gelmesine ramak kaldı. Sabır her şeyi çözecek.

Deneyimler şunu gösteriyor ki, kim korkup panik yapıyorsa kaybeder, kendisini güven içinde göremez.

[email protected]

Hüseyin KARA

09.06.2007

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Başlıklar

  Uyanık olmak zeki olmak mı?

  Bu kadar da olmaz

  Karizmatik olmak

  YASEM AJANDASI (9 Haziran 2007)


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004