Lüleburgaz’dan Mehmet Girgin: “Celcelûtiye hakkında bilgi verir misiniz? Celcelûtiye nedir? Nasıl bir eserdir? Nasıl okunmalıdır”
Risale-i Nur’da Celcelûtiye
Üstad Bediüzzaman hazretlerinin, “İsm-i Azam veya İsm-i Azamın altı nuru” unvanıyla Otuzuncu Lem’a’da açıkladığı ve Hazret-i Ali (ra) için birer İsm-i Azam olduğunu beyan buyurduğu Ferd, Hayy, Kayyûm, Hakem, Adl ve Kuddûs isimlerinin Celcelûtiye’de geçen İsm-i A’zam’dan olduğunu On Sekizinci Lem’anın satır aralarından çıkarabiliyoruz.1
Celcelûtiye’nin cifir ilmiyle haber verdiği birçok gizli işaretin Risale-i Nur’da ortaya çıkmış olması, manası olan Bedî isminin Risale-i Nur müellifinin ismiyle bağdaşması, Risale-i Nur’un Hakîm, Rahîm ve Nur isimleriyle birlikte Bedî ismine de mazhar olması,2 birçok beytinin açıktan Risale-i Nur’dan bahsetmesi ve Risale-i Nur’u haber vermesi, vahiy kaynaklı Celcelûtiye’nin mana ve müjdelerinin, asrımızda Risale-i Nur’da tecelli ettiğini gösteriyor.
Bediüzzaman Hz. Ali ile Mana Âleminde Görüştü
Risale-i Nur Müellifi Bediüzzaman Hazretleri, Yirmi Sekizinci Lem’a’da Hazret-i Ali (ra) ile mana âleminde yaptığı bir konuşmadan bahsediyor. Hazret-i Ali’ye (ra):
“Ercûze’nde benden bahisle “Kendini muhafaza et.” Demişsin. Hem tam vaktinde emrinizi gördük. Fakat maatteessüf, kendimizi muhafaza edemedik. Bu belâya düştük. Şahsımdan binler defa daha ehemmiyetli olan Risale-i Nur’dan bahis ve işaretin yok mu?” diye soruyor.
Hazret-i Ali radıyallahu anh da şöyle cevap veriyor: “Yalnız işaret değil; belki Celcelûtiye’mde tasrih ediyorum. (Açıkça bahsediyorum.)”
Celcelûtiye’nin Bir Haberi
Üstad Hazretleri bu soru-cevaptan sonra, Hazret-i Ali’nin kasidelerinden en meşhuru ve en esrarlısı olan Celcelûtiye kasidesinde;
“Tükâdü Siracü’n-Nûri sirran beyaneten
“Tükâdü Sirac’üs-Sürci sirran tenevveret”
Yani: “Sirâcü’n-Nûr (Risale-i Nur) gizli olarak yakılır ve aydınlatır!
Kandiller kandili gizli olarak tutuşturulur. O da her tarafı aydınlatır!” fıkrâsını bulduğunu, bu fıkranın açıktan ve ismiyle Risale-i Nur’dan bahsettiğini ve gizli intişar edeceğini haber verdiğini kaydediyor.3
Celcelûtiye Süryanice yazılmış açık ve anlaşılır bir dua nazmıdır. Kimi beyitler peş peşe gelen bir iki beyitle özetlenmiş olarak verilmiş olduğundan, söz konusu beyitlerin müstakil meali verilmemiş gibi gözükse de, genel itibariyle tüm beyitlerin meali de verilmiştir.
Bize okuyup feyiz almak düşüyor.
Celcelûtiyeden Bir Dua
Allah’ım! Hu ism-i şerifin hürmetine, bütün rızkımızda bize bereket ihsan eyle ve güçlük düğümlerini çöz de rahatlayalım.
Ey Gerçek Mabud! Ya Hu! Ve ya Hayre’l-Halıkîn! Ve ey bizim için rızıklar cömertliğinden coşup gelen! Her yönden gelen düşmanı Senin yardımınla defederiz. Sen de isminle onları uzaktan atar ve onları dağıtırsın.
Ey Celal Sahibi! Çöl kelerinin, yanına koşarak gelip şikâyetini arz ettiği Zatın (Hazret-i Muhammed’in) şanı hürmetine onları yüz üstü bırak. Ya İlâhî! Benim ümidim ve seyyidim yalnız Sensin! Âmin.
Dipnotlar:
1- Lem’alar, 193, 198.
2- Lem’alar, s. 326.; Sikke-i Tasdik-i Gaybî, s. 107.
3- Lem’alar, s. 424.