Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 06 Şubat 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Röportaj

Ümit Kızıltepe

Kontrolsüz üretim ve haksız rekabet var

İstinye Mahallesi, Akıncılar Sokak No:2, Sarıyer adresinde 3 yıldır faaliyet gösteren Paydaş Gıda’nın sahibi Mehmet Eyüboğlu, kuş gribinin beyaz et sektörüne çekidüzen verdiğini söyledi. Eyüboğlu, sektördeki en büyük problemin eğitimli iş gücü ihtiyacı olduğunu belirtirken, helal gıda sertifikası uygulamasının hem beyaz et tüketimini, hem de ihracatını arttıracağını kaydetti.

*Biraz kendinizden bahseder misiniz?

Yıldız Teknik Üniversitesi Makina Mühendisliği bölümünden 1988 yılında mezun oldum. Ardından bir süre bir kaç şirkette çalıştıktan sonra 1995 yılında kendi mesleğim olan doğalgaz projeleri üzerine mühendislik şirketimi açtım. 2005 yılına kadar kendi işimi yaptım. Ardından bir arkadaşımızla ilâve iş düşüncesiyle gıda sektörüne girdik.

*Neden gıda sektörüne girdiniz?

O dönemlerde doğalgaz projeleri çokta canlı değildi. Bu sektörü canlandırmak ve ilâve bir iş olarak gıda sektörünü gördük. Asıl işimi bırakıpta tamamen gıda işine girmek gibi bir düşüncem olmadı. Daha sonra işin seyri değişti, ağırlığı gıda işine verdik. Şimdi gıda işinde de 3 yıllık bir geçmişimiz var. Allah nasip ederse yine kendi işimi yapmayı düşünüyorum.

*Paydaş Gıda’nın faaliyet alanı nedir?

Paydaş Gıda’nın faaliyet konusu ağırlıklı toptan ve perakende beyaz et ve yumurta satışı. Toptan satış yaptığımız 150 civarında müşterimiz var. Bazı müşterilerimize günlük, bazı müşterilere haftada birkaç gün bazılarına haftada bir bazı müşterilerime ayda bir satış yapıyoruz.

*Peki bu beyaz et işiyle uğraşmak zor mu?

Akar kokar derler ya beyaz et işi de böyle bir alan. Muhafazası zor, çok hızlı sirkülasyon ihtiyacı olan bir ürün. Bu iş çok özveri istiyor. Güne çok erken başlıyorsunuz, entegrelerden sabah 6’larda mal geliyor. Onu alıyorsunuz hazırlıyorsunuz ve kendi müşterilerinize gönderiyorsunuz. Bayramlarda dahi çalışıyoruz. Bayramın bir veya iki gününde dağıtım yapmamız gerekiyor.

Ama karşılığı denk değil.

*İstanbul’da günlük ne kadar tavuk tüketiliyor?

İstanbul çok büyük bir pazar, aldığım bilgi kadarıyla günlük 1-1.5 milyon arasında bir tavuk girişi var. Tavuk üretimi yapan entegre tesislerin günlük kesimi 150 bin ile 250 bin arasında değişiyor. Haftalık 1.5 milyon kesim yapıyor. Bu ürünlerin hepsi İstanbul’a gelmiyor. Şoklananlar var, Anadolu’ya gidenler var.

*Kuş gribi sektörü nasıl etkiledi?

Üç tane marka isimlerini devir etti. Ama bunlar da 20 şirketten 3 tanesi. Esas zararı bayi ve satıcı şirketler gördü. Güzel giden bir dönemde yatırım düşünen, birikimine kredi katarak yatırım düşünen satıcı noktalar toptan satış bayileri battı veya kapattı. Yani günde yüz kilo satan bayi 10 kiloya düşüyor. Yüzde 91 düşüş oluyor. Tabi böyle olunca her şey duruyor. Sektörün vadesi çok uzun değil. 3 hafta gibi bir vadesi var. Dolayısıyla ödemelerin bu 3 hafta içinde yapılması gerekiyor. Burada tabiî öz kaynağı el altında tutup muhafaza etmek mümkün değil. Kuş gribi döneminde bankalarda tavukçuluk şirketlerine yardım etmeleri gerekirken vebalı gibi uzak durdular ilişkilerini kestiler. Bana göre olumlu tarafı da çok oldu. Sektörü disipline etti, şekle şemaile soktu.

*Kuş gribinin faydası da oldu mu?

Kuş gribinden önceleri entegreler çok üretim yaptığı için tavuk fiyatları maliyet noktasının altına düşüyordu. Bu şekilde kendilerine zarar veriyorlardı. Kuş gribinden sonra bir araya gelerek daha akıllıca program yapmaya başladılar. Entegreler kendilerince yıllık program yaparak kesim adetlerini sınırlıyorlar. Hatta geçtiğimiz günlerde fiyatlara yüzde 21 zam oldu. Bunu da hepsi bir araya gelerek anlaşarak yaptılar. Bu da talebin çokluğundan değil üretimin daraltılmasından oldu.

*Bayiler çok etkilendi dediniz krizi siz nasıl atlattınız?

Kuş gribi krizinin olduğu zaman o sürede, peynir, kaşar peyniri, işlenmiş et ürünleri, süt ürünleri gibi çeşitli firmaların ürünlerini aldık, sattık. Krizin bitmesinden sonra asıl konumuz olan bu beyaz et satışına döndük. Hepsini de bir arada götürmek çok kolay değil. Çünkü yaptığın bir iş var, enerjiyi asıl işe harcamak gerekiyor.

*Kuraklık sebebiyle yem fiyatlarının artması sektörü nasıl etkiliyor?

Tavuk, kesime kadar ömrü olan 40 - 45 gün arasında sürekli yem yiyor. Onun için maliyeti etkileyen birinci unsur yem diyebiliriz. İkinci olarak da hayvanın yetiştirildiği bir yer var, kış ise ısıtılması yaz ise soğutulması gerekiyor bu da enerji maliyetini artırıyor. Yem fiyatları çok yükseldi o da tavuk fiyatlarına yansıdı. Ama 2007 yılında tavuk fiyatlarının yüksek olmasının asıl sebebi ise sektörün kendine zarar vermeden daha akıllıca davranmalarından kaynaklanıyor.

*Tavuklar, 40-45 gün içinde yetişiyor, hormon var mı yok mu?

Bize gelen bilgi dahilinde tavuklar hassas hayvanlar olduğu için onları korumak adına antibiyotik verildiğini biliyorum. O antibiyotiğin dışında başka birşeyin verildiğini bilmiyorum. Tavuklar sabah akşam sürekli yem yedikleri için çok çabuk büyüyor. Piyasaya 80 günde yetişen tavuklar girmişti, ‘pişmesi geç’ diye şikâyetler geldi. Piyasada tutulmayınca vazgeçildi.

*Tavuk seçerken nelere dikkat etmeliyiz?

Bir defa markasız, markası bilinmeyen ürünü almamak lâzım. Sektör kuş gribinden önce çok yoğun bir şekilde entegre olmayan marka olmayan tavuk çiftlikleri vardı. Bunlar tavuk kesimini yaparak sabahın 5’inde 6’sında şehrin belirli noktalarına bırakılıyordu. Sağlık raporu olmayan bu tavuklar bir şekilde satılıyordu. Son kullanma tarihleri önem arz ediyor. Tavuk kesimden çıktıktan sonra 5 ila 8 gün arasında ve 0 ila 4 derece arasında muhafaza edilmeli. Yazın bu 5 güne düşer, normalde 7 gündür. Kışın biraz fazla 8 günlere çıkar. Bu süre zarfında tüketilmesi lâzım. Ya da şoklana bilir evdeki dolaplara konulabilir o zamanda 6 ay içinde tüketilebilir. Bu ömür dolarsa veya sıcakta kalırsa insanı zehirleyebiliyor.

* Beyaz et sektörü helâl gıdaya hazır mı?

İlk bu işe girdiğimizde bizden alış veriş yapan bazı hassas müşterilerimiz bizden tavukların İslâmî usullere göre kesilip kesilmediğini ve hazırlandığını sordular bizde çalıştığımız entegre tesislerden bilgi istedik. Bazı firmalar paketledikleri ürünlerin üzerinde İslâmî kesime uygundur yazıyor. Entegrelerin o günlük kesimleri günde 200-250 bin arasında entegre var. Bunların hiçbiri elde yapılmıyor. Normalde İslâmî hayvan kesimlerinde bıçakla insanın kesmesi gerekiyor ama entegrede mümkün değil. Bu işlemi makina yapıyor. Bu konuda yapılabilecek o makinayı çalıştıran kişinin bu vecibeleri yerine getirerek yapması gerekiyor. Diğer konularda bir sıkıntı gözükmüyor. İşin teknik kısmında bir sıkıntı yok gibi.

Suyun sıcaklığı konusunda 52 derecede farklı görüşler var. Ürünün içeriğinin ambalajlara yazılması gibi İslâmî usulün işleniş sırası da yazılması lâzım.

*Helâl gıda sertifikası sektöre ne kazandırır?

Beyaz ve kırmızı et tüketilmesi gereken bir ihtiyaç. Ama kırmızı et beyaz ete göre biraz pahalı olduğu için herkes alamıyor. Beyaz eti alan bazı insanlarda bu helâl gıda konusunda hassas olduğu için gönül rahatlığıyla tüketmeyebiliyor. Belki İslâmî usullere göre kesilse hazırlansa gönül rahatlığıyla daha çok tüketecek. O rahatlığı hissetse belki yemek mönüsüne daha sık tavuk veya tavuk ürünleri koyacak. Helâl Gıda sertifikasıyla satışın artacağını düşünüyorum.

Dışarıya ihracat konusu ise dışarıda bu konuda güçlü ülkeler var. Brezilya, Fransa, Amerika gibi bunlar tavuk yetiştiricilerini destekliyor. Bugün tavuğun kilo maliyeti 2 YTL civarında. Bu dışarda öğrendiğim kadarıyla yarı yarıya 1 YTL’ye kadar düşüyor. Meselâ, Rusya, Brezilya ile bağlantı yapmış tavuğunu oradan temin ediyor. Entegre tesislerimizin birçoğu Avrupa’ya rahatlıkla satış yapabilecek bir noktada. Üretime Helâl Gıda Sertifikası verilirse İslâm ülkelerine ihracatın artacağını düşünüyorum. İslâm ülkeleri tavuk yetiştirme ve satma konusunda iddialı değil. İhracatta yeni ufuklar açacaktır.

*Sektörün sorunları neler?

Beyaz et sektöründe kontrolsüz üretim ve haksız rekabet var. Tavuğun fiyatında anormal şekilde oynamalar oluyor. Benim gördüğüm bu işle uğraşan insanlar fazla bir donanıma ihiyaç duymadan bu işe girişmişler. Sektörde çok da bir hassasiyet yok çalışanlar adına. Personel sıkıntısı var.

Eğitimden çok fazla nasibini almamış. Veya yaptığı işin farkında olmayan önemini kavramayan insanlar daha çok. Bunların hem sektöre, hem çalıştığı firmaya zararı oluyor. Yer değiştirme şeklinde veya kasapsa yaptığı işte hassas davranmıyor. Bu işte de her işte olduğu gibi eğitim gerekiyor. Bu şikâyet her sektörde var. Bu sektörde daha fazla. *Türkiye ne kadar beyaz et tüketiyor? Türkiye’de kişi başına beyaz et tüketimi 9 ila 11 kilo aralığında bu yeterli değil. Avrupa’da ise 25 kilo civarında. Beyat et tüketimi yazın mangal sezonundan dolayı özellikle de hafta sonları artıyor. Biz mangalı seven bir milletiz. Tavuğun mangala giden kısmı pirzolanın kanat satışı çok satılıyor. *Talepleriniz var mı? Sektörde maliyetler yüksek, bu konuda devletin üreticileri desteklemesi gerekiyor. Böylece vatandaş daha çok tavuk tüketebilir. Vergi, KDV ve sigorta primleri yüksek bunlar azaltılırsa kayıtdışının azalacağını düşünüyorum.

Ümit Kızıltepe

06.02.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Röportaj

  (04.02.2008) - Başörtüsü serbestisi modernleşmeyi hızlandırır

  (31.01.2008) - Duvarlar yıkılacak, Filistin kurtulacak

  (29.01.2008) - Tasfiye edilen Gladio mu, başkaları mı?

  (21.01.2008) - “Türkiye, tabuları yıkmaya başladı”

  (14.01.2008) - “301’i en çok Genelkurmay kullanıyor”

  (11.01.2008) - Geniş bir şûrâ oluşturup kararlarına teslim olacağız

  (08.01.2008) - Sigara dumanı trafik kazalarından da beter

  (04.01.2008) - “Risâle-i Nur’daki örnekler beni çok etkiledi”

  (03.01.2008) - Dağ taş bombalamakla barış gelmez

  (31.12.2007) - Cumhuriyetin Kürt politikası iflâs etmiştir

 

Bütün haberler


 Son Dakika Haberleri