Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 06 Temmuz 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Dizi Yazı

Canan KARAKAŞ

Anadolu’nun manevî pusulaları

Darende’de bu yıl 6’ncısı düzenlenen “Darende Somuncu Baba ve Hulûsî Efendi Kültür Etinlikleri”ne katılmak üzere yola çıkıyoruz. 7 bin yıllık tarihi geçmişi, kültürü ve tabiî güzelliği ile toprağında yatırdığı şehitleri, erenleri ve manevi büyükleriyle tanınmayı bekleyen “Otuz yapraklı gül Şehri” Malatya’nın en büyük ilçesi. Birçok medeniyete beşik olmuş Darende’de 6 yıldır düzenlenen kültür faaliyetleri, şehrin gizli kalmış kültürünü, tarihini, insanını, gelenek-göreneklerini, tabiî güzelliklerini, ve bağrında yatan Somuncu Baba, Abdurrahman Erzincani, Seyyid Hasan Gazi, Seyyid Abdurrahman Gazi ve Osman Hulusi Efendi gibi manevi hazinelerini daha yakından tanıma, görme ve öğrenme imkanını sunuyor. Malatya’ya vardığımızda bizi, güler yüzü ile Hulûsî Efendi Vakfı Basın Tanıtım Sorumlusu Melek Hanım ve bir o kadar ilgili Tarih Öğretmenimiz Murat Bey karşılıyor. Hep birlikte aracımıza biniyor ve ‘Otuz yapraklı gül şehri Darende’ye doğru hareket ediyoruz. Hava oldukça sıcak. Yolumuzun üzerinde bir çeşme olsa da içsek, hiç fena olmaz diye düşünürken, şehre yakın bir yerde umduğumuzu buluyoruz.

KAYISININ ANAVATANINDA

Kayısı diyarı Malatya’nın her köyünde; belki de Anadolu’nun her yerinde böyledir, kaynağı dağlardan gelen su gözelerine ya da çeşmelere rastlamak mümkün. Çeşme kenarında durup buz gibi suyumuzu içiyor, çeşmenin yanına yapılmış mütevazı, derme çatma bir konaklama mekânında bir müddet soluklanıyoruz. İkram edilen halis muhlis Malatya kayısısına, hayır, diyemiyoruz. Aramızda Darendeli olan bir abimiz daha var. Diğer arkadaşlara kayısının faydalarından bahsederken, ekibi çok yememeleri konusunda uyarmadan da edemiyor. Malum kayısı sindirim sistemine oldukça faydalı bir meyve. Yolumuz uzun, biz de yola devam ediyoruz.

TİRYANDAFİL’DEYİZ

Yaklaşık bir buçuk saat süren yolculuğun ardından tarihî İpek Yolunun üzerinde kurulu, birçok medeniyetin beşiği olmuş, koynunda hem büyük insanlar yetiştirmiş, hem de misafir etmiş güzel ilçeye adım attık. Malatya’nın en büyük ilçesi olan Darende’nin 7 bin yıllık köklü tarihi Hititler’e kadar uzanıyor. Topraklarında yetişen güller sebebiyle eski medeniyetlerde adı Tiryandafil, yani “Otuz yapraklı gül” olarak da anılan ilçenin, son adı Darende olmuş. Hulûsî Efendi Vakfı’nın yaptırdığı Tiryandafil Otel’de biraz dinlendikten sonra Somuncu Baba Külliyesi’nin yolunu tuttuk.

DARENDE’NİN MANEVİ YÜZÜ: SOMUNCU BABA

Kabri Darende’de bulunan Somuncu Baba’nın soyu Peygamber Efendimize kadar uzanır. Asıl adı Şeyh Hamid-i Veli olan Somuncu Baba Hazretleri ilk ilim tahsilini babası Şemseddin Musa Kayseri’den alır. Daha sonra Şam, Tebriz ve Erbil’de tahsiline devam eder. Dinî ve dünyevî ilimlerle ilgili icazet alarak, irşad vazifesi için Anadolu’ya döner ve Bursa’ya yerleşir. Bursa’da çilehanesinin yanında yaptırdığı ekmek fırınında somun pişirip, çarşı pazar dolaşarak, “Somunlar Müminler” diye dolaştığı için, adı Somuncu Baba olarak anılmıştır.

Zamanın Padişahı Yıldırım Beyazid Han, Niğbolu Zaferi’ni kazanınca, şükür nişanesi olarak Bursa Ulu Camii’ni yaptırır. Ulu Caminin açılış hutbesini Şeyh Hamid-i Veli Hazretleri okur ve hutbede Fatiha sûresini yedi farklı şekilde yorumlar. Bu olağanüstü hutbeyi dinleyen halk, kendisine büyük bir teveccüh gösterince, şöhretten sakındığı için Bursa’dan ayrılır, Aksaray’a gelir. Aksaray’da Hacı Bayram Veli Hazretlerini yetiştirir ve irşad vazifesi için Ankara’ya gönderir.

Şeyh Hamid-i Veli Hazretlerinin Yusuf Hakiki ve Halil Taybi adında iki oğlu bilinmekte. Yusuf Hakiki, Aksaray’da kalarak burada vefat eder. Diğer oğlu Halil Taybi babası ile birlikte Darende’ye gelmiş, burada vefat etmiştir. Kabri babası Hamid-i Veli Hazretlerinin yanındadır.

Şeyh Hamid-i Veli Hazretleri (Somuncu Baba) milâdî 1412 yılında vefat eder. Kabri ise, kendi zamanında halvethane olarak kullanılan Somuncu Baba Camii’nin içerisindedir. Somuncu Baba’nın soyu Darende’de, oğlu Halil Taybi ile günümüze kadar devam etmektedir. Neslinden büyük devlet adamları, alim ve fazıl zâtlar yetişmiştir. Es-Seyyid Osman Hulûsî Efendi Hazretleri de bu zâtın sotyundandır. Es-Seyyid Osman Hulûsî Efendi’nin kabri de Somuncu Baba Külliye’sindedir.

SOMUNCU BABA VE HULûSî EFENDİ ANILDI

Darende Belediyesi ve Hulûsi Efendi Vakfı tarafından 24 Haziran'da bu yıl 6.’sı düzenlenen “Darende, Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi Vakfı Kültür Etkinlikleri” yurdun dört bir yanından gelen binlerce vatandaşın katılımıyla gerçekleşti.

Faaliyetlere Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Boyrazoğlu, Ankara Cumhuriyet Savcısı Avni Özel, Kültür ve Turizm Bakanlığı Teftiş Kururlu Daire Başkanı Faruk Şahin, Darende Kaymakamı Vural Karagül, Darende Belediye Başkanı Memduh Önal, Hulûsi Efendi Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı H. Hamidettin Ateş, Egebank’ın eski Genel Müdürü Sami Erdem, işadamları, edebiyat, sanat ve medya dünyasından önemli isimler ile yurdun dört bir yanından gelen vatandaşlar katıldı.

Darende Güreş Sahasında yapılan faaliyetlerin ilk bölümü İstanbul Fatih Camii İmam-Hatibi Hafız Osman Şahin’in okuduğu Kur’ân tilâvetiyle başladı. Protokol konuşmalarıyla devam eden faaliyetin açılış konuşmasını yapan Hulûsi Efendi Vakfı Genel Müdürü İsmail Palakoğlu, Somuncu Baba’nın hoşgörü içerisinde altıyüz yıldır bütün insanlık âlemine gül rahiyaları dağıtan bir cennet çiçeği olduğunu söyleyerek; “Hulûsî Efendi ise, asrımızdan gelecek asırlara bir sel gibi çağlayıp coşan, insana sevgiyi maya maya yoğuran bir büyük yakarışın gönül yazgısı, erdemin gökçeği, sözün en gerçeğidir.” İşte bugün yüzlerce kilometre uzaktan, yurdumuzun dört bir yanından ulvî bir çağrıya kulak vererek, dâvetimize icabet eden sevgili dostlarımızla beraberiz. Sınır ve mesafe tanımayan bu beraberliğin temeli sevgi ve samimiyettir” dedi.

Darende Belediye Başkanı Memduh Önal’da yaptığı konuşmada insanlığa hizmeti Hakk’a hizmet sayarak bu anlayışı hayatına âkim kılan, kendini bu uğurda feda edenlerin ve bugün bu hizmet anlayışının anlaşılması yaşatılması ve de tanıtılması adına kültürel faaliyetler düzenlenmesinin önemli bir görev olduğunu söyledi.

Darende Kaymakamı Vural Karagül ise, yaptığı konuşmada ilçede eğitim, sağlık, tarih, tabiat, sosyal ve kültürel alanda bir çok hizmete sahip çıkanlara milletin de sahip çıktığını söyledi.

Kaymakam Karagül, bu millete bayraktarlık yapmış olan, milletimizin yetiştirmiş olduğu iki maneviyat büyüğünün binlerce kişi tarafından anılması, onlara karşı gösterilen bir vefa borcu olduğunu vurguladı.

Faaliyetlere bir konuşma yapmak üzere katılan eğitimci-yazar Vehbi Vakkasoğlu ise, “Somuncu Baba ve Hulûsî Efendi’nin eğitim anlayışına tasavvufî açıdan bakış” konusunda bilgiler aktardı. Vakkasoğlu, Somuncu Baba’nın yaşadığı devirde onun neslinden gelen Hulûsi Efendi’nin de yakın geçmişte eğitime çok önem vererek insanların yetişmelerinde önemli gayretler sarfettiğini söyledi.

Vehbi Vakkasoğlu konuşmasının devamında; “Hulûsi Efendi, Darende’nin imarına, güzelleşmesine, eski eserlerinin ihyasına, ekonomik hayatı canlandıracak unsurların teşkiline ve eğitime, sağlığa kadar bir çok konuda öncülük etmiştir. Kendisini memleketinden ve halkından sorumlu tutmuş, çağından sorumlu tutmuş bir gönül adamıdır” dedi.

Konuşmaların ardından Bedirhan Gökçe’nin Gökben ile birlikte seslendirdiği duygusal şiirler izleyicileri gözyaşlarına boğdu. Bedirhan Gökçe’nin ardından sahne alan Erkan Mutlu’nun sema gösterisi eşliğinde okuduğu ezgilerle, faaliyetlerin ilk bölümü sona erdi.

Faaliyetler çerçevesinde Saliha Erdim ise, Esnaf Kefalet Salonu’nda saat 16:00’da, Darendeli hanımlara bir seminer verdi. “Dengeler Ailede Kazanılır” konulu seminerde, “Aile içi iletişim, ebeveyn-çocuk ilişkisi, ailede ve çocuk eğitiminde manevî değerlerin önemi, sağlıklı bir kişilik oluşumu için yapılması ve kaçınılması gereken davranışlar” ele alındı. Yaptığı televizyon ve radyo programlarından tanınan ve insanların gönüllerinde sevgisiyle yer edinen eğitimci Saliha Erdim, Darendeli hanımlardan tekrar gelmesi konusunda dâvet aldı. Seminer, Darendeli hanımların Saliha Erdim’e plaket takdimiyle sona erdi. Faaliyetlerin bir yüzü de Birgül Lisesi Konferans Salonu’nda düzenlenen “Darende’de Tarih, Kültür, Turizm, Ekonomi ve Sanayi” konulu forumdu.

DARENDE’YE ŞİİR ARMAĞANI

Faaliyetlerin ikinci bölümü, Somuncu Baba İlâhî Grubu’nun seslendirdiği ilâhîlerle akşam saat 8:30’da başladı. Ardından Bedirhan Gökçe ve arkadaşları sahne aldı. Bedirhan Gökçe konserde Darendelilere seslenerek, “Burada, bir yerin harabeden gülistâna çevrildiğini gördüm. Çok etkilendim. Bu hizmeti yapan herkesi tebrik ediyorum” dedi. Darende’nin manevî ve tabiî atmosferi ile karşılaştığı ilgiden çok etkilenen Bedirhan Gökçe, program öncesi gece uzun bir süre uyumayarak, Darende için bir de şiir yazdı. Arkadaşı Gökben’in bestesini yaptığı şiir, Darendelileri oldukça duygulandırdı. Gençlerin isteği üzerine sahneden seyircilerin arasına giderek şiirlerini okuyan Bedirhan Gökçe, konserini Darende için yazdığı şiiri okuyarak noktaladı.

Bedirhan Gökçe’nin ardından sahneye çıkan Erkan Mutlu’da sema gösterisi eşliğinde birbirinden güzel ilâhîleri Darendeliler için seslendirdi. Kimi zaman eğlenceli, kimi zaman hüzünlü anlar yaşanan gece, plaket takdimiyle sona erdi.

—DEVAM EDECEK—

Canan KARAKAŞ

06.07.2006

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Dizi Yazı

  (22.06.2006) - Makedonya’nın son Osmanlısı

  (21.06.2006) - Kalkandelen’in Rabia’ları

  (20.06.2006) - Ayasofya’ların ortak kaderi mi

  (19.06.2006) - Manastır ve Resne boylarında

  (18.06.2006) - Balkanlarda bir Osmanlı ülkesi

  (17.06.2006) - Üsküp’ü yakan Neron

  (16.06.2006) - Balkanları Osmanlı kaybetmedi

  (15.06.2006) - Makedonya ve 28 Şubat

  (14.06.2006) - Sarı Saltık’ın izinde Balkanlar’da

  (13.06.2006) - Bursa-Üsküp hattı

 
 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004