Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 29 Aralık 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Ekonomi

 

Asgarî ücret memnun etmedi

Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, açıklanan yeni asgarî ücretin, “Avrupa Sosyal Şartına ve Türkiye gerçeklerine uymadığını’’ bildirdi. DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ise, “Asgarî ücretin 435 YTL’ye çıkartılmış olması sadece yoksulluğun değil; tek çalışanın olduğu aileler için aynı zamanda açlığın habercisidir’’ dedi.

DİSK ve Hak-İş Genel Başkanları, yeni asgarî ücrete ‘’muhalefet şerhi koymayan’’ Türk-İş’i eleştirdi.

DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, yaptığı açıklamada, Türk-İş’in kendi yaptığı araştırmalarda belirlediği rakamın yarısının altına imza attığını dile getirerek, ‘’Bu bir çelişkidir. Türk-İş’in böyle bir rakamın altına imza atması talihsizliktir. Bir sendikacı, bir işçi olarak bu karardan üzüntü duyuyorum’’ dedi.

Komisyondan bundan önce çıkan rakamların da ortada olduğunu dile getiren Çelebi, bunu bildikleri için Türk-İş’e ‘’masadan çekilme’’ ve ‘’komisyon çalışmalarını meşrulaştırmama’’ yönünde çağrılar yaptıklarını kaydetti.

Çelebi, “Bu asgarî ücret rakamının altına imza atanları bu ücretle bir ay çalışmaya dâvet ediyorum. Yeni asgari ücret rakamının altına imza atanları, sendikacıları, işverenleri, kamu temsilcilerini bir mucizeyi başarmaya çağırıyorum. Bunu nasıl başaracaklarını görmek istiyorum’’ diye konuştu.

En düşük memur aylığının 875 YTL olduğuna anlatan Çelebi, devletin, işçilerin bu miktarın yarısına karşılık gelen bir ücretle çalıştırmasına imkân vermesinin ‘’kabul edilemeyeceğini’’ söyledi.

Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu da ‘’Asgarî ücret yapılan 16-17 YTL’lik bir zam sürpriz olmadı, sürpriz olan Türk-İş’in takındığı tutum oldu’’ dedi.

Uslu, Türk-İş Genel Kurulu’nun üzerinden henüz kısa bir süre geçtiğini hatırlatarak, genel kurulda Avrupa Sosyal Şartı’nın ‘’adil ücret’’ başlıklı maddesinin onaylanmasının, asgarî ücretin de buna göre belirlenmesinin istendiğini söyledi. Uslu, ‘’Türk-İş komisyondaki tavrıyla asgari ücretin vergi dışı bırakılması, aile dikkate alınarak belirlenmesi, Avrupa Sosyal Şartı’na konulan çekincelerin kaldırılması gibi taleplerinden vazgeçmiş oldu. Yarın hükümet bunlardan vazgeçtiniz derse bu çelişki nasıl açıklanacak’’ diye konuştu.

Türk-İş Genel Sekreteri ve Türk-İş’in Asgarî Ücret Tespit Komisyonu’ndaki heyet başkanı Mustafa Türkel ise ‘’bugüne kadar komisyon toplantılarında hep hükümetin dediğinin olduğunu, bu kez işçi ve işveren temsilcileri olarak bu anlayışa direndiklerini’’ söyledi.

Türkel, şöyle konuştu: “İşçi ve işveren temsilcileri olarak Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun bir duruşu olsun istedik. Hükümet, bazen işçiyi, bazen işvereni yanına alarak karar çıkarıyordu. Bu kez öyle olmadı. İşçi ve işveren olarak bir değerlendirme yapıp orta yol bularak hükümeti buna zorladık. Hükümet temsilcilerinin asgarî ücreti tek taraflı belirlemelerine izin vermedik. Türk-İş, asgarî ücret konusundaki duruşundan, söylediklerinden vazgeçmiş değildir. Belirlenen rakam bizi tatmin etmedi ama ilk kez hükümet tarafından tek taraflı olarak da belirlenmedi.’’

/ ANKARA

29.12.2007


 

İş dünyası: 2008 zor geçecek

İş dünyası, bazı ekonomik göstergelerde sapmaların yaşandığı 2007’yi geride bırakırken, önümüzdeki yıl için iyimser olmakla birlikte olası risklere dikkati çekerek, yapılması gereken pek çok reform olduğunu belirtiyor.

Genel seçimler ve cumhurbaşkanlığı seçim süreci başta olmak üzere, referandum, Anayasa değişiklikleri ve Kuzey Irak tartışmaları ile yoğun bir siyasî gündemin ağırlığında geçen 2007 yılında, büyüme ve enflasyonda hedeflerin tutmamasına, cari açıktaki artışa karşın, ihracat ve yabancı sermaye yatırımlarındaki yükseliş sevindirici oldu. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, yılın ilk çeyreğinde büyümenin yüzde 6,8, ikinci çeyreğinde yüzde 4,1, üçüncü çeyreğinde ise yüzde 2 olduğunu hatırlatarak, ‘’2007 yılındaki büyümede bir ivme kaybı var. İvme kaybının alt sektörlerine baktığımızda bunun özellikle tarım, inşaat, sanayi ve ticaret sektörlerindeki büyümenin yavaşlamasından kaynaklandığını gördük’’ dedi. 2008’de, ticaret ve sanayi işletmelerinin, KOBİ’lerin ve esnafın karlılığını artırmaya yönelik politikaların acilen hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Yalçıntaş, GSYİH’deki artışın 2008 için yüzde 5,5 olarak öngörüldüğünü, bunun yakalanabilmesinin, hatta geçilebilmesinin, enflasyondaki düşüş trendinin devam etmesine, faiz oranlarının inmesine, kamu maliyesindeki olumlu gelişmelere, en önemlisi de ekonomide yapılması şart olan yapısal reformlara bağlı olduğunu vurguladı.

Yüksek cari açığın Türkiye için bir risk olduğunu, ancak şu ana kadar Türkiye’ye gelen ciddi dış kaynak akışı sebebiyle kolaylıkla finanse edilebildiğini ifade eden Yalçıntaş, şöyle devam etti: “Buna rağmen Türk ekonomisinin en kırılgan noktasının bu olduğunu unutmamak lâzım. 2008’de Türkiye’deki cari işlemler açığının artacağını ve yaklaşık 40 milyar dolara yükseleceğini görüyoruz. Dolayısıyla devletiyle ve halkıyla, kamu ve özel sektörüyle Türkiye’nin daha fazla üreten daha az tüketen bir ülke olması lâzım ki büyürken de cari açığımızı artırmayalım.’’

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük de, ‘’2008’in, küresel rüzgârların arkamızdan esmeyeceği zor bir yıl olma potansiyeli taşıdığını söyleyebiliriz. Önümüzdeki dönemde Türkiye ekonomisi, büyümeyi devam ettirmekte ciddî sıkıntılarla karşılaşabilir’’ diye konuştu.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Ömer Bolat ise, 2007’nin, siyaset açısından fırtınalı ve zor bir yıl olduğunu, ekonomiyi gölgede bıraktığını ve ekonomi açısından, ‘’yavaşlama ve idare etme yılı’’ olarak geçtiğini belirterek, 2007’de reformların büyük ölçüde ertelendiğini, siyaseti idare etme ve terör konusuyla mücadele etmenin öncelikli alanlar olarak ortaya çıktığını kaydetti.

Bolat, 2008’de özellikle dünya ekonomisinde tutsata (mortgage) dayalı kredilerle ilgili ortaya çıkan sert türbülans ve dalgalanmaların, Türkiye’nin başlıca ihraç pazarları olan OECD ve AB ülkelerinde büyümenin yavaşlamasına yol açabilecek gibi göründüğüne işaret etti.

/ İSTANBUL

29.12.2007


 

Ücretliler için yeni dönem

Vergi iadesinin yerine getirilen asgari geçim indirimi, 1 Ocakta devreye giriyor. Yeni sistem, önceki gün açıklanan asgarî ücret ile işçi ve memurların maaşında, yılın ilk yarısında aylık 45,6 YTL ile 77,5 YTL arasında artış sağlayacak.

1 Ocak 2008 tarihinden itibaren uygulanacak asgari geçim indiriminden, ücretleri gerçek usulde vergilendirilen gerçek kişiler yararlanacak. Ücretleri diğer ücret kapsamında vergilendirilen hizmet erbabı, ücret geliri elde etmeyen diğer gerçek kişiler ile Serbest Bölgeler ve Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu gibi düzenlemeler uyarınca ücretlerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayanlar ve dar mükellefiyet kapsamında ücret geliri elde edenler, kapsam dışı kalacak.

Asgarî geçim indirimi, takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücret üzerinden hesaplanacak.

Hesaplamada, mükellefin kendisi için asgarî ücretin yüzde 50’si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş için yüzde 10’u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere, ilk 2 çocuk için yüzde 7,5’i, diğer çocuklar için de yüzde 5’i dikkate alınacak. Bu şekilde belirlenen tutar, gelir vergisinin ilk dilimine uygulanan yüzde 15 oranı ile çarpılacak. Bulunan tutar da, her ay ödenecek gelir vergisinden mahsup edilecek.

/ ANKARA

29.12.2007


 

Liseli işsizler ordusu

Samsun’da her yıl 10 bin lise mezunu gencin, şehirdeki işsiz sayısına eklendiği bildirildi. Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Samsun İl Müdürü Tahsin Bayar, yaptığı açıklamada, eğitim sistemindeki eksikliklerin işsizlik oranını artırdığını ileri sürdü.

Liseden sonra herhangi bir üniversiteye yerleştirilemeyen gençlerin o şehrin iş piyasasına atıldığını belirten Bayar, bu gençlerin vasıflı eleman olmadıkları için bir işe yerleştirilemediklerini ve tabiî olarak, şehrin işsizlik oranını da etkilediklerini söyledi.

Samsun’da her yıl il merkezi ve ilçelerdeki liselerden 12 bin civarında gencin mezun olduğunu bildiren Bayar, mezun olan gençlerden ancak bin veya 1500’ünün üniversiteye devam edebildiklerine işaret etti.

Geri kalan yaklaşık 10 bin gencin her yıl Samsun iş piyasasına atılarak çoğunluğunun işsiz kaldığını belirten Bayar, ‘’Liseden mezun olan gençler bir meslek sahibi olmadıkları ve üniversiteyi de kazanamadıkları için kentteki işsiz sayısını artırıyorlar’’ dedi.

Samsun’da bugün itibariyle kayıtlı işsiz sayısının 12 bin 788 olduğunu söyleyen Bayar, işsizlerin eğitim durumlarına bakıldığında ise 441’ini okur yazar olmayanların, 5 bin 907’sini ilköğretim mezunlarının, 4 bin 636’sını orta öğretim ve liselerin bin 37’sini ön lisans, 767’sini ise lisans ve lisansüstü mezunlarının oluşturduğunu bildirdi.

‘’Görüldüğü üzere Samsun’da işsizlerin yaklaşık yüzde 85’i lise ve daha az eğitim seviyesine sahiptir’’ diyen Bayar, işsizlerin çoğunluğunun kalifiye eleman olmadıklarını söyledi.

İşsizliğin bir diğer boyutunun yeni istihdam alanları oluşturulması gerektiğini ifade eden Bayar, meslek liselerinin sayılarının ve niteliklerinin artırılması, bu liselerden kalifiye eleman yetiştirilmesi ve gençlerin bu liselere yönlendirilmesi ile piyasanın ihtiyacı olan iş gücünün yetiştirilebileceğine ve işsizliğin de azaltılabileceğine işaret etti.

ÜNİVERSİTE MEZUNLARI DA İŞSİZ

Günümüzde öğrenciler arasında tek hedef üniversite olarak görülmesine rağmen, üniversite mezunlarının da işsiz kaldığına dikkat çeken Bayar, şöyle dedi: “Piyasanın kaynakçıdan operatör kullanıcısına, yeni model araba tamircisinden iş makinesi kullanıcısına kadar yüzlerce alanda iş talebi var.

Ancak pek çok alanda çalışacak kalifiye eleman yok. Samsun’da her yıl 10 bin gencimiz lise ve dengi okullarından mezun olarak, işsizlerin arasına katılıyor. Çoğu bize başvuruyor. Ancak yetişmiş iş gücü olmadıkları için bu gençlere iş bulmakta zorluk çekiyoruz. Bu aynı zamanda Türkiye’nin de sorunu. Meslek liselerinin eğitimdeki rolü artırılmalı ve piyasanın ihtiyaç duyduğu alanlarda bu liselerde yeni bölümler açılarak eğitim verilmeli. Artık her gencin hayali üniversite olmamalı.

Gençlerimiz kapasitelerine ve yeteneklerine göre yönlendirilirse ve yeni istihdam alanları oluşturulursa işsizlik azalacaktır. Gençlerin iş bulması için bir meslekte uzmanlaşmaları şart. Artık piyasa her şeyi bilen ama hiçbir şey bilmeyen eleman istemiyor. Tek bir konuda uzman olsun, işini iyi yapsın istiyor.’’

/ SAMSUN

29.12.2007


 

Zamlar enflasyonu arttıracak

Türk iş dünyası, önümüzdeki yıl Türkiye’ye gelecek yabancı sermaye miktarının, 2007’de olduğu gibi 20 milyar dolar seviyesinde gerçekleşeceğini tahmin ederken, ihracat ve otomotiv üretiminde de artış bekliyor.

ABD kaynaklı tutsat (mortgage) krizinin etkilerinin henüz bertaraf edilmediği, 2007’de olduğu gibi önümüzdeki yıl da Türkiye’deki sermaye piyasalarını etkileyebileceğine dikkat çekiliyor.

Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Genel Başkanı Tahir Uysal, 2007’nin, Türkiye’de seçim yılı olması ve global dalgalanmanın dünya piyasalarındaki etkileri gibi faktörlere rağmen genel anlamda olumlu bir yıl olduğunu ifade etti. 2008 enflasyon hedefinin yüzde 4 olarak açıklandığını hatırlatan Uysal, ‘’Özellikle 2008 yılı başında geleceği açıklanan elektrik ve doğal gaz fiyat artışları ve bunu takiben bu artışların diğer emtiada fiyat artışlarına yol açması ile başlayan süreçte 2008’de yüzde 6 ve yukarısında bir enflasyon oranı beklemek kanımızca daha doğru olacaktır. Büyüme hedefleri ise bazı önemli reformların kararlılıkla gerçekleşmesine bağlıdır” dedi.

/ İSTANBUL

29.12.2007


 

Bayraktar: Balda ithalata gerek yok

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, bal üretimindeki düşüşü fırsat bilen bazı kesimlerin ithalat yapılması yönünde baskı oluşturmaya çalıştıklarını belirterek, ‘’piyasada şekillenen bal fiyatlarını etkilemek için ithalatı baskı unsuru olarak kullanmaya çalışanlara, ithalat için izin verilmemelidir’’ dedi.

Bayraktar, yaptığı yazılı açıklamada, piyasada bal konusunda faaliyet gösteren yaklaşık 170 firma bulunduğuna ama ithalat konusunda sadece 2-3 firmanın talepte bulunduğuna dikkati çekti.

Bu kesimlerin 8 bin ton civarında bal ithal etmeyi istediğini belirten Bayraktar, üretici örgütlerinin ise üreticilerin elinde 19 bin ton civarında bal olduğunu dile getirdiklerini kaydetti.

Üreticinin elinde, ithalat isteyenlerin beklentilerini karşılayacak balın 2 katından fazla stok varken hala ithalat konusunda baskı oluşturuluyor olmasının akla başka şeyleri getirdiğini ifade eden Bayraktar, şöyle dedi:

‘’Kaçak, hileli ve insan sağlığını tehdit eden balların piyasada olması tüketiciye olduğu kadar tüketici güveninin kaybedilmesi nedeniyle üreticiye de büyük zarar vermektedir. Bu konuda üreticimiz herkesten daha hassastır. İthalatı, fiyat oluşumunu engellemeye yönelik baskı unsuru olarak kullanmaya çalışmak, bu amaçla da tüketiciyi tedirgin edecek açıklamalarda bulunmak kimseye fayda sağlamaz.’’

/ ANKARA

29.12.2007


 

Asgarî ücret zammı “trajikomik’’ bir rakam

DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası tarafından yapılan araştırmada, asgarî ücrete Ocak ayında itibaren yapılan günlük 56 YKr’lik zamla, 11 gram bebek maması, 53 gram beyaz peynir, 1 avuç fındıktan yalnızca birinin alınabildiği belirtildi.

Alınan bilgiye göre, sendikanın Araştırma Dairesi’nce, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) madde fiyatları üzerinden yapıldığı ifade edilen araştırmada, asgari ücrete 2008 yılının ilk yarısında yapılan yüzde 4’lük zammın alım gücü hesaplandı.

Bu zam oranının temel ihtiyaçları bile karşılamaktan uzak ‘’trajikomik’’ bir rakam olduğu ifade edilen araştırmada, şu tesbitlere yer verildi: ‘’TÜİK Kasım 2007 Ortalama Madde Fiyatları üzerinden yapılan hesaplamaya göre, asgari ücrete Ocak ayından itibaren yapılan günlük 56 YKr’lik zamla 175 gram pirinç, 11 gram bebek maması, 39 gram dana eti, 53 gram beyaz peynir, 33 gram bal, 56 gram çay, 1 avuç fındıktan yanlızca biri alınabiliyor. Yapılan zamla bir yerden bir yere gidilmesi bile mümkün değil. Çünkü belediye otobüsü için tek bilet, verilen zammın 2 katından fazla. Aldığı zamla dışarıda bir tas çorba içmek isteyen asgari ücretli 3 günlük zammı lokantaya bırakmak zorunda. Zammın 402 YTL ortalama kiraya katkısı ise sadece yüzde 4.’’

/ ANKARA

29.12.2007


 

İstihdamın üzerindeki vergi yükü geri çekilsin

Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu (TÜGİK) Başkanı Hazim Sesli, Türkiye’de istihdam üzerinde ki vergi yükünün düşürülmesi ile Türkiye’de vergi oranlarının dünya’da rekabet edebileceği rakamlara geldiği zaman Türk sanayicisinin, işadamlarının aşamayacağı hiçbir engelin olmayacağını belirtti.

104.4 Bizim Radyo’da Reel Sektör programı birbirinden seçkin konukları ile devam ediyor. Reel Sektör’ün bu hafta ki konuğu Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu (TÜGİK) Başkanı Hazim Sesli idi. Sesli, programda bünyesinde bir çok dernek ve federasyonu barındıran TÜGİK’in nasıl kurulduğunu ne gibi faaliyetlerinin olduğunu anlattı. Yeni Asya A.Ş. Genel Müdür’ü Recep Taşçı’nın sorularını cevaplayan Sesli, Türkiye’de istihdam üzerinde ki vergi yükünün düşürülmesi ile Türkiye’de vergi oranlarının dünya’da rekabet edebileceği rakamlara geldiği zaman Türk sanayicisinin, işadamlarının aşamayacağı hiçbir engelin olmayacağını belirtti. İşsizliğin nasıl giderileceği sorusu üzerine Sesli; “İstihdam üzerinde ki % 43’lük verginin %25’lere çekilmesi gerekir, bunun bizim rekabet gücümüzün arttırılabilmesi için gerekli olduğunu ve Türkiye’de istihdam oluşturan sektörlerde ki maliyetlerin düşürülmesi anlamına geleceğini” bildiren Sesli bu indirimin işsizliği de azaltacağını ve bu şekilde dünyada ki rekabet gücümüzün artacağını, yatırımların artacağını yatırımlar arttıkça da işsizliğin azalacağını” bildirdi.

Sesli sözlerine şu şekilde devam etti; “Türkiye’nin konjönktür olarak ve coğrafi açıdan çok iyi yerde olduğunu bundan dolayı Türkiye iyi yönetilirse işsizliğin azalacağını ve sosyal güvenlik reformunun en kısa zamanda yapılması ile Türkiye’de sosyal ve ekonomik adaletin sağlanacağını kaydeden Sesli. “İşsizliğin kısa vade de giderilmesi için bölgesel asgarî ücret uygulamasına geçilmesi gerektiğini. Bölgesel asgarî ücret uygulaması ile doğuda ki maliyetlerin düşeceğini yatırımcının oraya daha fazla gideceğini ve işsizliğe direk olumlu yönde etki edeceğini düşündüğünü” bildirdi.

Ekonomi Servisi

29.12.2007

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler


 Son Dakika Haberleri