Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 03 Aralık 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Röportaj

Hasan Hüseyin KEMAL

‘Bor’ gerçeği başbakandan saklanıyor

TAKDİM

Bor yakıtlı arabalar, ‘bor’la kanser tedavisi, ‘borlu yollar, borla toprakların vitamine kavuşacağı gibi onlarca haber Türkiye kamuoyunda çoşkuya döne dursun, biz olayın farklı yönünü ele alıp kamuoyuna daha sağlıklı bilgiler ulaştırmak istedik. Bunun içinde bu coşkunun karşısında bor üreticisi olduğu halde haksızlığa uğramış bir isimle konuştuk.

Yıllarca haksızlığa karşı verdiği mücadeleyi www.boraxtr.com internet adresine ve ‘Bor Kapanı’ adlı kitabına taşıyan Hasan Çetin’le konuştuk.

Çetin’e göre Türkiye’de pompalanan ‘bor’lu umutlar hayalî. Esas sorunlara eğilmek gerikiyor. Sorunlar ne derseniz; Türkiye bor madenlerinin yüzde yetmişine sahip, ancak bor madenlerinin işletilmesiyle elde edilen bor ürünlerinden aldığı pay yüzde yedi. Türkiye’deki bor üreticileri bor işleyemiyor, bu hak ‘Eti Maden’e ait. ‘Eti Maden’ ise ‘bor’u yetersiz işliyor ve bunun yanında ‘bor’u başta Amerikan şirketleri olmak üzere yabancılara satıyor. Yabancılar ise bizim borlarımızı alıp bor ürünlerine dönüştürerek bize daha pahalıya satıyor... Çetin ‘sorunu ancak başbakan çözer’ diyor. Hükümette şu anda muhafazakârların olduğunu varsayarak Çetin “Türkiye’deki bor üreticilerine büyük haksızlık yapılıyor. bunlar karşılıksız kalmayacaktır” diyor...

* Son günlerde borla ilgili haberler yeniden gündeme geldi. Siz bu haberleri neye bağlıyorsunuz?

Bazı gazetelerde Enerji Bakan’ı Hilmi Güler’e ithafen borla çalışan arabalar, borlu çimentoyla yapılmış yollar, borlu vitaminlerle canlanacak topraklardan bahsedildi. Bu tür vaadler yeni değil ve bu vaadleri hayata geçirmek için bor enstitüsü kuruldu. Yaptıkları birşey yok, yaptık yapıyoruz edebiyatı devam ediyor. Kamuoyu şişiriliyor. Bence bu tür haberlerin arkasında ‘Eti Maden’in genel müdürünün söylediği gibi yeni yatırımlara ihtiyaç duyulması yatıyor. Bunu da halka arz yoluyla yapmak istiyorlar ama kanunler ‘Etimaden’in devlet tarafından işletileceğini söylemiş sizin bu kurumu anonimleştirmeniz kanunen uygun değil. Bu tür haberlerin peşine bir de ABD’nin borlarının 2012’de biteceği eksik haberleri çıkınca ortaya bor mucizesi çıkıyor.

* Etimaden’in halka arz edilmesine neden karşı çıkıyorsunuz. Devlet tekeli biraz olsun kırılmış olmaz mı?

Eti Maden ‘bir fabrika kur, ham maddeni vereyim, bor ürünleri üretip bana satacaksın’ diyor. Ben boraks (bor ürünü) üreticisiyim. Bana hammadde vermeyip benim fabrikamı kapattırıyorsun, sonra da benim işimi başkalarına veriyorsun. Bu yöntemi seçecektin öyleyse neden benim fabrikamı kapattırdın? Eti Maden kim iktidardaysa ona hizmet eden bir kurum...

* Nasıl yani, Eti Maden’ size bor vermedi mi?

1993 yılında Lale Tuna ile birlikte Bor Ltd. olarak Eskişehir-Kırka’da boraks fabrikası kurduk. Daha sonra üretimimiz arttı. Etimaden’in tepkisi hammadde fiyatını yükseltmek şeklinde oldu. Sonunda üretim yapamaz hale geldik. Eti maden Bor Ltd. Şirketi'nin piyasasına Bor Ltd.Şirketi'nin satış fiyatının çok altında boraks satıyor. “Türk sanayicisine 240 dolara satılan bor yabancılara 140 dolara satılıyordu.” Biz de bunun üzerine hukuk mücadelemizi başlattık. Sonunda dâvâ Danıştay’a taşınmıştı. Danıştay da “bor’u Yunanlı sanayi işler ancak Türk sanayicisi işleyemez” dedi. Kararın düzeltilmesi için Danıştay’a tekrar başvuruldu ancak henüz bir netice çıkmadı. Danıştay bu dâvâya bakayım mı bakmayayım mı diye hâlâ düşünüyor...

* Bor madenleri Türk üreticisine yabancı ülkelere satıldığından daha fazla fiyata satılıyor diyorsunuz. Böyle bir durumda nasıl Türkiye dünya piyasasında üstün olabilir ki?

Türkiye bor madenlerinin üretimi, pazarlaması ve rezervleri bakımından karşılaştırmasız üstündür. Amerika boru yerin altında galeriler açarak çıkarıyor, Avrupa ise 4 bin metre yükseklikten. Biz ise çok çaba harcamadan çıkarıp çok ucuz yollarla boru fabrikalara ulaştırabiliyoruz. Türkiye dünya bor madenlerinin yüzde yetmişine sahipken bor ürünleri piyasasından aldığı pay yüzde yedidir. (Bor ürünleri boraks, borik asit sodyum perborat). Ben 125 kilo borda 100 kilo boraks üretirken, Eti Maden 1500 kilo bordan 1 ton boraks üretiyordu.

* Bu üstünlüklere rağmen Türkiye neden harekete geçmiyor?

“Sam Amca,” “Bor madenleri Türkiye’ye bırakılmayacak kadar önemlidir’ diyor. Bizim bor yüklü gemilerimiz Çanakkale Boğazı’ndan geri çevriliyor. Bor NATO’nun stratejik madenleri arasına alınıyor. Bizden aldıkları borlarla Avrupada ve Amerikada fabrikalar kurarak bunları bor ürünlerine çevirip bize satıyorlar.. Biz bor ürünlerini üretmeden nasıl oluyor da borla araba yakıtı üreteceğiz anlayamıyorum. Bu eşyanın tabiatına aykırı...

* Ama daha sonra bor NATO’nun stratejik ürünü olmaktan çıkartılıyor...

Ondan sonra bor’un devletleştirilmesi geliyor. Eti Maden Türk sanayicisine bor satmazken, Us Borax’a bor satarak avrupadaki fabrikalarının hammadde ihtiyaçlarını karşıladı. 1975’te Eti Maden’in pazarlama müdürü İngiltere’de şirket kurup Türklere satılmayan borları kendi orda işletiyor.

* Yani Amerika baskısı ve bürokrat işgüzarlığı...

Afedersiniz, ama Amerika’nın artık baskı yapmasına gerek yok klonlanmış, Amerika gibi düşünen bürokratlar var. Eti Maden’in zihniyeti bu yöndedir ve kim iktidara gelirse ona hizmet ediyor. Siyasetçiler politika üretmiyor bunlara teslim oluyor.

* Eti Maden bürokrasinin özel sektör bor ürünleri üretmesin derken gerekçesi ne?

“Özel sektör üretirse gelirimiz düşer” diyorlar. Bor hammaddesinin fiyat politikasını Eti Maden belirleyecekse nasıl oloruyor da bor fiyatları düşecek? Bir keresinde madenciler kongresinden Eti Holding Genel Müdürü bu tezi savunmuştu. Kendisine ‘ya bilmiyorsunuz ya da yalan söylüyorsunuz’ dedim. ‘Sen devlete yalancı mı diyorsun?’ dedi. Benim o gün 410 dolara sattığım malı, Eti Maden 280 dolara satıyor. Faturalar ortada...

* Siz Eti Madenin veya bor sektörünün özelleştirilmesini mi istiyorsunuz?

Bor madenlerinin özelleştirilmesi diye birşey sözkonusu değil. Bor madenlerinin özelleştirmesini savunmuyorum ve savunanı da görmedim. Söylenen bor madenlerini yabancılara sattığın fiyattan Türkiyedeki sanayicilere de sat...

* Borla ilgili kamuoyuna yönelik haberlere dönersek. Borlu araba fikri ne kadar gerçekçi?

Sessiz motor devrimi denilen proje için kullanılacak arabanın fiyatı 1 milyon dolar. ATO Başkanı Aygün ‘bu arabayı makam aracı yapacağım’ dedi ama tık yok...

* Bir milyon dolarlık araba için teknoloji lâzım mı demek istiyorsunuz?

Olayın tabiatına aykırı bir kere. Bu tür haberler amuda kalmış gibi bir görünüm çiziyor. Ham borla işleyen araba yok. Bize bor ürünleri üretmek yasakken bunu nasıl yapacağız anlamıyorum. Artık dünya hidrojeni yakıt olarak kullanmaya başladılar. Bor ise bu teknolojide bir taşıyıcı. Dünyadaki bütün arabaları borla çalışır hale getirsek bor tüketimimiz yüzde beş artacak. Bu gerçeği gözönüne alırsak “dünya borla çalışan araba yapıyor, Türkiye dünyanın merkezinde olacak” haberlerinin ne kadar basit kaçtığını anlayabilirsiniz. Kim kimi kandırıyor. Tamamen palavra...

* Sizce Türkiye’de bor ürünleri üretilse Türkiye’nin bor piyasasındaki payı ne kadar yükselir?

Benim iddiam Amerika’daki ve Avrupa’daki fabrikaların sökülüp Türkiye’ye kurulacağı. Bor ürünleri piyasasını Us Borax’ın tekelinden kurtarırsak trilyonluk piyasaları etkiler hale gelebiliriz. Türkiye’deki bor üreticilerine büyük haksızlık yapılıyor. Bunlar karşılıksız kalmayacaktır.

* Bu haksızlık nasıl son bulabilir?

Bor’daki haksız durumu tek önleyecek tek kişi başbakandır. Çünkü başbakan, bürokrasi halkın önünde engel oluyor diyen bir yönetici ve bunun olumlu örneklerini gördük. Ancak Başbakan’a olay böyle anlatılmıyor. Bor gerçeği başbakandan saklanıyor. Başbakanın bordaki anlamsızlıkları ve bürokrasinin kemikleşmiş tavırlarını görüp “ Türk sanayicisine güveniyorum” demesi lazım.

* Bu haksız durumu başbakan çözebilir diyorsunuz, ancak kitabınızda bunu önleyecek ara rejim ve AB’dir diyorsunuz?

Başbakan çözebilir diyecektim, ancak yağ çekiyorlar denmemesi için kitabımda bunu yazmadım. Ara rejim çözebilir dememin sebebi bordaki haksız durumun ancak bir kılıç darbesiyle çözülebilecek güçlükte olmasıyla alâkalı. AB çözebilir dememin sebebi de bordaki haksızlık evrensel hukuka ters. Bizimkiler borla ilgili hayaller kuruyor. Vitamin hapının içinde demir var dediğimizde demir çelik sanayiini mi konuşmamız gerekiyor yoksa ilâç sanayiini mi? Bor’u kanser tedavisinde kullanacağım diyorlar insanın boru ellerine verip kullan diyesi geliyor. Bir milyon dolarlık arabalarla millete hayal kurduruyorlar.

Hasan Hüseyin KEMAL

03.12.2007

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Röportaj

  (02.12.2007) - Atomdan alacağımız dersler var

  (29.11.2007) - Prof. Dr. Mehmet Emin Ay: Gençlere sorumluluk verilmeli

  (28.11.2007) - Mesut Uçakan: Son derece züğürt bir yönetmenim

  (26.11.2007) - Artık PKK bitmiştir

  (19.11.2007) - İsrail barış getirmez

  (15.11.2007) - İhtiyar dünyamızın görmüş olduğu en centilmen savaş: Çanakkale

  (12.11.2007) - Geçmişin nefreti üzerine gelecek bina edilmez

  (05.11.2007) - K. Irak’ı imha değil inşa etmeliyiz

  (31.10.2007) - Terörün çaresi; inadına demokrasi

  (29.10.2007) - Büyük bir oyunun içinde miyiz?

 

Bütün haberler


 Son Dakika Haberleri