"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mukaddes dâvâ

Yusuf Selim
01 Ekim 2017, Pazar
Dâvâ, bir değil, binler adet başın feda edilebileceği kutsal.. Dâvâ, uğrunda ömürden, hatta ahiretten bile feragat edilebilecek mukaddes duygu... Hayatın gayesi, insanı yücelten ve varım, buradayım demenin ispatı..

Öyle yüce bir haslettir ki dâvâ, içinde taşımış olduğu kıymetten dolayı sahibini, insanı aziz kılar. Üstadın “samimî bir ihlâs şerde dahi olsa neticesiz kalmaz” sözü, bir yerde dâvâsına samimî yapışanların neticelerinin, meyvelerinin hep olacağını salık verir bize. Onun için dâvâsı doğrultusunda hayatını fedâ etmiş niceleri kendilerini ve dâvâlarını ölümsüz hale getirmiştir.

Bir dâvânın kabul görmesi onu dâvâ edenin sadakatiyle doğrudan irtibatlıdır. Zira malûmdur ki müşteri maldan ziyade güvenilir tüccar arar. 

İradî olarak talep edilmeyeceğini bilmeme rağmen bir dâvânın zorluk ve meşakkatsiz güdük kalacağına kâni olmuşumdur hep. Büyük dâvâ adamı Abdullah b. Huzafetü’s Sehmi (ra) Romalılara esir düştüğünde binbir işkenceye maruz bırakılmasına rağmen dâvâsından taviz vermez... Sevgililer Sevgilisi’ne (asm) ihanet etmez... 

Kural budur; dâvâ sıkıntılarla değer kazanır, kanun budur.

Onun içindir ki dâvâ sadâkat ister. Iztırap çekmeden de sadâkat limanına ulaşılamaz. Gandhi’yi Gandhi yapan elbette dâvâsıdır. Zübeyir Gündüzalp’i büyük kılan da... Dâvâlarına da can katan kuşkusuz ıztıraplarıdır. 

Ve o öyle bir ıztıraptır ki “Başımdaki saçlarım adedince başlarım bulunsa ve her gün biri kesilse, zındıkaya ve dalâlete teslim-i silâh edip vatan ve millet ve İslâmiyete hıyanet etmem, hakikat-i Kur’ân’a feda olan bu başımı zâlimlere eğmem!”dedirtir.

İşte bu dâvâ şikâyet kaldırmaz. Zira şikâyet, olsa olsa sadece insanın kendisini yalanlamasıdır. 

Onun içindir ki Efendimiz’in (asm) hayatında dâvâsını şikâyet göremezsiniz. Hele minnet! Bir lâhza dahi misyonunu minnetle bulandırmamıştır.

O kadar mübarek zevat, dâvâlarını tasdik ve ispat edici güçlü bürhanlarıyla gelmiş olmalarına rağmen tenkit edilmiş, hatta müsademeye maruz bırakılmışken, ne demeye şikâyet edilir ki! Ve dâvâ, kişinin sırtında emanet bir metâ değildir ki, zorlanıldığında yere bırakılsın. Zira dâvâsını bir başkasının sırtından götüren önce kendine, ardından da dâvâsı dediği emanetine zarar vermiş olmaz mı? Ve dâvâsı değil midir insanı insaniyetine yükselten!

Unutulmamalıdır ki, Efendimiz’e (asm) dâvâsından vazgeçmesi karşılığı müşrikler tarafından mal, mülk verilmesi, Mekke’nin en zengini konumuna gelmesi, en güzel kadınlarla evlendirilmesi, hatta başlarına hükümdar olması tekliflerine rağbet etmemiş, hepsini reddetmiştir. Bir dâvâ, bir ideoloji sahibi, bu imkânları, öğretilerinin daha etkili hüsn-ü kabûl görmesi adına değerlendirmeyi düşünebilirdi. Ama bunu yapmamış, “Bir elime güneşi, bir elime ay’ı verseniz dâvâmdan vazgeçmem” demiştir. 

Hiçbir ideoloji tavandan gelmez. Tabandan kalp ve akılla birlikte filizlenir. Yoksa akîm kalır, ebediyetlere taşınmaz. Ve hiçbir dâvâ dünyevî çıkarlarla yürütülemez.

Ancak geriye baktığımızda görüyoruz ki; acı, ıztırap, emek ve binbir zahmetle sırtımızda taşıdığımız bu dâvâyı yüce dağların zirvesine ulaştırmak için yola koyulmuştuk.. En zirvelere ulaştık belki de. Ama geriye baktığımızda yapayalnız kalmış olduğumuzu anladık. Dâvâmız da dağın eteklerinde unutulmuştu. 

Dikkat edince anladık ki, taşıdığımız da dâvâmız değil, kendimizmiş meğer.

Ebede uzanan dâvâlarda, ebedleri kucaklayan iklimlerde, elvan elvan renklerde görüşmek, halleşmek, duâlaşmak, aynı dâvâyı solumak temennisiyle…

Okunma Sayısı: 1601
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı