Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 13 Aralık 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Basından Seçmeler

Kazandıklarımız ve kaybettiklerimiz

Bir arkadaşımızın köşe yazısında okudum; Türkiye, “Atatürk dönemi hariç” her zaman masada kaybediyormuş!

Tekil olguları gözden kaçıran bütün aşırı genellemeler gibi, bu aşırı genelleme de yanlıştır!

Atatürk döneminde, arkamızda Milli Mücadele zaferi olduğu halde, masada kaybettiğimiz şeyler, Lozan’da verdiğimiz tavizler olduğu gibi, Atatürk’ten sonra masada kazandıklarımız da vardır.

Lozan’da masaya oturmadan önce Musul, Kerkük ve Süleymaniye’nin “Misak-ı Milli hudutları içinde, vatan toprakları” olduğunu, gerekirse “harben alacağımızı” söyleyen Atatürk, Musul’suz Lozan Antlaşması Meclis’in önüne geldiğinde, öfkeli eleştirilere cevaben “Misak-ı Milli bir hudut tespit etmemiştir” diyen ünlü konuşmasını yapmıştır.

Öbür yandan, faşist İtalya’nın tehdidine karşı, dün “emperyalist” dediği İngiltere ve Fransa’ya yaklaşarak Montrö Sözleşmesi’ni başarmış, Boğazlar rejimi konusunda Lozan’da masada kaybettiklerimizi geri almıştır.

Atatürk’ten sonra, Türkiye’nin savaş dışında kalabilmesi, NATO’ya girmesi, Zürich ve Londra antlaşmaları, Avrupa ile 1963 Ankara Antlaşması ve hatta Lozan’da ağzımıza almadığımız Kıbrıs meselesinde bugünkü konumumuz bile “masa başında kazandığımız” başarılara örneklerdir.

Milliyet, 12.12.2006

Taha AKYOL

13.12.2006

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

Başlıklar

  Bir kuvvet komutanı

  Asker-sivil gerginliği: İlkeler ve sorumlular

  Masada hep kaybettik mi?

  Kazandıklarımız ve kaybettiklerimiz

  Devlet politikaları


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004