Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 01 Eylül 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Basından Seçmeler

Askerin rolü ve hukuk devleti

Yeni Genelkurmay Başkanımız Sayın Org. Yaşar Büyükanıt, KKK görev devir teslim töreninde ve daha sonra Genelkurmay Başkanlığı görevini üstlendiği törende basınımızın “sert mesajlar” diye tanımladığı iki konuşma yaptı.

Bu ifadeler arasında beni gerçekten tedirgin eden bir ifade yer alıyor, bendeniz de bu konuyu bugün sizler ile paylaşmak istiyorum. Sayın Büyükanıt içinde bulunduğumuz konjonktüre ilişkin kaygılarını ifade eder iken, son yıllarda AB reformları çerçevesinde ve belki de daha da önce ve AB’den bağımsız olarak da gündeme gelen “askerin rolü” konusunda ilginç bir görüş ileri sürdü. Sayın Büyükanıt’a göre “askerin rolü” kavram ve ifadesini sürekli gündemde tutan çevreler ya ülkemizin üniter yapısından ya da Anayasa’mızın 2. maddesinde ifadesini bulan Cumhuriyet’imizin temel niteliklerinden (demokrasi, laiklik, sosyal devlet, hukuk devleti) ya da her ikisinden birlikte rahatsızlar. Sayın Büyükanıt’ın bu ifadesinin çok önemli görevinin ilk günlerinde çok büyük bir talihsizlik olduğunu düşünüyorum, açıklamaya çalışacağım.

AB uyum sürecinde askerin rolü

(...)AB uyum süreci çerçevesinde askerin rolü ve konumu konusunda zaten önemli sayılabilecek değişiklikler gündeme geldi; bunların en önemlileri MGK’nın yapısı ve statüsü ve Sayıştay’ın askerî harcamalar konusundaki denetim yetkisine ilişkin olanlar idi.

Bugün Anayasa’mızın çeşitli maddeleri incelendiğinde askerin rolü ve konumu konusunda iki önemli noktanın hâlâ çağdaş ülkeler, örneğin tüm NATO ülkeleri ile çelişebildiğini görüyorsunuz. Bunlardan birincisi Anayasa’mızın 117. maddesinde ifadesini bulan, Genelkurmay başkanımızın görev ve yetkilerini kullanır iken kime karşı sorumlu olduğu konusu. Bilebildiğim kadarı ile eksiksiz tüm NATO ülkelerinde genelkurmay başkanları kabinede görev yapan savunma bakanına bağlı iken bizde Genelkurmay başkanı doğrudan başbakana karşı sorumlu. Sırf bu nedenden NATO toplantılarına bizim Savunma bakanımız ve Genelkurmay başkanımız beraber katılamıyorlar, toplantılarda bir protokol krizi çıkma potansiyeli mevcut; zira NATO toplantılarında yine bilebildiğim kadarı ile askerler savunma bakanlarının arkasında oturuyorlar. İkinci önemli bir konu yine Anayasa’mızın 125. maddesinde ifadesini bulan yargı denetimi dışında kalan alanlara ilişkin; bu maddeye göre YAŞ (Yüksek Askerî Şûra) kararları yargı dışında tutuluyor; yargı kararlarının tümünü beğenmeyebilirsiniz, eleştirebilirsiniz, ben de azımsanmayacak sayıda yargı kararını beğenmiyorum, eleştiriyorum; ama bu eleştiri yargı kararlarının ilkesel olarak kötü olduğu ve bir kuruma zarar verebileceği anlamına asla gelmemeli.

Anayasa’mızın ilk üç maddesi bilindiği gibi değiştirilemeyen, değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen maddeler ve bu keyfiyet Anayasa’mızın 4. maddesinde ifadesini buluyor. Bu temel maddeler dışında kalan tüm maddeler, yine Anayasa’mızın öngördüğü Anayasa değişiklik usulleri dahilinde demokratik bir toplumun gerekleri doğrultusunda değişikliğe açık maddeler. Demokratik usuller çerçevesinde değiştirilebilecek maddelere doğal olarak 117. ve 125. maddeler de dahil. Bu maddelerin değişmesinin gerekip gerekmediği siyasal düzeyin işi; diğer bir ifade ile Genelkurmay başkanının başbakana mı yoksa savunma bakanına mı bağlanacağı, YAŞ kararlarının yargı denetimine açık olup olmayacağı demokratik bir toplumda tartışılması son derece olağan konular. Olağan olmayan bu tartışmaları garipsemek.

Sayın Büyükanıt ve başkalarının nasıl bu iki maddenin mevcut şekilleri ile kalmasını isteme hakları var ise, başkalarının da demokratik bir toplumda bu iki maddenin başka bir şekil alması gerektiğini savunması o kadar normal. Sayın Büyükanıt konuşmalarında TSK’nın Anayasa’mızın ikinci maddesine olan duyarlılığını ifade etti; bu hissiyatı toplumun kahir bir ekseriyetinin de paylaştığını yani demokratik, laik, sosyal hukuk devleti ilkelerine sahip çıkıldığını, derinden benimsendiğini düşünüyorum. Ancak, Sayın Büyükanıt şayet bu ilk dört maddeye yönelik bir güçlü duyarlık ifadesini seslendiriyor ise Anayasa’mızın değiştirilebilir maddelerine ilişkin yurttaş tercihlerine de aynı duyarlılığı göstermesi, 2. maddede ifadesini bulan demokrasi umdesi çerçevesinde saygı duymasını gerektiriyor.

Hukuk devletine saygı

Bendeniz Sayın Büyükanıt’ı TV ekranlarından izler ve bu ifadesini dinler iken ister istemez örnek olarak görüşlerini en yakından bildiğim bir Türkiye Cumhuriyeti yurttaşını yani kendimi düşündüm; bendeniz de 117. maddedeki Genelkurmay başkanının başbakana bağlı olduğu ifadesinin ve 125. maddedeki YAŞ kararlarının yargı denetimi dışında tutulması gerektiği biçimindeki ifadenin değişmesini talep edenlerdenim, yani Sayın Büyükanıt’ın ifadesi ile askerin rolünü tartışmak isteyenlerdenim. Ancak, bendenizin ne ülkenin üniter yapısı ile ne de Anayasa’mızın ikinci maddesinde ifadesini bulan Cumhuriyet’in temel nitelikleri ile, başta laiklik olmak üzere, en küçük bir problemi dahi yoktur, böyle bir suçlamadan da ciddi bir biçimde alınganlık ve rahatsızlık duyarım.

Anayasa’mızın ikinci maddesinde ifadesini bulan çok önemli bir değer de hukuk devleti kavramıdır ve bu kavram yani hukuk devleti kavramı toplumda kimi kişi ve çevrelere, kendileri gibi düşünmeyen ama düşüncelerini hukuk ve meşruiyet içinde ifade etmek isteyen insanlara üniter devlet ve Cumhuriyet düşmanlığı suçlamalarında bulunma hakkı vermez, vermemelidir. Zaten bu tür suçlama mantığı da Anayasa’mızın lafzına ve ruhuna aykırıdır.

Zaman, 31 Ağustos 2006

Eser KARAKAŞ

01.09.2006

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

Başlıklar

  Mahpus toplum ve mahpus siyaset

  Elinde çekiç olan, herşeyi çivi görür

  Askerin rolü ve hukuk devleti

  ‘Andıç’ hazırlayana dur!

  Sürekli tehdit vurgusu

 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004