Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 22 Şubat 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Dünya

 

‘Türkiye, İran-ABD’nin arasını bulsun’

SETA’nın raporunda, İran’ın nükleer heveslerini gemlemek için ABD ile yakınlaşması için arabuluculuk yapılması teklif edildi. Raporda, Türkiye’nin, İran ile ABD arasında, Tahran’ın nükleer faaliyetlerinden kaynaklanan problemlerin üstesinden gelinmesi için önemli bir rol oynayabileceği belirtildi.

SETA Araştırmacısı Hakkı Uygur tarafından hazırlanan “İran’ın nükleer hedefi ve Türkiye” başlıklı raporda, İran’ın nükleer faaliyetleri konusunun bölgesel ve uluslararası güvenlik için ciddî etkileri olduğu ve bu sebeple İran’ın iç güç yapısının, dış politikada karar verme sürecinin ve nükleer konulardaki diplomasisinin kapsamlı bir şekilde incelenmesi gerektiği kaydedildi.

Uluslararası alanda İran’ın nükleer faaliyetleri konusunun tartışıldığı dönemde, Türk dış politikasındaki önceliğin Irak’ın durumu olduğu belirtilen raporda, Türkiye’nin İran’ın nükleer konusuyla ilgili izlediği politika konusunda şu görüşler dile getirildi:

“Türkiye’nin genel olarak İran’la ve özel olarak da nükleer konusuyla ilgili politikası Avrupa modeli doğrultusundadır. Türkiye, nükleer silâhların Orta Doğu’da yayılmasına karşı çıkıyor ve İran’ın nükleer kapasiteye sahip olmasını istemiyor. Türkiye’nin endişeleri, bölgedeki askerî dengelerin olası değişimi konusunda birleşiyor. Bu tür bir değişim, Basra Körfezinde var olan problemleri şiddetlendirerek, nükleer yarışı tetikleyebilir. Türkiye, İran’ı güven oluşturan önlemler alması ve UAEK ile yakın işbirliği yapması konusunda teşvik ediyor.”

Türkiye ile İran arasında nükleer konuda son üç yıldır herhangi bir gerginliğin yaşanmadığına dikkat çekilen raporda, bazı tavsiyelerde de bulunuldu.

Türkiye’nin bölgedeki nükleer silâhlar da dahil olmak üzere kitle imha silâhlarına karşı olduğunu açıkça belirtmesi gerektiği kaydedilen raporda, İran’la UAEK arasındaki problemlerin çözülmesine daha fazla önem vermesi ve İran’ın nükleer faaliyetlerinin gözleminde daha aktif rol üstlenmesi gerektiği belirtildi.

Son olarak, İran’ın Orta Doğu’da barışın ve istikrarın sağlanması için “kilit bir ülke” olduğu belirtilen raporda, “Ankara, İran ve ABD’yi yakınlaştırmak için önemli bir rol üstlenebilir ve Ankara, ABD ve İran yönetimlerine iki ülke arasındaki ilişkileri için sorun oluşturan ve uzun süredir devam eden bazı problemlerin üstesinden gelmeleri konusunda yardımcı olabilir” denildi.

/ ANKARA

22.02.2008


 

Dinlere saygı gösterilmeli

BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, ifade özgürlüğünün, dinlere ve dinî inançlara saygı göstermesi gerektiğini belirtti.

BM sözcü yardımcısı Marie Okabe, gazetecilerin kendisine yönelttiği ‘’Genel Sekreter, Müslümanları inciten karikatürlerin Danimarka’da bazı gazetelerde yeniden yayınlanmasıyla ilgili ne düşünüyor?’’ sorusuna cevap verdi. Okabe yaptığı açıklamada, Genel Sekreter Ban’ın, ‘’ifade özgürlüğü hakkının sorumlu bir şekilde ve bütün dinî inançlara saygı gösterilmesi çerçevesinde kullanılmasına inandığını’’ belirtti. Okabe, bu çerçevede Ban’ın, BM’nin Medeniyetler İttifakı girişimine ve girişimin faaliyetlerine büyük önem verdiğini vurguladı. Eski Genel Sekreter Kofi Annan, 2006 yılında Danimarka gazetelerinde Hz. Muhammed ve İslâm diniyle ilgili karikatürlerinin yayınlanmasının ardından çıkan krizde benzer şekilde görüş ifade ederek, ‘’basın özgürlüğünün, dinî inançlara ve dinin temel ilkelerine tamamen saygı göstermesi gerektiğini’’ belirtmişti.

/ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER

22.02.2008


 

ABD’ye ırkçılık suçlaması

İnsan hakları dernekleri, ABD’yi “sürekli ve sistematik” şekilde ırk ayrımcılığı yapmakla suçluyor.

“US Human Rights Network” adlı kuruluşun müdürü Ajamu Baraka, Cenevre’de gazetecilere açıklama yaparken, 1994 yılında BM ırk ayrımcılığıyla mücadele sözleşmesini imzalamış olmasına rağmen, Amerikan hükümetinin “mütemadiyen yapılan sistematik ayrımcılık vak’alarının üzerine gitmediğini” savundu. BM sözleşmesinin uygulanıp uygulanmadığını denetlemekle yükümlü komitenin toplantısı sebebiyle Cenevre’de bulunan Baraka, “Hükümet, 1994’ten beri üzerine düşen yükümlülükleri maalesef yerine getirmiyor” dedi ve New Orleans’ı hallaç pamuğu gibi atan Katrina kasırgasının siyah ahaliye verdiği zarar, göçmen işçilerin hali ve kolluk kuvvetlerinin sert davranışlarını ayrımcılık örnekleri olarak sıraladı. Baraka, “Resmi yetkililer bu sorunlara gereken önemi vermedi...” dedi.

/ CENEVRE

22.02.2008


 

Mekke- Medine arasında Hicaz demiryolu

Suudi Arabistan Kralı Abdullah’ın, Mekke ile Medine arasında yapılması düşünülen ve Cidde’den geçecek demiryolu hattı projesini onayladığı bildirildi.

Suudi Arabistan’da yayınlanan Arab News gazetesinin haberine göre, Suudi Ulaşım Bakanı Cabir El Serasiri, Kral Abdullah’ın, 5 milyar 33 milyon dolara mal olması beklenen projeyi onayladığını açıkladı.

Saatte 300 kilometre hızla gidecek trenin özellikle hacılar için büyük kolaylık sağlayacağını belirten Serasiri, trenin Cidde Havalimanı ile Mekke arasındaki 110 kilometrelik mesafeyi yarım saatte, Mekke ile Medine arasındaki 450 kilometrelik mesafeyi iki saatte almasını planladıklarını belirtti.

Serasiri, 500 kilometre uzunluğunda özel hat döşeneceğini ve hatta son teknolojinin kullanılacağını söyledi.

Suudi yetkilileri, hattın geçeceği güzergahın ve istasyonların belirlenmesi çalışmalarının son aşamasında olduğunu, projeyle Suudi Arabistan’da taşımacılık alanında önemli bir adım atılacağını kaydetti.

İnşaat için, önceden belirlenen 6 şirketin 2009 yılı başında teklif vereceği belirtildi.

/ BEYRUT

22.02.2008


 

McCain’i skandal vurdu

ABD’de Cumhuriyetçi Partinin başkan adaylığına çok yaklaşan senatör John McCain, bir dönem Vicki Iseman adlı lobici kadınla gayrı meşru ilişki yaşamak ve Iseman’in bir müşterisinin çıkarları doğrultusunda girişimde bulunmakla suçlandı.

he New York Times ve The Washington Post gazetelerinin bu yönde yayımladığı haberleri sert dille yalanlayan McCain ise iddiaların seçim kampanyasını sabote etmeyi amaçlayan bir “çamur atma” eylemi olduğunu savundu.

The New York Times, evli olan McCain ile Iseman’in, 1990’li yılların sonunda gayrı meşrû ilişki içinde bulunduğunu ima etti. McCain’in bir dönem danışmanlığını yapan, ancak geçen yıl bu görevden ayrılan John Weaver da, The Washington Post’a açıklamasında, senatörün başkanlık yarışına ilk defa soyunduğu 2000 seçimi öncesinde McCain’in Iseman ile yakın ilişkisinden rahatsızlık duyduğunu söyledi.

McCain’in bir lobiciyle sıkı fıkı ilişki içinde olmasının senatöre zarar vereceğinden kaygılandığını anlatan Weaver, seçim kampanyası başlamadan önce kadınla görüştüğünü ve McCain’den uzak durmasınıi stediğini belirtti.

Floridalı iş adamı Lowell Paxson’ın 1999’da Iseman’in müşterisi olduğunu ve o sırada Pittsburgh kentindeki bir televizyon istasyonunu satın almaya çalıştığını yazan The New York Times, McCain’in de FederalHaberleşme Komisyonuna mektup göndererek, televizyon istasyonunun durumuna ilişkin çabuk karar alınmasını istediğini kaydetti.

Ayrıca McCain’in, dört defa Paxson’ın özel jetiyle seyahat ettiği ve seçim kampanyasına 20 bin dolar bağış aldığı ifade edildi.

ABD’de McCain, dürüst, namuslu, ilkeli ve özel çıkar gruplarına karşı mücadele eden bir politikacı olarak tanınıyor.

Dolayısıyla iddiaların, McCain’i en hassas noktasından vurduğu belirtiliyor.

/ WASHINGTON

22.02.2008


 

Avukatlar Müşerref’in istifası için sokağa indi

Pakistan’ın bazı kentlerinde avukatlar, Devlet Başkanı Pervez Müşerref’in istifası için gösteri yaptı. Karaçi, Ketta ve Lahor şehirlerindeki avukatlar, Müşerref’in istifasını ve görevden alınan yargıçların görevlerine iade edilmesini talep etti.

Karaçi’de polis, gösteriye göz yaşartıcı bombayla müdahale ederken, polise taş atan 6 avukat gözaltına alındı.

Bu arada gözaltında tutulan eski Yüksek Mahkeme Başkanı İftihar Muhammed Çavduri, yandaşlarından, geçen yıl Müşerref’in görevden aldığı yargıçların görevlerine iadesini talep etmeleri çağrısında bulundu.

Karaçi’nin merkezi olduğu Sindh vilayetinin Yüksek Mahkeme Barolar Birliği Başkanı Raşid Rizvi, 3 Kasım'dan bu yana İslamabad’daki evinde gözaltında tutulan ve ev telefonu kapatılan Çavduri’nin ele geçirdiği bir cep telefonuyla barolar birliğini aradığını söyledi.

Rizvi, Çavduri’nin, Müşerref’in hafta başındaki seçimde yenilgiye uğradığını hatırlatarak, siyasîliderlerden, halkın iradesini dinlemelerini, yargıçların görevden alınma kararını ve Müşerref’in geçen yıl olağanüstü hal ilân etmesiyle aldığı diğer tedbirleri feshetmelerini istediğini belirtti. Çavduri’nin Karaçi’nin yanı sıra Lahor’daki avukatları da arayarak, benzer taleplerde bulunduğu kaydedildi.

Belucistan Barolar Birliği Başkanı Muhammed Kakar da avukatların Müşerref istifa edinceye kadar gösterilerine devam edeceğini belirtti.

Avukatların, Çavduri ve diğer yargıçların, Müşerref’in yargıda sıkı tedbirler almasının yıl dönümü olan 9 Marta kadar göreve iade edilmemesi durumunda İslamabad’a yürüyüşe geçme tehdidinde bulunduğu da bildirildi.

/ KARAÇİ

22.02.2008


 

Reagan’dan Bush’a yıldızlar savaşı

ABD’nin dün sabah şimdiye dek ilk kez giriştiği bir operasyonla kontrol dışı kalan uydularından birisini başarıyla imha ettiği doğrulanırsa Washington, Bush yönetiminin savunduğu “Yıldızlar Savaşı”nı yürütebileceğini tüm dünyaya göstermiş olacak.

Operasyonun ardından ABD Savunma Bakanlığından (Pentagon) yapılan açıklamada, TSİ 05.26’da Aegis sınıfı USS Lake Erie gemisinden ateşlenen SM-3 taktik füzesinin, Büyük Okyanus üzerinde yaklaşık 247 km irtifada saatte 11 bin 265 km hızla yol alan uyduyu uzayda vurduğu belirtildi.

Son derece toksik 450 kilo civarındaki hidrazin adlı maddenin bulunduğu arızalı uydunun yakıt tankının imha edilip edilmediğini doğrulamanın 24 saat alabileceğini belirten Pentagon, uydunun vurulduğu sırada düşük irtifada olması sebebiyle bazı enkaz parçalarının hemen atmosfere girdiğini bildirdi. Pentagon açıklamasında, aşağı yukarı tüm enkaz parçalarının 24 ila 48 saat içinde atmosfere girişlerinde yanıp yok olacakları, geriye kalanların ise 40 gün içinde atmosfere girmesinin beklendiği belirtildi.

Aralık 2006’da fırlatıldıktan hemen sonra kontrol dışı kalan bir otobüs büyüklüğündeki ve yaklaşık 2,5 ton ağırlığındaki uydunun yakıt tankı tamamen dolu olduğu için atmosfere girdikten sonra tamamen parçalanmayacak ve iki futbol sahası büyüklüğünde bir araziyi etkileyecek olmasından ötürü endişe meydana getiriyordu.

Arızalı uyduyu atmosfer sınırında vuran füzenin maliyetinin 40 milyon ila 60 milyon dolar olduğu belirtiliyor.

/ HONOLULU

22.02.2008


 

Arızalı uydu düşürüldü

ABD, dünyaya düşmesi beklenen arızalı casus uydusunu atmosfere girmeden vurdu.

Washington, Pasifik Okyanusu’nda Havaii yakınlarında konuşlanmış USS Lake Erie isimli gemiden fırlatılan SM-3 füze ile vurulan uydunun insan sağlığına zararlı yakıt taşıdığı belirtildi. Pentagon, fırlatılan füzenin saatte 27 bin kilometre hızla gittiği ve 210 kilometre irtifada uyduyu başarıyla vurduğunu açıkladı. Açıklamada, vurulan uydunun tankında insan sağlığı için zararlı “hydrazin” isimli 453 kilogramlık yakıtı bulunduğu ifade edildi. CNN’in haberinde yetkililer, yakıt deposunun füze tarafından tahrip edilip edilmediği ile ilgili bilgilerin bir ya da iki gün içerisinde bildirileceğini ve uyduya ait parçaların atmosfere girişi sırasında yanarak yok olacağını söyledi.

Pentagon, gelecek ayın başında dünyaya düşmesi beklenen ve 14 Aralık 2006’da fırlatılan arızalı USA 193 casus uydusunun Amerikan donanmasına ait bir gemiden ateşlenecek özel bir füze ile vurulmasına karar vermiş ve bu durum Çin’i endişeye sevk etmişti.

/ PEKİN

22.02.2008


 

Kenya’da başbakanlık mutabakatı

Kenya hükümeti ve muhalefetin, ülke yönetiminde değişiklik yapılarak başbakanlık makamının oluşturulması konusunda prensipte anlaşmaya vardı.

BM’nin eski Genel Sekreteri Kofi Annan arabuluculuğunda yürütülen müzakerelere katılan hükümet temsilcisi Mutula Kilonzo, muhalefetin istediği gibi, ülkede başbakanlık makamı kurulması konusunda “hemen hemen” anlaşmaya vardıklarını, ancak şu anda bu makamın işlevi, sorumlulukları, atanma şartları gibi konuları görüştüklerini söyledi.

Kilonzo, bunun “geçici bir önlem olacağını” kaydetti.

Başbakanlık görevinin, yürütmeyle ilgili yetkileri olup olmayacağı sorusuna karşılık Kilonzo, “Kimseye içi boş bir kabuk vermeyeceğiz” diye konuştu. Muhalefet, ülkede başbakanlık makamı oluşturulmasını ve kabinede yarı yarıya temsil hakkı verilmesini talep ediyor. Kenya’da muhalefet, yaptığı açıklamada, arabuluculuk görüşmelerinin başarısız olması halinde yeniden sokaklara dökülebilecekleri tehdidinde bulunmuştu.

/ NAİROBİ

22.02.2008


 

Depremin sebebi ahlâksızlık

İsrail parlamentosunun dinci partilerinden Şas’ın milletvekili Şlomo Benizri, bölgede geçen günlerde meydana gelen son depremlerle homoseksüellik arasında bağlantı olduğunu söyledi. Benizri, Meclise hitap ederek, “homoseksüelliği önlemenin bir yolunu bulmaları” çağrısında bulundu ve “Bu sizi depremlerden koruyacaktır” dedi.

İsrail parlamentosunun (Knesset) dinci partilerinden Şas’ın milletvekili Şlomo Benizri, bölgede geçen günlerde meydana gelen son depremlerle homoseksüellik arasında bağlantı olduğunu iddia etti. Knesset’in depremlere hazırlık çalışmalarının ele alındığı oturumunda konuşan Benizri, eşcinselleri depremlerde suçlu görürken, dinî kitaplardan Gemara’ya atıfta bulunarak, “Gemara’da depremlerin sebeplerinden birinin, meclisin çeşitli yasalarla meşruiyet sağladığı homoseksüellik olduğunun anlatıldığını” belirtti.

Akdeniz bölgesinde en son geçen hafta Cuma günü, 5.3 büyüklüğünde deprem meydana gelmiş ve deprem, bütün İsrail’de de hissedilmişti. Benizri, Meclis’e, “Sadece pratikte neler yapılabileceği üzerinde duruyorsunuz.

Hükümetin, homoseksüelliği önleme konusunda yapacakları, depreme hazırlık kapsamında yapılacaklardan daha fazla önleyici olacaktır” dedi.

Benizri,hükümetin, binaların depreme dayanıklı hale getirilmesi çabaları yerine, homoseksuelliğe cesaret veren, lezbiyen çiftlerin çocuk edinmelerini kolaylaştıran yasaları geçirmemesini istedi. Milletvekili, Meclise de “homoseksüelliği önlemenin bir yolunu bulmaları” çağrısında bulundu ve “Bu sizi depremlerden koruyacaktır” dedi.

Geçen haftalarda, bir başka Şas milletvekili Nissim Ze’ev, parti grubunda yaptığı konuşmada, homoseksüellerin toplumu zehirlediğini belirterek, bu tür sapkınlıkların veba gibi İsrail devletinin mahvına sebep olacağını öne sürmüş, sağlık bakanlığının homoseksüellikle kuş gribi gibi mücadele etmesini istemişti.

/ KUDÜS

22.02.2008


 

Rusların ekserisi Medvedev’i destekliyor

Rusya 2 Mart'ta yapılacak devlet başkanlığına hazırlanırken, son kamuoyu yoklamaları, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in desteklediği Başbakan Birinci Yardımcısı Dimitriy Medvedev’in yüzde 70’lik halk desteğine sahip olduğunu gösterdi.

Rus VTsIOM araştırma merkezi tarafından seçime az zaman kala yapılan yoklamada, Medvedev’i yüzde 10.7’lik oy oranıyla aşırı milliyetçi lider Vladimir Jirinovski ve yüzde 10.3’lük oy oranıyla Komünist Parti Başkanı Gennadi Züganov takip ediyor.

Araştırmanın 16-17 şubatta ülkenin 46 bölgesinde bin 600 kişi arasında yapıldığı ve yanılma payının yüzde 3.4 olabileceği belirtildi.

/ MOSKOVA

22.02.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler


 Son Dakika Haberleri