Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 28 Haziran 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Haberler

 

2007 AB’de kayıp yıl

AB uzmanları, 22 Temmuz seçimlerinin ardından Türkiye’nin AB sürecinde çok büyük bir canlanma olmasını beklemiyor. Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi ve AB uzmanı Can Baydarol, bu yıl süreçte çok büyük bir canlanma beklemediğini belirterek, TBMM’nin açılmasıyla birlikte Cumhurbaşkanlığı ve Meclis Başkanlığı seçimleri gibi iki “çok zorlu” seçimin olacağına, ayrıca hükümet kurma tartışmalarının yapılacağına dikkat çekti.

Baydarol, “Benim tahminimce, 2007 yılında AB açısından çok da umutlu konuşmak mümkün değildir” dedi.

ODTÜ Avrupa Çalışmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Atilla Eralp de, seçimlerin, Türkiye’nin AB sürecini çok canlandırmasını beklemediğini, sürecin yavaşlamasında tek sorumlunun Türkiye olmadığını, belirleyici olacak konuların, seçimlerden ziyade Kıbrıs meselesinin nereye doğru gideceği ve AB’deki gelişmeler olduğu görüşünü dile getirdi.

AB’nin sonbaharda Türkiye ile ilgili İlerleme Raporu’nu kaleme alacağına dikkat çeken Prof. Dr. Eralp, AB’nin, bu raporu seçim sonuçlarına göre daha olumlu şekilde takdim edebileceğini, örneğin, “Bu yıl çok gelişme olmadı, ama seçim yılıydı, şimdi sonuçlandı. Seçimlerden sonra yeni oluşacak siyasi iktidarın bu işe daha sıkı sarılacağını düşünüyoruz” şeklinde bir ifade kullanabileceğini belirtti.

İÇ POLİTİKA, SÜRECİ ETKİLEDİ

Uzmanlar, Türkiye’deki cumhurbaşkanı seçimine ilişkin gelişmeler ya da Irak’ın kuzeyine olası operasyon tartışmaları gibi iç gelişmelerin de AB sürecine olumsuz etkileri olabileceğine dikkat çekiyor. Baydarol, bu konuya ilişkin bir soru üzerine, AB yetkililerinin Türkiye’deki durumun hassasiyetinin farkında olduğunu, bu nedenle Türkiye’deki politikayı daha da gerecek mesajlar vermekten kaçındıklarını kaydetti.

Prof. Dr. Eralp de Türkiye’nin muhtemel sınır ötesi operasyonuyla ilgili meselenin AB sürecini doğal olarak çok etkilediğini ifade ederek, “Türkiye, uzun dönemli yoğun bir operasyon meselesine girerse AB’de Türkiye ile ilgili olumsuz tartışmaları daha da alevlendirir. Türkiye karşıtları zaten böyle kozları bekliyor” diye konuştu.

Prof. Dr. Eralp, AB’de Türkiye ile ilgili son derece dikkatli bir hava bulunduğunu, Komisyonun ve bazı üye ülkelerin bu konuda çok sorumlu davrandığını belirtti.

PARTİLER AB’YE SOĞUK

Türkiye’deki siyasi partilerin programlarında AB’ye yönelik takındıkları tavır ve bu tavrın seçmen üzerindeki etkisine dair bir soru üzerine Baydarol, Türkiye’de esas gündemin dışına çıkıldığını, kalkınmaya bağlı sorunlar ya da daha fazla üretim gibi meselelerin ele alınması yerine, AB konusunda da tartışılması gereken ana meselelerin gündemden kaçırıldığını gördüklerini savunarak, “Dolayısıyla siyasi partilerin AB konusundaki yaklaşımlarını çok samimi bulmuyorum” dedi.

Baydarol, seçim sonuçlarının çok radikal politika değişikliklerine neden olacağını sanmadığını da sözlerine eklerken Prof. Dr. Eralp de AB sürecinin birçok ülkede demokratikleşme sürecinin önemli bir aracı olarak görülürken, Türkiye’de demokratik sürecin aracı olarak AB’nin görülmemeye başlandığını, önemli sorunlardan birinin bu olduğunu belirtti.

/ ANKARA

28.06.2007


 

Başkan Tuğcu görevsizlik istemiş

Toplantı yeter sayısı olarak 367'yi şart koşan kararın gerekçesini açıklayan Anayasa Mahkemesi “Bu konumdaki cumhurbaşkanının seçiminin çoğulcu-uzlaşmacı demokrasideki kural ve kuramlara uygun olması, anayasanın temel ideolojisi ve felsefesinin bir gereğidir" görüşüne atıfta bulundu. Mahkeme Başkanı Tülay Tuğcu ve Fulya Kantarcıoğlu ise, önce kararın Anayasa Mahkemesinin görev alanına girmediğini belirtmiş, sonra karara uymuşlar.

Anayasa Mahkemesi’nin 11. Cumhurbaşkanı’nın seçimine ilişkin kararının gerekçesinde, bugünkü üye tam sayısı esas alındığında TBMM’nin kural olarak 184 milletvekili ile toplanabileceği ve en az 139 milletvekiliyle karar oluşturabileceği, ancak Anayasa’da hem toplantı hem de karar yeter sayısı bakımından başkaca bir hüküm bulunmaması durumunda bunun geçerli olduğu kaydedildi.

Anayasa Mahkemesi, CHP’nin, TBMM İçtüzüğü’nün 11. Cumhurbaşkanı’nın seçimine ilişkin 27 Nisan 2007 günlü ilk oylamanın Anayasa’nın 96. ve 102. maddelerine aykırılığı savıyla iptali ve iptal kararı yürürlüğe girinceye kadar bu uygulama ile oluşan içtüzük hükmünün yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi istemini yerinde görmüş ve oy çokluğuyla iptal etmişti.

Yüksek Mahkeme’nin gerekçeli kararı Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlandı.

UZLAŞMA SAĞLANMASI AMAÇLANDI

Gerekçede, şu görüşlere yer verildi: "102. maddedeki düzenlemeyle, Cumhurbaşkanı seçiminde Meclis’te olabildiğince nitelikli bir uzlaşma sağlanmasının amaçlandığı açıktır. Nitekim, ikinci fıkrada otuz günlük seçim takviminde adaylık süresinin on günle sınırlanması, kalan yirmi günde yapılacak dört oylamanın ilk ikisinde adaylardan birinin seçilebilmesi için üye tam sayısının üçte iki çoğunluğunun oyunun aranması, dördüncü oylamaya, üçüncü oylamada en çok oy alan iki adayın katılabilmesi, bu oylamada da yarışan iki aday arasında üye tam sayısının salt çoğunluğunun adaylardan biri üzerinde sağlanarak Cumhurbaşkanının seçilememesi halinde, TBMM seçimlerinin derhal yenilenmesi yoluna gidilmesi, Cumhurbaşkanı seçiminde uzlaşmanın temel alındığını göstermektedir.”

Gerekçenin devamında şu grüşlere yer verildi: “Anayasa’nın 104. maddesine göre, ‘Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder.’ Ayrıca, Cumhurbaşkanına verilen görev ve yetkilerin niteliği ile Anayasa’nın Cumhurbaşkanının statüsüne ilişkin diğer hükümleri bir bütün halinde incelendiğinde Cumhurbaşkanının, ulusun önemli bir çoğunluğunu yansıtan temsilcilerin katılımı ve iradeleri ile seçilmesi yaklaşımının Anayasa’da benimsenmiş olduğu görülmektedir. Bu düzenlemeler, Cumhurbaşkanı seçiminde aranması gereken uzlaşının pozitif hukuksal dayanaklarını oluşturmaktadır."

MECLİS BAŞKANI SEÇİMİ FARKLI

Gerekçede, Meclis Başkanı seçimine ilişkin Anayasa’nın 94. maddesinin dördüncü fıkrasında da 102. maddesinin üçüncü fıkrasında olduğu gibi dört oylama ve seçilme yeter sayısı olarak da TBMM üye tam sayısının, ilk iki oylamada üçte iki, üçüncü oylamada ise salt çoğunluğu öngörülmesine karşın, bu maddede 102. maddenin birinci fıkrasına benzer biçimde bir yeter sayı öngören kurala yer verilmediği ifade edildi.

Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin 102. maddenin birinci fıkrasında, Cumhurbaşkanının TBMM üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ve gizli oyla seçileceği belirtilirken, Anayasa’nın 94. maddesinin dördüncü fıkrasında Meclis Başkanı’nın ‘gizli oyla’ seçileceği vurgulandıktan sonra fıkranın devamında öngörülen karar yeter sayısı ile seçileceğinin açıklandığı belirtildi.

/ ANKARA

28.06.2007


 

Büyükanıt: İşbirlikçi imamlar var

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, bir teröristin dağda gezebilmesi için en az aşağıda on tane insana ihtiyaç duyduğunu belirterek, “Biz bunlara işbirlikçi diyoruz. Hatta şunu bile diyebiliyoruz, terörde başarıya ulaşmaya engel olan en önemli faktör işbirlikçilerdir. Bir köyün muhtarı, bir köyün imamı köyde yaşıyor, gidip patlayıcı yerleştiriyorsa terörle nasıl mücadele edeceksiniz? Bunlar olan olaylardır. Varsaydığımız olaylar fiilen olan olaylardır” diye konuştu.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, terörle mücadelenin, terörün diğer boyutları ile de silahlı mücadeledeki kararlılığa eşdeğer bir mücadeleyi gerektirdiğini vurgulayarak, ‘’Terörle mücadeleyi sadece silahlı mücadeleye indirgediğimiz zaman, bu mücadeleden çok başarılı olmamızın beklenmemesi lazım’’ dedi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt, Genelkurmay Başkanlığı’nın, Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Merkez Komutanlığı’nın tanıtımı amacıyla Isparta Eğirdir’e düzenlediği basın turu kapsamında dün bir basın toplantısı düzenledi.

İMAM VE MUHTARLARI SUÇLADI

Orgeneral Büyükanıt, şunları kaydetti:” Terörle mücadeleyi sadece silahlı mücadeleye indirgediğimiz zaman, bu mücadeleden çok başarılı olmamızın beklenmemesi lazım. Genel kabul görmüş teorik bir kıyaslama var. Bir teröristin dağda gezebilmesi için en az aşağıda on tane insana ihtiyaç vardır. Biz bunlara işbirlikçi diyoruz. Hatta şunu bile diyebiliyoruz, terörde başarıya ulaşmaya engel olan en önemli faktör işbirlikçilerdir. Bir köyün muhtarı, bir köyün imamı köyde yaşıyor, gidip patlayıcı yerleştiriyorsa terörle nasıl mücadele edeceksiniz? Bunlar olan olaylardır. Varsaydığımız olaylar fiilen olan olaylardır. Bu işbirlikçiler genellikle yerleşim yerlerindedir. Köyde olduğu gibi şehirde de var. Teröre vurulacak en önemli darbelerden bir tanesi bu işbirlikçilerin mümkün olduğu kadar tesirsiz hale getirilmesidir.’’

/ EĞİRDİR

28.06.2007


 

Komandolar profesyonel olacak

Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt ile birlikte basın toplantısı düzenleyen Kara Kuvvetleri Komutanı Org. İlker Başbuğ, komando tugaylarının tamamen profesyonel askerlerden oluşturulacağını açıkladı.

Eğirdir’de iki gündür süren basını bilgilendirme turunun son gününde Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt ve Kara Kuvvetleri Komutanı Org. İlker Başbuğ ortak bir açıklama yaptı. Org. Başbuğ, bu toplantıda komando tugaylarının tamamen profesyonel askerlerden oluşturulacağını açıkladı. Başbuğ 6 tuagın tamamının profesyonel askerlerden oluşacağını belirterek, artık yedek subayların sadece iç güvenlik birliklerinde görev alacağını da belirtti. Bu tugaylarda erlerin de görev almayacağını ifade eden Başbuğ, “Bunların karşılığı olarak uzman erbaşlar görev yapacak” dedi.

/ EĞİRDİR

28.06.2007


 

Felâket senaryosu mahkemelik

Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Hudson Enstitüsü ve Hudson’ın Avrasya Politikaları Sorumlusu Zeyno Baran hakkında Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Başvuru dilekçesinde, toplantıya katılan kişiler hakkında gerekli soruşturmanın yapılmak sureti ile haklarında kamu dâvâsı açılması ve ilgili ceza yasaları uyarınca cezalandırılmaları için gerekli işlemlerin yapılmasını da talep ediliyor.

Memur-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Dr. Ahmet Aksu adına yapılan suç duyurusunda, Hudson Enstitüsünde, başkanlığını Enstitü’nün Türkiye Temsilcisi Zeyno Baran’ın yapmış olduğu “Turkey Workshop” Türkiye Semineri adlı toplantıda yapılan görüşmelerin ve ortaya atılan senaryolarla açıkça Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bölünmez bütünlüğüne kastedenleri azmettirmeye, bu tip hareket ve eylem planlayanları yönlendirmeye ve onlara akıl vermeye yönelik senaryo tiplemeleri olduklarından bu toplantıya ev sahipliği yapan ve organize eden ilgili Enstitü yetkilileri ve bu toplantıya başkanlık yapan Zeyno Baran’ın ve diğer kişiler hakkında kamu adına soruşturmanın yapılmak sureti ile şikâyet edilenlerin kamu adına yargılanmaları ve cezalandırılmaları için gerekli işlemlerin yapılması isteniyor.

Fatih KARAGÖZ / ANKARA

28.06.2007


 

301 dâvâları AKP ve CHP’nin eseri

Çıktığından bu yana 100’ün üzerinde yazar, gazeteci, akademisyene karşı uygulanan Ceza Yasası’nın (TCK) 301. maddesi, tartışmalı konularda fikirlerini açıklayanları hedef almaya devam ediyor.

301 değişikliği günde gelince Başbakan sivil toplumdan “ortak taslak” beklediğini söylemişti. Buna karşılık CHP lideri Baykal ise “başka kapıya” diyerek bu kanunun değişmesi için işbirliğine yanaşmamıştı.

Hükümetin bir süre gündemde tutup seçim sürecine girildiğindeyse sivil toplum örgütlerinden “ortak değişiklik taslağı” gelmediği iddiasıyla değiştirmekten vazgeçtiği madde nedeniyle, onlarca kişi zamanının adliyelerde geçirecek. İnsan hakları savunucularının, gazeteci Hrant Dink’in yargılanırken hedef gösterilmesine yol açtığını düşünerek 301. maddede değişiklik istemesi iktidar ve ana muhalefet partisini de karşı karşıya getirmişti.

/ İSTANBUL

28.06.2007


 

Milletvekili dokunulmazlığı atanmışlarla birlikte kalkar

AKP Mersin Milletvekili Adayı, Anayasa Profesörü Zafer Üskül, milletvekili dokunulmazlığının, atanmışların dokunulmazlığı ile birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Mersin Eczacı Odası Silifke Temsilciliği’nde eczacılarla bir araya gelen Üskül, eczacıların sorunlarını Ankara’ya taşımak ve çözüm bulmak için uğraşacağını belirterek, “Hemşehrilerimin isteklerini en üst düzeyde gerçekleştirebilmem ve daha çok yetki ile donanmam için sizlerin desteğine ihtiyacım var” dedi.

Dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili soruyu da cevaplandıran Zafer Üskül, “Milletvekili dokunulmazlığı kaldırılamaz. Milletvekili yargılanmalı, sorgulanmalı fakat gözaltına alınmamalı ve tutuklanmamalıdır. Bir milletvekilinin fiili olarak görev yapabilmesi için gözaltına alınması durumunda görevini yerine getiremez. Bu bağlamda Dokunulmazlık Yasası’nda bazı değişiklikler yapılmalı, ama tamamen kaldırılmamalı. Milletvekilliği dokunulmazlığı, atanmışların dokunulmazlığı ile birlikte ele alınmalı” dedi.

/ ADANA-

28.06.2007


 

Başkan Tuğcu, önce görevsizlik istemiş

Karar tarihinde Anayasa Mahkemesi Başkanı olan Tülay Tuğcu, 11. Cumhurbaşkanının seçiminin ilk tur oylamasında içtüzük değişikliği yapılmadığını, Anayasa ve TBMM İçtüzüğü’ne aykırı karar alındığını savundu.

İçtüzüğe aykırı alınan kararın Anayasal yargı denetimine tabi olmadığını belirten Tuğcu,, ‘’Bu tür kararlara bir takım isimler-sıfatlar yakıştırmak suretiyle denetime tabi tutulması yoluna gidilemez’’ dedi. Mahkeme’nin kararın verildiği tarihte Anayasa Mahkemesi Başkanı olan Tülay Tuğcu, esasa geçilmeden davanın görev yönünden reddi gerektiğini savundu. Tuğcu, bu görüşün kabul edilmemesi halinde ise çoğunluk görüşüne katıldığını kaydetti.

/ ANKARA

28.06.2007


 

Emekli subayın evi cephanelik gibi

Eskişehir’deki operasyonda hakkında tutuklama kararı bulunan emekli binbaşı annesinin evinde ele geçirildi. Evde çok sayıda silah, patlayıcı ve mühimmat da ele geçirildi.

Eskişehir Valisi Kadir Çalışıcı, İl Emniyet Müdürü Savaş Yücel ile düzenlediği basın toplantısında, önceki akşam ‘’Türkiye çapında ses getirecek’’ bir operasyonun yapıldığını kaydetti.

Çalışıcı 3 evde arama yapıldığını ve hakkında tutuklama kararı bulunan emekli Binbaşı F.E’nin (44) Hayriye Mahallesi’nde oturan annesinin evinde yakalandığını belirtti. ‘’Uzantısı kamuoyunun yakından bildiği M.T’ye kadar giden bir operasyon yapıldı’’diyen Vali Çalışıcı, şu bilgileri verdi:’’Zanlının annesine ait evde dün gece 23.00 sularında düzenlenen operasyonda çok sayıda silah, patlayıcı ve mühimmatın yanı sıra gizli belge, doküman, bilgisayar kayıtlarına ulaşıldı. Mühimmatlar arasında C4 var, kalaşnikof var tüm bu malzemelere el konuldu. Çeşitli bağlantılar var. Yargı süreci devam ettiği için açıklayamıyorum. Şüphelinin hakkındaki tutuklama kararı vicahiye çevrildi. İstanbul polisine teslim edildi.’’

/ ESKİŞEHİR

28.06.2007


 

Tren yolcuları faciadan döndü

Demiryoluna bombayla zarar veren teröristlerin aynı yere koyduğu ve saat ayarlı olduğu anlaşılan ikinci bomba tespit edildi. Bomba, üzerinde tren varken etkisiz hale getirildi.

Gaziantep’in İslahiye ilçesi yakınlarındaki demiryolu hattını uzaktan kumandalı bombayla zarar veren teröristlerin aynı yere koyduğu ve saat ayarlı olduğu tesbit edilen ikinci bomba, üzerinde tren varken güvenlik güçleri tarafından etkisiz hale getirildi.

Teröristler, dün sabah Fevzipaşa-Ayran arasındaki 13 nolu tüneli girişine her 2 raya, biri uzaktan kumandalı, diğeri saat ayarlı 2 bomba yerleştirdi. Adana’dan Suriye’ye gıda, mermer ve sanayi ürünleri taşıyan 65308 sayılı yük treninin Fevzipaşa-Ayran arasındaki 13 nolu tünele yaklaştığında saat 08.30 sularında teröristler, uzaktan kumandalı bombayı patlattı. Bombanın patlamasıyla birlikte raylarda yarım metrelik kopma meydana geldi. Kısmı hasar gören yük treni kopan raylardan geçip durdu.

Olay yerine güvenlik güçlerinin de ulaşmasıyla yapılan incelemede rayların koptuğu yerde ikinci bir bombanın bulunduğu tesbit edildi. Saat ayarlı olduğu belirlenen bomba uzman ekiplerin gelmesiyle birlikte üzerinde yük treni bulunmasına rağmen etkisiz hale getirildi. Çevrede yapılan araştırmada ise olay yeri yakınında bir adet uzaktan kumanda cihazı bulundu.

Güvenlik görevlileri olayla ilgili çevrede geniş çaplı araştırma başlatırken, demiryolu ekipleri de patlamada hasar gören rayların onarımına başladı.

Bu arada patlamadan 20 dakika önce 08.10 sularında aynı yerde içinde 300 yolcu bulunan ve saat 07,45’de İslahiye’den hareket eden Mevlani Mercimek yönetimindeki 62111 sefer sayılı trenin hedef alınmamış olması muhtemel bir faciadan kurtulmasına sebep oldu. Geçen yıl da aynı tarihlerde aynı bölgede raylara konulan bomba patlamış ancak herhangi bir hasar yaşanmamıştı. Patlamanın yaşandığı bölge askeri radar bölgesi olarak görülüyor.

/ ADANA

28.06.2007


 

Akgönenç: AKP, mağduriyet üzerinden siyaset yapıyor

Saadet Partisi Genel İdare Kurulu üyesi Oya Akgönenç, ‘’AKP, bizi hiç şaşırtmayan ve aynen beklendiği gibi mağduriyet edebiyatı üzerinden siyaset yapmaya başladı’’ dedi.

Akgönenç, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

AKP’nin sürekli ‘’yandım, alamadım’’ diye şikayet ettiğini savunan Akgönenç, özellikle cumhurbaşkanlığı sürecinin hükümet tarafından dejenere edildiğini iddia etti. Akgönenç, AKP’nin cumhurbaşkanlığı seçiminde ‘’engellenmekten’’ şikayet ettiğini belirterek, oysa 4,5 yıldır iktidar olan hükümetin, işsizlik, terör, ekonomi ve manevi değerlerin tahribi gibi konularda ‘’elini kolunu bağlayan olmadığı halde mazlumu oynadığını savundu. Akgönenç, ‘’AKP, bizi hiç şaşırtmayan ve aynen beklendiği gibi mağduriyet edebiyatı üzerinden siyaset yapmaya başladı’’ diye konuştu.

/ ANKARA

28.06.2007


 

Ahmet Özal yeni bir parti kuruyor

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın oğlu Ahmet Özal, uzun süredir yürüttüğü yeni parti kurma çalışmalarında sona geldi.

Yeni parti 10 gün içinde basın toplantısıyla açıklanacak. Partinin ismi ve amblemi ise sır gibi saklanıyor. 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın oğlu, Malatya eski bağımsız milletvekili Ahmet Özal, kamuoyunda “2. Özal Hareketi” olarak bilinen çalışmasını tamamlayarak yeniden siyaset sahnesine dönüyor.

Özal, “Parti için ofis kuruldu. 10 gün içinde 80-90 çok kaliteli insandan oluşan kurucular listesiyle basın toplantısı yapacağız. Partimizde toplumun her kesimi temsil ediliyor” diye konuştu.

/ ANKARA

28.06.2007


 

Yüce Divan’dan karar bekleniyor

Eski Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanları Cumhur Ersümer ile Zeki Çakan’ın 2 yıl 7 aydır süren enerji ihalelerinde usulsüzlükler yaptıkları iddiasıyla Yüce Divan’da yargılandıkları davada kararın 29 Haziran Cuma günü açıklanması bekleniyor.

İddia makamında bulunan eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok, Cumhur Ersümer için 3 ihaleye fesat karıştırma suçlamasıyla 36 yıla, Zeki Çakan için 2 ihaleye fesat karıştırma ve görevi kötüye kullanma suçlamasıyla 28 yıl 6 aya kadar hapis isteminde bulunmuştu. Yüce Divan görevi yapan Anayasa Mahkemesi’nin, 29 Haziran Cuma günkü duruşmada, iki eski bakan hakkındaki kararını açıklaması bekleniyor.

/ ANKARA

28.06.2007


 

Yasakçı işgüzarlığı

Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) geçtiğimiz hafta sonu yapılan açık lise sınavlarında, bazı salon görevlilerinin, sınava giren kimi öğrencilerin kıyafetleri dolayısıyla haklarında tutanak düzenleme girişimlerinin, eğitim özgürlüğünün eğitimciler eliyle çiğnenmesinin yeni bir örneği olarak gördüğünü açıkladı.

AÇIK LİSEDE EV KADINLARI VE NİNELER DE VAR

Eğitim-Bir-Sen’den yapılan açıklamada, açık lisenin, “informel bir eğitim şekli” olması sebebiyle, öğrencileri arasında ev kadınlarının hatta ninelerin de bulunduğu bir lise türü olduğu hatırlatılırken, “Açık lise sınavlarında yıllardır hiçbir sorun yaşanmadığı halde, yasakçı zihniyet sahiplerinin aksi yönde uygulama yapmaları sebebiyle birçok öğrencimizin eğitim özgürlüğünü engellenmek istenmiştir. Son beş yılda açık lise sınavlarında böyle bir yasakçılığa şahit olunmamıştı. Şimdi seçimlere 20 gün kala birçok ilde sınava yasak gölgesi düşürülmesi akıllara başka ‘senaryolar’ getiriyor” denildi.

Açıklamada, mevzuatta, başörtüsü sebebiyle sınava alınmamak suretiyle eğitim hakkının engellenmesine yol açacak bir düzenleme bulunmadığını dikkat çekilerken şöyle denildi: “Mevcut hükümlerin ise kişilerin hak ve özgürlük alanlarını genişletici yönde yorumlayıp uygulanması gerekirken, öğrencilerin en temel vatandaşlık haklarını hukuksuz olarak kısıtlayan, eğitim öğretim özgürlüğünü engelleyen, görev ve yetkilerini kötüye kullanan sözkonusu salon görevlileri hakkında derhal soruşturma açılmalıdır.”

Recep GÖREN / ANKARA

28.06.2007


 

“Türkiye’ye sorun çıkartmak istemiyoruz”

Fransa’nın Avrupa İşlerinden Sorumlu Bakanı Jean-Pierre Jouyet, ülkesinin Ankara’nın AB üyeliğine karşı olduğunu, ancak seçim sürecinde Türkiye’ye sorun da çıkartmak istemediğini söyledi.

AB ile Türkiye arasında devam eden tam üyelik müzakerelerinde öncçeki gün iki faslın daha açılmasıyla ilgili olarak “France 2” televizyon kanalının sorularını yanıtlayan Jouyet, “Fransa, Türkiye’nin modernleşmesine yardımcı olmak istiyor. Genel seçimlerle birlikte yeni temsilcilerinin seçileceği bir dönemde, Türkiye’ye sorun çıkartmak, oyunu zorlaştırmak istemiyoruz” dedi.

Fransız bakan, ülkesinin Türkiye’nin üyeliğine karşı çıkan tavrının değişmediğini hatırlatarak, “Bizim tavrımız açık. Fransa fikrini değiştirmedi. Türkiye’nin, AB’de yeri yok” diye konuştu. Fransa’nın, bununla birlikte Türkiye’nin üyelik müzakerelerini engellemediğini ifade eden Jouyet, “AB’de daha ziyade teknik içerikli iki faslın açılması konusunda bir uzlaşı vardı, gelecek haftalarda teknik içerikli diğer fasıllar da açılacak” dedi.

Fransız bakan, “Türkiye’nin gerçekten üye olup olamayacağına ilişkin asıl tartışma daha başlamadı. Her şeyin bir zamanı var” ifadesini kullandı. Jouyet, Türkiye’nin dışında AB’nin sınırlarına ve nasıl bir AB istendiğine dair bir tartışmanın yıl sonunda başlatılması gerektiğini ifade etti ve bu konuda ülkesinin akil adamlardan oluşan bir komite kurulmasını önerdiğini hatırlattı.

/ PARİS

28.06.2007


 

8 kez görevden alındı 9. kez döndü

Malatya Milli Eğitim Müdürü Hamza Doğuç, 9. kez göreve başladı.Yaklaşık 10 yıldır sürdürdüğü Malatya Milli Eğitim müdürlüğü görevinden 8 kez alınan ve mahkeme kararı ile tekrar dönen Hamza Doğuç, yine mahkeme kararı ile atandığı görevine başladı.

Doğuç’un son olarak Kilis Milli Eğitim müdürü iken İdare Mahkemesi’nin kararıyla Malatya Milli Eğitim müdürlüğü görevine dönmesi üzerine Malatya Milli Eğitim müdürlüğünü vekaleten yürüten ilköğretim müfettişi Mehmet Bulut, 20 günlük rapor aldı.

/ MALATYA

28.06.2007


 

MEB: OKS sorularında hata yok

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 10 Haziran Pazar günü yapılan Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı’nın (OKS) itirazda bulunulan sorularında, “bilimsel hata ve anahtar değişikliğine gerek olmadığını” bildirdi.

MEB Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Nizami Aktürk yaptığı yazılı açıklamada, OKS “A” kitapçığı Fen Bilgisi Testi “13.” soru ile Sosyal Bilgiler testi “6.” soruya yönelik itirazların, alanlarında uzman öğretmenlerden ve akademisyenlerden oluşan Bilimsel İnceleme Komisyonlarınca tekrar gözden geçirildiğini belirtti.

Aktürk, açıklamasında, “Yapılan itirazlar dikkate alınarak yeniden incelenen sorularda bilimsel hata ve anahtar değişikliğine gerek olmadığı kanaatine varılmıştır” dedi.

/ ANKARA

28.06.2007


 

DP'li Tatar'dan Habur sözü

Demokrat Parti (DP) Şırnak Milletvekili Mehmet Tatar, önceki yıllarda günde 5 ile 7 bin aracın giriş yaptığı Habur Sınır Kapısı’nın durma noktasına geldiğini belirterek, Habur’u eski günlerine kavuşturacakları sözünü verdi.

DP Şırnak Milletvekili ve aynı zamanda aday olan Mehmet Tatar, önceki gün geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Ali Ökten’in ailesine taziyede bulunmak üzere Silopi ilçesine geldi. Ökten’in yakınlarını ziyaret eden Tatar, “Habur Sınır Kapısı, hükümet iktidara geldiğinden bu yana durma noktasına geldi. Bölgemizin en önemli gelir kaynağını bitirdiler. Ama biz Şırnak halkının bunu hak etmediğini biliyoruz ve söylüyoruz. Habur’u eski günlerine getireceğiz” dedi.

/ ŞIRNAK

28.06.2007


 

Sıcakta rekor kırıldı

Önceki gün Şile’de ölçülen 41.2 derece sıcaklık, uzun yıllar rekoru olarak kayda alındı’

İstanbul’daki aşırı sıcak havayı değerlendiren İstanbul Valisi Muammer Güler, kentte uzun yıllar ortalaması içerisinde en yüksek sıcaklığın, 28 Haziran 1980’de 39,2 derece olarak Göztepe’de ölçüldüğünü belirterek, ‘’Şile’de ölçülen 41.2 derece sıcaklık, uzun yıllar rekoru olarak kayda alındı’’ dedi. Yetkililer, sıcaklıkların bugünden itibaren azalmaya başlayacağı, Cuma günü de mevsim normallerine ineceğini söylediler.

/ İSTANBUL

28.06.2007


 

Sıcaklarla beraber kazalar da artıyor

Uzmanlar, şehirler arası dolaşımın arttığı Temmuz ve Ağustos aylarında, hava sıcaklıklarının da etkisiyle trafik kazalarının sayısında artış olabileceği uyarısında bulundular.

Gazi Üniversitesi Kazaların Çevresel ve Teknik Araştırılması Bölüm Başkanı Doç. Dr. Can Balas, Emniyet Genel Müdürlüğünün kaza istatistiklerinin, en çok ölümlü ve yaralamalı trafik kazalarının Ağustos ayında meydana geldiğini ortaya koyduğunu söyledi. En az kazanın ise Şubat ayında gerçekleşmesinin dikkat çekici olduğunu kaydeden Balas, “Büyük bir sıcak hava dalgasının ortaya çıkması, kaza sayısında özellikle bu yıl daha da artış beklentisi içinde olmamız gerektiğini gösteriyor. Çünkü geçmiş yıllardaki istatistikler, özellikle yaz aylarında hem şehirler arası dolaşımın artması ve buna bağlı olarak da sürücülerin biraz daha kendi sağlıklarına ve yol şartlarına da dikkat etmemelerinden dolayı trafik kazalarında bir artış olduğunu görmekteyiz’’ dedi. İnsanın fiziksel durumunun, dikkatini ve refleksini etkilediğini anlatan Barlas, ‘’Aşırı derecede su ve tuz kaybı, sürücülerin beyin gücünü olumsuz yönde etkiliyor. Özellikle aşırı terleme, bunun en temel nedenlerinden biri. Bu nedenle uzun yollarda sık sık mola verilmesi ve kaybedilen sıvı ve tuzun geri alınması gerekiyor’’ dedi.

/ ANKARA

28.06.2007


 

Kavurucu sıcaklardan nasıl korunabiliriz?

Kuzey Afrika’dan gelen sıcak hava dalgasıyla sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerine çıktı. Aşırı sıcağın sebep olduğu nefes alamama, ateş basması, baş dönmesi, yorgunluk, halsizlik gibi şikayetlere karşı tedbir alabilirsiniz...

Hareketlerinizi yavaşlatın: Ağır çalışmalar yavaşlatılmalı veya günün en serin zamanında yapılmalıdır. Risk altında bulunanlar en uygun serin yerlerde bulunmalıdırlar.

Yaz kıyafetleri giyin: Hafif açık renkli kıyafetler ısıyı ve güneş ışınlarını yansıtır ve vücudun normal sıcaklığını korumasına yardımcı olur. Sentetik kıyafetler yerine pamuklu kıyafetler tercih edilmelidir.

Vücut sıcaklığını artıracak yiyeceklerden kaçının: Protein gibi metabolik ısı üretimini ve aynı zamanda su kaybını artıran yiyeceklerden kaçınılmalıdır.

Bol su için: Vücudumuz serin kalmak için suya ihtiyaç duyar. Kendinizi susamış hissetmiyor olsanız dahi bol bol su tüketin. Ancak, epilepsi, kalp, böbrek ve karaciğer hastaları, sıvı kısıtlayıcı diyet yapanlar, idrar tutma problemleri olanlar sıvı tüketimlerini artırmadan önce bir doktora danışmalıdır.

Doktor tarafından tavsiye edilmemişse tuz tabletlerini almayın: Tuz kısıtlayıcı diyette olanlar tuz tüketimlerini arttırmadan önce mutlaka bir doktora danışmalıdır.

Klima bulunan alanlarda daha fazla zaman harcayın: Evlerdeki ve işyerlerindeki klimalar ısı kaynaklı tehlikeleri azaltır.

Güneş altında fazla kalmayın: Güneş yanıkları ısı dağıtım işlemini çok güçleştirir.

Çocukları ve küçük ev hayvanlarını kapalı otomobilde asla yalnız başlarına bırakmayın: Kapalı bir araçta sıcaklık 60 dereceye çıkabilir. Böyle bir sıcaklığa maruz kalma ölümle sonuçlanabilir.

Ali Osman SELÇUK / ŞANLIURFA

28.06.2007


 

Yılan ve akrepler çoğaldı

Giresun Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Derviş Kara, aşırı sıcaklıklar sebebiyle yılan ve akrep gibi zehirli hayvanların popülasyonlarında artış yaşandığını söyledi.

Kara, Türkiye’de son yılların en sıcak yazının yaşandığını hatırlattı. Aşırı sıcakların yılan ve akrep gibi zehirli hayvanların popülasyonlarında artışın yaşanmasına sebep olduğuna dikkat çeken Kara, bu nedenle insanların zehirli hayvanlara karşı dikkatli olmaları uyarısında bulundu. Son dönemlerde yılan ve akrep sokmalarında artışların yaşandığını ifade eden Kara, yılan ve akrep sokmalarının özellikle çocuklar için öldürücü etkiye sahip olduğuna işaret etti.

/ GİRESUN

28.06.2007


 

Yolcu otobüsü alev alev yandı

Çanakkale’de, bir yolcu otobüsü seyir halindeyken alev aldı. Çanakkale’de, bir yolcu otobüsü seyir halindeyken alev aldı.

Çanakkale’den İzmir’e 35 yolcusuyla giden Yılmaz Suvay idaresindeki 45 F 7700 plakalı yolcu otobüsünün motor kısmı, Çanakkale-İzmir karayolunun Akçapınar köyü mevkisinde henüz belirlenemeyen bir nedenle alev aldı. Sürücü Suvay, alevleri fark ederek, otobüsü yol kenarına çektikten sonra tüm yolcuları tahliye etti. Yangın ihbarını alarak Çanakkale ve Ezine’den gelen 7 itfaiye aracı alevlere müdahalede bulundu. Yangında otobüste yolculuk yapan 35 kişiden ölen ya da yaralanan olmadı.

Önceki akşam saatlerinde Aydın’ın Nazilli ilçesinde de tarım işçilerini taşıyan bir kamyonetin uçurumdan yuvarlanması sonucu 11 kişi yaralandı. Yaklaşık 100 metre yuvarlanan araçta bulunan yolculardan kimsenin ölmemesi ve tüm işçilerin hafif yaralı olması teselli kaynağı oldu.

/ ÇANAKKALE / NAZİLLİ

28.06.2007


 

İki üniversiteden kene araştırması

Yozgat Valiliğinin talebi doğrultusunda, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı’na sebep olan kene popülasyonunun artmasına neden olan unsurların belirlenmesine yönelik bilimsel araştırmalara başlanıldı.

Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesinden Doç. Dr. Zati Vatansever ile Fırat Üniversitesi Veterinerlik Fakültesinden Prof. Dr. Münir Aktaş, avcılarla birlikte hastalığa neden olan kenenin yoğun olarak görüldüğü Yozgat’ın Çekerek, Kadışehri, Aydıncık ilçeleriyle, Tokat ve Çorum bölgelerinde, tavşan ve domuz avı yaparak, araştırmada kullanılmak üzere hayvanların tüyleri arasındaki keneleri topladı, kan örneklerini aldı.

Yozgat Valisi Amir Çiçek, ‘’Yapılan bilimsel araştırma ile kenenin popülasyonunun artmasına ve yayılmasına yaban hayvanlarının katkısının bulunup, bulunmadığı ortaya çıkacaktır’’ dedi.

/ YOZGAT

28.06.2007


 

Aydın’da kene paniği

Aydın’da, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı şüphesiyle 7 kişi tedavi altına alındı.

Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesinde tedavi altına alınan bir kadın, önceki gün ölmüştü. Aydın’ın Koçarlı ilçesine bağlı Böcek, Orhaniye ve İncirliova ilçesinden kene ısırması nedeniyle 7 kişinin Aydın Devlet Hastanesinde tedavi altına alındığı bildirildi.

/ AYDIN

28.06.2007


 

Belediyeden, vatandaşlara serinleme çadırı

Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinden çok yüksek olması ve risk oluşturması üzerine Pendik Belediyesi mobil sağlık ve dinlenme alanları oluşturdu.

İlçenin muhtelif yerlerine kurulan çadırlarda, ücretsiz ikram edilen; su, limonata ve benzeri soğuk içeceklerle serinleyen vatandaşlar gölgede dinlenme imkânı buluyorlar.

Belediye tarafından hazırlanan çadırlarda sağlık kontrolü de yapılıyor. Her çadırda 1 doktor ve 2 hemşireden oluşan bir sağlık ekibi görev yapıyor. Sıcaktan bunalan vatandaşlara ilk müdahaleyi yapan ekip, tansiyon ve benzeri şikâyeti olan vatandaşları ise gereken kontrolden geçirdikten sonra ne yapmaları gerektiği konusunda uyarıyor.

/ İSTANBUL

28.06.2007


 

Antalya’da siesta tatili isteği

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, birçok Akdeniz ülkesinin şehirlerinde olduğu gibi Antalya’da da siesta tatili uygulamasına geçilmesini istedi.

Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, Antalya’da yaz aylarının aşırı sıcak geçtiğini, bu sıcaklar karşısında iş veriminin çok düştüğünü belirterek Antalya’da dört saat süre ile siesta tatili uygulamasına geçilmesini istedi. Bu uygulamanın hem iş verimini artırdığını hem de tasarruf sağlandığını kaydeden Neyişçi, “Siesta uygulaması ile Antalya’da sadece iş yerlerinden dört ayda 90 milyon kilowatsaat elektrik enerjisi tasarrufu sağlanır” dedi.

/ ANTALYA

28.06.2007


 

Rüzgâr gülü geldi, gaz lambasından kurtuldular

Sivas’ın Ulaş ilçesinde faaliyet gösteren Tarım İşletmesi Müdürlüğü, yüksek bir tepeye yerleştirdiği rüzgar gülünden ürettiği elektriği, eskiden gaz lambasıyla aydınlatılan ağılları ışıklandırmada kullanıyor.

Ulaş ilçesinde 73 bin dekar alanda, tarım ve hayvancılık alanlarında faaliyet gösteren Tarım İşletmesi Müdürlüğü, yıllardır gaz lambasıyla aydınlatılan Gazelinpınar mevkisindeki ağıllarının ışıklandırma sorununu çözmek için bir süre önce çalışma başlattı. Maliyeti yüksek olacağı gerekçesiyle ağılın bulunduğu alana elektrik şebekesi çekmekten vazgeçen işletme yönetimi, çareyi yüksek bir tepeye rüzgar gülü yerleştirmekte buldu. Yerleştirilen rüzgar gülü sayesinde üretilen elektriği, yıllardır gaz lambasıyla aydınlatılan ağıllara taşıyan müdürlük, ekonomik ampuller kullanarak hayvanların barındığı alanı ışıklandırmayı başardı.

/ SİVAS

28.06.2007


 

AİHM’de 10 dâvâdan biri Türkiye’ye

Türkiye Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) süren dava sayısı sıralamasında üçüncü. Mahkemenin 1 Haziran tarihli istatistiklerine göre, Türkiye hükümetine karşı açılmış halen 9 bin 400 dava bulunuyor.

Bu toplamda 96 bin 200 davanın yüzde 9,8’i demek.

En çok dava açılan ülkeyse 21 bin 600 davayla Rusya. Onu, 11 bin 150 davayla Romanya izliyor.

AİHM’nin 1 Ocak tarihli rakamlarına göre, toplamda süren 89 bin 887 davanın 9016’sı, yani yaklaşık yüzde 10’u Türkiye hükümetine karşı açılmıştı.

/ STRASBOURG

28.06.2007


 

Halk otobüslerine kameralı sistem

Ankara Özel Halk Otobüsleri Odası Başkanı Mustafa Ali Şişman, halk otobüslerinde kapkaç, hırsızlık ve benzeri çeşitli olumsuzlukları önlemek amacıyla kamera sistemine geçtiklerini kaydetti.

Mustafa Ali Şişman yaptığı açıklamada özel halk otobüslerinde kameralı sisteme geçildiğini belirterek, “Bunu yapmamızdaki en önemli amaç ise kapkaç, hırsızlık gibi olayların ya da araçta yaşanan herhangi bir olumsuzluğun önüne geçebilmek” dedi. Ayrıca araçların hepsine ekran takıldığını söyleyen Şişman, “Bu ekran sayesinde örneğin Keçiören’den otobüse binen bir vatandaşımız saat kaçta Ulus’ta olabileceğini bilebilecek. Bu ekranlar herhangi bir gecikmeyi not ediyor ve günün sonunda sonuçlar inceleniyor. Herhangi bir gecikme araç sahibine ceza olarak geri dönüyor” diye konuştu.

Araçlarda canlı olarak izlenmesini sağlayan GPRS sisteminın bulunduğuna dikkat çeken Şişman ayrıca, sürücülerin vatandaşlara daha kibar davranmalarını sağlamak için tiyatral eğitim verdiklerini ve otobüslerde soğuk su ikramı dönemini başlattıklarını da kaydetti.

/ ANKARA

28.06.2007

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004