24 Haziran 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Ali OKTAY

Müzikte bir geleneğin son temsilcisi: Cinuçen Tanrıkorur


A+ | A-

Öğrencisi olamadım. Yanında, yakınında da olan şanslılardan değildim. Kitaplarını, makalelerini okumak, albümlerini dinlemek, belki bir iki konserini izlemekti tanıyabildiğim kısa süre içinde yapabildiğim şeyler. Bir de onun yakınında, sohbetlerinde, konserlerinde olan Bahri Ağabey’den dinlediğim şeyler vardı. Dilimin döndüğünce bir Cinuçen Tanrıkorur yazısı yazmaya gayret edeceğim. Sürç-i lisan edersem affınızı dilerim.

Yahya Kemal ‘’Eski Mûsık şiirinde Dede Efendi için şöyle der:

‘’ Bu mûsıkiyi O, son kudretiyle parlattı

Ölünce, ülkede bir muhteşem güneş battı.’’

İşte o muhteşem güneşlerden biriydi merhum Cinuçen Tanrıkorur. 2000 yılının 29 Haziranıydı hayata gözlerini kapadığında. Ertesi gün cenaze namazı için Altunizade’deki İlahiyat Fakültesi Camiinde idik. Dönemin Kültür Bakanı İstemihan Talay’dan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı R. Tayyip Erdoğan’a, Orhan Gencebay’dan Ahmet Özhan’a kadar bütün sevenleri, öğrencileri cenaze namazında saf tutmuştu. San'atta taviz vermeyen çizgisi, eleştirmekten çekinmeyen tavrına rağmen sevmeyeninden kat be kat fazla sevenlerinin olduğunu işte cenazesine katılan cemaat ispatlıyordu. Bekir Sıtkı Sezgin’den bir süre sonra Cinuçen Hocanın da kaybı müziğimiz adına pek çok kişiyi üzmüştü. Birkaç dil bilen, muhteşem bir ud virtüözü. Konservatuarda ki hocalık görevinin yanı sıra yine bir çok öğrenci yetiştiren bu pek titiz insan artık yoktu. Öğrencisi ve iyi bir tanbur icracısı olan Dr. Murat Tokaç’ın konserinde izlemiştim onu. İçinde yabancıların da olduğu salonu dolduran dinleyicilerden biri de bendim. Konser boyunca tanburun ve udun dışında duyulan tek ses arada bir salonda yankılanan öksürük sesleriydi. Konserin bitiminde Cinuçen Hoca’nın tatlı sert ikazıyla karşılaştı izleyenler. Konser boyunca salonu çınlatan öksürük sesleri rahatsız etmişti haklı olarak. Konser dinlenirken daha dikkatli olunabileceği yönündeki hatırlatması salonda biraz soğuk duş etkisi yapmıştı Hocanın ‘’acaba kırılırlar mı?’’ diye içinden geçenleri söylemekten kaçınmayan tavrı, yazdığı yazılar, yaptığı konuşmalarda da kendini gösteriyordu. Sanırım 1999, 2000 yılları idi. “Müzik Kimliğimiz Üzerine Düşünceler‘’ isimli kitabı yeni çıkmış hemen alıp okumuştum -Hâlâ da gerektiğinde ilgili makaleleri okur, radyo programı ve müzik yazılarını yazarken yararlanırım-. Beşiktaş’ta yayınevinde yapacağı imza programına çok istememe rağmen hangi sebeple hatırlamıyorum gidememiştim. Yüz yüze sohbet etme imkânını böylece kaçırdığıma üzülürken vefat haberi gelince buna bir de pişmanlığım eklenmişti. Cinuçen Bey’le işte böyle, bir kez sağlığında bir de vefatında aynı ortamda buluşmuştuk. Yazdığı pek çok makaleyi ve kitabını okudum. Kalıplaşmış bir ifade olarak düşünülmesin, ama gerçekten müziğimiz büyük bir kayıp verdi, yara aldı. Aynı Yahya Kemal’in dediği gibi ‘’öldüğünde muhteşem güneşlerden biri daha battı.’’ Vefat yıldönümünde Cenâb-ı Allah’dan (c.c) rahmet dilerim.

Cinuçen Tanrıkorur kimdir?

1938’de İstanbul’da doğdu. İtalyan Lisesini ve Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümünü bitirdi. Müzik kariyerine 4 yaşında başladı. Kendi kendine nota, usul, beste yapmasını ve ud çalmasını öğrendi. Şeddisaba Zavilaşiran, Gülbuse isimli yeni makamlar buldu. 500’e yakın beste yaptı. 1982'de TRT’den ayrıldı. Konservatuar’da dersler verdi. Pek çok Avrupa ve Arap ülkeleri ile ABD'de konserler verdi. Hem Türk hem de yabancı pek çok öğrencisi oldu. 5 dil bilen Cinuçen Tanrıkorur, hayatının önemli bölümünde ağır hastalıklarla mücadele etti. Defalarca ameliyat oldu. Bütün bu sağlık problemlerine karşın gazete ve dergilerde makaleler yazdı konferanslar ve konserler verdi. 29 Haziran 2000 yılında İstanbul’da vefat etti. Yine bir müzik adamı Yalçın Çetinkaya’nın dilinden vefat anıyla ilgili kısmı aktaralım:

‘’Vefatından iki gün önce tedavi gördüğü hastane odasında kendisini son kez görmek nasip oldu. Ellerinden öptüm. Helâlleştik. Tam o sırada öğle ezanı başladı. Merhum Cinuçen Bey ezan bitene kadar ‘’La ilahe illallah Muhammedun Rasulallah‘’ zikriyle ezana eşlik etti.’’

Gönülden Dile

Yüz elli yıl, sıra dağlar birer birer yücelir

Ve âkıbet Dede’nin anlı şanlı devri gelir

Bu mûsıkîyi, O, son kudretiyle parlattı;

Ölünce, ülkede bir muhteşem güneş battı."

Yahya Kemal Beyatlı

Mehter Konserleri devam ediyor

GEÇENLERDE yazmıştım. Saati değiştiği için bu vesileyle bir kez daha hatırlatayım istedim. Sultanahmet’te her Cumartesi günü canlı olarak Mehter Konseri icra ediliyor. Mehteran bölüğü, orijinal kıyafetleri içinde, enstrümanları, seslendirdikleri marşlar ile izleyen yerli ve yabancı bütün izleyicileri kendilerine hayran bırakıyor, coşturuyor. Eğer İstanbul'da iseniz veya yolunuz İstanbul’a düşerse, şöyle eşinizi, çocuklarınızı alıp Sultanahmet’e gidin derim. Osmanlı‘nın kalbinde Sultanahmet’te her Cumartesi saat 21:00'de, Osmanlının o muhteşem savaş müziğini bir dinleyin. Geldiğinize değdiğini göreceksiniz.

24.06.2010

E-Posta: alioktay@alioktay. net


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (17.06.2010) - Osmanlı’nın ve müziğin Sultanı 3. Selim...

  (10.06.2010) - Müzikbir, müzik camiasının yeni ve güçlü umudu…

  (03.06.2010) - Ömer Karaoğlu da o gemideydi

  (27.05.2010) - Menderes, nezâket, san'atkâra saygı ve bir yasaklı şarkının hikâyesi

  (20.05.2010) - Risâle-i Nur Gençlik Şöleni notları

  (13.05.2010) - Risâle-i Nur Gençlik Şöleninde buluşalım

  (22.04.2010) - Mevlid (Vesilet’ün Necât)

  (15.04.2010) - Geçmiş zaman olur ki…

  (08.04.2010) - Baharın zamanı geldi...

  (01.04.2010) - Risâle-i Nur ve müzik


Son Dakika Haberleri

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Abdullah ŞAHİN

  Ahmet ARICAN

  Ahmet BATTAL

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Ali Rıza AYDIN

  Atike ÖZER

  Baki ÇİMİÇ

  Banu YAŞAR

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H.İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Hakan YILMAZ

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehmet YAŞAR

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Muzaffer KARAHİSAR

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Saliha FERŞADOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.