Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 10 Eylül 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Haberler

 

Erdoğan: Bir olalım, büyük düşünelim

Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenliklerinde konuşan Başbakan Erdoğan, Türkiye ve Türk milletinin küçük düşünemeyeceğini belirterek, “İçerde birlik ve beraberliğimizi koruyabildiğimiz sürece Türkiye’nin aşamayacağı engel yoktur” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ve Türk Milleti’nin küçük düşünemeyeceğini, büyük düşünmeye mecbur olduğunu söyledi.

Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenlikleri’nde, İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, halk oyunları ekibi gösteri sundu. Atlı Yörük giysili kadın da tören alanında tur attı. Başbakan Erdoğan, bu gösterilerin ardından bir konuşma yaptı. Erdoğan, Türkiye’nin, bölgesinin ve daha geniş eski Osmanlı coğrafyasının en önemli ülkelerinden biri durumunda olduğunu söyledi.

Çok zor bir coğrafyada barış ve istikrar unsuru olan Türkiye Cumhuriyeti’nin, bu coğrafyanın toplumları için örnek bir vizyon ortaya koyduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

‘’Bize düşen bu zor coğrafyada birlik ve beraberlik ruhunu koruyarak, Türkiye Cumhuriyeti’ni muasır medeniyetler seviyesinin üzerine, kurucumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği şekilde ulaştırabilmektir. İçerde birlik ve beraberliğimizi koruyabildiğimiz sürece Türkiye’nin aşamayacağı engel yoktur. Birlik ve beraberliğimiz güçlendirmenin yolu ise ortak değer ve hedefler etrafında kenetlenmeyi başarmaktan geçmektedir. Şu anda, buradaki tablo, tüm siyasi partilerimizin genel başkanları olarak bir arada oluşumuz, aynı şekilde farklı siyasi görüşlerden olan tüm vatandaşlarımın bir arada oluşu, burada bir ortak paydayı ortaya koymaktadır. O da Türkiye Cumhuriyeti’nin muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmasıdır. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet anlayışıdır. Türkiye ve Türk Milleti, küçük düşünemez, büyük düşünmeye mecburdur. Biz sadece İstanbul’u, Ankara’yı, İzmir’i değil, Hakkari’den Konya’sına, Diyarbakır’dan Edirne’sine, Mersin’den Samsun’una 81 vilayeti aynı sevgiyle kucaklamalı, 780 bin kilometrekare vatan toprağımızı aynı ruhla sahiplenmeliyiz. Türkiye’de Saraybosna’nın, Gümücine’nin, Mostar’ın, Üsküp’ün, Manastır’ın, Filibe’nin, Kırcaali’nin, Dobruca’nın, Sancak’ın, Priştine’nin emaneti var. Türkiye, İskeçe’nin, Girne’nin, Gazimağusa’nın, Kerkük’ün, Kırım’ın, Hicaz’ın, Şam’ın, Bağdat’ın, Yemen’in, Trablus’un da emanetini, hatırasını yüreğinde hisseder. Burada, Bakü’nün kardeşliğini de hissederiz, Karadağ’ın acısını da yüreğimizde taşırız. Burada Bişkek’in de, Taşkent’in de Almatı’nın da kardeşliği yüreğimizde zenginleşir ve bizi zenginleştirir. Bu yüzden burada kimse küçük düşünemez, büyük düşünmeye, sorumluluk duygusuyla harekete mecburdur. Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenlikleri, medeniyet ufkumuzu bize bir kez daha hatırlatan bir vesile olarak değerlendiriyorum. Bu vesileyle diyorum ki, bir olalım, iri olalım, diri olalım.’’

Erdoğan ve Bahçeli yan yana

726’ıncı Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenlikleri’nde, Başbakan Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli bir araya geldi.

Geçen seneki şenliklerde yaşanan gerginlik, bu yıl yerini birlik ve beraberlik görüntülerine bıraktı. 726. Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenlikleri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in de aralarında bulunduğu bakanlar ve vatandaşların Hükümet Konağı Meydanı’ndaki yürüyüşle başladı. Alana Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile birlikte gelen Erdoğan, burada MHP lideri Devlet Bahçeli ile tokalaştı. Daha sonra BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun katılımıyla şenlik başladı. Erdoğan, Yazıcıoğlu, Bahçeli ve bakanlar kortejin ön sıralarında yürüdüler. Başbakan Erdoğan, liderler ve bakanların boyunlarına “poşu” bağladıkları görüldü.

/ SÖĞÜT

10.09.2007


 

CHP’liler Anıtkabir’de

CHP’nin 84. kuruluş yıldönümü dolayısıyla partilileriyle beraber Anıtkabir’i ziyaret eden Genel Başkan Baykal, Anıtkabir Özel Defterine “Cumhuriyetimiz tehdit altındadır” diye yazarken, Mustafa Sarıgül, Genel Merkez önünde parti yönetimini protesto eden büyük bir kalabalığa seslendi.

CHP’nin 84’üncü kuruluş yıldönümünde partililer Genel Başkan Deniz Baykal önderliğinde Anıtkabir’i ziyaret etti. Aynı saatlerde Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ve bazı muhalifler Genel Merkez önünde toplandı.

Sarıgül, Baykal’a yönelik eleştirilerini “7 seçim kaybetti, hala orada duruyor” diyerek sürdürdü. Çeşitli illerden otobüslerle gelen CHP’liler, sabah erken saatlerinden itibaren Tandoğan Meydanı’nda toplanarak gruplar halinde Anıtkabir’e giriş yaptılar. Ellerinde Türk Bayrakları ile toplanan CHP’liler, Anıtkabir’de mozolesini ziyaret ettiler. Tören için Anıtkabir’e gelen Baykal ve parti yöneticileri vatandaşların alkışlarıyla karşılandı.

CHP Genel Merkezi de kuruluş yıldönümünde bazı partililerin protesto gösterisine sahne oldu. Kendilerini ‘’Demokratik CHP Hareketi’’ olarak nitelendiren ve ‘’Parola; 999. Hedef; İktidar’’ sloganıyla hareket eden CHP’li muhalifler, CHP genel merkezi önünde toplantı yaptılar. Burada otobüsün üzerinden meydandakilere seslenen Sarıgül, CHP’nin, ülkenin hiç bir karar mekanizmasında olmadığını ifade ederek, ‘’Kuruluş yıldönümümüzü böyle mi kutlayacaktık? Bunu hak etmiyoruz ve içimize sindiremiyoruz’’ dedi. Konuşmasına ‘’Ama böyle gelmiş böyle gitmeyecek’’ sözleriyle devam eden Sarıgül, eski genel başkanlara çağrı yaparak partiye dönmelerini istedi. Artık sabırlarının kalmadığını, CHP’nin bugünkü yönetiminin, birisi baraj altı olmak üzere 7 seçim mağlubiyeti yaşadığını ifade ederek, Sarıgül, ‘’Hala orada oturmaya devam ediyorlar. El insaf diyorum’’ diye konuştu.

/ ANKARA

10.09.2007


 

Seçmen, 96 bin 692 arttı

Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini de içeren Anayasa değişikliği paketi için yapılacak halk oylamasında oy verecek seçmen sayısı, 22 Temmuz milletvekili genel seçiminden bu yana 96 bin 692 kişi artarak, 42 milyon 629 bin 733’e ulaştı.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Muammer Aydın, halk oylaması süreci ve yapılan hazırlıklar hakkında bilgi verdi. Halk oylamasında, 22 Temmuz’da olduğu gibi 158 bin 700 sandık kurulacağını anlatan Aydın, her sandıkta 400 oy kullanılacağını belirtti. Aydın, seçmen listelerinin de güncellendiğini ve askı süresinin sona erdiğini hatırlattı. Milletvekili genel seçiminde 42 milyon 533 bin 41 olan seçmen sayısının, 96 bin 692 kişi artarak, 42 milyon 629 bin 733 olarak belirlendiğini kaydeden Aydın, 1 Nisan-16 Ağustos 2007 tarihleri arasında öldükleri belirlenen 94 bin 765 seçmenin kaydının da listelerden silindiğini ifade etti. Muammer Aydın, seçmenlerin 41 milyon 193 bin 138’inin Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası’nın Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi ile eşleştirildiğini de söyledi. Aydın, kimlik numarası tespit edilemeyen 1 milyon 436 bin 595 seçmenin ise genel seçimde olduğu gibi halk oylaması günü nüfus cüzdanlarıyla oy kullanabileceklerini bildirdi.

Gümrük kapılarında oy verme işleminin 11 Eylül Salı günü başlayacağını anımsatan YSK Başkanı Aydın, buralara 200’erlik paketler halinde bin 525 paket oy pusulası gönderildiğini açıkladı. Aydın, gümrük kapılarına aralarında sandık tutanakları ve parmak boyalarının da bulunduğu seçim malzemelerinin de gönderildiğini kaydetti.

/ ANKARA

10.09.2007


 

Ankara'da 83. eylem

Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu’nun her hafta Abdi İpekçi Parkında yaptığı “başörtüsüne özgürlük” eylemlerinin 83. haftasında konuşan İHH Ankara Şube Başkanı Erkan Halıcı, “Genelde inanca dair, özelde İslâm inancı üzerinden bilinçli ve şuurlu bir şekilde yapılan baskı ve dayatmaları kesin bir dille kınadığımızın ifade etmek isteriz” diye konuştu.

Son zamanlarda İslâm inancının en önemli ibadetlerinden biri olan namaz üzerinden dinî hassasiyetler olan kesime karşı özel bir baskı oluşturulmak istendiğini söyleyen Halıcı, “Bu tutum ile idare eden ile idare edilenler arasındaki ilişkiyi olumsuzlaştıracak seviyeye getirmek için özel fitne senaryoları üretilmektedir” dedi.

Aynı kesimin, önümüzdeki hafta İslâm inancının kutsiyet atfettiği “Ramazan ayını, ne şekilde sermayeye tahvil edebilirim” hesapları ile daha özel dini yayınlar üretme çabasında olduklarını vurgulayan Erkan Halıcı, “Bu iki yüzlü tutumu sadece kınamakla kalmayıp Namaz Gönüllüleri Platformunun almış olduğu kararı destekliyoruz. Bundan böyle insan hakları hassasiyetleri olan tüm kişi ve kuruluşları inanca baskı yapan hiçbir gazeteyi almamaya ve namaz hassasiyetini göz ardı eden, her işletmeyi boykot etmeye davet ediyoruz” diye konuştu.

Öte yandan, Kocaeli İnanç Özgürlüğü Platformu da İzmit Sabri Yalım Parkı insan hakları anıtı önünde 125. haftasına giren “Başörtüsüne Özgürlük” eylemini gerçekleştirdi.

Fatih KARAGÖZ / ANKARA

10.09.2007


 

İlk teravih 12 Eylül’de

Müslümanların “11 Ayın Sultanı’’ olarak adlandırdığı Ramazan 12 Eylül Çarşamba günü kılınacak ilk teravih namazıyla başlayacak.

Gece de sahura kalkılacak. İlk iftar 13 Eylül Perşembe günü Ankara’da saat 19.12’de, İstanbul’da 19.28’de, İzmir’de 19.33’de yapılacak.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın il ve ilçe müftülüklere gönderdiği genelgeden derlenen bilgiye göre, Ramazan boyunca sabah ezanları Diyanet Takvimi’nde gösterilen imsak vakitlerinde ve her camide aynı anda okutulacak.

/ ANKARA

10.09.2007


 

Duruşmaların ertelenmesi mazide kalacak

Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, mahkemelerin bilgisayar sistemi ile elektronik ortamda yapılması yönündeki BUYAP projesinin yüzde 100 kullanılmaya başlanması halinde, basit sebeplerle duruşmaların ertelenmesinin artık mazide kalacağını söyledi.

Söğüt Şenlikleri’ne iştirak eden Adalet Bakanı Şahin, dönüşte yapımı süren Eskişehir Adliye Binasında incelemelerde bulundu. Bakan Şahin, Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaburun’dan çalışmalar hakkında bilgi aldı. İnceleme sonrasında gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Şahin, adliyeleri ve adliye binalarını devletin prestij kurumları olarak gördüklerini belirterek, bu bağlamda, adliye binalarını daha iyi bir konuma getirmek istediklerini ve bu yöndeki çalışmaların sür'atla devam ettiğini kaydetti. Adalet dağıtan hakim ve savcıların daha iyi ortamlarda çalışması gerektiğinin altını çizen bakan Şahin, Türkiye de son 5 yıl içerisinde 100 yakın adliye binası yaptıklarını vurguladı.

Bilim ve yargının teknolojiden en azami şekilde yararlanması gerektiğine dikkat çeken Bakan Şahin, duruşmaların bilgisayar sistemi ile elektronik ortamda yapılması yönündeki BUYAP adlı projenin hayata geçirildiğini ifade etti.

Sabıka kaydı veya nüfus kaydı örneğinin gelmemesi nedeniyle mahkemelerin ertelendiği devirlerin bu proje ile artık geride kalacağını kaydeden Şahin, “Bu uygulamaya geçeli birkaç sene oldu. Eğer bunu yüzde 1000 uygulanmaya başlarsak vatandaşın adliyelerdeki işi kısa sürede hallolacak. Basit sebeplerle duruşmalar ertelenmeyecek. Adliyelerde bu gün git yarın gel devri bitecek.” dedi.

/ ESKİŞEHİR

10.09.2007


 

Komşudan AB desteği

Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis, “Atina’nın politikasının net olduğunu ve Türkiye’nin Avrupa geleceğini desteklediklerini” söyledi.

Karamanlis, Atina’da yayımlanan Elefteros Tipos gazetesine verdiği demeçte, Türk-Yunan ilişkileri ve Kıbrıs konusuna değindi. “Türkiye’de son seçimlerden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlenerek çıkması ve Cumhurbaşkanlığı görevine Abdullah Gül’ün seçilmesinin ardından Türk-Yunan ilişkilerinin geleceğinin nasıl olacağı” sorusunu da cevaplayan Karamanlis, Atina’nın tavrının açık olduğunu vurguladı. Karamanlis şunları söyledi:

“Bizim gayet net bir politikamız var. Özetlemek gerekirse; biz Türkiye’nin Avrupa geleceğini destekliyoruz. Avrupa’da ve diğer bazı yerlerdeki çeşitli yaklaşımlara karşın bu konudaki tavrımızın mantıklı ve net olduğuna inanıyorum. Türkiye, Avrupa müktesebatına uyumu, iç reformlarını yapması ve komşularına karşı tutumuyla değerlendirilecektir. Ayrıca, geçmişe oranla karşımızda esaslı bir muhatap bulunduğuna inanıyorum.”

Bir soru üzerine Kıbrıs konusunda yeni bir uluslararası girişim bulunmadığını söyleyen Karamanlis, “Türkiye’de genel seçimler henüz yapılmışken, Kıbrıs’ta (Rum) Şubat ayında seçimler yapılacakken yeni bir girişim yürütülemez. Ama Kıbrıs sorununun çözümü için tabii ki yeni bir çaba gerekir ve biz de adil ve kalıcı bir çözüm için katkıda bulunmaya hazırız” dedi.

Karamanlis, bu ayın sonunda Başbakan Erdoğan ile bir araya gelmesi ihtimalini konu alan soru üzerine de “Türk-Yunan doğalgaz boru hattının açılış töreninde bir araya gelmelerinin söz konusu olduğunu, ancak yakında yapılması planlanan bu tören için kesin tarihin henüz belirlenmediğini” kaydetti.

/ ATİNA

10.09.2007


 

Türk-Yunan doğalgaz hattı gün sayıyor

Yunanistan Kalkınma Bakanı Dimitris Sufias, ‘’Türk-Yunan doğalgaz boru hattının 15-20 gün içinde faaliyete geçeceğini’’ söyledi.

Açılışı önceki gün akşam yapılan 72. Selanik Uluslararası Fuarı’nı ziyaret eden Sufias, yaptığı açıklamada, yeni hattın Meriç-Gümülcine bölümünün hazır olduğunu belirtti. Türkiye’den Yunanistan’a ilk doğalgazın 15-20 gün içinde geleceğini belirten Sufias, hattın resmi açılışının Türkiye ve Yunanistan başbakanları tarafından yapılacağını kaydetti.

Yunanistan’da yaşanan ve ulusal felaket boyutuna ulaşan orman yangınları nedeniyle açılışı bu yıl resepsiyon düzenlenmeden yapılan Selanik Fuarı’nda, bu yıl aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 15 ülke resmi katılımcı olarak yer alırken, 26 ülkeden de özel katılımcılar standlarını açmış bulunuyor.

Fuara Türkiye’den yaklaşık 40 küçük ve orta ölçekli firma katılıyor.

/ SELANİK

10.09.2007


 

Gurbetçi, AB ilişkilerini geliştirecek

Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Avrupa ülkelerinde yaşayan Türklerin, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında ilişkilerin gelişmesine önemli katkılarının olacağını söyledi.

2. Uluslararası Antepfıstığı Kültür ve Sanat Festivali dolayısıyla Demokrasi Meydanında düzenlenen televizyon programına katılan Şimşek, festival ve benzer faaliyetlerin, ülkeler ve medeniyetler arasında siyasi ve ekonomik ilişkilerin gelişmesine önemli katkı yaptığını, ülkeleri ve milletleri birbirine yakınlaştırdığını belirtti.

Şimşek, televizyon programının Avrupa ülkelerindeki Türkler tarafından da izlenmekte olduğunun hatırlatılması ve görüşünün sorulması üzerine, Avrupa ülkelerindeki Türklerin, Türkiye ile bulundukları ülke arasında köprü görevi yaptıklarını ifade etti. Mehmet Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:

‘’Avrupa ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımız artık yalnızca işçi değiller. Çoğu profesyonel meslek sahibi oldu, şirketler var. Dolayısıyla Türkiye’den gitmiş olmaları dolayısıyla Türkiye ile yaşadıkları ülke arasında ticaretin gelişmesinde önemli katkı yapıyorlar. Biz Avrupa ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımızı çok önemsiyoruz. Avrupa ülkelerindeki vatandaşlarımızın Türkiye ile AB arasında ilişkilerin gelişmesine önemli katkıları olacak.’’

/ GAZİANTEP

10.09.2007


 

Rejim, kendisini tasfiye ediyor

Yeni Asya’ya konuşan araştırmacı-yazar Serdar Şen, “Şu an, bence rejim tasfiye ediliyor. Bu siyasal İslâmcılar tarafından laik rejimin tasfiyesi değil. Bu tasfiyeyi rejimin merkezindeki iktidar güçleri başlatmıştır” dedi.

Ordunun resmî ideolojinin halk tarafından içselleştirilmesi için sivil alandaki boşluğu giderici çalışmalar yaptığına da değinen Şen, “Zorunlu askerlikle kışlaya gelen gençlere askerlik faaliyetleri dışında resmî ideolojiyi taşıdı” diye konuştu.

RÖPORTAJ BÖLÜMÜNE TIKLAYIN

Hasan Hüseyin KEMAL

10.09.2007


 

Minikler bugün okulda

Türkiye genelinde ilköğretim 1. sınıfa kayıt yaptıran yaklaşık 900 bin öğrenci ve 750 bin anaokulu öğrencisi bugün ‘’uyum sağlamak’’ amacıyla okula başlayacak.

İlköğretim 1. sınıf öğrencileri ile anaokulu öğrencileri dışında diğer öğrenciler ise 2007-2008 eğitim öğretim yılı için 17 Eylülde ders başı yapacak.

/ ANKARA

10.09.2007


 

Okuldaki ilk gün korkusuna dikkat

Bugün okula başlayacak olan miniklerde okul korkusu olabilir. Uzmanlar anne ve babalara uyarılarda bulunarak, çocuklarına karşı rahat ve sakin bir tutum izlemeleri gerektiğini belirtiyorlar.

Uzmanlar, ebeveynleri okuldaki ilk gün korkusuna karşı uyarıyor. Medical Park Bursa Hastanesi Uzman Psikoloğu Elif Kutlu Merzeci, okula ilk kez başlayan çocukların okulun getirebileceği sorumluluklardan korkabilecekleri gibi ağırlıklı olarak anneden ayrı kalmaktan da korktuklarını belirtti.

Psikolog Merzeci, “Bu korku anneyle çocuk arasında kurulan bağın ne derece sağlıklı bir bağ olduğu konusunda bize büyük ipuçları veriyor. Anneden şiddetle ayrı kalmayı reddeden ve bir iki hafta geçmesine rağmen, anneden ayrı kalamayan çocukların anneye karşı geliştirilmiş aşırı bağlılık sorunu yaşadığı ortaya çıkıyor” diye konuştu.

Okul öncesi dönemden sonra, okula ilk adımlarını atmaya hazırlanan çocukların karşılaştıkları bazı psikolojik sebepler, iyi takip altına alınmadığında ileriki yaşlara dek uzanan sorunlar haline gelir. Elif Kutlu Merzeci, ebeveynlerin çocukların ruh sağlığı açısından ilk gün ile ilgili önemli bazı noktaların altını çizdi.

Elif Kutlu Merzeci, “Okulun ilk günü anne ve babaların sakin ve rahat bir tutum izlemesi çocukların okula ilişkin duyabilecekleri kaygıyı azaltacaktır. Anne ve babanın yüzünde kaygılı bir ifade olur, panik içerisinde hazırlanır ve okula yetişilmeye çalışılırsa, çocuk da kaygılanacaktır. O nedenle yeteri kadar erken kalkılmalı ve zorlayıcı olmayan bir kahvaltı sonrası zamanında okula gidilmelidir. Çocuk çok korkuyor ve ağlıyorsa bunun sebeplerini sorup kesinlikle alaycı, küçümseyen, kıyaslayan bir tavır takınmadan, ona korkulacak bir şey olmadığı anlatılmalı” diye konuştu.

Merzeci, günler geçmesine rağmen durumda bir değişiklik olmuyorsa, bir uzman psikoloğa başvurulması gerektiğinin altını çizdi.

/ BURSA

10.09.2007


 

DSP Başkanı Sezer: 2 tane 11. cumhurbaşkanımız olacak

DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, TBMM seçimlerinin yenilendiğini, yenilenen TBMM’nin de 11. cumhurbaşkanını seçtiğini hatırlatarak, ‘’Şimdi 2 tane 11. cumhurbaşkanımız olacak gibi bir garip çelişki ile karşı karşıyayız’’ dedi.

Sezer, partisinin İstanbul İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, 11 Eylül Salı günü gümrük kapılarında, cumhurbaşkanı seçimini yeniden düzenleyen Anayasa değişikliklerinin halk oylamasının başlayacağını hatırlattı.21 Ekim’de de tüm Türkiye’de halk oylamasının gerçekleştirileceğini dile getiren Sezer, şunları söyledi:

‘Süreç devam ediyor. Oysa, 22 Temmuz seçimleri öncesi AK Parti hükümetinin bir intikam ve bir kargaşa yaratmak duygusuyla alelacele hazırladığı bu Anayasa değişiklikleri bir çok yönden çelişkiler, olumsuzluklar ve yanlışlıklar içeriyor.

/ İSTANBUL

10.09.2007


 

10 DTP’liden 9’u tutuklandı

Teröristlere “şehit” diye hitap ettikleri için gözaltına alınan 10 DTP’liden 9’u hakkında tutuklama kararı verildi.

Siirt’te güvenlik güçleriyle girdiği çatışmada ölü ele geçirilen terör örgütü PKK mensubu Müslüm Solmaz’ın, Gaziantep’in Nizip ilçesindeki ailesine başsağlığı ziyareti sırasında, teröristlerden “şehit” diye söz eden DTP Gaziantep İl Başkanı Mustafa Tuç ile birlikte gözaltına alınan DTP üyesi 10 kişiden 9’u tutuklandı.

/ GAZİANTEP

10.09.2007


 

Ege’de deprem

Ege Denizi’nde, sabah saatlerinde, hafif şiddette iki deprem kaydedildi.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsünden alınan bilgiye göre, saat 08.15’de, Ege Denizi açıklarında 4,3 şiddetinde deprem meydana geldi. Deprem, İzmir ve çevresinde hissedildi.

Saat 08.43’de meydana gelen ikinci depremin merkez üssünün Ege Denizi’nde Sakız Adası açıkları olduğu ve şiddetinin 3,6 olarak ölçüldüğü belirtildi.

/ İZMİR

10.09.2007


 

Babacan yurda döndü

Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, AB Dışişleri Bakanları Gayri Resmî Toplantısına katılmak için gittiği Portekiz’deki temaslarını tamamlayarak Türkiye’ye döndü.

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, AB Dönem Başkanı olan Portekiz’in kuzeyindeki Viana do Castelo şehrinde düzenlenen AB dışişleri bakanları gayri resmî toplantısına katılan Babacan, temasları çerçevesinde önceki gün Portekiz’in Dışişleri Bakanı Luis Amado, AB Komisyonunun Genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, İtalya Dışişleri Bakanı Massimo D’Alema ile İsveç, Estonya ve Avusturya Dışişleri Bakanlarıyla ayrı ayrı görüştü.

Görüşmelerde Türkiye-AB sürecinin genel çerçevede ele alındığı, toplantının konusunun Ortadoğu barış süreci olması sebebiyle Türkiye-AB ilişkilerinin ayrıntılı olarak ele alınmadığı ifade edildi.

Çalışma yemeğinde ise Dışişleri Bakanı Babacan’ın, Ortadoğu barış sürecine ve Ortadoğu’ya ilişkin görüşlerini muhataplarına anlattığı ve bu görüşlerin Türkiye’nin bölgede oynayabildiği önemli rol sebebiyle ilgiyle karşılandığı kaydedildi.

Portekiz ziyareti, Ali Babacan’ın Dışişleri Bakanı olarak yaptığı ilk AB ziyareti oldu.

/ ANKARA

10.09.2007


 

Van’da hain tuzak son anda fark edildi

Van’ın Çatak ilçesi ile Siirt’in Pervari ilçesi arasında asfalt yola terör örgütü PKK tarafından döşenen 12 kilo A-4 plastik patlacıyı son anda fark edildi.

Zamanında fark edilen uzaktan kumandalı bomba, olay yerine gelen Jandarma ekipleri tarafından imha edildi.

Alınan bilgiye göre, Van’ın Çatak ilçesi ile Siirt’in Pervari ilçesi arasında Van İl Jandarma Komutanlığı Ekipleri, karayolunun Dalbastı Köyü Şeytan Deresi mevkiinde anayol üzerinde asfalt altına yerleştirilmiş uzaktan kumandalı 12 kilogram A-4 plastik patlayıcı madde tespit etti. Olay yerine giden bomba imha ekipleri tarafından imhası gerçekleştirilen bomba, asfaltta 1,20 metre derinliğinde 2,50 metre genişliğinde bir çukur oluşturdu. Askeri araçların operasyon dönüşünde patlatılması düşününlen bombanın zamanında fark edilmesi büyük bir faciayı da engellemiş oldu.

/ VAN

10.09.2007


 

Üniversiteye kayıtta son gün

Üniversitelerde, 3 Eylül’de başlayan kayıtlar bugün sona erecek.

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (ÖSYS) sonuçlarına göre, 2007-2008 akademik yılında, bir programa kayıt hakkı kazanan adayların kayıt işlemleri için gerekli belgeleri tamamlayarak bugün mesai bitimine kadar ilgili üniversitelere başvurmaları gerekiyor. Bu sürede kayıt için başvurmayan veya kayıt işlemlerini tamamlamayan adaylar haklarını kaybedecek.

/ ANKARA

10.09.2007


 

Gençler intihar kıskacında

ANKARA - İntiharı Önleme Derneği Başkanı ve Ankara Üniversitesi Psikiyatrik Kriz Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Işık Sayıl, Türkiye’de intihar davranışlarının ‘’yavaş ama giderek artan bir sorun’’ olarak dikkati çektiğini belirtti.

Sayıl, Devlet Sağlık Örgütü’nün intihar sorununa gereken önemin verilmesi için 10 Eylül tarihini ‘’İntiharı Önleme Günü’’ olarak belirlediğini söyledi.

‘’İntiharlar Türkiye’de önemli bir sorun olmaya adaydır’’ diyen Sayıl, bunun sebebini de ‘’Türkiye’de hızlı bir değişimin yaşanması’’ olduğunu belirtti. Türkiye’de nüfus içinde çoğunluğu oluşturan gençlerin intihar ve intihar girişimleri açısından risk grubu olduğuna anlatan Sayıl, ‘’Gençlerimiz çağdaş ve geleneksel yaşam koşulları arasında sıkışmış ve ergenlik döneminin fırtınalı gidişi içinde yetişkinliğe hazırlanmaktadır. Eğitim koşulları, gelecek endişesi ve işsizlik sorunu da gençleri olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca bu fırtınalı dönemde sorunlarla başa çıkma konusundaki acemilikleri gençleri daha da savunmasız kılıyor’’ diye konuştu. Toplumun ruh sağlığı konusunda gerekli bilgi ve donanıma sahip olmayışının gençleri destek bulmakta zorladığını belirten Sayıl, içinde bulundukları kırılgan dönemde gençlerin aile ve yakınlarından göreceği desteğinin intiharı önlemede çok önemli bir koruyucu etkiye sahip olduğunu söyledi.

Türkiye’de ruh sağlığı konusunda atılması gereken önemli adımlar olduğunu belirten Sayıl, “Toplumun intihar davranışlarını tabu olarak görmesi soruna gerçekçi yaklaşımları engellemektedir. Bu bakış açısı intihar sorununa gerçekçi yaklaşımları da etkilemektedir’’ dedi.

/ ANKARA

10.09.2007


 

Türkiye'nin ‘en’leri

Türkiye’nin en fazla yağış alan ili Rize, en az ilçeye sahip ili Bayburt, ‘debi’si en yüksek nehir Çoruh, en yüksek sıradağlarımız ise Kaçkar Dağları...

Türkiye’nin en fazla yağış alan ili olan Rize’de, metrekareye yılda ortalama 2 bin ile 2 bin 300 kilogram arasında yağış düşüyor. Rize’de en fazla yağış sonbahar, en az yağış ise ilkbahar aylarında gerçekleşiyor. Yağışlar, Rize’de sık sık sel ve heyelana sebep oluyor.

EN FAZLA ÇAYIN ÜRETİLDİĞİ İL RİZE

Türkiye’de çay tarımının yapıldığı tek bölge olan Doğu Karadeniz’de, en fazla çay Rize’de üretiliyor. Yörede resmî rakamlarla 767 bin, gayriresmî rakamlarla 850 bin dekar alanda yaklaşık 204 bin üretici çay tarımı yapıyor. Çay üretim alanlarının yüzde 65,2’si ise Rize’de bulunuyor.

Son yıllarda yaş çay üretimi 1 milyon ile 1 milyon 200 bin ton arasında seyrediyor. Bundan da 200-220 bin ton civarında kuru çay elde ediliyor. Rize’de 21 kişinin de 30 dekar ve üzerinde çay bahçesi bulunuyor.

EN AZ İLÇESİ OLAN İL BAYBURT

1989 yılında il olan Bayburt, Türkiye’de en az ilçeye sahip il. Nüfusu, 2000 yılı sayımına göre toplam 97 bin 358 ve yüzölçümü 3739 kilometrekare olan ilde merkez ilçenin yanı sıra Aydıntepe ve Demirözü ilçeleri bulunuyor.

DEBİSİ EN YÜKSEK NEHİR ÇORUH

Çoruh Nehri, dünyanın en hızlı akan nehirlerinden biri. Artvin’deki hemen hemen bütün çay ve dereler Çoruh’un kollarını oluşturuyor.

Erzurum’un Mescit Dağı’ndan doğan, Erzurum’un İspir ilçesi, Bayburt, Artvin’in Yusufeli ilçesi, merkez ve Borçka ilçelerinden geçtikten sonra ülke sınırlarını terk eden Çoruh Nehri, Batum’dan Karadeniz’e dökülüyor.

Toplam uzunluğu 376 kilometre Çoruh Nehri’nin debisi Mayıs ayında 569/529 m3/sn ile zirveye çıkıyor. Türkiye’nin debisi en yüksek nehri olan Çoruh, rafting ve kano gibi su sporları için en uygun ve en zorlu parkurlara sahip.

EN YÜKSEK SIRADAĞI, KAÇKAR DAĞLARI

Zirvesi Rize, Erzurum ve Artvin illerinin kesiştiği noktada yer alan ve bünyesinde 3500 metrenin üzerinde 100’den fazla zirve barındıran Kaçkar Dağları, Türkiye’nin en yüksek sıradağ kütlesi olma özelliğini taşıyor.

Türkiye’nin en tehlikeli ve en zor dağlarından birisi olarak kabul edilen Kaçkar Dağları’nın zirve noktası 3 bin 932 metre. Başlıca zirveleri Altıparmak, Kavron ve Çarşamba dağları olan Kaçkarlar, aynı zamanda Ağrı ve Cilo’dan sonra Türkiye’nin üçüncü en büyük buzuluna sahip.

Kaçkar Dağları Türkiye’nin nadir tabiî güzelliklerini de barındırıyor. Dünyada sadece üç yerde deniz kenarına oturarak 4 bin metrelik dağ kütleleri seyredilebilmekte. Bunlardan birisi de Rize sahillerinden izlenen Kaçkar Dağları.

/ TRABZON

10.09.2007


 

Sokakta bulduğu el bombası yaraladı

Mersin’in Tarsus ilçesinde, sokakta bulduğu el bombasıyla oynadıktan sonra çöp konteynerine atan çocuk bombanın patlamasıyla yaralandı.

Edinilen bilgiye göre, Gazipaşa Mahallesi, 1021 Sokak’ta, arkadaşlarıyla birlikte DSİ kanalı kenarında oynayan İ.D. (10), sokakta bulduğu ve oyuncak sandığı el bombasını bir süre oynadıktan sonra çöp konteynerine attı.

Bombanın patlamasıyla İ.D, sırtından yaralandı. Patlama çevrede paniğe de yol açtı. İ.D, Tarsus Devlet Hastanesine kaldırıldı.

/ TARSUS

10.09.2007


 

Ayder Yaylası, turizmin yüz akı

Rize İl Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Hocaoğlu, Ayder Yaylası’ndaki tesislerin yaz mevsimini yüzde 100 doluluk oranıyla geçirdiklerini, mevcut talebin yüzde 20-30’unu karşılayamadıklarını söyledi.

Hocaoğlu, yaptığı açıklamada, bu yıl Rize’nin turizm yönünden oldukça parlak bir dönem geçirdiğini belirterek ‘’Gerek il merkezi gerekse Ayder ve İkizdere’nin Anzer bölgesinde oldukça iyi bir yaz dönemi geride kalmak üzere’’ dedi.

Özellikle son yıllarda deniz, kum, güneş turizmi dışında alternatif turizm türlerine yönelik ilginin arttığını, artan bu ilginin Rize’ye olumlu yansıdığını vurgulayan Hocaoğlu, ‘’Rize’de her türlü turizme cevap verebilmemiz turistlerin bize ilgi göstermesine neden oluyor. Rize’nin sahilde olması sebebiyle vatandaşlarımız deniz turizminden bile yararlanabiliyorlar’’ diye konuştu.

YÜZDE 100 DOLU

Ayder Yaylası’nın resmi olarak bin 200, gayri resmî olarak ise bin 500’ün üzerinde yatak kapasitesi bulunduğunu kaydeden Hocaoğlu, şöyle devam etti: ‘’Ayder’de kalmak isteyen bazı turistler, bu imkânı yakalayamadı. Otellerin yanı sıra Ayder’deki lokanta gibi diğer işletmelerde bile yer bulmakta zorluk çekildiği oldu. Bu, son yıllarda tatile çıkan insan profilinin doğa turizmine yöneldiğinin ve yeni yerler keşfetme, farklı etkinliklerde bulunma ve alternatif turizm seçeneklerinden faydalanmak isteyen insanların Rize’ye olan ilgisinin göstergesidir.’’

SAYILI TURİZM MERKEZİ

Ayder Yaylası’nın geçen yıl Kültür Turizm Koruma Gelişim Bölgesi ilân edildiğini hatırlatan Hocaoğlu, ‘’Ayder’in, dünyanın sayılı turizm merkezleri içerisinde sayılmasının nedenleri arasında bir yandan doğanın içinde bulunması, Kaçkar Dağları ve milli parkın geçiş güzergâhında olması, içerisinde dağcılık ve birçok farklı doğa sporu yapılabilmesi, diğer yandan kaplıca bulunmasıdır. Dünyada bu kadar çeşitli alanlarda insanlara hizmet verebilen yerler sınırlıdır’’ dedi.

/ RİZE

10.09.2007


 

Anadolu, kışa hazırlanıyor

Anadolu’daki birçok ev hanımı, aile bütçesine katkı sağlamak için kış aylarında tüketilecek yiyecekler hazırlamanın telâşını yaşıyor.

Anadolu’daki birçok ev hanımı, aile bütçesine katkı sağlamak ve geleneksel lezzetleri sofralarına taşımak için kış aylarında tüketilecek salça, konserve, makarna, turşu ve reçel gibi yiyecekler hazırlamanın telâşını yaşıyor.

Sebze ve meyvelerin bol ve ucuz olduğu bu mevsimde, ev hanımları kış hazırlıkları sebebiyle yılın en yoğun günlerini yaşıyorlar.

Kış hazırlıklarının başında salça kaynatma işlemi geliyor. Bahçe ve tarlalarında yetiştirdikleri ya da kilosunu 35-45 YKr’ye satın aldıkları domateslerle salça yapan ev hanımları, evlerinin yıllık salça ihtiyacını karşılayabilmek için yüzlerce kilogram domatesi ellerinden geçiriyorlar.

Yaklaşık 2-3 gün süren salça yapımı, domateslerin dilimlenmesi ile başlıyor. Yumuşaması için 1-2 gece açık havada bekletilen domatesler, süzgeçlerden geçirilerek posalarından ayrılıyor ve tuzlanarak bakır kazanlarda salça kıvamına gelinceye kadar kaynatılıyor.

Kış hazırlıkları kapsamında patlıcan, kabak, fasulye, biber, bamya gibi sebzeler de özenle işlenip, iplere dizilerek ya da damlara serilerek kurutuluyor. Böylece kış aylarında yüksek fiyatla satılan sebzeler yerine kurutulmuş sebzeler tüketiliyor.

Ev hanımlarının en çok emek verdikleri bir başka kış hazırlığı da kesme makarna ve çorbalık hazırlanması oluyor. İmece usulüyle birbirlerine yardım eden kadınlar, makarna ve çorbalıklarını büyük ustalıkla evlerinde üretiyorlar.

Sofraların değişmez çeşnilerinden turşu ile kahvaltıların en önemli tüketim maddesi olan reçeller de, genellikle bu mevsimde yapılıyor.

/ KAYSERİ

10.09.2007


 

Dev 'caretta caretta'lar kıyıya vurdu

İzmir’in Karşıyaka ilçesinde nesilleri tükenmekte olan üç caretta caretta türü kaplumbağanın kıyıya vurduğu görüldü.

Bayraklı Vapur İskelesi yakınlarında deniz kıyısında oturan bir grup genç, deniz üzerinde kıyıya vurmuş olarak üç caretta görünce durumu Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bildirdi.

Zodyak bot ile iskele yanına gelen ekipler, iki caretta carettanın yaşadığını diğerinin ise öldüğünü belirledi. Çevredeki bazı vatandaşlar kabuğunun çeşitli yerlerinde çatlaklar olan carettayı sopayla iteleyerek canlı olup olmadığını anlamaya çalışırken diğer iki caretta karanlık denizde uzaklaştı. Ölü olarak kıyıya vuran kaplumbağanın sudan çıkarılıp inceleneceği öğrenildi.

/ İZMİR

10.09.2007


 

Eğitim neferi Musa Amca

Eğitim neferliğine 21 yıl önce başlayan Bursalı hayırsever iş adamı Musa Coşkun, Türk eğitimine katkıda bulunmaya devam ediyor.

Bursalılar tarafından ‘’Musa Amca’’ olarak tanınan, kendisini adeta eğitime adayan Musa Coşkun, yaptığı açıklamada, maddî durumu iyi olmayan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldiğini, parasızlık yüzünden okuyamadığını, ancak okuyan insanlara her zaman imrenerek baktığını belirtti.

Eğitim ve ‘’hayır işleri’’ ile uğraşmanın kendisine huzur ve mutluluk verdiğini kaydeden Coşkun, şöyle konuştu:

‘’Bende inanılmaz bir sevgi seli var. Memleketimi, insanları, öğrencileri çok seviyorum. Ayrıca, kalkınmanın anahtarının eğitim olduğuna inanıyorum. Bu amaçla ilk olarak 1986 yılında Elazığ’da bir okul yaptırdım. Ardından içimdeki sevgi seliyle hiç durmadım. Okullar yaptırdım, Türk millî eğitimine çeşitli alanlarda katkılarda bulundum. Geleceğin Türkiye’sini teslim edeceğimiz gençlerimizin eğitimine katkım oluyorsa, ne mutlu bana. Ben okuyamadım, ancak çocuklarımın hepsini okuttum. Bunun yanı sıra yaptırdığım okullarda okuyan binlerce çocuğum var. Bu çok farklı bir duygu. Geleceğin teminatları olan öğrencilerimizin içlerinden çok devlet yöneticilerinin, sanayicilerin, iş adamlarının ve Musa Amcaların çıkacağına inanıyorum.’’

20’YA YAKIN ESER

Coşkun, şu ana kadar okul, çeşme, milli eğitim müdürlüğü, öğretmenevi, halk eğitim binası, spor salonu, okul lojmanı, cami, park gibi 20’ye yakın eseri Türk milli eğitiminin hizmetine sunduğunu dile getirdi. Son olarak Kestel’deki Çataltepe İlköğretim Okulu’nun onarımı ile okul bahçesine 6 daireli lojman yapımını üstlendiğini belirten Coşkun, son kuruşunu dahi eğitim alanında harcamak istediğini sözlerine ekledi.

/ BURSA

10.09.2007


 

Balıklar için sıcak alarmı

İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nin, Suriye ve KKTC de dahil olmak üzere Akdeniz’de yaptığı araştırmada, küresel ısınmanın etkisiyle su sıcaklığının 32 dereceye kadar çıkması sonucu Kızıldeniz kökenli yeni türler belirlendi.

Fakülte Dekanı ve Araştırma Seferi Yürütücüsü Prof. Dr. Bayram Öztürk, yaptığı açıklamada, üniversiteye ait Yunus-S araştırma gemisiyle Doğu Akdeniz’deki deniz kirliliği, küresel ısınma ile değişen canlı türleri ve balıkçılık stoklarını incelemek üzere Suriye ve KKTC de çalışmalar yaptıklarını anlattı.

Öztürk, ilk kez bir Türk gemisinin Suriye sularında araştırma izni aldığını, bu ülkenin sularında kirlenme ve balıkçılık araştırmaları yapıldığını hatırlattı.

Lübnan’da planlanan araştırmaların güvenlik kaygıları sebebiyle ileri bir tarihe ertelendiğini belirten Öztürk, Doğu Akdeniz’de yapılan araştırmalarda yeni canlı türlerinin bulunduğunu belirtti.

Küresel ısınmanın bir etkisi olarak su sıcaklığının arttığını ifade eden Öztürk, şunları kaydetti: ‘’Akdeniz’deki iklim değişikliğinden karasal türler gibi deniz canlıları da etkileniyor. Yapılan ölçümlerde, deniz suyu sıcaklığının 32 dereceye kadar çıktığı gözlendi. Hint Okyanusu’yla arasında sadece 2 derece fark kalması Akdeniz’in tropikalleşmesine sebep oluyor. Bu tropikalizasyon sebebiyle Kızıldeniz kökenli birçok deniz canlısı ülkemiz sularına girdi. Son olarak Akdeniz’deki 33 tür balık, Kızıldeniz kökenli olup yerel türlerle rekabet halindeler. Küresel ısınmanın da etkisiyle Akdeniz’e özgü türler yok olacak, yerini Kızıldeniz canlılarına bırakacak. Akdeniz’in tropikalleşmesi ticari olarak avcılığa da büyük zarar verecektir.’’

/ ADANA

10.09.2007


 

Hindistan'dan virüs yağmuru

Yapılan bir bilimsel çalışmaya göre, hayatın her kademesinde kullanılarak işleri kolaylaştıran internetin, Hindistan’da virüslü e-postalar nedeniyle tehdit altında olduğu bildirildi.

MessageLabs isimli şirketin yaptığı araştırma sonucunda, kötü niyetli sitelerde ciddi bir artışın yanı sıra “StormWorm” isimli yeni bir virüsün sanal posta kartları ve YouTube videoları aracılığı ile bilgisayarlara saldırdığı tespit edildi.

Söz konusu araştırmada Hindistan’da her 27,8 e-posta’nın birinin virüs taşıdığı vurgulanırken, “StormWorm” virüsünün dünya çapında ortalama 1,8 milyon bilgisayarı etkilediği açıklandı.

10.09.2007

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler


 Son Dakika Haberleri