Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 15 Mart 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Kariyer

Hafıza sıfırlama

Bugünlerde çok dertliyim. Zira bilgisayarım çöktü ve bilgisayarıma kayıtlı bütün bilgilerim silindi; yani sıfırlandı. Böylece hafıza kaybetmenin ve bir milletin hafızasını sıfırlamanın dehşetli boyutlarını da eskilerin tabiriyle hakkal yakîn bir şekilde yaşamış oldum. Neyse ki, bazı önemli dosyalarımı yedeklemiştim de onları kurtarabildim. Ancak yine de bazı dosyalarımı kaybettim.

Sıfırlama veya var olan değerleri kaybetme sendromu meğer ne kadar zormuş. İnsan, mevcut olan birçok değerlerinin farkında değil. Ancak benim başıma gelen hadise gibi bir hadise ile karşı karşıya kalınınca; yani var olan bazı paha biçilmez değerleri kaybedince olayın vahim boyutlarını anlıyoruz; ama iş işten geçiyor. Aslında bizler, paha biçilmez mücevherat ile dolu olan büyük bir hazinenin üzerinde oturuyoruz; ancak farkında bile değiliz. Örneğin beynimizi ele alalım. Beyin vücudumuzun kumanda merkezidir. Vücudun tüm faaliyetleri beyinden kontrol edilir. Beyin iflas edince, geriye ne kalır ki? Bazı trafik kazası geçirenler için “Beyin ölümü gerçekleşti,” tabiri kullanılıyor ya. İşte, beyin dumura uğrayınca vücudun diğer azalarının hiçbir kıymeti kalmamaktadır. Hele, akıl nimeti öyle bir nimettir ki, akılsız Cennetin bile değeri anlaşılamaz. Zira her şeyi tartıp, değerini takdir eden akıl nimetidir. Ya hafıza? Geçmişle ilgili tüm bildiklerinizin birden bire sıfıra düştüğünü düşünün bir kere. Ne aile kavramı, ne bilgi birikimi, ne suretlerin sizde oluşturduğu çağrışımlar kalıyor. Kocaman bir boşluk içinde hissediyorsunuz kendinizi. Bir şeyleri hatırlamak istiyorsunuz; ama bir türlü çıkaramıyorsunuz. Kendi öz evlâdınızı bile anlamsız gözlerle süzüyorsunuz. Ne kadar korkunç bir durum, değil mi?

Böyle bir durumu yaşayan bir öğretim elemanı arkadaş vardı. Sonradan öğrendiğim kadarıyla araba sürme korkusu olduğundan, bu arkadaşımız araba almıyormuş; onun yerine dolmuşla gidip geliyormuş. Her zaman da dolmuşun ön tarafında otururmuş. Bir gün dolmuş çok süratli giderken, şoför direksiyon hâkimiyetini kaybetmiş ve yol kenarındaki direğe çarpmış. Bizim arkadaş da ön tarafta oturduğundan ön camdan fırlamış ve kafası üzerine asfalta düşmüş. Hastaneye ziyarete gittiğimizde hafızasını kaybetmiş ve bizi anlamsız gözlerle süzüyordu. Onun o halini bir türlü unutamıyorum. Düşünebiliyor musunuz, bu arkadaşımız üniversitede öğrencilere ders veren bir öğretim elemanı iken, artık ders bile alamaz duruma düşmüştü. Unutmayalım ki, hepimiz potansiyel olarak böyle bir duruma düşebiliriz. O halde, şu andaki vaziyetimize ne kadar şükretsek, azdır. Şükredelim ki, Rabbibiz mevcut nimetleri elimizden almasın. Ülfet perdesi, elimizdeki nimetleri gölgelemesin. Onların değerlerini bilmemizi engellemesin.

Hafıza sıfırlamanın ve geçmişini tamamen unutma durumunun, bir insanın başına gelebilecek en vahim durumlardan biri olduğunu bilgisayarımın çökmesinden sonra anladım. Gerçi, bu hadiseden sonra bir adet “flaş bellek” aldım. Ne kadar da güzel bir şeymiş meğer bu cihaz. Ama ev soyulduktan sonra, kapıyı kilitlesen ne kilitlemesen ne? Olsun, yine da bu olay, tedbirli olmanın ne kadar önemli olduğunu da bana bütün şiddetiyle ihtar etti. Hani, derler ya “Bir musibet, bin nasihatten daha hayırlıdır,” diye. İşte, o hesap, benim başıma gelen bu musibet de bilgileri yedeklemenin ne kadar önemli olduğunu öğretmiş oldu. Yoksa aynı minval üzere devam edecektik. Her şeyde bir hayır vardır. İnşallah bu olayın sonu da hayırla biter. Belki de bir sürü lüzumsuz bilgilerimin de böylece silinmesine vesile oldu.

Bu da bizim züğürt tesellimiz olsun.

Dr. Kenan ÖREN

15.03.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Başlıklar

  Oysa içimde ne hastalık varmış!

  Hafıza sıfırlama

  Alışkanlık potansiyeli ve zekâ

  ÖZEL DERSANELERDEKİ TANITIM SEMİNERLERİ TAMAMLANDI


 Son Dakika Haberleri