Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 05 Mart 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Ekonomi

 

Sanayide göstergeler kötüleşiyor

ABN Amro tarafından yapılan araştırma, sanayide göstergelerin olumsuzlaştığını ortaya koydu. ABN Amro’nun araştırma raporuna göre, Ocak ayında yüzde 48.9 düzeyinde bulunan Türkiye Satın Alma Yönetici Endeksi (PMI) şubat ayında yüzde 46.4’e gerileyerek, 33 ayın en düşük seviyesine indi.

PMI’a göre Türk imalat sektörünün genel çalışma şartları da kötüleşerek en düşük seviyesine geriledi. Rapora göre, üretim, yeni siparişler, istihdam, satın alma faaliyeti ve birikmiş işlerin hepsi rekor oranlarda düşerken, girdi fiyat enflasyonu ise 17 aydaki en yüksek seviyesinde gerçekleşti.

ABN AMRO ve dünyanın önde gelen ekonomik araştırma şirketlerinden NTC Research tarafından yayınlanan, Türkiye imalat sanayii sektörünün durumu hakkında bilgi vermek üzere tasarlanmış bir bileşik gösterge olan ABN AMRO Türkiye Satın Alma Yöneticisi Endeksi’nin (PMI™) Şubat ayı verileri, araştırmaların başladığı Haziran 2005 tarihinden bu yana otuz üç aylık seriler tarihindeki en düşük değeri gösteriyor.

Ocak ayında 48.9 olan ABN AMRO Türkiye PMI Şubat’ta 46.4’e gerileyerek, üst üste dördüncü ayda da büyümeyi daralmadan ayıran, değişim olmayan 50 seviyesinin altında kaldı. ABN AMRO Kıdemli Ekonomistlerinden Debbie Orgill, yaptığı değerlendirmede, Şubat ayı PMI raporunun, talebin zayıflaması ve yüksek fiyat dinamikleri ile oldukça olumsuz olduğunu belirtti. Bu zayıflık ve fiyatlardaki yükselişin kısmen, kötüleşen hava şartlarıyla ilişkili olduğuna dikkat çeken Orgill, “İmalatçılar, yurt dışı siparişlerdeki azalmanın arkasında yatan etken olarak Türk lirasının güçlü olmasını göstermeye devam etmektedirler. Araştırma, Türkiye Merkez Bankası’nın da son dönemlerde vurguladığı gibi, Şubat ayında da gıda fiyatlarının arttığına işaret etmektedir” dedi.

/ İSTANBUL

05.03.2008


 

2,4 milyar dolarlık özelleştirme borca gitti

2002-2007 döneminde gerçekleştirilen özelleştirmelerden elde edilen paranın 2,4 milyar dolarlık kısmının anapara ve faiz olmak üzere borç ödemelerinde kullanıldığını bildirdi.

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, MHP Hatay Milletvekili Süleyman Turan Çirkin’in soru önergesine verdiği cevapta, 5 yıldaki özelleştirilen kurumlar ve özelleştirmeden sağlanan gelir hakkında bilgi verdi. Bakan Unakıtan’ın verdiği bilgilere göre, 2002-2007 döneminde özelleştirme bedeli, faiz ve taksitler olmak üzere toplam 23 milyar 289 milyon 849 bin 988 ABD doları oldu.

Özelleştirme Fonu gelirlerinin Ziraat Bankası, Halk Bankası ve Vakıflar Banka ı nezdinde açılan ‘Özelleştirme Fonu Hesabı’nda toplandığını belirten Bakan Unakıtan, Fon gelirlerinin iş kaybı tazminatı, nakle tabi personel ve yüzde 30 emekli ikramiyesi gibi istihdam ödemelerinde kullanıldığını, bunun yanı sıra özelleştirme programındaki kuruluşların finansman ihtiyaçları, borç ödemeleri ve hizmet alımları gibi giderler için de kullanıldığını kaydetti. Bakan Unakıtan, 2002-2007 yılları arasında Özelleştirme Fonu’nun 2,4 milyar dolarlık kısmının anapara ve faiz olmak üzere borç ödeelerinde kullanıldığını da bildirdi.

/ ANKARA

05.03.2008


 

Enflasyon mağdur ediyor

Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Aksu “yılın ilk altı ayı için memur maaşlarına yapılan zammın Şubat ayı itibariyle resmî enflasyon rakamları karşısında bile eridiğini'' söyledi.

Memur konfederasyonları, ‘’memur maaşlarına yılın ilk 6 ayı için yapılan zammın Şubat ayı itibariyle enflasyonun gerisinde kaldığını’’ belirterek, bu konuda tedbir alınmasını talep ettiler. KESK Genel Başkanı İsmail Hakkı Tombul, ‘’Resmi enflasyonla hayatın içindeki enflasyonun farklı olduğunu hep söyledik. Şimdi resmi enflasyon rakamıyla hükümetin beklentileri de birbirini tutmaz oldu. Bu emekçilerin daha da yoksullaşmasına sebep oluyor. Bundan sonraki süreçte bu tabloya karşı sesimizi yükselteceğiz’’ dedi.

Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Aksu da ‘’yılın ilk 6 ayı için memur maaşlarına yapılan zammın Şubat ayı itibariyle resmi enflasyon rakamları karşısında bile eridiğini’’ söyledi. Memur maaşlarına yapılan zammın sadece kira ve yakıtta gerçekleşen fiyat artışlarının bile çok ‘’uzağında kaldığı’’ görüşünü dile getiren Aksu, ‘’Enflasyonun artısının memurlara yansıtılmasını talep ediyoruz. Temmuz ayı beklenmeden enflasyon farklı memurlara ödenmeye başlanmalıdır’’ dedi.

’ENFLASYON KARŞISINDA

KORUMA SAĞLANMALI’’

Türkiye Kamu-Sen Genel Sekreteri Fahrettin Yokuş, ‘’hükümetin enflasyon hedefinin geçen 2 yılda şaştığını, bu yıl da benzer bir durumun yaşanacağının ortaya çıktığını’’ savundu. Hedef enflasyona göre yapılan maaş artışlarının ikinci, üçüncü ayda eridiğini ifade eden Yokuş, ‘’Tutmayan enflasyon hedefleri memurları mağdur etmeye devam ediyor. Böyle bir yöntemle memurun, dar gelirlinin ezilmemesi mümkün değil. Bu uygulamadan vazgeçilerek ‘enflasyon refah payı’ uygulaması hayata geçirilmeli. En azından büyümeden memurlara da pay verilerek enflasyon karşısında bir koruma sağlanmalı’’ diye konuştu.

EMEKLİLERDEN İYİLEŞTİRME TALEBİ

Türkiye İşçi Emeklileri Derneği (TİED) Genel Başkanı Kazım Ergün, emekli aylıklarına yapılan 6 aylık zammın enflasyon karşısında 2 ayda ‘’eridiğini’’ ifade ederek, iyileştirme talebinde bulundu. Enflasyon rakamının emekli aylıklarına yapılan zammı geride bırakması nedeniyle aylıklarda iyileştirme ihtiyacı doğduğunu belirten Ergün, ‘’Yılın ikinci ayında enflasyonun altında kalan aylıklarımıza ek bir iyileştirme yapılması gerektiği son derece açıktır. Aksi takdirde enflasyon canavarı bütün emekli, dul ve yetimleri daha 4 ay boyunca inletmeye devam edecektir ki, bunu ne bizler ne de hükümet arzulamayacaktır. Çünkü bunun adı olsa olsa sosyal yıkım olur’’ dedi.

/ ANKARA

05.03.2008


 

Enerji ve gıdada risk sürüyor

Merkez Bankası, önümüzdeki dönemde temel enflasyon göstergelerindeki düşüşün devam etmesinin, ancak enerji ve gıda fiyatlarından kaynaklanan iki yönlü risklerin sürmesinin beklendiğini bildirdi.

Enflasyon iki ayda yıllık hedefin yarısına ulaşırken, Merkez Bankası iyimserliğini koruyor. Merkez Bankası, önümüzdeki dönemde temel enflasyon göstergelerindeki düşüşün devam etmesinin, ancak enerji ve gıda fiyatlarından kaynaklanan iki yönlü risklerin sürmesinin beklendiğini açıkladı. Merkez Bankası Şubat ayı fiyat gelişmeleri değerlendirmesinde, gıda fiyatlarındaki yüksek oranlı artışın Şubat ayında enflasyona yaklaşık 1.4 puanlık katkı yaptığını belirterek, “Para Politikası Kurulu Özeti’nde dikkat çekildiği gibi, bu gelişme yıllık enflasyonun yükselmesine neden olmuştur. Gıda, enerji ve tütün kalemleri dışlanarak hesaplanan enflasyon göstergesi yüzde 4 seviyesine yaklaşmaya devam etmiştir” dedi.

Açıklamada, kiradaki olumlu seyrin sürmesine karşın, yemek ve ulaştırma hizmetleri fiyatlarındaki artışların hizmet grubu enflasyonundaki iyileşmeyi sınırladığı kaydedildi.

/ ANKARA

05.03.2008


 

Elektriğe cepten 1,3 milyar YTL ödedik

Elektrikte, vatandaşın cebinden 2007 yılında 1,3 milyar YTL fazla para çıktığı belirlendi.

Elektrikte arz güvenliğini sağlamakta zorlanan Enerji Bakanlığı, özel sektör elektriğini teklif edilen en yüksek fiyattan aldığı, satın aldığı elektriği devreden çıkarırken de ayrıca para ödediği için elektriğin birim maliyetinde yüzde 170’i aşan artış yaşandı.

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), Dengeleme Uzlaştırma Yönetmeliği (DUY) ile elektrik piyasasında oluşan maliyetleri hesapladı. EMO raporuna göre, devletin daha önce 7,04 YKr olan elektrik satış fiyatı bu sistemle 19,1 YKr’ye çıktı. Özel sektörden azami fiyatla yapılan alımın 2007 için toplam maliyeti 3,1 milyar YTL, önceki sisteme göre fazla ödeme miktarı da 1,3 mKısa süre içinde elektrikte net arz açığı yaşanması beklenen Türkiye’de, fazladan ödenen 1,3 milyar YTL ile 900 MW’lık hidroelektrik veya kömür, 1800 MW’lık doğal gaz santralı kurulabilirdi.

/ ANKARA

05.03.2008


 

Otomatik tarife Temmuz’a kaldı

Hükümetin elektriğe yaptığı yüzde 20’lik zammın ardından beklenen otomatik fiyatlandırma kararı nihayet çıktı.

Enerji KİT’lerinin yeniden yapılandırılması çerçevesinde IMF ile de anlaşılan uygulama için hazırlanan taslak, Yüksek Planlama Kurulu’nda değişikliğe uğradı. Buna göre Ocak ayından itibaren geçerli olması öngörülen otomatik fiyatlandırma, 1 Temmuz 2008 tarihine alındı. Elektrik ve doğalgaz zamlarının enflasyona etki etmesi sebebiyle bunun kısa vadede tekrarlanmaması için erteleme kararının alındığı belirtiliyor. Elektrik, doğalgaz ve kömür KİT’leri, Temmuz ayını izleyen dönemlerde uygulayacakları yeni tarifelerini döviz kuru, petrol fiyatı ve enflasyona göre belirleyecek. Arz açığı oluştuğunda özel sektörden alınan elektriğin maliyeti de faturalara yansıtılacak.

/ ANKARA

05.03.2008


 

‘Kıdem tazminatı fonu’ işçileri ikiye böldü

Kıdem tazminatları için fon oluşturulması kararı işçi sendikalarını ikiye böldü. Türk-İş, ‘’Mevcut düzenleme değişirse genel greve gideriz’’ diyor. Hak-İş ise fonun özel sektörde çalışanlar için olumlu bir adım olacağı görüşünde.

Hükümet, işsizlik sigortası fonu gibi kıdem tazminatı fonu oluşturmak istiyor. Fonda para işverenden yapılacak kesintilerle birikecek. İşverenin iflas etmesi durumunda dahi çalışan kıdem tazminatı alabilecek. Çünkü biriken para işverenin değil, fonun kontrolünde olacak. Türk-İş Başkanı Mustafa Kumlu, “Genel Kurul kararımız ne diyor: Kıdem tazminatına dokunulması genel grevi gerektirir. Kararını aldık, biz ona göre hareket ederiz” dedi. Hak-İş ise fonun işçiler için avantaj olacağı görüşünde. Ancak Hak-İş Başkanı Salim Uslu’ya göre fonun nasıl yönetileceği önemli. Uslu, “Bence bağımsız bir fon yönetimi özellikle işçi örgütlerinin yönetime katıldığı bir yönetim başarılı olabilir. Devletin insiyatifinden çıkmış bir fon yönetimi başarıyla bunu işletebilir” diye konuştu. Kıdem tazminatını da içeren istihdam paketinin bu hafta Başbakanlığa sunulması bekleniyor.

Kıdem tazminatı yük oluşturmuyor

Türk-İş Araştırma Müdür Yardımcısı Enis Bağdadioğlu, işveren kaynakları temel alınarak yapılan hesaplamanın, kıdem tazminatının işletmeler üzerinde abartıldığı ölçüde bir yük oluşturmadığını ortaya koyduğunu savunarak, ‘’İşverenlerin verilerine göre, 2006 yılı itibariyle iş gücü maliyetinin sadece yüzde 4,9’unu kıdem tazminatı ödemesi oluşturmaktadır. Kıdem tazminatının satış hasılatı içindeki payı ise binde 3 civarındadır’’ dedi.

/ ANKARA

05.03.2008


 

Kamu alacaklarında uzlaşmada son gün 31 Mart

Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsilinden faydalanmak isteyen mükelleflerin, 31 Mart 2008 tarihi mesai bitimine kadar uzlaşma talep etmeleri gerekecek.

Maliye Bakanlığı'nın konuyla ilgili Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğine göre, uzlaşma sonucu tahakkuk eden vergi, resim, harçlar, fon payları ile bunlara bağlı vergi cezalarının ve yapılan uzlaşma tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizlerinin, ilk taksit uzlaşma tutanağının düzenlendiği tarihi izleyen aydan başlaması ve 18 ayda, 18 eşit taksitte ödenmesi imkanından faydalanabilecek.

/ ANKARA

05.03.2008


 

Terziler giysi daraltarak geçiniyor

Terzilerin, son yıllarda artık giysileri daraltarak geçimlerini sağlamaya çalıştıkları belirtildi.

Türkiye Terziler, Konfeksiyoncular ve Giyim Sanatkarları Federasyonu Başkanı Sinan Turhan, hazır giyimin yaygınlaşmaya başlamasıyla elbise diktirenlerin sayısının da azaldığını bildirdi. Elbise diktirenlerin sayısının azalması nedeniyle üyelerinin iş yerlerini ardı ardına kapatmaya başladığını anlatan Turhan, son 4 yılda faaliyet gösteren terzi sayısının 150 binden 100 bine kadar düştüğünü vurguladı.

İş olmaması sebebiyle gelen yırtık, sökük ve daraltmalar ile uğraştıklarını anlatan Turhan, ‘’Artık, terzilerde yeni giysi dikilmiyor. Müşterilerimiz kemer sıktığı için daha çok daraltma tadilatı yapıyoruz. Gelen 4 müşteriden 3’ü pantolon veya ceketlerinin daraltılmasını istiyor. Dolayısıyla da müşterinin geliri bize de aynı şekilde yansıyor’’ diye konuştu.

/ ADANA

05.03.2008


 

LPG’li araç satışına yasak

Ankara Ticaret Odası (ATO), şehir içinde, onlarca insanın yaşadığı binaların altında bulunan oto galerilerinde tehlike oluşturan LPG’li araç satışına yasaklama getirdi.

ATO’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, ATO Meclisi, Likit Petrol Gaz (LPG) dönüşümü yapılmış araçların, oto galerilerinin içinde, kapalı mekanlarda sergilenmesi ve satışına yasak getirdi. ATO meclisinin, LPG’li araç satışının yasaklanmasına ilişkin ‘’Riayeti Mecburi Meslekî Kararı’’ Şubat ayı toplantısında alındı.

ATO açıklamasına göre, Ankara’da her iki araçtan biri LPG’li. Türkiye’de bulunan 12.5 milyon LPG’li araçtan sadece 1 milyon 543 bini ruhsata işlenmiş.

/ ANKARA

05.03.2008


 

Yargıdan Petkim özelleştirmesine vize

Danıştay 13. Dairesi Petkim’in özelleştirilmesine onay verdi.

Danıştay 13. Dairesi, Petrol-İş Sendikası’nın Petkim’in yüzde 51’lik kamu hissesinin özelleştirilmesine, satışın blok satış yoluyla gerçekleştirilmesine ilişkin 8 Şubat 2007 tarihli Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) kararının iptal istemiyle açtığı dâvâyı esastan sonuçlandırdı. Daire, kurul kararının ilgili kanunda yer alan kriterlere uygun olduğunu belirtti. İşlemde hukuka aykırı bir durum olmadığının ifade edildiği kararda, dâvâ, yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle reddedildi.

/ ANKARA

05.03.2008


 

Tekel için iptal dâvâsı

Tek-Gıda İş ve Tütün Eksperleri Derneği’nin Tekel Sigara’nın özelleştirilmesinin iptali için Danıştay’da açtığı davada, ihalede üretim şartı konulmadığı için özelleştirme sonrasında üretimin durdurulması veya ithalata dayalı üretimin seçilmesi riski olduğu belirtildi.

Kamu yararının uzantısı olarak Tekel’in yerli üretici için öneminin altı çizilen dava başvurusunda, üreticilerin yüzde 67’sinin ürünlerinin Tekel tarafından alındığı kaydedildi. Tek-Gıda İş Sendikası ve Tütün Eksperleri Derneği’nin Danıştay 13. Dairesi’nde 3 Mart’ta açtığı davanın dilekçesinde satışı onaylayan İhale Komisyonu kararının iptali istendi.

/ ANKARA

05.03.2008


 

KİT’lerin görev zararı katlandı

Seçim yılı olan ve kuraklığın damgasını vurduğu 2007 yılında KİT sisteminin büyük bölümü TMO’dan kaynaklanan görev zararları rekor düzeyde büyüdü.

Hazine Müsteşarlığı’nın açıkladığı verilere göre KİT’lerin “kesinleşen” görev zararları 2007 yılında önceki yıla göre yüzde 321 büyüyerek 1 milyar 616.2 milyon YTL’ye ulaştı. Ancak önceki yıldan lehte devir nedeniyle 2007 yılına 144.2 milyon YTL fazla ile giren KİT’lerin “toplam görev zararı” 1 milyar 472 milyon YTL ile 2006’dakinin yüzde 159.6 üzerinde gerçekleşti. 2007 yılı içinde KİT’lere toplam 710.5 milyon YTL’lik ödeme yapıldı. Bunun sonucunda KİT’ler 2008 yılına 761.5 milyon YTL tutarında görev zararı devretti. Geçen yıl KİT sistemindeki görev zararlarının büyük bölümü hububat alım ve ithalatına yetkilendirilen TMO’dan kaynaklandı. TMO’nun geçen yıl 1 milyar 112.9 milyon YTL tutarında görev zararı kesinleşti. Önceki yıldan pozitif devir sonrası toplam görev zararı 896.9 milyon YTL olan TMO, kendisine yapılan 152 milyon YTL’lik ödeme sonrasında bu yıla 745 milyon YTL zarar devretti.

Kesinleşen görev zararı tutarında TMO’yu 254.1 milyon YTL ile TCDD, 241.2 milyon YTL ile Türkiye Kömür İdaresi (TKİ), 15.6 milyon YTL ile DHMİ, yaklaşık 3 milyon YTL ile TTK izledi. Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.’nin önceki yıldan devreden 101 milyon YTL’lik görev zararı dışında geçen yıl yeni görev zararı oluşmadı.

/ ANKARA

05.03.2008


 

TÜSİAD'dan Türkiye'nin tanıtımı raporu

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), ‘’Avrupa Birliği Üyeliği Yolunda Türkiye’nin Tanıtımı: TÜSİAD Örneği’’ başlıklı raporu bugün İstanbul’da kamuoyuna açıklayacak.

TÜSİAD Yurtdışı İletişim Komisyonunun 2005-2007 yılları arasında yürüttüğü tanıtım çalışmalarının incelenmesi ve sonucunda belirlenen bulguların, uzun vadeli bir yurt dışı iletişim stratejisinin geliştirilmesine temel oluşturması amacıyla hazırlanan raporun tanıtımı dolayısıyla düzenlenecek toplantının açılış konuşmasını, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın yapması bekleniyor.

/ İSTANBUL

05.03.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler


 Son Dakika Haberleri