Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 15 Ocak 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Haberler

 

Belçikalı lider: Başörtülü öcü değil

Türkiye'de başörtüsü yasağı tüm resmi kurumlarda ve üniversitelerde en katı bir şekilde uygulanırken, Belçikalı parti lider, korkulacak bir şey olmadığını göstermek için en yakınına başörtülü bir genç kızı aldı. Belçika Merkez Hümanist Parti (CDH) Genel Başkanı Joelle Milquet, başörtülü Mahinur Özdemir'i sağ kolu yaptı.

Belçika Merkez Hümanist Parti (CDH) Genel Başkanı Joelle Milquet, başörtülü Mahinur Özdemir'i sağ kolu yaptı. Özdemir, Milquet'in özel kalem müdürlüğüne getirildi. Yabancı düşmanlığına karşı olan Milquet, "Müslümanların, başörtülü bir bayanın normal olduğunu göstermem lazım. Bunlar toplumun parçası" dedi.

YABANCILAR İÇİNDE BİR İLK

Konuyla ilgili Yeni Asya'ya konuşan Mahinur Özdemir, başörtüsüne en büyük desteği CDH) Genel Başkanı Joelle Milquet'in verdiğini söyledi. Desteğini her kademede hissettiğini ifade eden Özdemir, özel kalem görevine Belçika'da ilk defa yabancı uyruklu birinin getirildiğini belirtti.

Partisinin hükümet ortağı olduğunu hatırlatan Özdemir, özel kalemlik teklifini nasıl yapıldığını şöyle anlattı: "Genel başkan beni aradı. Görüşmek istediğini söyledi. Müsteşarlık teklif edeceğini zannediyordum. Bana çok güvendiğini, özel kalemlik görevini yapmamı istediğini, kabul etmem haline çok mutlu olacağını söyledi. Ben de düşünme süreci istedim. Çünkü zor bir görev. Kolay bir şey değil. Yaşımın genç olmasından dolayı tecrübesizlik endişem vardı. Buna karşılık bazı milletvekillerinin de beni önerdiklerini, başarılı olacağımı düşündüğünü ve bana çok güvendiği için bu göreve beni getirmek istediğini söyledi. Zaten parti içinde bir danışmanlığım vardı. Ama şimdiye kadar yabancı uyruklu biri bu göreve getirilmedi."

DİĞER PARTİLERE ÖRNEK OLSUN

Genel Başkan Milquet'in başörtüsü konusunda eleştiri aldığını ancak bunu kendisine aksettirmediğine dikkat çeken Özdemir, "Genel başkan 'başörtüsünün normal olduğunu göstermem lazım. Sizler de bu toplumun parçasısınız' dedi. Daha önce de bunu söylemişti. Eleştiri aldığında bana bunları hiç yansıtmadı. Etrafındaki bazı insanlar söyledi" dedi.

Özdemir sözlerini şöyle sürdürdü: "Genel başkan yabancılara parti içerisinde belli görevler verdi. Dışlanma olaylarına tamamen karşı. Müslümanları eleştirenlere, yabancı düşmanlığı yapanlara 'eski kafalı' diyor. Bana da parti içindeki görevimi iyi sürdürdüğümden dolayı özel kalemliği teklif etti. Belçika'da çok Müslüman var. Bence bir yandan da Müslümanlara jest olsun diye yaptı bunu. Genel başkanın görüşmeleriyle ilgili bağlantıyı ben kuracağım. Bunların içinde devletin her kademesindeki görevliler var. Diğer parti genel başkanları da var. 'Onlar için de örnek olur belki' diyor. Yoğun bir çalışmanın içinde beraber olacağız."

Kemal Benek / ANKARA

15.01.2008


 

Başörtüsünü açmayan öğrenciye tutanak

Erzurum'da Açık İlköğretim Okulu sınavlarında başörtüsü krizi yaşandı. Sınav gözetmenleri başörtüsünü açmayan öğrencileri sınava alırken haklarında tutanak tuttu.

Açık İlköğretim Okulu dönem sınavı başladı. Erzurum'da Ticaret Anadolu Lisesi'de yapılan sınava çok sayıda başörtülü öğrenci girdi. Velileri ile sınavın yapıldığı okula gelen öğrenciler, görevlilerin başörtüsünü açarak sınava girmeleri uyarısıyla karşılaştı. Bazı veliler, daha önce Açık İlköğretim sınavlarında böyle bir yasak olmadığını belirterek, uygulamaya tepki gösterdi. Başörtüsünü açmak istemeyen öğrenciler sınava alınırken, haklarında işlem yapıldı. İsminin açıklanmasını istemeyen bayan bir öğrenci, "Daha önce bütün sınavlara başörtülü olarak girmiştik. Ancak görevliler yeni yönetmeliğe göre giremeyeceğimizi söyledi. Ben de başörtümü açmayacağımı belirttim. Sınava aldılar ancak benimle ilgili tutanak tuttuklarını söylediler." dedi. Sınavın öğleden sonraki bölümünde de başörtülü öğrenciler sınava alınırken aynı işlemin yapıldığı öğrenildi.

/ ERZURUM

15.01.2008


 

Erdoğan: Başörtüsü takmak suç mu?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan İspanya'da ilk kez 'siyasi simge' olarak başörtüsünü savundu. "Siyasi simge olarak başörtü takmak suç mu?" diyen Erdoğan, sorunu çözeceklerini açıkladı.

Madrid'de Euro Press'in toplantısında gazetecilerin sorularını cevaplayan Başbakan Erdoğan, yabancı gazetecilerinin soruları üzerine, "Siyasi simge olarak başörtüsü takmak suç mu?" diye sordu.

Başörtüsünün siyasi bir simge olarak takılabileceğini ilk kez dile getiren Erdoğan "Simgelere, sembollere yasak getirebilir misiniz? Dünyanın neresinde böyle bir suç var? Biz sorumluluğumuzun farkındayız. Özgürlükler noktasından çözümüne inanıyorum. En yakında çözeceğiz" dedi.

Başörtüsü konusunda dünyada benzer bir yasağın olmadığını ifade eden Erdoğan "Başörtüsü takana sen siyasi simge olarak takıyorsun deniliyor. O da "Hayır ben siyasi simge olarak takmıyorum" diyor. Velev ki bir siyasi simge olarak takıldığını düşünün, siyasi simge olarak başörtüsü takmak suç mu? Simgelere, sembollere yasak getirebilir misiniz? Dünyanın neresinde böyle bir suç var? Özgürlükler noktasında dünyanın neresinde böyle bir yasak var? Buradaki dert başka. Bunu takdirde zorlanıyoruz.

Avrupa'da, ABD'de rahatlıkla başı örtülü kızlar üniversiteye gidebiliyor. Halkının yüzde 99'u müslüman olan ülkede yasaklanıyor. Ama bu sıkıntıyı da aşacağımıza inanıyorum. Biz sorumluluğumuzun farkındayız. Özgürlükler noktasından çözümüne inayorum. En yakında çözeceğiz. Medya bir çorap örüyor ama bizim arzumuz sorunu çözmek" diye konuştu.

Erdoğan TCK'nın 301. maddesi konusunun şu an hükümetin gündeminde olduğunu söyledi. Erdoğan, "Çalışmamızı kısa süre içinde yeniden Meclise getirmek suretiyle kararımızı vereceğiz. Ağırlıklı olarak AB üyesi ülkelerin durumuna baktık. Bunun neticesinde şu anda bir yere varıyoruz. Bir ay içinde parlamentoya getirerek bir ortak metinle meseleyi çözmüş olacağız" dedi.

/ MADRİD

15.01.2008


 

301 tamamen kalkmalı

Hukukçular Birliği Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Av. Sinan Çetinkaya, 301. maddenin getirdiği sorunları çözmek için, maddenin değiştirilmesinin değil tümden kaldırılmasının çözüm olacağını belirtti.

Hukukçular Birliği Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Av. Sinan Çetinkaya, Türk Ceza Kanunu (TCK) 301. maddenin değiştirilmesiyle ilgili yaptığı açıklamada, 301. maddenin AB için önümüze engel olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Kamuoyu ve hükümetin gündeminde TCK 301. madde ile ilgili değişiklik çalışmaları bulunmaktadır. Bu tip tartışmalar çok uzun süredir ve gereksiz yere ülkeyi meşgul etmektedir. Ayrıca AB, her ilerleme raporunda "çözülmemiş ve öncelikli çözülmesi istenen" bir madde olarak karşımıza çıkarmakta ve engel olarak önümüze konulmaktadır. Bu bakımdan 301. madde ile ilgili sorunlar bir an önce çözülmelidir."

301. maddeyle ilgili asıl sorunun yargılamada geniş yorumlanmasından kaynaklandığını belirten Kılıçkaya, "TCK 301. madde ile ilgili asıl problem maddeden çok uygulamadan kaynaklanmaktadır. Zira benzer ve hatta daha ağır düzenlemeler AB ülkelerinin çoğunda mevcuttur. Asıl sorun, maddenin yargılamada geniş yorumlanmasından kaynaklanmaktadır. 301. maddenin korumaya çalıştığı kurum ve kavramlar üzerinde eleştirinin dozu biraz daha ağırlaşınca, kurumlar ve yargı tarafından hakaret gibi algılanıp, 301. maddenin kapsamına sokulmaktadır. Kurumların ve yargının bu konuda algısı değişmediği sürece maddede yapılacak değişiklikler sorunu ortadan kaldırmayacaktır" dedi.

301. maddenin yürürlükte kalmasıyla vatandaşların adalete olan güvenlerinin sarsılacağını belirten Kılıçkaya, "Yakın zaman içerisinde 301. madde ile ilgili değişiklik yapıldığı halde ihtiyaç giderilmemiş ve hâlâ ülkenin önünde AB yolunda engel teşkil etmeye ve tartışılmaya devam etmektedir. Yapılacak değişiklikte yargılama izninin Adalet Bakanlığı'na bağlanması da meseleyi daha da karmaşık hale getirecek ve konuyu siyasallaştıracaktır. Bazılarına izin verilip, bazılarına da verilmeyince tartışma büyüyecektir. Vatandaşın nezdinde adalete olan güven bu şekilde sarsılacaktır." diye konuştu.

Kalıcı çözüm için, 301. maddenin değiştirilmesi değil tümden kaldırılması gerektiğini vurgulayan Kılıçkaya, "Konu, insan hakları ve düşünce özgürlüğü zemininde değerlendirilmelidir. 301 ile korunması düşünülen kurum ve kavramlara açıkça hakaret edilmesi durumunda ceza mevzuatının çeşitli yerlerinde bulunan hükümler ile zaten cezasız kalınmayacaktır. 301. madde ile korumaya çalışılan kurum ve kavramların da böyle bir maddeye ihtiyacı yoktur. Bu kavramlara yapılacak en ufak hakaret, kamu vicdanında en büyük cezayı bulacaktır. Tüm bunların ışığında, meselenin kalıcı bir şekilde çözümü için 301. maddenin değiştirilmesi değil, tümden kaldırılması gerekmektedir." sözlerini aktardı.

Cemil Yüzer / ANKARA

15.01.2008


 

Özgür bir Türkiye istiyoruz

Kurulduğu günden beri demokrasi ve özgürlükler konusunda sınav veren Türkiye'nin bu konuda mesafe kat etmesine rağmen hâlâ istenilen seviyeye ulaşamadığını söyleyen Diyanet-Sen Genel Başkanı Ahmet Yıldız, "21. yüzyılda hâlâ özgürlüklere müdahale eden, demokrasiyi kısıtlayıcı bir anayasa ülkemize yakışmıyor artık" dedi .

Diyanet-Sen Genel Başkanı Ahmet Yıldız, "Daha demokratik ve özgürlüklerin kısıtlanmadığı bir Türkiye için başlatılan sivil anayasa çalışmaları çeşitli kesimlerce rejim elden gidiyor, cumhuriyet ve laiklik elden gidiyor, Malezya oluyoruz gibi korku senaryoları ile engellenmek istense de mevcut anayasanın antidemokratik ve özgürlükleri kısıtlayıcı bir anayasa olduğu konusunda herkes hem fikir. 21. yüzyılda hala özgürlüklere müdahale eden, demokrasiyi kısıtlayıcı bir anayasa ülkemize yakışmıyor artık" dedi.

Yıldız, yıllardır inancından dolayı başörtüsü kullanan, dinî gerçek manada öğrenmek isteyen, kutsal kitabı Kur'ân-ı Kerim'i öğrenmek isteyen insanların hep engellemelerle karşılaştığını, kamu alanı gerekçesiyle okullara alındığını, çalışma hayatından tecrit edildiğini, 12 yaşından küçüklere getirilen Kur'an-ı Kerimi öğretme yasağı gibi "saçma ve hiçbir dayanağı olmayan yasaklad"ın yıllarca insanların içinde derin yaralar açtığını dile getirdi.

MİLLETİMİZİN DİNÎ HASSASİYETLERİ GÖRÜLSÜN

Yıldız, "Biz yeni anayasayla birlikte artık bu yasakların kaldırılmasını, hiçbir tartışmaya yer vermeyecek şekilde gerek eğitim hayatında gerekse çalışma hayatında başörtüsü yasağının kaldırılmasını istiyoruz. Yine aynı şekilde din derslerinin zorunlu olup olmamasını değil, daha sağlıklı ve doğru bir şekilde insanımıza dinlerini nasıl öğretebileceğimizin tartışılması istiyoruz. Mlletimizin dinî hassasiyetleri görmezden gelinemez. İnsan haklarına ve uluslar arası sözleşmelere hatta mevcut anayasamıza bile aykırı olan bu yasakların yeni anayasa ile kayıtsız şartsız kaldırılmasını istiyoruz" diye konuştu.

DİP TEŞKİLÂT YASA TASARISI ÇIKARILMALI

Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilat Yasa Tasarısının bir an önce çıkarılması gerektiğini söyleyen Yıldız şöyle konuştu:"1979'dan beri yasasız yönetilen bu büyük kurumun bir an önce yasasına kavuşturulmasını, yıllardır yasal boşluk nedeniyle mağdur edilen kurum çalışanlarının bu mağduriyetinin artık kalkmasını istiyoruz. Din görevlilerimizin daha donanımlı olmasını istiyoruz. Bu amaçla Diyanet Akademisi'nin açılmasını talep ediyoruz. Din eğitimi dairesi başkanlığının bünyesinde diyanet akademisi kurulmasını, din hizmeti yapmak için atanan tüm personelin kendi branşlarında eğitim almak üzere bu akademide bir yıl eğitim görmesinin zorunlu hale getirilmesini öneriyoruz. Murakıpların il müfettişi olarak atanması, müezzinlere de uzman ve baş müezzin unvanlarının verilmesi, yine Kur'ân Kursu Öğreticilerine de Uzman ve Başöğretmen Ünvanı verilmesi, din görevlilerine de hafta sonu, bayram ve mesai ücretlerinin verilmesi ve sadece din görevlilerine uygulanan din görevlilerine özgü siyaset yasağının kaldırılması yeni teşkilat yasa tasarısında yer almasını istediğimiz önerilerimizdir."

Fatih Karagöz / ANKARA

15.01.2008


 

Gül: Terörle mücadele etmekte geç kaldığı için ABD çok mahcup

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ABD'nin Türkiye'nin terör örgütü PKK'ya karşı yaptığı sınır ötesi harekata destek vermesi karşılığında Türkiye'nin herhangi bir şey vermesinin söz konusu olmadığını belirterek, ''Çünkü terörle mücadele etmek ABD'nin sorumluluğunda'' diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Gül, geçen hafta ABD ziyareti sırasında İngilizce ve Arapça yayınlanan El Hayat gazetesinin New York temsilcisi ve köşe yazarı Raghida Dergham'a özel demeç verdi.

Gül, bugün yayınlanan mülakatta, Dergham'ın Türkiye'nin terör örgütü PKK'ya karşı yaptığı sınır ötesi askeri harekat kapsamında ABD ile işbirliği, Orta Doğu sorunları kapsamında Türkiye'nin rolü ve İran konularında sorularını cevapladı.

Gül, ABD Başkanı George W. Bush ile görüşmesi çerçevesinde Türkiye'nin terör örgütü PKK'ya karşı sınır ötesi harekat düzenlemesiyle ilgili bir soru üzerine, komşu ve dost ülke olan Irak'ın kendi topraklarının tümünü kontrol edemediğini ve o yüzden orada terör örgütü PKK'nın bulunduğunu söyledi.

Terör örgütü PKK'nın ABD ve AB'nin terör örgütleri listesinde bulunduğunu hatırlatan Gül, PKK'nın Irak'ın kuzeyindeki bölgeden Türkiye'ye saldırdığını, hem güvenlik görevlilerini, hem de sivilleri öldürdüğünüvurguladı.

Gül, şöyle konuştu:''Mesele, böyle bir terör örgütüyle mücadele etme, sonuna kadar savaşma ve bunu yok etme meselesidir. Bunun için Irak hükümetine (bunu siz yapın) dedik, onlar güçleri olmadığı için bunu yapamadılar. O zaman Amerikalılara (siz işgal kuvveti olarak bütün hava sahasını ve bütün Irak'ı kontrol ediyorsunuz, teröristlerle sadece Basra'da, Bağdat'ta savaşmak yetmez, burada da savaşacaksınız) dedik. (Ama siz de yapamıyorsanız o zaman biz kendimiz yapacağız, o zaman bizimle işbirliği yapın) dedik. Amerikalılar buna evet dedi.''

Gül, ABD'nin Türkiye'nin sınır ötesi harekatına destek vermesi karşılığında Türkiye'den ne gibi bir beklentisinin olduğunun sorulması üzerine, ''Bunun karşılığında bizim bir şey vermemiz söz konusu değil, çünkü terörle mücadele etmek ABD'nin sorumluluğunda, zaten çok gecikmiş bir iş olduğu için çok mahcuplar da. Ama tabii ki büyük bir ülkenin dikkatini çekmek kolay olmuyor. Nihayet bunu anladılar, gördüler ve gayet açık, dürüst bir şekilde Başkan Bush, Başbakan Erdoğan'a da bana da (PKK ortak düşmanımızdır) dedi ve işbirliği devam ediyor. Dolayısıyla sorumluluklarını yerine getiriyorlar'' diye konuştu. Türkiye'nin hedefinin sadece terör örgütü olduğunu belirten Gül, hedefin ne Irak, ne Irak'ın kuzeyindeki Kürtler olduğunu söyledi ve Türkiye'nin bu kapsamda gizli bir gündeminin olmadığının altını çizdi. Irak'ınistikrarının ve huzurunun sağlanmasını Irak'tan sonra ilk Türkiye'nin istediğini belirten Gül, Irak'taki Kürtlerin Türkiye'deki insanların kardeşi, akrabası olduğunu ifade etti.

/ NEW YORK

15.01.2008


 

AİHM, bugün dokunulmazlığı görüşecek

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), CHP Konya Milletvekili Atilla Kart'ın "Adil yargılanma hakkının engellendiği ve hak ihlali yapıldığı" iddiasıyla yaptığı başvuruyu bugün görüşecek.

Kart, dokunulmazlıklarla ilgili olarak TBMM'nin 22. Dönemi'nde, şahsıyla ilgili iki dosya hakkında, "kovuşturmanın ertelenmesine" dair karara karşı yaptığı itirazın, TBMM Genel Kurulu'nda reddedilmesinin ardından, 8 Şubat 2005 tarihinde AİHM'e Türkiye aleyhine dâvâ açmıştı.

Atilla Kart, yaptığı başvuruda, "Adil yargılanma hakkının engellendiğinin ve hak ihlali yapıldığının" tespitini istemişti.

CHP milletvekili, daha önce konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, "Dokunulmazlıkların imtiyaz ve zırha dönüşmemesi, TBMM'nin bir sığınak yeri olmaması, dokunulmazlıkların Anayasa ve İçtüzükte düzenleniş amacına uygun olarak kullanılmasını istediğini" bildirmişti. AİHM, bugünkü duruşmanın ardından kararını ileri bir tarihte verecek.

/ STRASBOURG

15.01.2008


 

Yolsuzluk iddiasına 4 tutuklama

Diyarbakır, Şırnak, Batman ve Ankara'nın da aralarında bulunduğu bazı illerde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, kamu ihalelerinde yolsuzluk yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 33 iş adamından 4'ü tutuklandı.

Alınan bilgiye göre, dün ''kamu ihalelerinde yolsuzluk, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve bu yoldan haksız kazanç sağlama'' iddialarıyla ilgili olarak Diyarbakır, Şırnak, Batman ve Ankara'nın da aralarında bulunduğu bazı illerde düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınarak Cumhuriyet Savcılığına sevk edilen 33 iş adamından 23'ü, tutuklanma talebiyle nöbetçi mahkemeye gönderildi. 23 zanlıdan 4'ü tutuklandı. Zanlılardan 10'u dün serbest bırakılmıştı.

/ DİYARBAKIR

15.01.2008


 

Tasarıyı geri çekin

Sağlık-İş Genel Başkanı Mustafa Başoğlu, TBMM Plan ve Bütçe Alt Komisyonunda görüşülmekte olan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasasında Değişiklik Öngören Tasarının geri çekilerek, tarafların itiraz ettiği maddelerin konuşulmasında yarar olduğunu belirtti.

ANKARA - Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası (Sağlık-İş) Genel Başkanı Mustafa Başoğlu, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasasında Değişiklik Öngören Tasarı'nın geri çekilerek, tarafların itiraz ettiği maddelerin konuşulmasında yarar olduğunu belirtti. Başoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, yasada yapılacak değişikliklerden, çalışan kesimi temsil edenlerin memnun olmadığını belirterek ''Acele ile kanunlaşan tasarıların uzun vadeli olmadığı ve uygulamada büyük sıkıntılara sebep olduğu bilinen bir gerçektir'' dedi.

/ ANKARA

15.01.2008


 

Emek ve meslek örgütleri eylem yapacak

Türk-İş, DİSK, KESK ve Türkiye Kamu-Sen'in aralarında bulunduğu emek ve meslek örgütleri, ''Sosyal Güvenlik Reformu''na yönelik eleştiri ve taleplerinin dikkate alınması için bugünden itibaren bir dizi eylem gerçekleştirecek.

Türk-İş, ''Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'' hakkındaki görüşlerini kamuoyu ile paylaşmak ve hükümetin dikkatini çekmek amacıyla yarın saat 12.00'de ülke genelinde, bölge ve il temsilciliklerinde basın toplantıları düzenleyecek.

Emek ve meslek örgütleri, ''Sosyal Güvenlik Reformu''na emeklilik ve sağlıkla ilgili hakları geriye götürdüğü, çalışanlara ve emeklilere yeni yükler getirdiği gerekçesiyle karşı çıkıyorlar.

Örgütlerin temel eleştirilerinin başında kadınlar için 58, erkekler için 60 olan emeklilik yaşının kademeli olarak hem kadınlar hem de erkekler için 65'e çıkarılması, emekliliğe hak kazanmak için halen 7 bin gün prim ödemek gerekirken bu sürenin kademeli olarak 9 bin güne yükseltilmesi, aylık bağlama oranlarının düşürülmesiyle emekli aylıklarının yüzde 23 ile yüzde 33 arasında azalması, hastalık, kaza, ameliyat gibi sebeplerle hastaneye yatacak hastalardan ''katılım payı'' alınacak olması geliyor. Yasa tasarısının geri çekilmesini ve geniş katılımlı bir tartışma ortamında üzerinde çalışılmasını talep eden emek ve meslek örgütleri, tasarının talepleri doğrultusunda yeniden düzenlenmesini istiyor.

/ ANKARA

15.01.2008


 

Yargıtay yine seçemedi

Yargıtay Büyük Genel Kurulunda yapılan seçimin 5. turunun üçüncü oylamasından da sonuç alınamadı.

Osman Arslan'ın yaş haddinden emekliye ayrılmasıyla boşalan Yargıtay Başkanlığı için seçime dün de devam edildi. Yargıtay Büyük Genel Kurulunda yapılan seçimin 5. turunun birinci oylamasından da sonuç alınamadı. Yargıtay 6. Ceza Dairesi Başkanı Mustafa Aydın 59, 7. Ceza Dairesi Başkanı Turan Demirtaş 7, 9. Ceza Dairesi Başkanı Hasan Gerçeker 71, 18. Hukuk Dairesi Başkanı Mahir Ersin Germeç 50 ve 19. Hukuk Dairesi Başkanı Coşkun Koçak 42 oy aldı. Oylamada 3 oy geçersiz, 1 oy da boş sayıldı.

/ ANKARA

15.01.2008


 

Ufuk Uras: Devlet, bürokratları koruyor

ÖDP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, Hrant Dink cinayetinin arkasında organize bir yapı olduğunu idida ederek, ''Bu şahısların gittikleri illere ilişkin arşiv bilgisini kimseyle paylaşmıyorlar. Varolan bilgileri gizliyorlar'' diye konuştu.

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, Özgürlük ve Dayanışma Partisi'nin (ÖDP) düzenlediği etkinlikle anıldı. Bakırköy Yunus Emre Kültür Merkezi'nde ''Hrant'ı Anlamak'' adı altında düzenlenen programda kürsüye çağrılan Hrant Dink'in eşi Rakel Dink, özel bir konuşma hazırlamadığını belirterek, katılımcılara teşekkür etti.

Rakel Dink, ''Teşekkür ediyorum hepinize, eşime saygı gösterdiğiniz için. Sadece eşime saygı gösterdiğiniz için değil, böyle olmanız gerektiği için teşekkür ediyorum. Saygı gösterebilmek çok önemlidir, lâyık olanlara'' diye konuştu.

Programda konuşan ÖDP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Ufuk Uras da 19 Ocak 2007 tarihindeki cinayet anını gösteren kamera görüntülerinin silindiğini savunarak, konuyla ilgili bürokratların soruşturulmasına da izin verilmediğini ileri sürdü.

Cinayetin arkasında organize bir yapı olduğunu iddia eden Uras, , ''Bu şahısların gittikleri illere ilişkin arşiv bilgisini kimseyle paylaşmıyorlar. Varolan bilgileri gizliyorlar'' diye konuştu.

Ermenice söylenen ''Sarı Gelin'' türküsüyle başlayan programda, ''Dostlar Korosu'' da bir dinleti sundu.

Etkinliğe, Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen, Hrant Dink'in kardeşi Orhan Dink, ağabeyi Levent Dink, Hrant Dink'in çalışma arkadaşı gazeteci Aydın Engin de katıldı.

/ İSTANBUL

15.01.2008


 

Komşuyla işbirliği toplantıları sürüyor

Dışişleri Bakanı Ali Babacan, maliye, çevre ve tarım gibi alanlarda işbirliğini geliştirmek amacıyla oluşturulan Türkiye-Yunanistan AB Komitesinin, şu ana kadar 13 kez toplandığını bildirdi.

MHP Hatay Milletvekili Süleyman Çirkin'in Türk-Yunan AB Komisyonunun çalışmaları hakkındaki soru önergesini cevaplayan Babacan, AB üyelik sürecinde komisyonun; Türkiye ile Yunanistan arasında 1999 yılında başlayan yakınlaşma sürecinin meydana getirdiği ivmeyle kamu kurum ve kuruluşları arasında işbirliği olanaklarını genişletmek amacıyla kurulduğunu belirtti.

Babacan, ilk toplantısını 28 Şubat 2000 tarihinde gerçekleştiren komisyonun şu ana kadar 13 toplantı yaptığını bildirerek, ''Yunanistan ile Türk-Yunan AB Komitesi çerçevesinde adalet ve içişleri, maliye, dış ticaret ve gümrükler, çevre ve tarım alanlarında seminer ve inceleme ziyaretleri düzenlenerek işbirliği yapılmıştır'' dedi.

Bu arada Genelkurmay Başkanlığı, Yunanistan'a ait 2 sahil güvenlik botunun dün Kardak kayalıkları bölgesinde Türk kara sularını ihlal ettiğini bildirdi. Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde yer alan duyuruya göre, olayla ilgili gerekli girişimlerde bulunulması maksadıyla olaylar Dışişleri Bakanlığına bildirildi.

/ ANKARA

15.01.2008


 

Rapor, Meclis Üst Komisyonuna geliyor

TBMM Plan ve Bütçe Alt Komisyonu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının ardından yürürlüğü ertelenen Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasasında değişiklik öngören tasarıda uzlaşmaya varılamayan yaşlılık aylığı, katkı payları ve fiili hizmet zammı gibi maddeleri son kez görüşmek üzere bugün toplanacak.

TBMM Başkanlığına Kasım ayı sonunda sunulan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasasında değişiklik öngören tasarı, ilk olarak talî komisyon olan TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunda, 6 Aralık 2007 tarihinde görüşülerek benimsendi. Tasarı, 11 Aralık 2007 tarihinde esas komisyon olarak TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda ele alındı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in sunumunun ardından 30 maddelik tasarı alt komisyona havale edildi. AKP'li Mehmet Zekai Özcan, Altan Karapaşaoğlu, Muzaffer Baştopçu, Mustafa Açıkalın ve Alaattin Büyükkaya, CHP'li Ferit Mevlüt Aslanoğlu ve Faik Öztrak, MHP'li Mustafa Kalaycı ile DTP'li Gültan Kışınak'tan oluşan alt komisyon, tasarı üzerinde yaklaşık 35 gün çalıştı.

Konunun tarafı olan sivil toplum örgütü ve sendikalardan görüş ve öneri alan alt komisyon, çalışmalarının sonuna geldi. Tasarının tümü üzerindeki çalışmalarını genel olarak tamamlayan alt komisyon, daha önceki görüşmelerde uzlaşmaya varılamayan yaşlılık aylığı, katkı payı ve fiili hizmet zammının da arasında bulunduğu 5-6 maddeyi bugün son kez görüşecek. Alt komisyon, bu hafta sonuna kadar raporunu hazırlayarak TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna sunacak.

/ ANKARA

15.01.2008


 

SBS, OKS ve DPY sınav takvimi belli oldu

Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından bu sene ilk kez uygulanacak olan Seviye Belirleme Sınavı (SBS) 21-22 Haziran 2008 tarihlerinde yapılacak.

MEB, Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (DPY), SBS ve bu yıl son olarak yapacağı Ortaöğretim Kurumları Sınavı (OKS) tarihlerini açıkladı. OKS'nin 8 Haziran 2008 tarihinde yapılacağı bildirilirken, SBS'nin 21-22 Haziran tarihlerinde yapılacağı açıklandı. 5, 9, 10 ve 11. sınıflarında okuyan öğrencilerin katıldığı DPY -B sınavının ise 4 Mayıs 2008 tarihinde yapılacağı bildirilirken, 6 ve 7. sınıfların katılacağı DPY-B sınavı da SBS ile beraber 22-22 Haziran tarihlerinde yapılacak. Bütün sınavlar saat 10.00'da başlayacak.

BAŞVURULAR ŞUBAT- MART AYLARINDA

MEB'den yapılan açıklamada, SBS ile 6 ve 7. sınıfların katılacağı DPY-B sınavı başvurularının 11-22 Şubat 2008 tarihleri arasında yapılacağı kaydedilirken, OKS başvuruları ise 10-28 Mart 2008 tarihleri arasında yapılacak. 5, 9, 10 ve 11. sınıfların katılacağı DPY-B sınavına başvuruları ise 14-25 Ocak 2008 tarihlerinde yapılacak. Okul müdürlüklerinin e-okul sistemi üzerinde başvuruları kontrol edeceği açıklanırken, başvuru yapmayan öğrencilerin 'müdürler' tarafından uyarılacağı, velilerin de bilgilendirileceği kaydedildi.

/ ANKARA

15.01.2008


 

Çorum'da hafif şiddette deprem

Dün, saat 04.06'da, merkez üssü Çorum'un Seydim beldesinde 4,3 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi.

Çorum'da hafif şiddette deprem meydana geldi. Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nden alınan bilgiye göre, saat 04.06'da, merkez üssü Çorum'un Seydim beldesinde 4,3 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi. Depremin, Çorum ve ilçelerinde hissedildiği belirtildi.

/ İSTANBUL

15.01.2008


 

Kayseri - 33'ü gördü

Kayseri'de hava sıcaklığı gece eksi 33 dereceye kadar düştü.

Kayseri Meteoroloji Bölge Müdürlüğü yetkililerinin verdiği bilgiye göre, Kayseri'de gece hava sıcaklığı şehir merkezinde eksi 23, Erkilet beldesinde eksi 25, Sarız ilçesinde eksi 20, Pınarbaşı ilçesinde eksi 30, Develi ilçesinde eksi 20 ve Tomarza ilçesinde eksi 33 derece olarak ölçüldü.

Hava sıcaklığının çok düşük olması sebebiyle sabah otomobiller ve otobüsler güçlükle çalıştırılabildi. Bazı otomobiller, diğer araçların akülerinden kablo takviyesi yaparak çalıştırıldı.

/ KAYSERİ

15.01.2008


 

Konya'da ölüm yaşı ortalaması 62

Konya Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Daire Başkanlığı Mezarlıklar Şube Müdürlüğü, 2007 yılındaki cenaze hizmetleri ile ilgili raporunu açıklandı.

Rapora göre; Konya'da ölüm yaş ortalaması 62 olarak belirlendi. Mezarlıklar Müdürlüğü 2007 yılı raporuna göre; Konya Büyükşehir Belediyesi mezarlıklarına 2007 yılında toplam 3 bin 87 cenaze defini yapıldı. Yapılan definlerin 65,7 yaş ortalaması ile bin 327'si kadın ve 58,9 yaş ortalaması ile bin 760'ı erkek. Ocak ayı 313 defin ile yılın en çok defin yapılan ayı olurken, Eylül 214 definle yılın en düşük defin yapılan ayı oldu.

/ KONYA

15.01.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler


 Son Dakika Haberleri