Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 18 Nisan 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Sağlık

Tiroid, tiroid hormonları, sentezi, etkileri

Tiroid bezi kahverengimsi-kırmızı renkli ve damar bakımından çok zengin, ortalama 20 gr ağırlığında bir bezdir.

Üç kısımdan oluşur: Bunlar sağ lob, sol lob ve ikisini birleştiren aradaki isthmus denilen parçalardır. İsthmus parçası halk arasında adem elması denilen çıkıntının yaklaşık 1cm altından başlar aşağı 1cm kadar iner yanlarda sağ - sol loblar bulunur.Tabi dıştan elimizle tiroid bezini farkedemeyiz, tiroid bezini elle hissetmek anormal bir durumun olduğunu gösterir. Bazen (% 40) tiroidin isthmustan çeneye doğru uzanan piramidal lob olarak adlandırılan parçası bulunur.

Tiroid bezinin histolojik (dokusal) yapısına bakalım.Tiroid bezi sayısı 20-30 milyonu bulan folikül adı verilen yapılardan oluşmuştur. Folikülün kendisini bir küre şeklinde düşünürsek, kürenin içinde bir başka küre daha vardır. Buraya folikül hücrelerinin lümeni diyoruz. Folikül hücreleri tarafından salınan kolloid sıvı burada bulunur, ayrıca burada gerektiğinde kullanılmak üzere burada depo halde tiroid hormonları bulunur. Bu küçük kürenin (lümenin) çevresinde küreyi çepeçevre saran tek sıralı kübik veya prizmatik epitel bulunur. Bunlara foliküler hücreler de denir. Kürenin en dışında bu hücreleri dıştan sınırlayan bazal membran vardır, bazal membranın da dışında kan mevcuttur. Bunun yanında kalsitonin hormonunu salgılayan parafoliküler hücreler de folikül hücrelerinin hemen dışında bulunur.

Tiroid hormonları foliküler hücrelerde sentezlenir. Aktif olarak çalışan iki tiroid hormonu mevcut bunlar: T3 (tiriiyodotironin) ve T4(tiroksin) tür. İsimlendirilmeleri yapılarındaki iyot iyonu sayısına göre yapılmıştır. Bu hormonların sentezine bakacak olursak: İlkin folikül hücrelerinde troglobulin adı verilen,yapısında tirozin aminoasidi bulunduran moleküller sentezlenir. Bunlar hücrede sentezlendikten sonra çeşitli sistemleri kullanarak içteki lümene geçerler. Bu geçiş esnasında troglobulinlerin yapısındaki tirozin aminoasitlerine iyot iyonları bağlanır. Tabi iyodun kullanılabilmesi için hücrede bulunması gerekir. Bu iyodu besinlerden elde ederiz, besinlerle alınan iyot önce foliküler hücreye belli taşıyıcılarla alınır, ardından bir enzimle nötürleştirilerek tirozine takılır.Yapıdaki iyot sayısına göre Troglobulin-T4 veya Troglobulin -T3 oluşur. Folikül hücrelerine hormon salınımı yönünde uyarı geldiği zaman depo haldeki Troglobulin-T4 ve Troglobulin-T3 hücreye geri alınır, hücredeki bazı enzim sistemlerle yapısındaki Troglobulin kısmını kaybeder, geriye serbest T4 ve T3 kalır. Bunlar da en dışta bulunan bazal membrandan kana verilir. Böylece hormon, dolaşıma katılmış olur. T4 veT3'ün kandaki düzeylerine bakılacak olursa; T4 100ml kanda 4000-10000ng,T3 ise 70-180ng olarak bulunur. Fakat T3 ün aktifliği T4 ün üç katı kadardır.T4ün yapısında tirozine bağlı 4 tane iyot vardı, işte bu iyotlardan 1 tanesi deiyodinaz enzimleriyle çıkarılırsa T3 oluşur. Bu dönüşüm dokularda olup, dolaşımdaki T3' ün %75'i bu şekilde oluşur.

Folikül hücrelerinden T4ve T3'ün kana verilmesini asıl sağlayan hipofiz bezinden salınan TSH hormonudur. Onun da salınımını sağlayan daha üst merkez olan hipotalamustan salınan TRH' tır.TRH ve TSH salınımı çeşitli şekillerde uyarılır. Bunlar; kandaki T4,T3 düzeyi, yaptığımız iş, başka hormonlar vb. olabilir. Meselâ vücuttaki tiroid hormonları azaldı, bu azalma üst merkezleri uyaracak, oralardan TRH ve TSH salınacak, bunlar da foliküler hücreden T4,T3 salınımını sağlayacak, böylece kan tiroid hormonları normal düzeye gelecek.

Tiroid hormonlarının etkisine bakacak olursak: Bazal metabolik hızı (vücudun enerji tüketimini), karbonhidrat, yağ yıkımını ve protein sentezini artırırlar. Onun için diyet yapanlara sık ve az yemeleri söylenir. Eğer besin alınımın azaltıp birden kilo verirlerse bazal metabolik hız yani enerji kullanımı düşer. Sebebi; kalori alımı azalınca yağ dokusu azalır, yağ dokusu azalınca tokluk hissi oluşturan Leptin hormonu azalır, böylece tiroid hormonları ve bazal metabolik hız da azalır. Dolayısıyla artık az da yese kilo veremez , normal yese kilo alır.

Tiroid hormonlarının normalden fazla veya az salınımı çeşitli sorunlara neden olur. Fazla salınımına hipertiroidi denir. Hipertiroidisi olan hastaların enerji tüketimi çok fazladır, çok terlerler, sıcağa dayanıklılıkları azdır, çok enerji harcadıkları için çok yorulurlar ama beyne sürekli uyarı gittiği için uyuyamazlar yani aşırı bitkin bir halleri vardır, kalp atım hızları yüksektir, bu hastalar genelde çabuk ve her şeye sinirlenirler. Çok yemek yedikleri halde aşırı zayıftırlar, bunun iki sebebi var: Birincisi besinler sindirim sisteminde fazla sindirilmeden atılıyor, ikincisi enerji ihtiyacı fazla olduğu için aldıkları besinlerin çoğu enerjiye gidiyor dolayısıyla kilo alınamıyor. İlk sebepten dolayı da bu hastalarda ishal görülür. Bu hastalarda guatr da görülür (guatr tiroidin büyümesi). Bu hastaların tipik görünüşü: Zayıftırlar, gözleri dışarı fırlayacakmış gibidir. Tiroid hormonlarının normalden az salınım durumu ise genelde iyot eksikliğine bağlıdır.Ya yeterli iyot alınamıyordur ya da tirozine iyot bağlanması vb. basamaklarda problem vardır. Hipotiroidi hastalarda genelde hipertiroidi hastaların tersi durum görülür. İştahı az, kilolu, metabolik hızı düşük, soğuğa aşırı duyarlı kişilerdir. Ayrıca unutkanlık, kalp yetmezliği, kabızlık, sağırlık, saç ve deride kuruma, miksödem dediğimiz bir çeşit ödem görülür. Doku büyümesiyle alakalı olarak bu hastalarda dil büyümesi görülür. Guatr bu hastalarda da görülür. Guatr ve bunun basısına bağlı olarak yutma güçlükleri ve ses tellerine baskı nedeniyle daha kaba bir ses oluşur.

Tiroid hormonları da vücuttaki diğer hormonlar gibi salınımı, sentezi, etkisi itibariyle tüm vücuttaki hücre, molekül ve yapılarla alakalıdır. İşte bu da bize ya bu moleküllerin, hücrelerin, hormonların birbirini tanıdığını, birbirinin yardımına bu şekilde koştuğunu gösterir ki bu imkânsızdır. Öyleyse onların hepsini yerli yerince koyan ve işlettiren bir Zat’ın varlığını gösterir.

Dr. M. Sami TUTAR

18.04.2007

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Başlıklar

  Tiroid, tiroid hormonları, sentezi, etkileri

  Kemik erimesi

  22. deva

  Vesvese hastalığı (obsesyon)


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004