03 Kasım 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Dizi Yazı

ABDULLAH ERAÇIKBAŞ

Nil-i Mübarek Mısır’a hayat katıyor

Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin 20. asrın başlarında âlem-i İslâmın zeki bir mahdumu olarak nitelediği Mısır, Arap dünyasının lider ülkelerinden biri.

Ortadoğu’nun temel taşlarından olan Mısır, dünya siyasetinde de önemli figürler ortaya çıkarıyor. Yönetimleri ve uygulamaları ile Türkiye ile önemli benzerlikler taşıyan Mısır, sosyal alanda bizden biraz daha geri gözüküyor. 23 milyonluk nüfusa sahip başkent Kahire'de tam bir kargaşa ve düzensizlik hakim. İstanbul trafiğinden bunalanlar Kahire trafiğini görseler, herhalde hallerine şükrederler. Trafik işaretlerinin bulunmadığı şehirde yollar kapanın elinde kalıyor. Nüfusu İstanbul’un iki katı olan şehrin kurulduğu alan ise onun üçte biri bir yüzölçüme sahip. Şehir merkezinde yeni yapılara fazla rastlanmıyor. Mevcut binalar da üstlerine sinen kirli havanın etkisiyle tarih öncesi bir görüntü veriyor.

İşte Kahire’de kaldığımız dört günün kısa hikâyesi:

Uluslararası İş Forumu toplantılarının 13.'sü Mısır’ın başşehri Kahire’de gerçekleştirildi. 12-16 Ekim tarihleri arasında tertiplenen toplantıya Müstakil İş Adamları Derneğinin (MÜSİAD) davetlisi olarak katıldık. Gezimiz sırasında Kahire’nin tarihî ve turistik yerlerini gezip görme fırsatı da bulduk.

Mısır, dört bin beş yüz yıllık bir medeniyet tarihine sahip olan ülke. Mısır ve Kahire denildiğinde akla iki sembol geliyor. İlki firavun mezarları olan piramitler, diğeri ise Nil Nehri. Piramitler dünya çapında tanınsa da, 7 harika arasında zikredilseler de, yapıldığı zamanın şartlarına göre ileri medeniyet göstergeleri taşısa da, turistik bakımdan en çok ilgiyi görse de, bana göre Nil Nehri Mısır’ın asıl zenginlik kaynağı.

Mısır’a gelinir de Nil’de bir yat ya da motor gezisi yapılmadan dönülürse gezi eksik kalır. Biz de çoğunluğunu basın mensuplarının oluşturduğu bir grup için düzenlenen nehir gezisine katıldık. Bir ikindi sonrası başlayıp akşam güneş batımına kadar süren gezide, Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, bakanlık yetkilileri, Kahire Büyükelçisi de yer almıştı. Basın mensuplarının sorularına muhatap olan Bakan Çağlayan, önce “Resmiyetten uzak bir gezi olsun, herkes oldukça yorucu geçen bir günün yorgunluğunu çıkarsın” dedi ise de, ilerleyen saatlerde kendini iç ve dış siyasetin içinde buldu.

Gün batımını Nil’de seyretmek ayrı bir heyecan, ürperme ve farklı bir titreyiş katıyor insana. Belki ilk defa böyle bir manzaraya şahit olduğumuz için bize öyle gelmiştir. Beraber yolculuk yaptığımız basın mensuplarından biri, yat gezisine çıkmadan önce gayr-i ihtiyari ağzımdan çıkan “Nil-i mübarek” ifadesinden etkilenmiş olmalı ki, günbatımı manzarasını seyrederken, hayretler içinde bir kaç kez tekrar etti. “Muazzam bir ifade bu” diyerek de birlikte olduğumuz birkaç kişiyle daha bunu paylaştı. Ben de, kolaymış gibi gözüken, ama derin mânâlar anlatan ve edebî sanatlardan sehl-i mümteni sınıfına giren bu sözün önce sahibini açıkladım. Şaşırdılar...

Bediüzzaman Said Nursî’ye ait bu orijinal ifade herkesi büyülemişti. Sonra da çölü cennete çeviren ve Mısır’a hayat katan bu nehrin çölün ortasından coşkun olarak daima akması ve bir dağın eteğindeki küçük bir mağaradan çıkıyor olmasının bir rahmet eseri olduğunu Risale-i Nur’daki ifadeleri ile anlattım. Suları toplanıp buz olsa çıktığı dağdan büyük olacağı kesin olan bu nehrin Cennetten gönderildiğine işaretler bulunduğunu söyledim. Beni dinleyenler bu ifadeler karşısında Nil’in mübarek sıfatını her haliyle hak ettiğini tasdik ettiler. Heyetimizde yer alan Makedonya Devlet Bakanı Hadi Neziri’ye daha sonra bu ifadeler aktarıldığında o da hayretini gizleyememiş.

Nil Nehri sohbetini, birlikte olduğumuz basın mensuplarından biri Necip Fazıl’a ait Sakarya şiirinden okuduğu şu mısralarla tamamladı:

Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;

Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?

MEDRESETÜZZEHRA EL EZHER’İN KIZKARDEŞİ

El Ezher Üniversitesi de Mısır’ın dünyaca tanınan sembol yapılarından biri. Dinî ilimlerle sosyal ilimlerin bir arada okutulduğu üniversite yönetimi tarafından yayınlanan güncel fetvalar özellikle İslâm dünyasında makes buluyor, bazıları tartışmalara konu oluyor.

Bediüzzaman Said Nursî'nin El Ezher’in kız kardeşi olarak tarif ettiği Medresetüzzehra isimli üniversite ise, başlı başına bir model teşkil eder. Şark vilâyetlerinde kurmak istediği, din ilimleri ile fen ilimlerinin birarada okutulmasını istediği bu üniversite sayesinde Bediüzzaman toplumu gerileten hastalıklardan biri olarak teşhis ettiği cehaletin önüne geçmek istemiştir. Din ile fennin ayrılmasının tehlikelerine de işaret eden, Bediüzzaman tek kanatlı kuşun uçmayacağını belirterek bu durumda birinden taassubun, diğerinden ise dinsizliğin doğacağına dikkat çekmiştir.

BİN YILDIR EĞİTİM VERİYOR

El Ezher Üniversitesi, Fatımî Hanedanlığı tarafından 970 tarihinde Kahire’de kurulmuş. Temel eğitim ve öğretimleri Arapça, İslâm Hukuku ve Din Bilimi üzerinedir. İlerleyen yıllarda üniversite müfredatına eklenen felsefî ve tıbbî çalışmalar ise daha sonra müfredattan çıkartılmış. 19.yy’da sosyal bilimler ile desteklenen felsefî çalışmalar tekrardan müfredata eklenmiş. Ayrıca bayanlar da ilk defa 1962 tarihinde üniversiteye kabul edilmişler.

Halen 500.000 civarında öğrencinin öğrenim gördüğü El Ezher bugün Sünnî İslâm inancının öğretildiği önemli bir merkez.

Dünyanın en eski üniversitesi olan El Ezher, hâlen Şeyh Muhammed Tantavi’nin başkanlığındaki Yüksek Konsey tarafından yönetiliyor. Bu konseyden çıkan fetvalar, tüm Arap ve İslâm dünyasında geçerlilik kazanıyor.

İslâm dünyasının önemli otoritesi olan El-Ezher bu bağlamda Ortadoğu coğrafyasında özellikle dinî eğitimde en çok ismi anılan üniversite olma özelliğini devam ettirmektedir. Dünyanın çeşitli yerlerinden öğrenci kabul ederek İslâmî araştırmalar ve ilimler merkezi haline gelmiştir.

TANTAVİ’DEN PEÇE YASAĞI YALANLAMASI

El Ezher Şeyhi olarak bilinen Muhammed Seyyid Tantavi, Mısır’ın önde gelen dinî otoritelerinden biri. Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in de güvendiği isimlerden.

Uluslararası İş Forumunun açılışına katılıp bir konuşma yapan Tantavi, İslâm kardeşliğine vurgu yaptı. Müslümanları sahip oldukları değerleri paylaşmaya ve yardımlaşmaya çağıran Tantavi, ticaretin de buna vesile olmasını diledi.

Forum esnasında görüşme fırsatı bulduğumuz Tantavi’ye o sıralarda gündemde olan “El Ezher’deki peçe yasağı”nı sorduk. Yasağı yalanlayan Tantavi konunun dünya ajanslarında çarpıtılarak yayınlandığını söyledi. İlâhiyat Fakültesinin bayanlar bölümünün ayrı öğrenim gördüğünü ve hocalarının tamamen bayanlardan müteşekkil olduğunu belirten Tantavi, böyle bir yerde peçe takılmasına gerek olmadığının belirtildiğini söyledi. Olayın peçe yasağı olarak yansıması Tantavi’yi üzmüştü.

KÜÇÜK MAĞARADAN ÇIKAN DÜNYANIN EN UZUN NEHRİ

Nıl Nehri, dünyanın en uzun nehridir (uzunluğu 6.650 km). Havzası Afrika kıtasının onda birini kaplar. Güneyden kuzeye doğru akar ve üç ana kolu vardır. Beyaz Nil Nehri, Mavi Nil Nehri ve Atbera Nehri. Nehrin en uzaktaki kaynağı Burundi’deki Doğu Afrika Göller Bölgesi’ndeki Kagere Nehri olarak doğar ve Tanzanya, Ruanda ve Uganda sınırlarını oluşturarak Victoria Gölü’ne katılır. Asıl Nil nehri bu gölden Victoria Nili olarak çıkar. Kyoga ve Albert Göllerinden geçtikten sonra Albert Nili olarak yoluna devam eder. Nimule’de Sudan’a giren nehrin ana kolu, Melekal yakınında Bahrü’l Gazal ve Sobat Nehirleriyle birleştikleri yere kadar Bahrü’l Cebel, Mavi Nil Nehri ile birleştiği yere kadar da Beyaz Nil Nehri olarak anılır. Mavi Nil Etiyopya’nın orta kesiminde doğar ve Beyaz Nil’e Hartum yakınlarında doğu kıyısından katılır. Mısır’daki taşkınlara yol açan suyu va bereketli çamuru Mavi Nil getirir. Asıl Nil son büyük kolu olan Atbera nehrini Hartum’un kuzeydoğusunda ve doğu kıyısından alır. Daha sonra kuzeybatıya doğru geniş bir S çizer. Bu arada üç çağlayanı aşarak “Nasır Gölüne” katılır. Bu gölü oluşturan Assuan Barajı’nın aşağısında Mısır içlerinde kuzeye doğru akar ve Kahire yakınlarında “Nll Deltası”nı oluşturur ve İskenderiye İle Dimyat’tan Akdeniz’e dökülür. Denize dökülen yer olan ağız kısmı yaklaşık olarak 300 km uzunluğundadır. Mısır’da Nil Nehri’nin sulama amacıyla kullanılması çok eski bir geçmişe dayanır. 19. yüzyılda baraj ve kanalların yapımı İle daha geniş bir alanda ve sürekli sulama imkânı sağlanmıştır. Nil nehri üzerinde bulunan Assuan Barajı hem sulama, hem de elektrik üretiminde Mısır İçin hayatî bir önem taşımaktadır. Nil Nehri tarih boyunca ve günümüzde taşımacılıkta yoğun olarak kullanılmaktadır.

CENNETTEN GELEN NEHİR

Mısır’ın kumistanını bir cennete çeviren Nil-i mübarek, cenup tarafından, Cebel-i Kamer denilen bir dağdan, mütemadiyen küçük bir deniz gibi tükenmeden akıyor. Altı aydaki sarfiyatı dağ şeklinde toplansa ve buzlansa, o dağdan daha büyük olur. Halbuki o dağdan ona ayrılan yer ve mahzen, altı kısımdan bir kısım olmaz. Varidatı ise, o mıntıka-i hârrede pek az gelen ve susamış toprak çabuk yuttuğu için mahzene az giden yağmur, elbette o muvazene-i vâsiayı muhafaza edemediğinden, o Nil-i mübarek âdet-i arziye fevkinde bir gaybî cennetten çıkı-yor diye rivayeti gayet manidar ve güzel bir hakikati ifade ediyor.

Şualar | Yedinci Şuâ | 104

YARIN: İSLÂM ÖNCESİ DÖNEM ÖNE

ÇIKARTILIYOR

abdullah@yeniasya.com.tr

ABDULLAH ERAÇIKBAŞ

03.11.2009

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Dizi Yazı

  (02.11.2009) - Bediüzzaman, birlik için çalıştı

  (01.11.2009) - Osmanlı’da farklı bölgelerde farklı uygulamalar olmuştur

  (30.10.2009) - ‘HABER TÜRK’ PROGRAMINDAKİ ÇARPITMALAR VE ÇELİŞKİLERE CEVAP - 7

  (29.10.2009) - ‘HABER TÜRK’ PROGRAMINDAKİ ÇARPITMALAR VE ÇELİŞKİLERE CEVAP - 6

  (28.10.2009) - ‘HABER TÜRK’ PROGRAMINDAKİ ÇARPITMALAR VE ÇELİŞKİLERE CEVAP-5

  (27.10.2009) - ‘HABER TÜRK’ PROGRAMINDAKİ ÇARPITMALAR VE ÇELİŞKİLERE CEVAP-4

  (26.10.2009) - ‘HABER TÜRK’ PROGRAMINDAKİ ÇARPITMALAR VE ÇELİŞKİLERE CEVAP-3 - CEVHER İLHAN

  (25.10.2009) - ‘HABER TÜRK’ PROGRAMINDAKİ ÇARPITMALAR VE ÇELİŞKİLERE CEVAP-2

  (24.10.2009) - Memlekete 6 ay sonra kavuştuk

  (23.10.2009) - Çin dünyanın süper gücü olabilir

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular’ın STV Haber’deki programını izlemek için tıklayın.
Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.