Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 20 Aralık 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Basından Seçmeler

Anayasa Mahkemesinin kararına katılmak mümkün değil

Cemiyetin birçok alanında kargaşa olabilir. O kargaşaları meşru zeminine hukuk oturtur. Ama hukuk eliyle kargaşa çıkarsa onu kim nereye oturtur? Bir Türk deyimi şöyledir: “Deri kokarsa tuzlanır, tuz kokarsa ne yapılabilir?”

Anayasa Mahkemesi, 27 mayıs 1960 darbesinden sonra hukuk hayatımıza girmiş bir kurumdur. Ne var ki her anormal dönemden sonra kurulan müesseseler gibi bu yüksek yargı mahkemesinin de tartışılmaya ihtiyaç duyulan tarafları var.

Anayasa Mahkemesi bir ceza mahkemesi mi, iş mahkemesi mi?

Hakkında suç iddiası olan bakanı o muhakeme ediyor.

Sosyal güvenlik kanununu o iptal ediyor?

O halde bizatihi mahkemenin görev tarifinin yapılması gerekir.

Bir mahkeme, hem ceza, hem hukuk, hem iş, hem ticaret dâvâlarına bakamaz.

Böyle bir uygulama ihtisasa, uzmanlığa aykırıdır.

Türkiye’de üç sınıf çalışan var.

SSK’lılar, Bağ-Kur’lular, Emekli Memurlar.

Birinciler işçi, ikinciler serbest meslek mensubu, üçüncüler zaten belli. Emekli memurların aldığı emeklilik maaşı işçi emeklilerinden, hatta birçok çalışandan çok çok fazla. Bağ-Kur’lularla arada uçurumlar mevcut.

Bu mesele, bu üç emekli sınıfın maaşları, sosyal hakları, sağlık problemleri, hastanelerden istifade imkânları senelerin kangrenleşmiş derdiydi. (...) Eşitsizliğin olduğu yerde adaletsizlik var demektir. O adaletsizlik ortadan kaldırılıyordu. Yasa 1 Ocak 2007’de yürürlüğe girecekti. Milyonlarca emekli ümitle beklerken Anayasa Mahkemesi yürürlük tarihine 10 gün kala bu kanunu iptal etti.

İptalde memur hakları muhafaza altına alınıyor. Diğerleri, SSK’lılar, Bağ-Kur’lular ne halleri varsa başlarının çaresine bakacaklar.

Ağırbaşlılığıyla bilinen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu, haklı olarak infial içinde. Sendikalar ateş püskürmekte. İşçi sözcüleri Anayasa Mahkemesi üyelerine Anayasa nasihati ediyor. Karar nihai olduğu için ne tashihi mümkün ve ne de temyizi.

Bu alandaki üç farklı tatbikatın vicdanları yaraladığını, sosyal dengesizliğe yol açtığını senelerden beri yazıp durmaktayız. Sadece biz değil. Eline kalem alan hemen herkes yazdı. Bu ülkenin hakimleri nasıl böyle bir karar verirler?

Mahkeme hükmü, vatandaşın vicdanında red değil, kabul görmelidir.

Yargılama bitip son söz söylendiğine göre hukukçuların bu kararı çok esaslı şekilde tartışmaları şart. Hem ortadaki karar ve hem de mahkemenin kendisi tartışılmalı. Her ne olursa olsun millet menfaatine, kamu yararına aykırı düşen bir karar en azından o hükmü veren merci tarafından geri alınabilir, alınmalı.

Milyonlarca emekli AİHM’ye dava açarsa bu ne kadar yakışır?

Türkiye, 19.12.2006

Rahim ER

20.12.2006

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

Başlıklar

  28 Şubat artığı bir asparagas

  Testis

  Şaşırtıcı bir karar

  Anayasa Mahkemesinin kararına katılmak mümkün değil

  Yola devam...


 Son Dakika Haberleri

Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004