Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 27 Ağustos 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Basından Seçmeler

Düşünce üretimi var, uygulama yok

Aslında hepimiz her şeyi biliyoruz. Türkiye’nin sorunlarının çözüm yollarını da biliyoruz, dünyadaki problemlerin nasıl çözümleneceğine ilişkin düşüncelerimiz de var. Politikacılarımız, uzmanlarımız, bürokratlarımız, aydınlarımız, gazetelerdeki köşe yazarlarımız, her gün her konuda düşünce üretiyor, çözüm yolları gösteriyor.

Düşünce ve çözüm üretimi konusunda bu kadar üretken olmamıza karşın, hem kronik sorunlarımız öylesine çözümsüz duruyor, hem de bunlara yenileri ekleniyor. Gelişmiş dünya için tarih olmuş meseleler, hala bizim “Sorunlar stoku”muzda durmakta.

Bu gerçeğin ışığında bir durum değerlendirmesi yapmamız ve “Nerede yanlış yapıyoruz” sorusuna cevap aramamız şart.

Hem Türkiye’yi, hem dünyayı tanıyan, bilge ve birikimli kişilere bu soruyu yönlendirdiğimizde şu cevapları alıyoruz:

DÜŞÜNCE BOLLUĞU...

Türkiye’de eksik olan ne düşünce ne de proje üretimidir. Ancak bunları icra edecek kesimler, ortaya atılan düşüncelere ve projelere karşı bir nevi mesafelidir. Çok sayıda düşünceler ve projeler seslendirilmektedir. Ama bunların içinden bir tanesinin seçilip devletin ve toplumun büyük çoğunlukla ve tüm katmanları ile bunu benimsemesi ve “Milli Dava” halinde bunun uygulanması mümkün olmamaktadır.

Bir örnek “Avrupa Birliği Üyeliği” projesinden verilebilir. Bu tepeden tırnağa devleti ve toplumu yeniden yapılandırmayı gerektiren bir projedir. Tek başına Ali Babacan ve 3040 kişilik bürokrat kadrosunun bu projeyi üstlenmesi, bunun gerçekleştirilmesine yetmez. Asker sivil tüm devlet örgütlenmesi, sivil toplum kuruluşları, AB’den yana olan tüm siyasi partiler, medya ve üniversiteler AB üyeliği hedefini “Öncelikli mesele” olarak benimsemelidir. Atılması gereken adımlar, belirlenen takvime uyarlı biçimde atılmalı ve bunlar da her an denetlenmelidir.

- Kronikleşmiş siyasi ve sosyal sorunlarda, özellikle iktidardaki politikacılar, çözüm yollarını çok açık biçimde açıklamalı ve bunu hem devletin, hem sivil toplumun karar merkezlerine benimsetmeye çalışmalıdır.

Örneğin iktidardaki AK Parti’nin “Başörtüsü” konusundaki çözüm önerisi, belli ki “İnanç özgürlüğüne saygı” ve “Hukukun üstünlüğü” ilkelerine dayalı olarak şekilleniyor. Buna karşı çıkan kesimler de “Laiklik tehlikede” endişesinden hareket ediyorlar.

BAŞÖRTÜSÜ SORUNU

Başı örtülülerin üniversitelere girmesine engel olan bürokratik ve siyasal direnç odakları ile bu sorunu açık biçimde konuşmak, yasakların devam etmesinin sosyopolitik olumsuz sonuçlarını anlatmak ve karşıt düşünenlerin görüşlerini açık forumlarda dinlemek, en kestirme çözüm yoludur. Bunun yerine “İleride nasıl olsa bir yol bulunur” diye konuyu ertelemek, sorunun kronikleşmesine ve daha hastalıklı yansımalar yapmasına sebep oluyor. (...)

- Özellikle dış politikada kendince “Taban”a verilen mesajlar ve popülizm denemeleri, en az ekonomideki kadar zararlıdır. “Devletin temel dış politika çizgisi” her olaya göre kırılabilen veya dış dünyada ne tür radikal değişiklik olsa da değiştirilemeyen “Dondurulmuş pozisyonlar” üzerinde inşa edilemez.

Özellikle Ortadoğu’nun karmaşık gelişmelerin içinde bulunduğu bu dönemde dış politika belirlenirken, bunun arkasında asker sivil tüm bürokrasinin de aynı çizgide bulunduğu mutlaka bilinmelidir. Eğer bazı “Kırmızı Çizgiler” yeşilleşecekse, bu oldu bittilerle değil, önceden planlanan zamanlamalar içinde gerçekleştirilmelidir.

Düşünce ve projelerin gerçekleşmesi konusundaki yetersizliklerimiz, tabii ki diğer sayısız örneklerle ele alınabilir.

Sabah, 26 Ağustos 2006

Mehmet BARLAS

27.08.2006

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

Başlıklar

  Akıl almaz bir taktik

  Düşünce üretimi var, uygulama yok

  Cuumhuuriyeeet haayaaat demeeek...

  Devlet eliyle tahrifat

 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004