Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 09 Şubat 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Kariyer

Şartlı refleks ve başarı

İvan Petroviç Pavlov isimli araştırmacının yaptığı araştırmalarla gündeme gelen “Şartlı Refleks” veya diğer bir isimle “Klâsik Şartlanma” öğrenme olgusunun metotlarından biridir. Her ne kadar Pavlov’un bu metoduna “sadism” dense de Pavlov bu çalışmasında önemli bir realiteye ışık tutmuştur. O da şudur: eğer siz insanların bir takım zaaflarını ve zayıf yönlerini güçlendirmek istiyorsanız, iş hayatında ve başarı yolunda emin adımlarla yürümesini sağlamak istiyorsanız, onu belirlenmiş bir vizyon doğrultusunda şartlandırabilirsiniz. Bu şartlandırma yoluyla o insanın zihinsel ve duygusal melekelerini, belirlenen vizyona kilitleyerek muhtemel sapmalardan arındırabilirsiniz. Peki, bu nasıl olacak? Öncelikle Pavlov’un bu metodunu irdeleyelim.

“Pavlov’un Köpekleri” ismiyle meşhur olmuş çalışmasında Pavlov, yaptığı deneylerde, köpeğe et verirken veya yiyecekten biraz sonra zil çaldığında ve bu durum birçok kez tekrarlandığında, bir süre sonra yiyecek vermediği halde, yine köpeğin salya salgılamaya devam ettiğini belirlemiştir. Yani zil sesinin yiyeceğin habercisi haline dönüştüğünü görmüştür. Bu durum köpeğin zil sesinden sonra yiyecek geleceğini öğrenmiş olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bir şartlı tepkidir.

Peki bu örneği vizyon belirleme ve vizyona yani belirlenen nihaî hedefe yönelik çalışmalarda nasıl uygulayabiliriz?

İsterseniz kendi hayatımdan bir örnek vermek istiyorum. Benim babam seyyar satıcıydı ve benim okul masraflarımı karşılayamıyordu. Ben hem okumak hem de çalışmak zorundaydım. Genelde zor şartlar altında çalıyor ve okul masraflarımı karşılamaya çalışıyordum. Ama kendime bir hedef belirlemiştim. En azından bir öğretmen olacaktım. Zira babadan kalacak bir mirasım yoktu. Ya ağır şartlar altında asgari geçim haddinde çalışmaya devam edecektim ya da hedefime yönelik olarak var gücümle çalışacaktım. Kendimi zor şartlara alıştırmıştım. Meselâ yaz tatilinde bir tüpçüde çalışmıştım. Her tüpü kaldırıp omuzuma koyduğumda şartlı bir tepki ile okumaya kilitleniyordum. Tüpleri omuzuma koyduğumda ve omuzumda yaralar oluştuğunda okumaya olan iştiyakım artıyordu. Yani zor işlerde ezilirken kendimi okumaya şartlandırıyordum. Bu şartlı tepkiyle okula dört elle sarılıyor ve kendimi derslerime veriyordum. Bu azmim meyvesini verdi lisans, bilâhare yüksek lisans ve en son olarak da doktora eğitimimi tamamladım. Yani okumanın en son noktasına da ulaştım.

Beni okumaya şartlandıran şey, Pavlov’un köpeklerinin zil sesiyle eti hatırlaması gibi, her çektiğim sıkıntının bana okumanın zirvesine ulaştırıcı sinyaller vermesiydi. Bu durum maddi durumu çok iyi olanlarda belki bir anlam ifade etmeyebilir, ancak maddî durumu kötü olan arkadaşlarımızın kendilerini böyle bir hedefe kilitleyerek okumadan başka bir çareleri olmadığını kendilerine telkin etmeleridir.

Okumaya iştahı olmayan ve maddi durumu iyi olmayan arkadaşların mutlaka çok zor işlerde çalışmalarını tavsiye ederim. Zor şartlarda çalışan bu arkadaşlar, ezildikçe zihinleri açılacak ve bu durum onlar için okumanın önemli bir dürtüsü (saik) haline gelecektir. Ben bizzat bu durumu başkalarında da müşahede ettim. Yıllarca dershaneye gittiği halde üniversite sınavını kazanamayan bir gencin bir yaz mevsiminde mevsimlik olan ağır bir işte çalıştıktan sonra şartlı tepki olarak okumaya kilitlendiğini ve bunun sonucunda zihinsel melekelerinin bir projektör gibi çalıştığını, nihayet o yıl üniversite sınavını kazanarak okumaya başladığını biliyorum. Bu bir şartlı tepkidir; siz de kendinizi böyle bir şartlı tepkiye kilitleyerek başarı ipini göğüsleyebilirsiniz.

Dr. Kenan Ören

09.02.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Başlıklar

  Şartlı refleks ve başarı

  Keçiden hoca

  İğreti yaşamak veya hayata yerleşememek

  Çocuk ve deha eğitimi izlenimleri


 Son Dakika Haberleri