Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 04 Kasım 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Basından Seçmeler

Rayda kalmak için

Avrupa Birliğiyle ne olacak? Bu konuda önce Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün şu sözlerinin altını çizmekte yarar var:

“Türkiye kendi ayrılsın niyetini bazı Avrupalı liderlerde seziyoruz. Bunu arzu edenler var. Ama Türkiye bu oyuna gelmeyecek. Bu kadar hakkımızı, hukukumuzu, anlaşmalarımızı bir kenara bırakıp ‘Lanet olsun!’ demeyeceğiz. Bu Türkiye’nin hakkıdır. Tabii kendi yükümlülüklerimizi yerine getireceğiz, ama çektikleri yere gitmeyeceğiz. Zorlukları biliyoruz, hayale kapılmıyoruz. Ulusal çıkarlarımıza göre davranıyoruz.” (Radikal’de Murat Yetkin’in köşesi, 29 Ekim 06)

Gül’ün sözleri böyle.

Doğru bir tutum bu. Lanet olsun tuzağından Türkiye’yi korumak lâzım.

Türkiye’ye “Lanet olsun!” dedirtmek isteyenlerin varlığı öteden beri sır değil. Bu oyun, hem içte hem dışta oynanıyor. Daha doğrusu, iç ve dış odaklar bu konuda dolaylı bir ittifak içindeler.

Bu oyuna gelmek, yani Türkiye’yi AB rayından çıkarmak büyük yanlış olur. Türkiye’nin AB’den kopması, Financial Times’ın geçen günkü başyazısında belirttiği gibi, hem AB adına stratejik bir başarısızlık, hem de kalkınma ve modernleşme yolunda Türkiye’ye büyük bir darbe anlamı taşıyacaktır.

Dışişleri Bakanı Gül bu yüzden haklı. Türkiye’ye lanet olsun dedirtmek isteyenlerin kurduğu tuzağa düşmekten özenle kaçınmak gerekiyor.

Ama nasıl?..

İnce uzun AB yolunda şimdilik iki engelin şöyle ya da böyle aşılması lazım:

301’le Kıbrıs...

301 malum. Türk Ceza Yasası’nın bu ayıplı maddesinin değiştirilmesi şart. Bu konuda bütün AB üyelerinden aynı ses çıkıyor. Yani karşımızda tek bir cephe var.

Kıbrıs’ta pek öyle değil 301’de.

Bu konuda da bütün üye ülkelerden aynı ses çıkıyor olsa da, izlenecek yol yordam açısından farklı sesler kulağa çalınıyor.

Ayrıca, AB’nin Türkiye ve Kuzey Kıbrıs konusunda bir vicdani rahatsızlık yaşadığı söylenebilir. Kuzey Kıbrıs’a yönelik izolasyonların kaldırılmasıyla ilgili olarak vermiş olduğu sözleri tutmadığı için öyledir.

Söylemek istediğim şu:

Türkiye eğer 301’i şu sırada değiştirirse, AB’deki 301 cephesi yıkılır. Aynı zamanda Türkiye’nin Kıbrıs’ta eli güçlenir. Çünkü 301’in değişmesi sayesinde hedef küçültmüş oluruz. Ayrıca, Türkiye’yle tren kazası istemeyen AB ülkelerinin de rahatlayacağı söylenebilir.

Bu arada bir soru:

301’in değiştirilmesi, Fransız Millet Meclisi’nin soykırım konusundaki ayıbını yüzüne vurmak için de iyi bir adım olmaz mı?..

Türkiye’nin AB rayında kalmasını önemseyen herkes, her çevre şu günlerde 301’in değiştirilmesi için sesini yükseltmeli, tabii hükümet de gereğini yapmalıdır.

Lanet olsun tuzağından Türkiye’yi korumak istiyorsak, o zaman Abdullah Gül’ün altını çizdiği AB kararlılığı yolunda gereken siyasi irade ve cesareti -geçmişte olduğu gibi- bugün de göstermekten başka çaresi yoktur hükümetin...

Milliyet, 3 Kasım 2006

Hasan CEMAL

04.11.2006

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

Başlıklar

  Rayda kalmak için

  83 yıldır tutmayan devrim olur mu?

  AB’nin şakası yok

  Her şeyi komplo olarak görürseniz...


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004