Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 24 Aralık 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Basından Seçmeler

Mahcup bir 28 Şubat havası

Merkez medyanın, daha doğrusu onun amiral gemisinin ahvali bu…

Şuna benzer cümleleri bu sütunda sık okursunuz:

İktidar kavgalarını azdıran ve iktidar kavgalarıyla azan ağır bunalımın neden ve sonuçlarını zaman faktörünün etkisiyle daha iyi anlamamız gerekirken, tersi oluyor. Sonuçları neden ilan ettikçe, çözümü sonuçlar çerçevesinde zorluyor, kaçınılmaz olarak iktidar kavgalarını yüceltiyor, onlara taraf oluyoruz.

Tıpkı bugün olduğu gibi…

Konya’daki “İslami tehlike teması”nı allayıp pullama niyetindeki hasta-doktor haberi, buna benzer onlarca haberle birlikte merkez medyada oluşan mahçup 28 Şubat havası, kimilerinin el bombası olmaya hazır yayın yönetmenleri, yazarlar, kurgu üstadı araştırmacı-haberci-gazeteciler, iktidarı yıpratma haberlerinin revaçta olduğu bir dönemin başlaması…

Merkez medyanın, daha doğrusu onun amiral gemisinin ahvali bu…

Neden?

Neden artık gizlenemeyecek kadar açık…

Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olmasını engellemek, AK Parti’nin yıpranmasını sağlamak… Ve en önemlisi asker-sivil arasında çıkacak muhtemel gerginlikte asker cenahında konuşlanarak, şimdiden o cephe için malzeme toplamak, siper kazmak, hatta savaşa meşruiyet sağlayacak öncü küçük saldırılar düzenlemek…

Ve ona alkış tutan, inanan devasa bir kalabalık…

Vahim ama gerçek…

Bu ülke ıspanaktan yağ çıkarmayı bilir… Olmadık yerde sorun ve kriz üretir…

Siyasetin ve devletin boyundurluğundan kurtulamaz, aktörleri bu boyundurluktan kurtulmak için hiç adım atmaz… Aydını, yazarı, çizeri bile kendisine sunulan kamplardan birisinde yer almakla yetinir…

Şüphe, tehlike, güvensizlik…

Bu üçlü üzerine kurulu bir siyasi algı dünyasının içinde yüzeriz…

Nitekim cumhurbaşkanlığı krizi, basın üzerinden seçimlerden aylar önce çıktı, çıkarıldı…

Ve hep beraber bu krizin aktörleri haline geliyoruz…

Ama bilin ki sorun daha derinde…

Değişimin yerleşik yönetim modelini, yerleşik büyüme modelini, yerleşik iktidar ilişkilerini, siyasi ve toplumsal ittifakları, toplumsal tabakalaşmayı altüst ettiği bir Türkiye’de yaşıyoruz.

Bu, dünden bugüne pek değişmedi…

90’ların son iki yılı, bir açıdan bakınca değişimin yarattığı yeni aktörlerle eski aktörler arasındaki rant kavgasına, biraz derine inince yönetemeyen siyasetin ve devletin yaşadığı krize tanıklık etti.

Toplumun sağlık, eğitim sorunlarını, ekonomik ve kültürel taleplerini, hatta ihtiyaçlarını bile kuşatamayan; kuşatamadıkça toplumsal krizi azdıran ve ondan etkilenen bir “yönetim krizi”ne işaret etti.

Sorun, kriz ve garip ruh halimiz bugün de bu yüzden alabildiğine sürüyor.

Bu yüzden olmadık yerlerde olmadık krizler karşımıza çıkıyor…

Malum: Değişimi kuşatamayan, uyum sağlayamayan, değişimi yönetemeyen önce otoriter yola girer. Ardından otoriter tercih, yönetim cihazını ve kurumlarını hırpalamaya başlar.

Yönetim kuralları işlev görmez hale gelince; mafyadan faili meçhul cinayetlere, ihalelerden özelleştirmelere uzanan, siyaset dışı müdahaleleri meşrulaştıran, yasaları, kuralları, gelenekleri delen “fiili durumlar”ın doğması kaçınılmaz olur.

Asıl vahamet; ikame edilen kurum ve yöntemlerin altan alta meşruluk kazanmaya başlamasıdır.

Bu durumda, varılan nokta ikili bir meşruiyet sisteminin, bir “kaos” halinin doğmasıdır.

Bu durum sadece ülkedeki siyasi istikrarsızların perde arkasını oluşturmuyor.

İçe dönük iktidar kavgaları yerleşik kurumların meşruiyetini de zedeliyor.

Yol böyle devam edeceğe benziyor…

Ve yine aynı filmin aynı kareleri görüyoruz…

Yeni Şafak, 23.12.2006

Ali BAYRAMOĞLU

24.12.2006

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

Başlıklar

  Askerin siyasî rolü niye azalmıyor?

  Mahcup bir 28 Şubat havası

  Türkmenbaşı altın heykelini beraberinde götüremedi

  Merkezdeki boşluk


 Son Dakika Haberleri

Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004