25 Haziran 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Halil USLU

Dalları bastı kiraz


A+ | A-

Mevsiminde yenilen meyve ve sebzelerin insan vücuduna ne kadar faydalı olduğu tartışılmaz bir hakikattir. Kâinatın Sahib-i Hakikisi, müessir-i hakikidir. Bu itibarla müthiş intizamın ve İlâhî dengenin tecellî ve tahakkuku gayet net ve açık görülmektedir. Biraz dikkat ve biraz da kendimizi okumak sırrınca, mevsimlik meyve ve sebzelere ne kadar muhtaç olduğumuz görülmektedir. Yaz bütün sıcaklığıyla Türkiye’mizi kucaklamışken, önümüze bir ikram-ı İlâhî kiraz çıkmaktadır. Dalları bastı kiraz vs. diyoruz. Gelin bu âmiyâne ifadenin özüne gidelim.

“Onlar dikensiz meyve ağaçları altındadır.”1 “Fakat onlar şükürden yüz çevirdiler. Biz de onların üzerlerine şiddetli bir sel gönderdik ve bahçelerini, içinde acı-dikenli çalı ve birkaç tane (yabani) kiraz (sedir) ağacından ibaret (virane) bir bahçeye çeviren bir sel gönderdik.”2 Sebe Sûresi’nde, felâketin geldiği ve manevî ikazın tecelli ettiği yer, Yemen diyarı. Oranın halkı, ilk önceleri Hz. Süleyman’a (as) iman etmişlerdi. Yer ve mekânları cennet misali yemyeşil ve her türlü meyveler vardı. Fakat âyette de ifade edildiği gibi şükürsüz hale geldiler ve Hz. Süleyman peygambere (as) isyan etmeye başlayınca, Cenâb-ı Allah tarafından gönderilen bir sel ile perişan oldular. Bu tarihî hadise, bizlere bir ders-i ibrettir. Hem nimetlerin ziyadeleşmesi, hem şifa bulmamız, hem de İlâhî âfetlerin gelmemesi için haddimizi, edep hududumuzu bilerek, görerek ve hamd ederek, başta kiraz olmak üzere bütün İlâhî ikramlardan istifade etmeliyiz.

Kiraz, vücudu zehirli maddelerden temizleyen bir meyvedir. Böbrekleri etkili bir biçimde çalıştırır, dolayısıyla vücutta biriken üre asidi ve tuzlarının dışarı atılmasını sağlar. Bu sayede romatizma, kireçlenme ve damar sertliği gibi hastalıklar da önlenmiş olur. Ayrıca kirazda bulunan kinik asit, böbreklerin kum ve taş yapmasını önler, eğer böyle bir şey varsa zamanla dökülmesini sağlar. Kirazın böbrek taşının yanında, safra taşını da düşürücü etkisi vardır. Bundan başka kandaki zararlı maddeleri dışarı atar.

Böbrek, safra kesesi, cilt ve kana sağladığı faydaların yanında kiraz karaciğer için de faydalıdır. Çeşitli hastalıklar sebebiyle ya da fazla ilâç alınmasından kaynaklanan zehirlenme sonucu şişen karaciğerin yükünü hafifletir ve iyileşmesine yardımcı olur. Kirazda bulunan şeker kana çok çabuk karışır. Bu da vücuda bol miktarda madensel tuzlar ve vitamin vererek, vücudun hastalıklara karşı dayanıklılığının artmasını sağlar. Kirazın içinde bol miktarda fosfor bulunması da, sinirleri kuvvetlendirir.

Kirazın en önemli özelliği, böbreklerde biriken zararlı maddelerin sür’atle dışarı atılmasını sağlamasıdır. Bu sebeple, kiraz mevsimi gelmeden kan aldırılması tavsiye edilir. Çünkü kiraz kanı sulandırır. Romatizmal hastalıkların, mafsal kireçlenmelerinin ve damar sertliklerinin tedavisinde de bol miktarda kiraz tüketilmeli. Şişmanların zayıflamasında yardımcıdır, hazmı kolaylaştırır. Vücudun direncini arttırır. Sinir sistemini kuvvetlendirir. Kiraz bol miktarda C vitamini ihtiva ettiğinden, sıcak dönemlerde harareti giderir. Vücutta bulunan kırışıklıkları önler, zinde kalmayı sağlar. Kabızlığı ve böbrek iltihaplanmasını giderir. Safra akışını normale döndürür. Sivilceleri önler, cildi güzelleştirir ve pembe bir görünüm kazandırır.

Kirazın meyveleri, meyve sapları, çiçekleri ve gövde kabuklarından faydalanılır. Meyveler gıda olarak tüketilmekte, diğer kısımlar ise kurutularak ilâç yapımına hazır hale getirilmektedir. Kiraz sapları atılmamalı, kurutulup saklanmalı. Bunlar çay gibi demlendirilip içildiğinde, idrar söktürür ve bedeni toksinlerden kurtarır. Kiraz aynı zamanda migren ağrılarını da azaltır. Kirazın 100 gramı 38 kalori ihtiva eder. Âfiyet ve şifa olsun İnşâallah..

Dipnotlar:

1- Vâkıa Sûresi / 28.

2- Sebe Sûresi 16.

25.06.2010

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (18.06.2010) - Baharın çiçekleri ve Trabzon

  (11.06.2010) - Abdülmecid (Nursî) Ünlükul ve Risâle-i Nur

  (04.06.2010) - Bediüzzaman Avrupa’da

  (28.05.2010) - Hollanda semaları

  (21.05.2010) - Karaman’da konferanslar

  (14.05.2010) - Sultanbeyli ve müjdeler

  (07.05.2010) - Asr-ı Saadet’ten günümüze aile ve kadın

  (23.04.2010) - Gölbaşı ve Şekerci Han’da müjdeler

  (16.04.2010) - Hz. Eyyûb (as) ve su

  (09.04.2010) - 13 yıl sonra aynı salonda


Son Dakika Haberleri

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Abdullah ŞAHİN

  Ahmet ARICAN

  Ahmet BATTAL

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Ali Rıza AYDIN

  Atike ÖZER

  Baki ÇİMİÇ

  Banu YAŞAR

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H.İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Hakan YILMAZ

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehmet YAŞAR

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Muzaffer KARAHİSAR

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Saliha FERŞADOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.